Sera Gazı
Karbondioksit, Metan, Nitroksit, Hidroflorokarbonlar, Perflorokarbonlar, Sülfür Heksaflorit, Ozon, Su Buharı, Kloroflorokarbonlar...
Tüm bu saydığımız gazlar ısı tutma kapasitelerinin yüksek olmasından dolayı küresel ısınmaya neden olan gazlardır. Yani sera gazlarıdır. Ancak Kyoto protokolü tüm bu gazlardan sadece ilk 6 tanesinin kontrol altına alınıp azaltılmasını talep etmektedir. Karbon Ayak İzi için de bu altı tane sera gazının hesabı yapılmaktadır.
Bu altı sera gazından ısı tutma kapasitesi en fazla olan gaz Sülfür Heksaflorit’tir. Aynı miktarda Karbondioksit gazından 23.900 kat daha fazla ısı tutabilir. Aynı şekilde Perflorokarbonlar 9.200 kata kadar Karbondioksit’ten daha fazla ısı tutabilir. Ancak bu iki örneğe bakarak yanılmamak gerek. En tehlikeli sera gazı küresel ısınmada % 50 paya sahip olan Karbondioksit’tir. Bunun nedeni, hem miktarının çok hem de karbondioksit moleküllerinin atmosferdeki ömrünün 50 – 100 yıl gibi çok uzun bir süreye sahip olmasındandır.
Sera gazlarının oluşum sebeplerine örnek olarak, benzin, doğalgaz gibi fosil yakıtların yanmasını, volkan patlamalarını, orman yangınlarını, çöp sahalarını, pirinç tarlalarını, çiftlik hayvanlarının sindirimini, gübre üretimini, buzdolabı ve klima gazlarını, alüminyum ve magnezyum üretimini ve elektrik iletim ve dağıtım sistemlerini verebiliriz.
Yapılan araştırmalar son 150 yıl içinde atmosferde biriken karbondioksitin üçte ikisinin fosil yakıt tüketimi ve çimento üretiminden, üçte biri arazi kullanımındaki değişikliklerden kaynaklandığını ortaya koymuştur.
Bazı hesaplama ve tahminlere göre de havadaki karbondioksit miktarının 2 katına yükselmesi, dünyamızın ortalama sıcaklığını 2,5 - 4,5 oC arttıracaktır.




