Mayıs 2008

Şam, medeniyetlerin kesintisiz süre geldiği dünyanın en eski başkenti. Şehrin tarihi M.Ö. 8000’lere uzanıyor. Büyük İskender’i de görmüş kent, Romalı tüccarları da...


Sonraları İslam imparatorluğunun yükselişi, Selçuklular, Moğollar, Osmanlılar derken sayısız uygarlık tohumlarını saçmış kent topraklarına. Tabii şehrin şanssızlıkları da olmuş. Bu iddialı medeniyetlerin her biri, kendi izini bırakmak istemiş Şam’a. Hükümdarlar şehri gönüllerine göre kurmak isteyince arkeolojik keşfi iyice zorlu, 25 metre derinliğe inen bir medeniyet çınarının üzerinde yükseliyor Şam.

Aldığı göçle nüfusu 4.5 milyona dayanan Şam’da şimdilerde Beşar Esad’ın da etkisiyle değişim rüzgarları esiyor. Şehrin tarihi bölümü, kalesi ve sekiz farklı kapısıyla öne çıkan sur içi. Şehrin kapılarının isimleri ise adeta anlam yarışında: Doğu Kapısı, Cennet Kapısı, Barış Kapısı, Sevinç Kapısı... Kurtuluş Kapısı yani Bab El-Faraj’dan girince kalenin doğu yamacında kalan Emevi Camii M.Ö. 9 yüzyılda Aramilerin, tanrıları Haddad için inşa ettikleri bir tapınak. Roma döneminde Jüpiter tapınağı olan yapının cami inşası M.S. 705’de başlamış. Duvarlardaki değerli taşlar ve mozaikler ile büyüleyen caminin ahşap tavan işlemeleri altın kakmalarla süslü.

Şam çarşılarıyla ünlü bir kent. Gerçek bir çarşı kültürüne sahip olan kentin en büyülü çarşılarından biri Hamidiye. Adını II. Abdülhamit’ten alan Hamidiye Çarşısı, demir çatısı ve parlak ışıklandırmasıyla göz alıyor. Burada pazarlık yapmak altın kural, her şey üstüne pazarlık payı bırakılarak satışa sunuluyor. Dar geçitlerle diğer çarşılara bağlanıyor Hamidiye Çarşısı ve asıl otantik deneyim de bu noktada başlıyor zaten.

Kentin bir başka kaçırılmaması gereken noktası ise antikacı cenneti olan Mithat Paşa Caddesi. Buradaki Mithat Paşa Çarşısı da yine kentin en can alıcı kapalı çarşılarından biri.

Şimdinin Etnografya müzesi olan Azem Paşa Sarayı, kentin özgün mimarisinin en iyi örneklerinden. Bir diğer heybetli yapı, yeni restore edilmiş sanat galerisi olarak hizmet veren Esat Paşa Han. Ancak burası alışılageldik batı stili galerilerden epey farklı, baharatçılar arasında dolanıp koku bombardımanına uğramışken insan kendin bir serginin ortasında buluveriyor.

Gelelim kentin en rahatlatıcı noktasına: Nureddin Hamamı. Selçuklulardan kalma bu hamam, gerçek banyo sonrası keyfi olarak, avlusunda ikram edilen çay ya da kahve ile mest ediyor. Kent her ne kadar müslümanlığın hakim etkisini yaşatsa da alkol kullanımına bir şey denmemesi, çok marjinalleşmedikçe giyime kuşama müdahale edilmemesi ve yüzde yirmibeşlik gayrimüslüm tebaası ile farklılıkları da içinde barındırıyor.

Tomas Kapısı, kentin Hristiyan mahallesine açılan bir yol. Bölge Katolik ve Ortodoks kiliselerinin gölgesinde Avrupa’dan ağırlıklı olarak Arapça öğrenmek için gelen öğrencilerin hareketliliğine sahip. Sur içinde göze çarpan bir diğer ayrıntı ise Şam’ın kendine has evleri. Çoğu 18. yüzyıldan kalma yapılar, avlu kültürüne ege ve doğudan aşina olan bizlere yabancı değil. Dar sokalar boyunca sıralanmış evlerin tüm kapıları ve pencereleri, ortasında su havuzu olan avluya açılıyor. Dışardan dizi dizi duvar halinde görülen evler, kapı açıldığında Alice Harikalar Diyarında hissi veren güzellikte.

Şam’a akşamın çökmesiyle kahvehaneler dolmaya başlıyor. Nargile ve tavla ikilisinin muhabbetle karıştığı kahvehaneler içinde en meşhuru, Emevi camiinin hemen arkasındaki El-Nufara. Osmanlı geleneğini hâlâ yaşatan bu mekân, Şam’da kahvehane masalcılığını yaşatan yegane yer. Akşam ezanının ardından kafasına fesini geçiren Ebu Şayid bey (gündüz bakkal, akşam masalcı kimliğiyle) eline kılıcını alıp Binbir gece masallarından birini bir saat boyunca anlatmaya koyuluyor.

Antik Palmyra


Başkent Şam’dan otobüslerle gidilebilen Palmyra, adını Romalılardan almış. Kent, Suriyeliler tarafından Tadmor diye biliniyor; ancak her iki kelimenin de adı aynı anlamda: Hurma Ağacı. Burası Suriye’nin turistik tek gerçek kasabası. Antik kenti yürüyerek dolaşabilir, yorulanlar develerden de faydalanabilir. Burada özellikle Bel Tapınağı, Roma sütunları, anıtsal kuleler ve Arap kalesini gözden kaçırmayın.

Nerede Kalınır?
Talisman El-Hicara 116; 963/11-541 5379; www.hoteltalisman.net

Tılsım anlamına gelen otel, klasik Şam evinin müthiş bir örneği. Eski bir Musevi evinden butik otele dönüştürülen yapı, ince detaylara sahip 17 odalı rahat bir durak. Tavan ve duvar süslemeleri, sedef kakmalı yer döşemeleri, iç avlulardaki havuzlarıyla büyüleyici bir ortam.

Cham Palace Maysalun Caddesi; 963/11-223-2300; www.chamhotels.com
Şam’ın köklü otellerinden Cham Palace, hizmette kusursuzluğu ve kente gelen ağır topları ağırlamasıyla ünlü.

Yeme-İçme

Naranj 963/11-541-3444
Aziz Meryem Kilisesi’nin karşısına konuşlanmış olan restoran, Roma kemerinin de hemen yanında. Geleneksel tatların modern bir algıyla ele alındığı Naranj’ın en iddialı yemeği ‘vişne kebabı’.

Semiramis Ebu Rommane Caddesi; www.semiramispastries.com
Suriye’nin en meşhur tatlıcısına hoş geldiniz. Hamur tatlılarına, özellikle baklavaya düşkün olanlar, burada yapılanları denemeden dönmesin. Ancak talep çok fazla, eve götürmek istiyorsanız birkaç gün öncesinden sipariş vermeniz şart.

Alışveriş


Şam deyince çarşılarına uğramamak, çarşı yollarını aşındırırken ise kumaşlar, mücevherleri ahşap oyması işler ve otantik hediyelik arasında kararsızlık yaşamamak ne mümkün. Hamidiye Çarşısı bu iş için bir numara. Mithat Paşa Çarşısı ise antikacıları, baharatçıları ve sabuncularıyla ünlü. Çarşıda yüzlerce yıldır aynı zanaatı devam ettiren aileleri de atlamamak lazım. Bunlardan Hamadalla kaftanlarıyla, Ghraoui çikolatasıyla, Bed Linen ise işlemeli kumaşlarıyla öne çıkan isimler...

Kutsal Malula


Halep ile Şam arasında bulunan Malula, başkente arabayla bir saat uzaklıkta. Burası Hristiyan dünyasının en eski kiliselerinin olduğu kutsal bir yer. Bölgenin en orijinal yönlerinden biri de eski Suriye dili diye de bilinen, Hz. İsa’nın konuştuğu dil olan ‘Aramice’nin halen konuşuluyor olması. İsa’nın ana dili olan Aramice, tabii ki yeni ahitin ilk kitaplarının da orijinal dili oluyor. Malula da bu zengin din tarihinden, coğrafyada olan bitenden nasibini almış ilginç bir yerleşim yeri.

Bir kere burada Arap alfabesi kullanılıyor. Dini açıdan Tevhid’den söz edilmekle beraber, Ortodoksi’yle Roma’ya bağlı ama İslam’la da yakınlaşmış eklektik bir gelenek hâkim. İkibin yılın sonunda dinlerin geldiği en uzlaşmacı noktalardan biri olmuş ve hepsi birbirine bir anlamda Malula’da yakınlaşmış.

Halep


Bugün Suriye’nin ikinci büyük kenti olarak bilinen Halep, geçmişte İpek Yolu’nun kilit şehirlerindendi. Şimdiyse Suriye mutfağının bir numaralı kenti! Burası Şam’a göre daha muhafazakar bir havaya sahip; geleneklere yakın giyinmekte fayda var. Ama insanlar turisti bir kilometre öteden tanıyor ve misafirperverliklerini sergilemek konusunda asla çekinmiyorlar. Bu arada Suriye genelinde olduğu gibi Halep’te de cuma tatil günü ve her öğleden sonra üç ile altı arası siesta saati. Bu nedenle kent akşamları oldukça hareketli.

Halep Kalesi, görülmeye değer bir yapı. Kentin kalbindeki bir tepeye oturtulmuş olan kale hem kente hâkim olmasıyla, hem de her yerden görülebilmesiyle güzel. Halep birbirinden can alıcı çarşılarıyla ünlü. Altın ve gümüş işler, çeşit çeşit kutular, kumaşlar, sabun ve baharatlar pazarlık konunuz olacak akla gelen ilk ürünler...

Aziz Simeon Bazilikası ya da diğer adıyla Qalaat Sam'aan, kentin 40 km kadar dışındaki eski bir kilise. Kilise, Simeon’ın yaşayıp dua ettiği sütunun üzerine kurulmuş. Buraya rehberle de gelinebiliyor. Kent merkezindeki büyük camii de ihtişamıyla büyüleyen yerlerden. Yine Halep’in Hristiyan mahallesinde farklı bir dokunun içine girebiliyoruz.

Nerede Kalınır?
Baron Hotel
Atatürk’ten Rosevelt’e, Agatha Christie’den T.E Lawrance’a pek çok önemli ismi ağırlayan Baron Hotel, şık ve yenilenmiş görünümüyle Halep’in bir numarası.

Yeme-İçme Beit Sissy Vişne soslu şiş kebabıyla meşhur olan mekân, avlusu ve yakaladığı lezzetlerle kesinlikle kentin en iyi restoranlarından.

Yasmeen House
Hristiyan mahallesinin köşesinde bulunan restoranı arayıp bulmaya değer. Üstü kapalı avlusu olan Yasmeen House’un menüsünde zengin bir meze listesi var. Nar ekşili salatalar ve et yemekleriyle öne çıkan mekânda alkol de bulunuyor.


Wings'le uçmak için
10 neden:

1. İstediğiniz havayoluyla uçun
2. Alan vergisi yok
3. Kontenjan kısıtı yok
4. Sezon farkı yok
5. Biletiniz anında cebinizde
6. Her alışverişten Mil Puan
7. Uçuşlarınızdan Mil Puan
8. Chip-para'lardan Mil Puan
9. Avans Mil Puan
10. Bebeğinizin Bileti Wings'den hediye