

Kalın

Londra’ya gittiğinizde yakın zamanda elden geçirilmiş şatomsu bir otelde kalmak isterseniz Mandeville Oteli sizleri bekliyor. Eğer konaklama tercihinizi gotik özellikleriyle dikkat çeken bir otelden ziyade sofistike ve avant gadre bir mekandan yana kullanmak istiyorsanız, sizlere önerimiz Ritz. Londra’da Viktoryen özellikleriyle dikkat çeken diğer otellerse şehrin ünlü semti Nothing Hill’deki Portobello ve Main House. Nothing Hill’de uygun fiyatlarıyla dikkat çeken bir diğer otelse Guesthouse West. Colonnade, Zetter ve Number Sixteen, şehrin farklı ve dinamik yapısına katılmak isteyenler için merkezi konumlarıyla dikkat çekici. Son olarak şehrin en lüks ve adı gibi mimari kurgusuyla da New York’u çağrıştıran Otel Soho’yu siz Londra aşıklarına öneriyoruz.
1. Mandeville Hotel
2005 Mayıs’ında geçirdiği renovasyon sonrasında Londra’nın en lüks otelleri arasında yerini aldı. Stephen Ryan’ın tasarımını yaptığı iç mekanda XVI. Louis dönemini anımsatan detaylara yer verilmiş. Otelin restoranına ve barına ise Rokoko motifleri hakim. Otelin 142 odasında her türlü konfor düşünülmüş. Düz ekran TV’den internet erişimine ihtiyaç duyacağınız tüm teknolojik kolaylıklar var. Julian Chichester tarafından döşenen odalarda renk, stil ve dönemsel detaylar konusunda karışımlardan ve kombinasyonlardan çekinilmemiş. Dekorasyonda fuşyadan yeşile, sarıdan mora tüm canlı renkler kullanılmış. Superior Room’lar geniş ve ferah iç mekanları ve iki ayrı yatağıyla bir odayı paylaşmak isteyenler için ideal. Double Bedroom Suites ise ayrı bir oturma odası ve iki ayrı yatak odasındaki çalışma masaları, plazma ekran TV’leri ve harika Londra manzaralarıyla tercih edilebilir. Oteldeki tüm süitler, içinden çıkmak istemeyeceğiniz geniş mermer banyolara sahip. Oteldeki bir konaklama seçeneği de Penthouse Suites. Bu süitlerde muhteşem şehir manzaralı teraslar var.
Mandeville Place, Marylebone, (44) 20 7935 5599; www.mandeville.co.uk
2. Ritz
Sadece Londra’nın değil dünyanın da en ünlü otellerinden. 1906 yılında açılan otel hala popülerliğinden bir şey yitirmemiş durumda. XVI. Louis döneminin şıklığını yansıtan otelde etrafınızda kristal şamdanlar, ağır ipek perdeler ve oymalı mobilyalar arasında kendinizi sarayda gibi hissetmeniz işten değil. Banyolar ve şömineler mermerden. Tavanlar sarayları andırır cinsten, devasa bir yüksekliğe sahip. Minimalizmden hoşlanmıyor, her gittiğiniz yerde şatafat arıyorsanız burası tam size göre. Yıllar boyunca ünlü isimlere kısa süre de olsa ev sahipliği yapan otelde dört farklı tipte süit var.
150 Piccadilly, St. James's; (44) 20 7493 8181; www.theritzlondon.com
3. Soho Hotel
Londra’nın en lüks otellerinden biri olarak hizmet veriyor. Otelin en az kendisi kadar popüler olan bir bar-restoranı (Refuel), küçük bir spor salonu ve iki adet de güzellik ve bakım odası bulunuyor. Soho Square’in sakin bir sokağında, Wardour ve Dean Caddeleri arasında yer alan otele adım attığınızda sizi kocaman bir kedi heykeli karşılıyor. Botero tarafından yapılan bu bronz heykel otelin simgesi haline gelmiş. 85 oda ve süite ek olarak 6 ayrı daireden oluşan Soho Hotel’de odalar Kit Kemp tarafından tasarlanıp dekore edilmiş. LCD ekran televizyondan DVD player’a ve internet erişimine her türlü teknolojik olanağın bulunduğu odalardaki banyolar granit ve meşenin hakimiyetinde. Banyodaki bakım ve temizlik ürünleri ise Londralı parfüm tasarımcısı Miller Haris imzasını taşıyor. 5. katta yer alan dört penthouse geniş terasları ve muhteşem Londra manzaralarıyla kesinlikle en iyi seçenek. Soho Suites ve Terrace Suites ise özel kahyalarıyla tüm konforu ayağınıza getiriyor.
4 Richmond Mews, Soho; (44) 20 7559 3000; www.firmdale.com
1. Number Sixteen
Otel 42 odasıyla hizmet veriyor. Kit Kemp tarafından tasarlanan odalar çikolata ve krem çizgileri ile modern, sade ve sıcak bir havaya sahip. Odalar biraz küçük ancak manzaraları bu açığı kapatmaya yetiyor. Otelin bahçesi de göleti ve serasıyla bir huzur vahası gibi...
16 Sumner Place, South Kensington; (44) 20 7589 5232; www.firmdalehotels.com
2. Portobello
Notting Hill’de Viktoryen stilinde bir binada hizmet veren sıcak bir otel. 1971 yılında açılan otel Colin Farrell, Kate Moss ve Bono gibi ünlülerin de sık sık kaldığı bir adres. Otel yarı Viktoryen yarı oryantal-hippi tarzda döşenmiş. 24 odanın her birinde ihtiyacınız olandan da fazlasını bulacaksınız.
22 Stanley Gardens, Notting Hill; (44) 20 7727 2777; www.portobello-hotel.co.uk
3. Zetter
2004’ten beri faaliyette olan bir otel. Precious McBane’in tasarımını yaptığı otel kullanılan toz pembesi, turkuaz, turuncu ve beyaz renkleriyle sandıktan çıkmış gibi bir izlenim veriyor. Oteldeki 59 oda, Louis tarzı sandalyeleri ve 70’lerin ruhunu yansıtan çiçekli döşemeleriyle son derece tipik bir İngiliz mekanı sunuyor konuklara. En üst kattali stüdyo tipi odalar tavsiyemiz. Banyolarında HansGrohe duşlar, yatak odalarında ikinci el Penguin Classic kitap kapakları ile kaplanmış komodinler ve koridorlarında şampanya alabileceğiniz otomatlarıyla son derece kendine özgü bir havaya sahip.
86–88 Clerkenwell Road, Clerkenwell; (44) 20 7324 4444; www.thezetter.com
1. Guesthouse West
Notting Hill’in göbeğinde olmasına karşın cazip fiyatlarıyla öne çıkan bir mekan. Otelde odalar küçük ancak her odada butik otel anlayışını hissettirecek özel detaylar düşünülmüş. Dekorasyonda kahverengi, krem gibi sıcak ve yumuşak renkler kullanılmış. İrlanda yapımı nevresimler insanı sıcaklıkları ve yumuşaklıklarıyla sarıp sarmalıyor. Her odada düz ekran TV, DVD player ve internet erişimi mevcut. Tavsiyemiz Deluxe Double Room da Terrace Room’lar…Otelde sadece kahvaltı verildiğini de hatırlatalım.
163–165 Westbourne Grove, Notting Hill; (44) 20 7792 9800; www.guesthousewest.com
2. Colonnade
43 odasıyla hizmet veriyor. Yeşil ve kırmızı renklerinin ağırlıklı olarak kullanıldığı odalara beyaz ve kahverengi dekorasyonu yumuşatan detaylar olarak eklenmiş. Oteldeki iki süit adıyla cezbedici. Biri JFK diğeri ise Freud süiti... KFK süitindeki yatak, gerçekten de Kennedy’nin yatmış olduğu yatak. Tavsiyemiz, fiyatları biraz daha yüksek olsa da bu süitlerde konaklamanız. Otelin barı E Bar, tapaslarıyla sadece otel müşterileri değil, Londralıları da çekiyor içeri. Otelin terasında serin bir kokteyl almak da keyifli oluyor. Ya da keyif, odadan çıkmak isteyenlerin ayağına spa hizmeti olarak geliyor.
2 Warrington Crescent, Little Venice; (44) 20 7286 1052; www.theetoncollection.com
3. Main House
Otel Viktoryen tarzda yapılmış bir binada hizmet veriyor. Ancak otelde sadece dört oda var, dolayısıyla burası otelden çok aslında bir misafir evi. Ahşap zeminli odalar, beyaz duvarlarıyla geniş bir konaklama şansı veriyor. Odadaki aynalardan düğmeli deri koltuklara, maun çalışma masasından şezlonglara her şey zevkli bir tasarımın ürünü... Otelde sabahları ya sağlıklı ve organik Continental Breakfast ya da bol kalorili English Breakfast alabiliyorsunuz.
6 Colville Road, Notting Hill; (44) 20 7221 9691; www.themainhouse.co.uk





