Bali Elinizin Altında

Hatırlar mısınız, 80’lerde ‘Heaven Is A Place On Earth’ (Cennet, dünya üzerinde bir yer) diye bir şarkı vardı. İşte şarkıda bahsedilen o yer, Bali. Bu kadar yeşil, bu kadar mavi ve bu kadar doğal bir yeri başka nasıl açıklayabiliriz ki? Sular, dereler akarken doğanın içinden yürüyüp geçmek isteyenler burada. Herkesi ve her şeyi birkaç günlüğüne de olsa geride bırakıp yenilenmek, dinlenmek ve tazeleşmek derdinde olanlar burada.

Âşık olup dünya üzerindeki tek çift gibi hisseden, ayakları havada çiftler burada. Organik beslenip, sağlıklı yaşayıp, düşüncelerini arındırmak ve ruhani değerler üzerine düşünmek, algılarını kuvvetlendirmek üzere bir köşeye çekilmek isteyenler burada. Yani Bali’nin boş bir hedonizm vaadi yok. Ama saf ve güzel bir şeyler arayan herkes için mutluluk ve zevk diyarı bir yer. Bu dünyada bir cennet simülasyonu yaşamak isteyen herkese bir rezervasyon kadar da yakın!

Bali

Balayı

Söz konusu Bali olunca bir balayı başlığı farz oldu. Malum, cennetten arsa alanların arazileri burada. Issız adaya düşüp, baş başa kalmak isteyenler de burada. O yüzden de balaylarının vazgeçilmezlerinden biri. Bu niyetle Bali’de keşfedilmesi gereken birkaç ismi fısıldamak istedik. Semara Villas, Bulgari Hotels Bali, Amandari, Amanusa, Amankila, St. Regis Bali, The Latitude Villa, Alila Villas Uluwatu yeryüzünde cennetimsi bir köşe arayanlar için tavsiyelerimiz. Aşağıdaki Bali otellerinin de hemen hepsinde düğün ve balayı paketleri bulunduğunu da hatırlatırız.

En İyiler

Villa Sungai:

Bali’de rüya gibi bir tatilin bileti, Villa Sungai sayesinde ellerinizde. Beş yıldızlı otel donanımını kendinizi özel hissedeceğiniz villalarla bütünleştiren mekânda beyaz tüllerin arasına serili yataklar ve ahşabın sadeliği egzotizmle doluyor. Bali’de ziyaret edilecek en seçkin semtlerden Seminyak’a 20 dakika uzaklıkta bulunan Villa Sungai’de maceraperest bir turun ardından özgün Asya ve Tay spesiyallerinin tadına bakabilirsiniz. Daldığınız hülyada kafanızın “Bali’de nerede kalınır ki?” sorusuyla meşgul olmadığından eminiz artık.

Alila Villas Soori:

Bali şehir rehberinin olmazsa olmazı, güneybatı kumsallarına nazır serilen bir cennet Alila Villas Soori. Ünlü Tanah Lot Tapınağı’na yakın bir mesafede bulunan otelin mistik bir tülü andıran dingin havuzu Hint Okyanusu’na doğru açılıyor. 15’i bu eşsiz havuza, 15’i okyanusa ve 8’i görkemli dağlara karşı kurulan villalardan birini seçip ruhunuzu yenileyeceğiniz derin bir yolculuğa başlayabilirsiniz. Kendinizi birazcık daha şımartmak adına otantik Endonezya mutfağının sergilendiği Cotta ve deneysel Avrupa spesiyallerini tadabileceğiniz Ombak da kumsalın en modern köşesinde, Bali’de keşfedilecekler listesinde hazır bekliyor.

Villa Semana:

Bali’de eğlence ve kültür etkinliklerinin gerçekleştiği merkeze 15 dakika mesafede Villa Semana’nın büyülü Ayung Nehri ile kesiştiği yer sizi başka bir dünyaya götürüyor; o da yine Bali’nin en iyi otellerinden biri olup sizi ihya ediyor. Bali usulü hazırlanan otantik villalarda kadim Ayung Nehri’nin akışına kapılmamak elde değil. Usta terapistlerin elleriyle istediğiniz her an spa servisi alabildiğiniz mekânın restoranı Pondok Thai Fusion ise epikürcü bir mutluluğun sırlarını ele veriyor.

Ubud Hanging Gardens:

Bali’de nerede kalınır diye düşünüp de bir gün burasıyla karşılaşacağımızı ancak rüyalarda görebilirdik. Ubud Hanging Gardens’ın sahip olduğu güzelliği hiçbir insan beyni oturduğu yerden hayal edemez. Pirinç yetiştiren bir tarım köyüne yakın bir tepede bulunuyor. Lobiden odalara gidebilmek ve bu eşsiz Bali otelinin içinde dolaşmak için teleferik hatları kurulmuş. Ama esas Ubud Hangin Gardens’ı ünlü yapan, ‘sonsuzluk havuzları’. Yuvarlak hatlı havuzlarının kenarında durduğunuz zaman, devasa bir tropik ormanla burun buruna geliyorsunuz. Havuzun sınırları da belirsiz olduğundan, her an aşağı düşebilirmişsiniz veya ormanın içinde bir göldeymişsiniz gibi karışık hisler doğuruyor.

The Legian:

The Legian, kişisel yaşam alanları oluşturmayı ve kişiye özel hizmet sunmayı amaç edinmiş. Burada yaşam alanlarının büyüklüğü 100 m2’den başlıyor. Bunların bazıları oda, bazıları ise villa şeklinde düzenlenmiş. Her villaya bir asistan atanıyor. Bali oteller rehberinde bunu yapan pek çok üye var evet ama, hiçbiri Legian’daki gibi yapmıyor. Legian’ın asistanlık anlayışını başta garip bulabilirsiniz. Ama sonra ciddi bir alışkanlık yaratıyor. Eve döndüğünüzde de bu sefer, dünya ve hatta güneş sizin etrafınızda dönmediği için garip hissedebiliyorsunuz. Bali’de ne yapılır diye düşünürken... Hayat insanın bahçe içinde bir evi, okyanusa bakan özel havuzu ve öyle bir asistanı varken güzel deyiveriyoruz.

Hotel Tugu:

Tugu’yu gözünüzde canlandırabilmek için, yeşilin ortasında büyük üçgen çatılı kırmızı tipik bir Endonezya evini hayal edin, içine de oymalı ahşap kapılar, etrafa serpilmiş çiçek yaprakları ve dev heykeller yerleştirin, işte orası Bali otel rehberinin en güzel köşesi. İç mekânlar, yüksek üçgen çatılı ve geniş yekpare alanlardan oluşuyor. Otele girdiğiniz anda, gongla karşılanıyorsunuz. Endonezya motifleri bir bir karşınıza çıkıyor. Sonra sıra, Endonezya sanatıyla tanışmaya geliyor. Zira Tugu, bir sanat oteli olarak tanımlanıyor. Bali’deki bu lüks otelin her yerine Bali sanatının örnekleri yerleştirilmiş. Otel, ünlü sörf plajlarına çok yakın bir konuma sahip. Tugu yemek için de pek çok alternatifin yanı sıra spa, yoga ve meditasyon hizmeti de veriyor.

W Retreat & Spa:

W da, Seminyak’ta kurulmuş lüks Bali otellerinin gözdelerinden elbette. 9 tip süiti ve villasının her biri, lüks ve teknolojik donanımlı birer ünite olarak tasarlanmış. Hem şehirden kaçıp doğaya sığınmak isteyenler, hem de şehirdeki tasarımları, konforu ve teknolojiyi yanında isteyenlerin Bali’de keşfetmeleri gereken doğru adresi. Odaların ayrı oturma odaları ve minik mutfakları bulunuyor.

Bunlara Da Bakmaya Değer

Conrad Bali:

Conrad, tropik bahçe içinde, bahçe ve okyanus manzarasıyla etkileyici bir atmosfer sunan enfes Bali otellerinden bir diğeri. Yerel mimarinin genel hatlarını, minimalist ve modern bir mekân algısıyla birleştirmişler. Çocuklara sundukları özel spa seçeneği ile Bali otel rehberinde bir adım öne geçiyorlar. Hatta anne-çocuk paketleri de hazırlamışlar. Doğa içindeki yürüyüşlerin ve masajların ardından akşam yemeği için paşa gönlünüz ne çekerse; Japon, Akdeniz ve Asya mutfakları birbirine eşit mesafede!

The Purist Villas & Spa:

The Purist de Ubud’da. Onu farklı kılan ise içlerindeki en huzurlu olan olması. Bali’de nerede kalınır gibi sorularda çekinceleri olanları otel, özel havuzlu ve çardaklı olarak hazırladığı 7 villada rahatlatıp sakinleştiriyor. The Purist için Bali’yi en iyi anlayan ve en modern şekilde yorumlayan otel diyebiliriz belki de. Villalarda taş ve hasır malzemeler çokça kullanılmış. Hem oda içinde hem de bahçe içinde banyo keyfi yaşatıyor. Spa servislerinin yanı sıra yoga seansları da randevuyla ayarlanabiliyor.

Prana Dewi:

Prana Dewi, Tabanan’da, deniz seviyesinden 700 m. yukarıda bulunuyor. Tropik ormanın ve pirinç tarlalarının ortasında bir sükunet yuvası olarak Bali’de konaklama adına yaşanması gereken deneyimlerden. Organik yiyecekler tüketerek ve yoga yaparak gerçek bir detoks ve yenilenme peşinde olanlar çok sevecekler.

IZE Seminyak:

Endüstriyel görünümü seviyorum, her yerde gözüm onu arıyor diyorsanız IZE Seminyak, Bali’de nerede kalınır sorusu için ideal adres! Beton bir blok ama oldukça şık bir blok. Neredeyse bir film setinden geride unutulmuş gibi gözüken bu otelde Bali spa'sından bisiklet veya motorsiklet kiralamaya, rooftop barından 'Meja' restoranına kadar her şey konaklamanızı keyifli kılmak için planlanmış. 

Retreats

Retreat, Budizm’in önemli deneyimlerinden ve Bali’de keşfedilmesi gereken olgulardan biri. Farklı inanışlar, farklı retreat ritüellerine sahip. Manastıra kapanmadan da buna benzer bir deneyim yaşamak isteyenler için biraz daha köylere ve pirinç tarlalarına yakın butik oteller tercih edilebilir. Bu deneyimin Bali oteller rehberindeki lüks adı Puri Ganesha, butik ve şık adı ise Alila Manggis. Başka bir organik adres için de Desa Seni’yi tercih edebilirsiniz.

Öğle Alternatifleri

Nusa Dua Bar & Grill:

Bir zamanlar Kaliforniyalı bir sörfçü olan Tim Bey’in Balili karısı Putu ile Bali restoranlar rehberine iddialı bir giriş yaparak açmışlar bu mekânı. Günlük yakalanan balıkları, sebzelerle kızartıyorlar ve pirinç yemekleriyle servis ediyorlar. Yanında yerel bira lezzetlerini veya bildiğiniz kokteylleri deneyebilirsiniz.

Biku:

Bali çayları, yemekleri, antikaları ve kitapları burada bir arada. Yerel malzemelerle yaptıkları geleneksel tarifler çok lezzetli. Tatlıları da oldukça başarılı olduğundan, Bali’de keşfedilecekler listenize muhakkak eklemenizi öneririz. Buraya ayrıca akşamüstü çay saatinde de gelebilirsiniz. Kendi çaylarını yetiştirdiklerini de ekleyelim. Burası Bali’nin en iyi restoranlarından biri gerçekten de. Aynı güzellikteki keklerinden yemek için mutlaka uğrayın.

Café Zucchini:

Açılmasıyla, Bali’nin en şık misafirlerinin dolup taştığı bir yer haline gelmiş. Salatalar pek meşhur. Şıklık ve sağlıklı yemekler bir araya geldiğinden, Bali restoranlar rehberinde ihmal edilemeyecek bir nokta olmuş. Üstelik moda dünyasından isimler görmeye de hazırlanabilirsiniz.

Starfish Bloo:

W Hotel’in bünyesinde Bali’de ziyaret edilmesi gereken bir mekân daha bulunuyor. Asya kültürünü ve yemeklerini bir araya getiren Starfish Bloo, deniz ürünleri, pirinçleri ve yeşil çaylarıyla gurme bir deneyim sunuyor. Ama en çok pazar brunch’ları için tercih ediliyor.

La Lucciola:

Şöyle Uzakdoğu değil de Akdeniz mutfağından güzellikler tatmak için Bali’de nereye gidilir diyenlerin dikkatine sunuyoruz bu iki katlı, Hotel Oberioi’ye çok yakın olan Bali restoranını. Verandasında hasır koltuklarda, okyanusa karşı otururken Akdeniz mezeleri ve İtalyan makarnalarının tadına bakabilirsiniz. Tam bir öğlen güzeli olsa da, akşamları daha da kalabalık oluyor. Burayı 'gurme tapınağı' olarak nitelendiren geniş bir hayran kitlesi var.

Akşam Olunca...

Sarong:

Bali Seminyak’da geçirilecek büyülü bir vaktin gurme ortağı Sarong. Gastronomi haritasındaki sağlam yerini 2008 yılından beri tutan restoran için Bali’nin en iyi restoranlarından dersek pek yanılmış olmayız, zira bu iddia pek çok ödülle de kanıtlanmış durumda. Şef Will Meyrick’in Asya esintileriyle hazırladığı eşsiz menüde başlangıçlardan kokteyllere her adım eşsiz bir deneyim.

Mozaic:

Bali’ye özgü bir oymacılıkla işlenmiş görkemli kapısının ardında sakladığı tropikal bahçe, dünyanın en gurme lezzetleri sunuyor. Mum ışıklarıyla süslenmiş masanıza serilip kendinizi usta şef Chris Salans’ın ellerine bırakacağınız yer işte burası, yani Bali’nin lüks restoranlarından biri olan Mozaic. Tadımlık menüsüyle pek çok iltifat ve ödülün sahibi, sürpriz menüsüyle hassas damakların yâreni ve son olarak vejetaryen menüsüyle doğanın bilinmeyen kapılarını açan bir anahtar olarak tanınan Bali restoranlar haritasının bu lüks köşesi, deyim yerindeyse 'dünya muradını görmek' gibi.

Sardine:

Bambudan bir yemek mabedi. Yemeklerde yalnızca kendi yetiştirdikleri sebzeleri ve günlük deniz ürünlerini kullanıyorlar. Bali’nin iklimine, coğrafyasına uygun, doğal ve sağlıklı yemekler sunuyorlar. Doğanın bahşettikleri lezzetlerle tanışmak için Bali’de nereye gidilir dediğinizde şehir rehberi Sardine’i gösteriyor. Gittiğinizde sürpriz bir menüyle karşılaşacağınız kesin; tam da bu sebeple tazelik arayanların Bali’de görülmesi gereken yerlere not aldıkları bir mekân. Bir de butiği var. Bu butikten burada kullanılan bambu ve tekstil ürünlerini satın alabiliyorsunuz.

Chandi:

İşte şimdi, Bali’nin gurme merkezini bulmuş bulunuyorsunuz. Sebzeleri, meyveleri, baharatları bölgenin organik üreticilerinden alınıyor. Etleri, Yeni Zelanda ve Avusturalya’dan geliyor. Yine yerli üretim, soya, tempe ve tofu kullanıyorlar. Sumatra’nın en iyi kahve çekirdeklerinden kahve yapımı da eksik edilmiyor. Klasik kokteyllerin tariflerine küçük tatlar ekleyerek bambaşka bir hale getiriyorlar. Yerden sarı loş aydınlatmalarıyla ve kokteylleriyle bir New York’lu olsa da, yemekleri ve kullandığı malzemelerle tam bir Endonezyalı.

Breeze:

Malumunuz 'breeze' tatlı esinti manasında kullanılıyor. Bali’de hava durumu genelde tatlı esintilerin kitabını yazmış olduğundan Breeze isimli Bali restoranı epey çok şehirde. Biz The Samaya’dakinden bahsediyoruz ama siz başka Breeze’leri de deneyebilirsiniz tabii. Bizim Breeze’in, Seminyak kumsalına nazır sıra sıra masaları var. Günün her saati hizmet verse de burası Bali’de günbatımının keyfini sürmek isteyenlerin adresi. Güneşin batışını izlemek, tek tek yıldızların belirmesine şahit olmak ve akşamı ışıltılı bir gökyüzü altında bitirmek için tercih ediliyor.

Cire:

Cire, Alila Uluwatu bünyesinde bulunuyor. Alila Uluwatu, Bali’nin en iyi otellerinden biri. Cire - ‘sir’ diye okunuyor - sade ve gurme bir menüye sahip. Endonezya malzemeleriyle Avrupa mutfaklarından yemekler var seçeneklerde. Bunların yanı sıra bir tadım menüsü, bir de 'sağlıklı menü'sü var. Sağlıklı menüyü sağlıklı yapan, organik malzemeler kullanılması, bunların çok düşük sıcaklıklarda pişirilmesi ve hatta bazen hiç pişirilmemesi. İki kişinin paylaşabileceği boyutlarda tabaklar da hazırlanmış. Romantik kaçamak peşinde olanların Bali’de keşfedilecek yerler listesine almaları gereken bir mekân.

Ku De Ta:

Bali’de gece hayatı mı dediniz? İşte burası en kalabalık ve en çılgın parti mekânı. Çoğu zaman, güne plaj partileriyle başlanıyor. Soundcloud sayfalarındaki playlist’lerden Ku De Ta atmosferini biraz olsun hissedebilirsiniz. Yemeğin de, müzik gibi insanı harekete geçirmesini amaçlıyorlar. Fransa, Japonya, İtalya, Yunanistan, Fas ve Tayland mutfaklarından yemekler sunuluyor. Bali şehir rehberinde özellikle kokteyl konusundaki başarılarından bahsetmiyoruz bile.

Yerel Yemekler ve Sentezler

Restoran kısmında fark ettiğiniz üzere, Bali’deki lüks restoranlar Fransız ve İtalyan mutfaklarının sentezlerini yapıyorlar. Her biri kendini Asya  mutfağıyla özdeşleştirse de, hiçbiri tam olarak yerel mutfağı olduğu gibi sunmuyor. Eğer gerçek bir Endonezya yemeği yemek istiyorsanız, bir de bu adreslere bakın.

Ibu Oka:

Anthony Bourdain’in Bali restoranlar listesine burayı da eklemesiyle, bir anda Bali gurme turlarının vazgeçilmez noktası haline geldi. En meşhur yemeği Babi Guling. Babi Guling, bir çeşit domuz rostosu ve Bali’de yapılması gereken keyifli denemelerin arasında. Restoranın diğer yemekleri de domuz eti ağırlıklı.

Bali’ye Yerleşen Avrupalılardan

Gelato Secrets:

Maria ve Carlo Lentini, İtalyan dondurma sanatını Bali’ye getiren iki isim. Klasik tatların yanı sıra Cadılar Bayramı ve yılbaşı gibi dönemlerde, sezonluk ürünler de çıkarıyorlar. Külahları ise kendi üretimleri.

Café Smorgas:

İsveç’ten küçük kızlarıyla beraber Bali’ye taşınan bir çekirdek ailenin 2006 yılında açtığı restoran. Yemek olarak daha çok salata ve sandviç seçenekleri var. Hazırladıkları sağlıklı miksler çok popüler. Pek çok kişi yemek yerine tatlı yemek ve fırın kısmından alışveriş yapmak için tercih ediyor. Café Smorgas, Bali’de gezilmesi gereken mis gibi kokularla donatılmış sıcak bir köşe.

Cocoon Beach Club:

Buranın adına yakışır bir konsepti var. Gündüz palmiye ağaçlarının arasına gizlenmiş havuzun kenarında veya kumsalda kozasını örüp saklanıyor, dinleniyor. Gün boyu restoranda kahvaltı, öğle yemeği ve tapas servisinin keyfini çıkarıyor. Akşam kozasını kırıp önce şık bir Bali restoranına dönüşüyor; ilerleyen saatlerde de desenli kocaman kanatlarıyla Bali’de gece hayatının en hareketli mekânı haline geliyor. Sabaha karşı kozasını örüp, yeniden başlıyor.

Mozaic Beach Club:

Mozaic’in şefi yarı Amerikalı yarı Fransız. Fransız tariflerini Endonezya ve Asya malzemeleriyle birleştiriyor. 4 farklı tadım menüsünden birini seçebiliyorsunuz. Bu menüler her gün değişiyor. Mozaic, Bali’nin en iyi restoranlarından biri olarak kabul ediliyor. Les Grandes Tables du Monde üyeliği boşuna değil elbette. Sofra başında uzun keyifli bir akşam geçirmek için Bali’de nereye gidilirse tam isabet olur diyenler için kaçmaz fırsat.

Potato Head Beach Club:

Potato Head, birden fazla fonksiyonu olan kompleks mekânlardan biri. Gündüz güneş ve havuz, akşam yemek ve gece kulüp konseptinin üzerine birkaç katman daha eklemişler. Bünyesinde organik yiyecek marketi ve moda butikleri gibi alışveriş noktalarını da bulunduruyor. Dışını tamamen vintage panjurlarla kaplamışlar. Kokteyl çeşitleri ve DJ performanslarıyla ünlü. Ku De Ta’nın tahtını sarstığı söyleniyor. Potato Head Beach Club, Bali’de gece hayatı moda ve eğlenceyi bir araya getiriyor.

S.O.S:

S.O.S Supper Club, gündüz biftek ve tapas bar olarak hizmet veriyor. Akşamları ise çok canlı ve hareketli bir parti mekânı oluyor. Bali’nin ünlü partilerine ev sahipliği yapan S.O.S'de moda dünyasından ve dünya jet sosyetesinden isimlere rastlanıyor. Özellikle yılbaşı partileriyle efsaneleşmiş durumdalar.

Alışveriş

Natalie Dissel:

Natalie Dissel, ekolojik ve sosyal duyarlılığa sahip bir tasarımcı. İlhamını Asya ve Afrika’ya yaptığı gezilerden ve seyahatlerden alıyor. Buralardan çıkarılan değerli ve doğal taşları kullanarak takı tasarlıyor. Kullandığı malzemelerin doğaya zarar vermeden ve kabul edilebilir şartlarda çalıştırılan işçiler tarafından çıkarılmasına önem vermesiyle Bali’de alışveriş adına keşfedilmesi gereken de bir isim oluyor nihayetinde. Hollanda, Fransa, Endonezya, Tayland, Hong Kong ve Singapur’da şubeleri var.

Niluh Djelantik:

Bu ismi bir yere not edin. Ayakkabı dünyasının en ünlü isimlerinden biri. Niluh Djelantik’i annesi büyütmüş ve onu Bali’nin en iyi okuluna göndermek istiyormuş. Göndermiş de, ancak pek çok masraftan kısarak. Niluh’a da hep birkaç numara büyük ayakkabılar alırmış. Ayakkabılarla ilişkisi böyle başlayan Niluh Djelantik bugün Cameron Diaz, Uma Thurman ve Gisele Bündchen gibi ünlüler için ayakkabı tasarlıyor. Bunca yıldır ayakkabılara sarf ettiği emekten olacak Bali’den ne alınır sorusuna pek çok ünlünün cevabı Niluh Djelantik oluyor.

Horn Emporium:

Horn Emporium, tasarım kıyafetler, çantalar, takılar ve antika eşyalar bulabileceğiniz bir konsept mağaza. Moda dergilerinin vintage dekorunu ve ürün yelpazesini öve öve bitiremediği mekân bu tarzıyla Bali’de alışveriş için en iyi adreslerden biri oluyor.

Tegalalang Market:

Tegalalang, pirinç yetiştiren köylerden biri. Köy halkı meşhur el yapımı, ahşap oymalarıyla Bali’de keşfedilmesi gereken ilginç kültür değerlerini temsil ediyor. Buradan ahşap bumerang veya maskeler alabilirsiniz. Ayrıca halkın alışveriş yaptığı tezgâhlardan çeşitli baharatlar de bulabilirsiniz.

Jenggala:

Jenggala 1976 yılında kurulmuş ve seramik sanatında ustalaşmış bir marka. Mağazasında özel tasarım seramik yeme-içme takımlarına ulaşabiliyorsunuz. Ayrıca ziyaretçilerin de seramik yapabilecekleri ve desen çizebilecekleri ufak bir de atölye açmışlar. Tasarladığınız seramik eşyanızın hazır olması için geçmesi gereken 3 - 4 gün geçedursun siz de Bali’de yapılması gereken bir şeyi denemiş olmanın verdiği keyfin tadını çıkartın.

Şımarıklıklar

Prana Spa:

Bali’de başka ne yapılır demişken… Prana, keşfedilmesi gerekenler listesinde yerini alıyor elbette. Kendisi daha çok ayurveda kürleri için tercih ediliyor. Ayurveda seçeneklerinin yanı sıra masaj çeşitleri, vücut ve cilt bakım hizmetleri de var. Süt banyosu seçenekleri de sunuluyor. Tamamen vücudu yenilemek ve dinlendirmek üzere belirlenmiş ve her ihtiyaca uygun bir şey bulunabilecek çeşitlilikte seçenek düşünülmüş.

Equilibre:

Equilibre’nin bir tırnak spa’sı olduğu söylenebilir. Tırnak spa’sı da canım ne diye sormayın, alternatif Bali şehir rehberine bir kulak kesilin, bakın neler oluyor! Soğuk nane çayıyla karşılandıktan sonra, rahat bir koltuğa kuruluyorsunuz. Manikür ve pedikürün tamamlanması 90 dakika kadar sürüyor. Verdikleri hizmeti de üç gün için sigortalıyorlar. Eğer üç gün içinde tırnağınız kırılır veya ojeniz çatlarsa geri gelebiliyorsunuz.

Remede Spa:

Remede Spa, St. Regis’in spa servisi. Otelin tüm şubelerinde bulabilirsiniz. Ancak spa Bali’de, tamamen yerel teknikler ve malzemelerle gerçekleşiyor. Kişiye özel hizmeti ilke edinen Remede’de ziyaretçilerin durumu takip ediliyor. Üst üste iki kere aynı masajı isteseniz bile, durumunuz değerlendirilerek, uzmanlar tarafından rutinde değişiklikler uygulanıyor. Aklınıza gelebilecek manikür, pedikür, masaj, cilt bakımı, reiki ve detoks tiplerinin hemen hepsini buraya gelmişken Bali’de yapılacaklar listenize eklemeyi ihmal etmeyin.

Turlar

Nusa Lembongan:

Bali’nin doğu kıyılarına çok yakın bir ada. Günübirlik gidip gelmek çok kolay; 30 - 40 dakikada deniz yoluyla ulaşılabiliyor. Gitmişken bir gün kalıp dönmek isteyenler oteller rehberinin en iyilerinden Dream Beach Huts, Waka Nusa Resort ve Nusa Lembongan Resort’a bir göz atabilir.

Bali Asli:

Asli, Bali havaalanına 2 saatlik mesafede bir köyde. Bu köyün halkı balıkçılıkla ve pirinç tarımıyla uğraşıyor. Bali Asli da burada bir Bali mutfağıyla tanışma fırsatı sunuyor. Farklı uzunluklarda yemek dersleri veriliyor. Bunun yanı sıra organik tarım ve hayvan yetiştiriciliği üzerine de deneyim kazanmak mümkün. Bali Asli, tam bitti derken Bali’de yapılacak daha pek çok şeyin varlığına işaret ediyor sanki. Ne demiştik, burası uçsuz bucaksız bir cennet!

Bali Jet Set Dive & Marine Sports:

Burası Bali şehir rehberinin biraz daha sınırlarına çıkıp suyla haşır neşir olmak isteyenlerin adresi, bir su sporları merkezi. Dalgıçlık, balıkçılık, su kayağı ve bunlara benzer daha pek çok su sporu için ekipman, yer ve uzman ekip sağlıyorlar.

Jimbaran Bay:

Jimbaran, Bali’nin güneyinde küçük balıkçı bir kasaba. Balık restoranları Bali’de ziyaret edilmesi gereken başlıca mekânlardan. Spa ve balıkçılık aktiviteleri sunan merkezler de var. Sokak tezgâhlarından alışveriş etmek, farklı bir koydan denize girmek ve muhteşem balık yemeklerinden yemek, Bali gezisine renk katan bambaşka deneyimler oluyor.

Gitmeden Göz Atılacaklar

‘Eat Pray Love’:

Amerikalı yazar Elisabeth Gilbert’in seyahat romanı. Kitabında Gilbert, İtalya, Hindistan ve Bali gezilerini anlatıyor. Gitmeden önce kitaptan uyarlanan filmi izleyin ve sonra da kitabı bavulunuza atın. Dünyanın en iyi edebiyat eseri olmayabilir ama sizi Bali şehir rehberini gizlice karıştırmaya itecektir.

‘Bali: Sekala and Niskala’:

Fred Eiseman’ın bu iki ciltlik kitabı, Bali’de keşfedilecek yerleri her yönden inceliyor. Kültür, din, ritüel ve sanat gibi sosyal olgulara değiniyor. Gitmeden önce mutlaka göz atılması gerek. Zira neyin ayıp karşılanıp karşılanmayacağını kestirmek zor oluyor. Pot kırmamak için kültürel kodları biraz daha yakından tanımakta fayda var.

Aman Aman!

Bali’de birçok mağaza girişinde yerde çiçeklerden, mumlardan yapılma adaklar göreceksiniz, daha doğrusu büyük ihtimalle göz hizanızın çok altında kaldığı için göremeyeceksiniz; o yüzden şimdiden uyarmış olalım. Bu adaklar halkın inancına göre şans, refah ve zenginlik getirdiği için, Bali’de yapılacak ilk işiniz ara sıra ayak hizasına bakmak olsun. Dünya tatlısı Balililerin daha bir kere kaş çattıkları görülmemiş, uyarımız sizi onların gazabından değil, basmanız halinde duyacağınız mahcubiyet hissinden kurtarma amaçlı!

Sıkıcı Bilgiler

Denpasar Havalanı’ndan Seminyak, taksiyle 30 - 45 dakika sürüyor ve 8 dolar tutuyor. Ancak Bali otellerinin çoğu havaalanı transferi sağlıyor. Seyahatiniz sırasında araba kiralamanızın çok yardımı olacaktır. Bu sayede daha kolay ve güvenli ulaşım sağlayabilirsiniz. Hem de çok büyük bir masraf yapmadan. Taksi kullanmayı tercih edecek olursanız, otel aracılığıyla çağırmanızda fayda var. Otel dışındaysanız Bali Taksi’ye güvenebilirsiniz.

Kredi kartı yalnızca lüks Bali restoranlarında geçiyor. Kartla ödeme yapacak olursanız, hesaba %3 oranında bir ekleme yapıyorlar. Küçük restoranlar ve yerel lokantaların kart kabul etmediğini aklınızın bir köşesine not almakta fayda var.

Bahşiş bırakma zorunluluğu yok. Ancak iyi servis aldığınızı düşünüyorsanız, bunu birkaç bin rupiah ile göstermeniz bekleniyor.

Burada açılış kapanış saatlerinin bir kuralı yok. Dükkân sahipleri, dükkânlarını istedikleri saatlerde açıp kapatıyorlar. Restoranlar, malzemeleri bittiği için erken kapatabiliyor.

Bali’de hava durumu genelde çok sıcak ve nemli değerleri gösteriyor. Eğer tapınakları veya diğer dini alanları gezecekseniz, yanınıza üzerinizi örtebileceğiniz bir şeyler aldığınızdan emin olun. Bazı günlerde ve saatlerde kadınları içeri almayabiliyorlar.

Söz Şehirlerde

Ben Bali

“Ben Bali”

Temmuz'da Nereye?

Temmuz'da Nereye?

“BALİ”