Şubat 2008

Toskana'nın hemen kuzeyindeki Emilia Romagna bölgesinin başkenti... İtalya'nın en zengin, refah düzeyi en yüksek şehirlerinden biri. Yaşlı, bilge, görmüş geçirmiş bir Avrupa kenti olan Bologna'nın doğuşu, milattan önce 6. yüzyıla, Etrüskler'e kadar uzanıyor.



Bir tarafında Apeninler, bir tarafında ise yanıbaşındaki yüksekliğe inat, dümdüz uzanan yemyeşil ovalardan oluşan bölge Emilia Romagna'nın en mühim şehri olan Bologna, 11. yüzyılda kurulan üniversite de bu yaşlı şehre hareket, canlılık, gençlik katıyor.

Moderniteden nasibini fazlasıyla almasına rağmen hâlâ mimarisi, dar sokakları ve meydanlarıyla tipik bir ortaçağ kentini anımsatan Bologna, İkinci Dünya Savaşı sırasında isabet aldığı bombalarla harap olsa da Ortaçağ, Rönesans ve Barok stildeki birçok önemli yapısı halen sapasağlam ayakta. Bologna'ya gitme sebeplerinizden birisi mimari olacaksa diğeri de kesinlikle yeme içme olmalı. Bologna, dünyanın en zengin mutfak kültürüne sahip şehirlerinden. Şarapları da bir içim su...

Görmeden dönmeyin

Portico'lar

Şehrin en mistik, en büyülü özelliklerinden biri, yağmurda, karda veya güneş tepenizdeyken, altında korunaklı bir şekilde yürüyebileceğiniz upuzun portico'ları... Toplamda 3.5 kilometreyle, dünyanın en uzun portico'su Portico of San Luca, sizi Santuario di San Luca'ya götürüyor.

Basilica di San Petronio
Piazza Maggiore'ye tepeden bakan, dünyanın en büyük beşinci kilisesi... Uzunluğu 132, genişliği ise 60 metre. Yüksekliği ise içte 45, dışta ise 51 metre. 5. yüzyılda şehrin koruyucu azizi Petronius'a ithaf edilen ve Antonio di Vincenzo tarafından tasarlanan kilisenin yapımına 1390'da başlanmış ancak inşası yüzyıllar boyunca devam etmiş. Hatta 1500'lerde, kilisenin Roma'daki Saint Peter Bazilikası'ndan bile daha büyük olup olamayacağı konusunda tartışmalar yapılmış. Tabii dönemin papası IV.Pius buna şiddetle karşı çıkmış. Dolayısıyla bazilikanın inşaası orijinal planına ulaşamamış ve tamamlanmadan kalmış. Bazilikayı gezerken Amico Aspertini'nin Pietà (kucağında çarmıhtan indirdiği İsa'yı tutan Meryen kompozisyonu)'sını, Lorenzo Costa'nın Azizlerle Madonna'sını ve vitray camları uzun uzun inceleyin. Ülkenin en eski kilise orgu da bazilika içinde... Giovanni de Modena'nın, Dante'nin İlahi Komedya'sından sahneler anlatan freskleri de görülmeli.
Piazza Maggiore (+39) 51 225 442

Piazza Maggiore

Bologna'lıların sosyal yaşamlarının önemli bir noktası Piazza Magiore. Şehirlilerin nasıl yaşadığını, neler yaptığını, nasıl giyindiğini gözlemlemek için buradan daha iyi bir yer olamaz. Öğle tatilinde kafelerde cappuccino'larını yudumlayan çalışanlardan sokak çalgıcılarına, birbirleriyle bağıra çağıra oynayan çocuklarına burası son derece hareketli ve renki bir yer. Meydandaki saat kulesi Palazzo di Accursio, şehrin 14. yüzyıldaki adalet sarayı Palazzo Podesta ve tabii ki tüm meydana hakim duran Basilica di San Petronio meydana gelmişken görüp fotoğraflamak isteyeceğiniz yerlerden...

Torre degli Asinelli
Bologna, portico'ları kadar kuleleriyle de nam salmış bir şehir. Bir zamanlar 200'den fazla kulenin bulunduğu şehirde şu an bu kulelerden yalnızca 30 tanesi ayakta. Zamanında aristokrat kesimin, varlıklarını ve güçlerini etrafa göstermek amacıyla diktirdiği bu kulelerden Garisenda ile beraber şehrin sembolü olan Asinelli, hem dışarıdan hem de içeriden görülmeli. Kulenin tahta merdivenlerini tırmanın ve şehri kuşbakışı görün. 498 adet, nefes kesen (gerçek anlamda) merdiveni çıktıktan sonra karşılaşacağınız manzara tüm yorgunluğunuza değecek.
Piazza di Porta Ravegnana


Santuario di San Luca
Şehir merkezinden yaklaşık 3 kilometre uzaklıkta bulunan ve bir tepenin üzerine konuşlanmış Santuario di San Luca, Katolikler'in göğe yükselişi kutladığı gün minik bir hac gösterisine sahne oluyor. Şehirliler ve Bologna'ya hem İtalya'nın hem de Avrupa'nın birçok yerinden gelen Hıristiyanlar tepeye yürüyerek çıkıyorlar. Buraya giden yolda da Bologna'nın alamet-i farikaları olan portico'larla örülü. Dolayısıyla yağmur çamur, kızgın güneş demeden gezilebilir.
Via di San Luca 36; (+39) 51 614 2339

Mutfak

Basit bir spagettiyi muhteşem bir lezzete dönüştüren bolonez sosun ana vatanı olan Bologna'da mutfak çok önemli bir yere sahip. Lazanyanın da anavatanı olan Bologna mutfağında et ve peynir bolca kullanılıyor. Prosciutto, mortadella ve salam da sıklıkla tüketiliyor. Bologna sofralarından eksik edilmeyen şaraplar da civardaki üzüm bağlarında, Pignoletto dei Colli Bolognesi, Lambrusco di Modena ve Sangiovese di Romagna'da yetiştirilen üzümlerden üretiliyor. Şehirde güzel yemek yemek için ince eleyip sık dokumanıza gerek yok. Burada kötü lazanya ya da kötü pizza yapan bir yer bulmak zor. Böyle bir yerin Bologna gibi damak tadına son derece önem veren bir şehirde tutunması da zor. Ama iyinin iyisini bulmak pek alâ mümkün.

Trattoria Fantoni (Via del Pratello 11a; (+39) 51 236 358)
Tipik geleneksel İtalyan restoranları olan trattoria'ların iyi bir örneği. San Francesco Kilisesi yakınlarındaki mekanda iyi yemeği uygun fiyata yemek mümkün. Kırmızı-beyaz kareli masa örtülerinden her gün değişen menülerine burası misafir olduğunuz sıcak bir evi andırıyor. Her zaman kalabalık olan restorana gitmeden önce rezervasyon yaptırmanız iyi olur.

Nicola's Pizzeria (Piazza San Martino 9; (+39) 51 23 2502
Canı pizza çekenlerin, türünün en iyisini yiyebileceği pizzalarıyla ağırlıyor. Pizza dışında balık da bulunuyor burada. Sıcak havalarda püfür püfür olan avlusunu tercih edin.
Pappagallo (Piazza della Mercanzia 3; (+39) 51 232 807)

Konaklama önerisi:


Grand Hotel Baglioni: Şehrin en lüks oteli. 30 yılık bir ‘palazzo'da hizmet veren otel 1911'den beri faaliyette. Mermer lobisi, beş yıldızlı servisi ve tüm otelden akan lüks, burayı ünlülerin konaklama mekanı kılıyor. 124 odasının her biri bir İtalyan sanatçının adını taşıyor. Balkonlu üst katlarını tercih ederseniz manzaranın da keyfini çıkarabilirsiniz.
Via Indipendenza, 8; (+39) 51 225 445; www.baglionihotels.com

Albergo Al Cappello Rosso
Bu otelin 630 yaşında olduğuna inanmak güç. 32 odalı bir butik otel olan Albergo Al Cappello Rosso, 21. yüzyılın Bologna yorumu. Şehirli bir lüks anlayışı otelin özeti... Otelin yan adı olan Cappello Rosso da kırmızı şapka anlamına geliyor ve zamanında San Petronio Bazilikası'nın inşa eden ve bu süre içinde otelin bulunduğu binada kalan kırmızı şapkalı işçilerin anısını yad ediyor.
Via dei Fusari 9; (+39) 51 261 891; www.alcappellorosso.it
Wings'le uçmak için
10 neden:

1. İstediğiniz havayoluyla uçun
2. Alan vergisi yok
3. Kontenjan kısıtı yok
4. Sezon farkı yok
5. Biletiniz anında cebinizde
6. Her alışverişten Mil Puan
7. Uçuşlarınızdan Mil Puan
8. Chip-para'lardan Mil Puan
9. Avans Mil Puan
10. Bebeğinizin Bileti Wings'den hediye