İz bırakanlar
İyi yemek, dikkat çeken tasarım, trend yaratan yaklaşım. Bunların neredyse hepsini kapsayarak 2011’e iz bırakan 11 restoranın kapısını araladık…
Hakkasan / Bombay

Hakkasan’ın kendi imzası haline gelen çok özel Uzak Doğu tatları, Bombay sosyetesinin vazgeçilmezlerinden. Şili deniz levreği ve pi pa ördeği gibi muhteşem reçeteleri, artık yeme&içme sevdalıları dünyanın en hareketli şehrinde de bulacak. Geleneksel Çin motifleri ve çağdaş tasarım unsurlarıyla bezeli tarzıyla Bombay şubesi, Londra’daki Hakkasan üssü kadar göz alıcı. Şehrin kesinlikle en iyisi.
Krystal, Waterfield Yolu, Bandra, Bombay, Hindistan
S.T.A.Y. / Beyrut

Açılımı ‘Simple Table Alleno Yannick’ olan S.T.A.Y., yenilikçi mutfaklardan ve interaktif deneyimlerden hoşlananlara aradıklarını veriyor. Dubai, Fas ve Pekin’de de şubeleri olan restoran, trend’leri takip ederken sıcak olmayı da yakalamış bir yer. Yaratıcısı, gastronomik ve servis anlamındaki karmaşıklığı çağdaş bir algıyla bertaraf etmek istemiş. Yemekler rafine, dahiyane ve kesinlikle usta işi.
Beyrut Pazar Yeri, Fakhry Bey Sokağı, Beyrut, Lübnan
Crown / New York

Manhattan’ın en heyecan verici masası için adres Crown. Bu yeni adresle sofistike algının dirilişine tanık olun. Şef ve restoran sahibi John DeLucie’nin mekânı, Upper East Side’daki yerinden kalkıp şehir merkezine gelerek doğru bir tercih yaptı. Orijinal mermer merdivenler, ahşap panel duvarlar, klasiğe selam veren modern çizgideki detaylar ve duvarlardaki harika resimlerle yormadan mutlu eden bir yer burası. Şef Jason Hall, eski ekol yemeklere imza atıyor burada. Bar bölümünde şöminenin odunlarını kontrol eden şarap direktörü Jordan Salcito ise akşamınızı unutulmaz kılan ekibin önemli üyelerinden.
24 East 81. Cadde, New York, ABD
Momofuku Seiobo / Sidney
Buraya gelenlerin yemesi gereken şey balık, balık ve de balık. Kabuklu deniz ürünlerinin kalitesi inanılmaz düzeyde. Blackmore wagyu kesinlikle denenmeli. Tüm bu harikalar güzünüzün önünde olup bitiyor. Ortam hem şık hem de gündelik halleri kaldıracak ustalıkta; “Yeter ki balıklarımın tadına bakın” dercesine!
The Star, 80 Pyrmont Caddesi, Sidney, Avustralya
Restaurant Le Jean-Francois Piege / Paris

Yakın tarihte açılmasına rağmen Michelin yıldızı kapacak kadar güçlü bir yer burası. İsmini şefinden alırken, bir şefin rüyasını gerçeğe dönüştürdüğü ve yaratıcı mutfak deneylerini hayata kavuşturduğu; kötü sürprizlerden uzak bir oyun alanı olmasıyla da ziyareti hak ediyor. Yumuşak tonlarla renklendirilmiş mekânın rahatlık vadetmesi bir başka sevgi saygı unsuru. Crillon Hotel’in hip restoranı Les Ambassadeur’dan ayrıldıktan sonra kendi mekânını açan Piege, haute gastronomi’nin temsilcilerinden. Menü, misafirlerin ana malzemeyi kendilerinin seçmesi ile eşsizleşiyor; şuranın sığırı olsun, mavi ıstakoz olsun gibi kalbinizden geçen tercihlerle, unutulmaz bir deneyime gebe.
79 Rue Saint-Dominique 750007 Paris, Fransa
Red Rooster / New York

Harlem’deki Red Rooster, beklediğiniz kadar yoğun bir yer. Merkezde yaşayan hipster’ları, mahallelileri, şehrin yeme içme camiasını kendine bir mıktanıs gibi çekiyor. Atmosferi ve yemekleriyle, ünlü şef Marcus Samuelsson’un son projesi olan mekân, başkan Obama’yı da ağırlamış. Kalabalıkları başarıyla kaldıran bu sinematografik adres, bu haliyle New York Times’a da konu olmuş. İçinizden geçen neyse, menüden çekinmeden ısmarlayın; karşılığını bulacaksınız. New York ziyaretlerinde kendisinizi tekrar tekrar burada bulmanız, NYC stili insanı kendine bağlayan yerlerden biri olacağı kesin!
310 Lenox Caddesi, New York, ABD
Le Dauphin / Paris

Bu tapas menülü şarap barı, Paris’in en sıcakkanlı tabaklarını önünüze koyuyor. Inaki Aiz pitarte’nin ünlü mekânlardan Le Cheateaubriand’ın arkasındaki isim buranın Le Dauphin’in de şefi. Önceki restoranında olduğu gibi burada da menüye demokrasi hakim; “Nasıl?” derseniz yanıtı kadehini 5 Euro’ya içebileceğiniz nadide şaraplarda arayın. Tamamen mermerden yaratılmış olan odanın arkasındaki isim ise, yıldız mimarlardan Rem Koolhaas.
131 Parmantier Caddesi, 75011 Paris, Fransa
34 Restaurant / Londra

Annabel’s, Scott’s, Le Carpice, Soho House gibi Londra’nın yemek üzerine ikonik mekânlarını hayata geçiren Carpice Holding ve restorancı Richard Caring’den heyacan verici yeni bir adres. Burası bildik steakhouse’lara benzemiyor; onlara kıyasla çok daha elegan; ama menüyü ete; özellikle de gerek et gerek sebze de mevsimlik ürünlere ayırmasıyla has bir steakhouse tavrı takınıyor. Martin Brudnizki’nin tasarımı Edward stili ile Art Deco’yu aynı potada eritmeyi başarmış. Artık torbalarında Tracy Emin imzası var. Şıklıktan ödün vermeyen etoburlar kaçırmasın!
34 Grosvenor Meydanı, Londra, W1K 2 HD, İngiltere
Next / Şikago

Amerika’nın en ateşli şefi Grant Achatz’ın isminin medya kampanyalarına ihtiyacı olmadığının açık kanıtı burası. Nasıl mı? Açılır açılmaz rezervasyon yaptıranların sayısının 20 bini bulmasıyla. Listeye adını yazdırmış şanslı müşteriler, tasarımına keskinlik ve esnekliği bir arada koyan Next’in fark yaratan yemekleriyle buluşuyor; preslenmiş ördek favorilerden.
953 West Fulton Market, Şikago, ABD
Unik / Buenos Aires

Parisyen iç mimarisiyle şehrin yeni üyesi Unik, tasarım ve yemek tutkusunun harmanlandığı bir yer. Bahçesindeki yaşlı palmiyeler, iç mekânın duvarlarındaki eserler, ahşap kullanımıyla her adımda zevk veriyor burası. Michelin yıldızlı şef Mauro Colagreco’nun rüya menüsünü deneyimlemek için de, vintage tasarım unsurlarının keyfini çıkarmak için de şehrin yegâne adresi.
Soler 5132 Palermo C1425BXN, Buenos Aires, Arjantin
Momo at the Souks / Beyrut

Londra’daki Momo ve Sketch’in arkasındaki kült restoran sahibinin, Beyrut çıkarması Momo at the Souks. İsmini eski şehrin mücevhercilerin doluştuğu Pazar yerinden almış. Annabel Karim Kassar ve Violaine Jantet’in tasarımında eski tip bir bağ evinin mobilyalar ile özel sipariş parçalar zekice birleştirilmiş. Teras bahçesi, Akdeniz tipi keyif elementleriyle bezeli. Fas ve Fransız mutfağının buluştuğu menü, Lübnan mezeleriyle mükemmelliğe ulaşıyor. Sadece barı bile uğrama nedeni.
Beyrut Mücevherciler Çarşısı, Lübnan





