Barselona Elinizin Altında

Barselona, yürüyerek dolaşması en zevkli Avrupa şehirlerinden bir tanesi. Özellikle de Barri Gothic’te, Raval’de ve bu iki bölgeyi birbirine bağlayan Las Ramblas caddesinde şöyle bir dolaşmak, şehrin en gözde restoranlarını ve butiklerini keşfetmek için iyi bir başlangıç.

Barselona aynı zamanda da Antoni Gaudi’nin şehri. Onun yapıtlarını takip ederek şehri dolaşmak, insanın hem Barselona deneyimini hem de şehir ve mimari algısını başkalaştırıyor. Bir kez Gaudi’nin tarzına aşina oldunuz mu aslında şehrin her noktasına kendisinden bir işaret bıraktığını fark ediyorsunuz. Plaça Reial’de dolaşırken birden lambalarda Gaudi’nin imzasını fark edebiliyorsunuz mesela.

Barselona denince akla futbol da gelmiyor değil. Futboldan biraz zevk alıyorsanız bile Camp Nou’da bir Barça maçı izlemek çok keyifli olacaktır.  Ancak biletinizi bir iki ay önceden almanızda fayda var. Çünkü sırf burada maç izlemek için bile dünyanın pek çok yerinden turist Barselona’ya akın ediyor.

İspanya’nın en çok bilinen festivallerinden biri La Tomatina, Valencia’da gerçekleşiyor. Ama üzülmeyin, Katalanlar Barselona’da pek çok günü ve haftayı bir festival kalıbına uyduruyorlar. Sokakta kostümlü geçitlerin düzenlendiği, havai fişek ve ateş gösterilerinin yapıldığı pek çok farklı festival var mesela. O günlerde sokakları köpüklerle kaplayarak önlem alıyorlar. Bir de Barselona’nın güneyinde Tarragona diye bir yer var ki, pek çok turistin özellikle gittiği Santa Tecla’ya ev sahipliği yapıyor. 1321’den beri düzenlenen festivalde insanlar üst üste çıkarak insandan kuleler yapıyorlar. 15-24 Eylül arası Barselona’daysanız, Tarragona’ya günü birlik gidebilirsiniz. Gündüz denize girip, akşam da festivale giderseniz, şehrin yarı yarıya yerlisi sayılırsınız artık.

 

Barselona

Barselona nerede kalınır sorusuyla başlamışken, şehrin W ve Mandarin gibi büyük zincir oteller için giderek daha cazip bir yer olduğunu söyleyelim öncelikle. Barselona’nın tarihi dokusunun tam tersine Mandarin Oriental, çağdaş ve modern çizgilerde bir dekorasyona sahip. Avrupa’da şimdiye kadar açılmış en iyi Mandarin olduğu yorumlar arasında. Şehrin siluetine damgasını vuran bir diğer otel ise W Barselona. Yoğunluktan dolayı oda bulmanın zor olduğu otelin açıldığı günden beri Barselonalı gençlerin akınına uğrayan barında manzaraya karşı bir kokteyl içmek epeydir moda. Bir yelkenliyi anımsatan binasıyla Sagrada Familia’dan sonra Barselona’nın modern yüzünün sembolü olmaya aday bir yapı olduğu düşünülüyor. Bu iki ikonik otel bir yana Barselona’da iyi otel çok! İşte sizin için derlediklerimiz geliyor! 

 

En İyiler

Hotel Arts Barcelona:

Ritz grubuna ait olan Hotel Arts Barcelona, 44 katlı, tamamen cam ve çelikten oluşan dış cephesiyle, Barselona oteller listesinin en dikkat çekici yapılarından biri. Yer konusunda sıkıntı çekmediklerinden farklı ihtiyaçlara yönelik, farklı tipte odalar tasarlamaktan çekinmemişler. Aralarında özel gym’i olan daireler de var, kendi piyanosu olanlar da. Otel, marinadaki konumu itibariyle Barselona’da keşfedilmesi gereken harikulade bir manzaraya sahip. Denize karşı, özel eğitmenlerle yoga ve pilates seansları ayarlanabiliyor.

El Palauet:

Dışarıdan bakıldığında yüksek tavanları, taş oymaları ve uzun pencereleriyle art nouveau tarzının belirgin bir örneği durumunda bu lüks Barselona oteli. İç mekânlarda ise çağdaş trendler, minimalist anlayışla uygulanmış. El Palauet’de kaldığınız süre boyunca size bir kişisel asistan atanıyor. Bu asistan, ziyaretiniz süresince, kahvaltınızı hazırlaması için bir şef organize ediyor, istediğiniz organik malzemelerin bulunmasını sağlıyor, gitmek istediğiniz etkinlikler için size bilet ayarlıyor, alışverişinizi yapıyor; moda danışmanı, makyaj uzmanı, güzellik uzmanı, bebek bakıcısı gibi ihtiyaç duyduğunuz insanları sizin için buluyor ve angaje ediyor. Aklınıza düşen her sorunun cevaplandığı masalsı bir dünyada ‘Barselona’da nerede kalınır?’ sorusunun pabucu dama atılıyor.

Hotel Omm:

Tasarımıyla iddialı bir diğer otel ise Barselona’nın en iyi otellerinden olan Hotel Omm. Binanın dış cephesi beyaz dalgalarla sarılmış. Bu dalgalar hem yoldan geçenlere karşı gizlilik sağlıyor, hem de sokağın gürültüsünü engelliyor. Aynı zamanda güneşin, oda içinde dağılımını dengeliyor. Bu aydınlık, korunaklı odalar, birer doğal yaşam alanına dönüştürülmüş. Hotel Omm’u, Barselona’da görülmesi gereken bir adres haline getiren özelliği öncelikle spa’sı, ikinci olarak da restoranı. Spa’sı hem alan olarak, hem de sunduğu masaj ve terapi seçenekleri bakımından oldukça geniş. Michelin yıldızlı restoranı ise genç ve stil sahibi 3 şefe emanet edilmiş. A la carte menüsünün yanı sıra çeşitli kategorilerde tadım menüleri de sunuyorlar.

Ohla Hotel:

Barselona’da eski şehir merkezine yakın bir noktada 5 yıldızlı Ohla Hotel ile dört dörtlük bir ziyaretin keyfine varın. Teras katında şehrin gotik mimarisine nazır serilen havuzun Barselona gezisine başlamadan önce sizi nasıl da serinleteceğini bir düşünün! Ardından da butik olarak tasarlanmış özel dekorasyonuyla 74 oda ve süitinde rahat bir nefes aldığınızı ve tabi ki Michelin yıldızlı Barselona restoranı Saüc’de, Şef Xavier Franco’nun imzasıyla hazırlanan tapas’ları birer birer attığınızı... Bavullarınız hazırsa bırakın gerisini Barselona otellerinin incisi Ohla düşünsün!

Bunlara Da Bakmaya Değer

Hotel Neri:

Barri Gotic’te 18. yüzyıldan kalma taş bir saray binasında bulunan Hotel Neri, iç mekânda da taş yapıyı koruyarak Ortaçağ’ı anımsatan bir görsellik elde etmiş. Barselona’da nerede gezilir sorusunun cevabı öncelikle bu gotik mahalleyken otel odalarının serinliği ve konforu kendisini iyice vazgeçilmez kılıyor. Belli ki konfor ön planda tutuluyor. Bu serinlik ve konfor, oteli Barselona’nın en iyi oteller listesine sokmayı başarıyor. Hemen ekleyelim, Neri aynı zamanda Barselona’da keşfedilecek pek çok yerin bulunduğu ‘hip’ mahallelerinden birinin göbeğindeyken, içeri kapanmak şehre haksızlık olur. Otelin tam adı Neri Hotel & Restaurant. Taş duvarları ve iki büyük kemeriyle ortaçağ havasını tamamlayan restoranın kapasitesi 35 kişi ve menüsü de Akdeniz mutfağı ağırlıklı.

Praktik Bakery Barcelona:

2014 Nisan itibariyle 'Barselona Otelleri' listemize bir yenisi daha eklendi: Praktik Bakery Barcelona. Ekmek fırını ile lüks süitleri bir araya getirerek özgün bir konsepte imza atan otelde önce taptaze ekmekler ve krusanlarla güne başlıyorsunuz; günün sonunda ise başarılı tasarımcı Lazaro Rosa-Violá tarafından hazırlanan konforlu süitinizde tüm yorgunluğunuzu atıyorsunuz. Eixample bölgesindeki otel konumu itibariyle Barselona’da görülmesi gereken yerlere oldukça yakınsınız üstelik.

Casa Camper:

Rahat mı rahat ev gibi bir otel diliyoruz ama Barselona’da nerede bilemiyoruz diyorsanız Casa Camper işte o otellerden biri; her odasında kanepe, çalışma masası, televizyon ve hamak var. Uzun bir Barselona gezisinin ardından, otelde böyle bir dinlenme ve çalışma alanı bulmak gerçekten büyük rahatlık. Barselona'nın en ünlü caddesi Las Ramblas’a yürüme mesafesinde oluşu da ayrı bir kolaylık sağlıyor. Gelmeden önce ayrıntılı bir plan yapmamış ziyaretçilere kişiye özel yol haritaları hazırlıyorlar. Bisiklet kiralama imkânı da sunan otel, şehri gerçek bir gezgin gibi keşfetme deneyimine yardımcı olurken, konfordan da asla taviz vermiyor.

Tapas!

Barselona’da ne yenir? Cevabımız elbette ki tapas! Gittiğiniz herhangi bir yerin tapas bar olma ihtimali çok yüksek zaten. Seçeneklerin bol olmasında fayda var ama bu durum bazen de karar vermeyi zorlaştırabiliyor.

Cal Pep: 

Bu lezzet için Barselona’da mutlaka ziyaret edilmesi gereken mekân Cal Pep. Burası son yıllarda pek çok ünlü ismin, Barselona'daki uğrak noktası olmuş. Tabii bir de ağızdan ağza yayılan bir Coppola efsanesi var. Coppola’nın Godfather senaryosunu yazarken yaratısal bir tıkanıklık yaşadığı ve burayı keşfedip, burada beslenmeye başladıktan sonra kısa sürede senaryoyu tamamladığı anlatılıyor. Bu yüzden şehrin yerlileri tarafından da Barselona’nın en iyi tapas adresleri arasında yerini almış bile. Oturduğunuzda bir menü gelmesini beklemeyin, masa beklerken seçeneklere göz gezdirip az çok bir karara varmaya bakın. Gerisini servis elemanınıza bırakın. Pazartesileri akşama kadar açılmıyor, Cumartesi akşamları ve Pazar günleri kapalı.

Tickets:

Cal Pep kadar eski olmasa da, Tickets da Barselona’da görülecek tapas restoranlarından biri elbette. Online rezervasyon yaptırmadıkça masa bulmak imkânsız. Bu kadar kalabalık olmasının nedeni, tabii ki Şef Ferran Adria’nın ününden kaynaklanıyor. Peki, içerideki küçük Barselona’da neler yapılır? İçeride açık pişirme alanları ve önünde de uzun bar var. Menüsü sarı bilet şeklinde katlanan bir kâğıdın üzerinde yazıyor. Bazı şarapları da klasik su bardaklarında servis ediyorlar. Yani talep yoğun olduğu için, masa bulmak zor olsa da, atmosferi oldukça rahat bir mekân.

Cerveceria Catalana:

Barselona’nın en popüler tapasçılarından. Adından da anlaşılacağı gibi burası şarapçılardan çok biracıların Barselona’da keşfetmeleri gereken bir yer. Hem yerli hem de yabancı bira çeşitlerinden geniş bir seçki sunuluyor. Akşam uzun saatler hizmete açık. Barın önüne dizili tapas seçeneklerinden beğendiğinizi işaret edip yemeye, her yerde bulamayacağınız biralardan tatmaya başladığınızda, beklediğinize değecek.. 

Paco Meralgo:

Barselona deyince akla deniz mahsullerinin zenginliği gelir. Paco Meralgo da hem gözünüzü hem de iştahınızı kabartacak uzun barı, yüksek masaları ve  modern bir dekorasyonu ile Barselona’da nerede ne yenir pek karar veremeyenleri rahatlatmak için hazır. Bar kısmında oturmayı tercih edin deriz. Burada sergilenen ‘montadito’ yani lokmalık porsiyonlardan ve tapaslardan sipariş ederek pek çoğunu tadabilirsiniz. Bütün hafta açık, istediğiniz bir gün deneyebilirsiniz.

Restaurante Cocteleria Figaro:

Tapas harici bir şeyler yemek isteyenler için genç ve dinamik bir alternatif.  Yüksek tavanı, kocaman camları, rahat ortamı ve keyifli müziğiyle Barselona’daki en iyi hamburger restoranı. Ayrıca akşamüstü saatlerinde ortam değişiyor ve bara dönüşüyor. Figaro, klasik ve yaratıcı kokteylleriyle Barselona’da gece hayatına iddialı bir giriş de yapabiliyor. Pazar hariç her gün açıklar; kalabalık gidecekseniz rezervasyon yapabilirsiniz.

Bar Lobo:

Barselona’nın en dinamik bölgesi meşhur plajlarına inen yolu La Ramblas’ın pek yakınında “En iyi tapas nerede yenir?” sorusunun cevabı saklı. Bir anne-oğul çalışmasıyla başlayan restorancılık bugün artık onlar için büyük ve ciddi bir iş. Öğle yemeğinde seçeceğiniz tapas’ları özel Lobo kokteyliyle de taçlandırmayı unutmayın.

Cornelia&Co.:

Ünlü İtalyan lezzetlerini her an piknik sepetinize atıp yola koyulabileceğiniz bir adres Cornelia&Co. Taptaze bir ekmek, çeşit çeşit jambon, günün en iyi deniz mahsulü veya makarna. Barselona şehir rehberinin gözdesi Eixample bölgesindeki restoranda yok yok. Şehir kültürüyle tanışmak için ideal bir fırsat.

Akşam Yemeği İçin En İyi Adresler 

El Xampanyet: 

Barselona müzeler rehberinin vazgeçilmez ismi Picasso Müzesi’nin yakınında köklü ve sempatik bir yer. Mavi fayanslı duvarları, mermer masalarıyla geleneksel Katalan stilinin şirin bir örneği. Öğlen de açık olmasına rağmen, daha çok Barselona’da gece hayatına yaptığı katkılarıyla anılıyor. Buranın müdavimleri genelde, akşam saatlerinde buraya gelip lezzetli tapasların ve birkaç kadeh ‘cava’nın tadını çıkardıktan sonra şehrin gece hayatını keşfe devam ediyorlar.

7 Portes:

Katalan mutfağını daha yakından tanımak isteyenler La Barceloneta’da bulunan 7 Portes’i deneyebilirler. 1836’da kafe olarak açılan mekân, 1929’dan beri Barselona’nın en iyi restoranlarından biri olarak hizmet veriyor. Katalan kültürünü önemseyen mekân, yerel bayramların hemen hepsini kutluyor ve bu günlerde, günün anlam ve önemine uygun yemek veya tatlı seçenekleri sunuyor. Woody Allen, Che Guevara, Pele, Miro, Antonio Banderas ve daha birçok ünlü ismi ağırlamış olan 7 Portes’in ismini ayrıca Barselona şehir rehberinde ‘en iyi paella’ altında bulabilirsiniz.

Cal Pinxo:

Barselona’da akşam yemeği bir kere de marina bölgesinde şıklık yarışı içinde geçmeli. Tarih kokan binada lüks bir balık lokantası alternatifi. Bir geminin salonunu andıran dekoru ve duvarları kaplayan şarap raflarıyla çok güzel bir atmosfer yaratılmış. Geleneksel yemeklerin modern dokunuşlarla sunulduğu menüsünde bulunan sayısız seçenek Barselona’da keşfedilmesi gereken tatlardan. Cal Pinxo’nun kendisine ait spesiyellerinden ve tek bir paella tavası içinde servis edilen 3 ayrı çeşidi denemelisiniz.

Bar Mundial:

Şehrin küçük ama çok tanınan restoranlarından biri. Uzun ve masif barın karşısında dizi dizi küçük yuvarlak masalar ve uzun bir oturma alanı bulunuyor. Duvarlarda boks yapan sporcuların fotoğrafları asılı. Burası, 1920’lerden beri aynı aile tarafından işletiliyor. Bar Mundial özellikle deniz ürünü meraklıları için Barselona restoran rehberlerine eklemeleri gereken bir mekân. Şefin o gün aldığı taze malzemelerle hazırladığı seçeneklerin sıralandığı günün spesiyallerine de bir göz atılabilir.

Tanta:

İşte yepyeni bir füzyon deneyimi! Peru meets Japan! Perulu şef Gaston Acurio'nun yeni adresi Tanta'da sizi, açık mutfak ve sade dekorasyon bekliyor. Ve tabii bir de Barselona’da keşfedilmesi gereken lezzetler! Masa için uzun süre beklemek zorunda kalmamak için rezervasyon yaptırmanızı kesinlikle tavsiye ederiz.

Toto:

Barselona restoranlarının yeni gözdelerinden Toto her daim kalabalık. Brunch ve öğle yemeği molası için de tercih edilen mekân, taze İtalyan lezzetleri ve şarap seçkisiyle romantik bir akşam yemeği konsepti için de ideal. Güzel müzik ve güzel yemek bir araya gelince daha ne istenir?         

Bocoi:

Tüm günü La Ramblas’da alışveriş yaparak geçirdikten sonra şehrin en gizemli bölgesine inmenin vakti geldi. Eski gotik şehir bölgesinde yer alan Bocoi daracık Barselona sokaklarının arasında sadece yerlilerin bildiği bir sır. İçeri girdiğiniz andan itibaren sizi yüzyıllar öncesine götüren restoranın o daracık tarihi mutfağından onca gastronomi harikası yemeğin çıktığına hayretle tanıklık ettiğinizde mekânın neden ‘en iyi Barselona restoranları’ arasındaki yerini özenle koruduğunu anlayacaksınız.

41° in Barcelona, Spain:

41° in Barcelona, Spain, 3 Michelin yıldızlı El Bulli’nin yaratıcıları Ferran ve Albert Adria’nın yeni mekânı olarak Barselona şehir rehberimize ekleniyor. Son zamanların en popüler noktalarından biri olmasının yanında restoran sadece akşam yemeği için değil, Barselona’da gece hayatına şık bir başlangıç yapıp lounge atmosferini yaşamak için de ideal. Ünlü şeflerin sundukları gurme tatları denemeden önce yapılan mini alerji suali deneysel mutfağın yaratıcılıklarına açılacağınızın habercisi niteliğinde.

Tatlı Düşkünlerine

Hofmann:

Hofmann, Barselona’nın en ünlü pastanesi belki de. El Born’da bulunan dükkândan içeri girildiğinde çikolata, şeker, vanilya, ekmek, tarçın ve karamel kokularının havadaki mükemmel karışımı burnunuza doluyor. Bu karmaşık kokular, burayı Barselona’da görülecekler listesine ekletiyor. Bu kokunun yanı sıra, tahta büfe ve masayla yaratılmış abartısız romantik dekor da iştahı iyice açıyor.

Florentine:

Yine El Born’da küçük bir dükkân olan Florentine, eski bir mimarın açtığı bir cupcake butiği. Kurabiye ve browni çeşitleri de bulunuyor. Ancak esas olarak renkli ve yaratıcı süslemelerle hazırlanmış cupcake’leri ve ev yapımı dondurması ön plana çıkıyor. Tuğla duvarları ve pastel tonlardaki dekorasyonuyla da oldukça şirin bir dükkân olan Florentine, tatlı krizinin eşiğinde yaşayanların akıllarında dönen ‘Barselona’da tatlı nerede yenir?’ sorusuna da ilaç gibi geliyor.

Gençlere Ve Ruhu Genç Kalanlara 

Dry Martini:

İyi hazırlanmış bir kokteyl eşliğinde Barselona’da gecenin sakin geçmesini isteyenler Dry Martini’de aradıklarını bulacaktır. Beyaz ceketli garsonları, 1960’ların ruhunu yansıtan deri koltukları, loş sarı aydınlatmasıyla Mad Men’den fırlamış gibi duran mekân Barselona’nın en iyi barlarından aynı zamanda. Müziğe rağmen birbirini rahatça duymak, muhabbet etmek ve lezzetli bir şeyler içmek isteyenler için iyi bir alternatif. Yaş ortalaması çok genç değil. Genellikle gece yarısından sonra kapanıyor ancak Cuma ve Cumartesi’leri sabah 3’e kadar açık.

Apolo ve Marula Café:

Peki, dans etmek için nereye gidilir Barselona’da deyip şehrin yerlilerini takip etmek niyetindeyseniz Apolo ve Marula Cafe’ye uğrayabilirsiniz. Marula’nın adının kafe olduğuna bakmayın, gece dans pisti, disco, funk ve house müzik türlerinde dans eden Barselonalılarla dolup taşıyor. Elektronik ve indie müzik tercih edenler Apolo’yu daha çok sevebilirler. Apolo’da haftanın her günü parti yapmak için bir bahane bulunuyor. Müdavimleri saat 10’a kadar Barri Gotic’teki mekânları dolaştıktan sonra yavaş yavaş buraya gelmeye başlıyor.

Sutton Club & Monk Bar & Shôko:

Biraz daha şık ve popüler mekânlar arayanlar, aradıklarını Sutton Club ve Monk Bar’da bulacaklardır. Monk, Barselona’nın lüks barlarından biri ancak canlı müzik yok. Burada çoğunlukla cava tercih ediliyor. Taksiciler burayı hâlâ eski ismi olan Buddha Bar olarak biliyorlar. Sutton Club, Barselona’da gidilecek en iyi gece kulüplerinden biri. Barça futbolcularına ve ünlü oyunculara rastlayabileceğiniz bir yer. Burada ara ara bir şarkılık canlı müzik performanslarına rastlamak mümkün. Mesela hiç beklenmedik bir anda Michel Telo sahneye çıkabiliyor ve sabah 5’e, 6’ya kadar kalabalık dağılmıyor. Barselona’da gece hayatına bir diğer alternatif de, Shôko. Burası, özellikle Madonna, Elton John, Lady Gaga gibi ses getiren sanatçıların konserlerinin ardından yapılan partiler, Barcelona Fashion Night Out ve birçok VIP parti için tercih edilen bir gece kulübü.   

Alışveriş

Manolo Blahnik:

Ayakkabı pek çok kadının tutkusudur. İspanyol asıllı tasarımcı Manolo Blahnik’nin 30 yılı aşkın bir süredir el emeğiyle ürettiği eşsiz güzellikteki topuklu ayakkabıları ise ‘Barselona’da sanat’, ‘Barselona’da görülmesi gerekenler’ gibi pek çok başlık altında kendine yer bulabilecek cinsten. Birçok kadın artistin özel gecelerde ve davetlerde kıyafetlerini tamamlamak için kullandıkları Manolo Blahnik ayakkabılarından bir çifte sahip olmak için Barselona’daki mağazasını ziyaret etmelisiniz.

Alma Aguilar:

Koleksiyonlarında çiçek deseninden hiçbir sezon vazgeçmeyen Alma, Salma Hayek’in Oscar gecesinde giydiği elbisesinden sonra ününü dünyaya duyurmayı başaran genç bir tasarımcı. Özel bir geceye giymek için dolabınızda mutlaka bir Alma Aguilar elbisesi bulunmalı dolayısıyla bu şık adres de bir an önce Barselona alışveriş rehberine eklenmeli.

Mimótica Micola:

Genç kızlar ya da kendini genç kız gibi hissedenler, Barselona’da yapılacak en heyecanlı aktivitelerden biri Mimótica Micola’nın yolunu tutmak. Raquel Micola’nın çocukluk hayali olan rengârenk kumaşlarla tasarladığı ayakkabılara hayran kalmamak mümkün değil. Yanında da deriden, tülden ya da süetten yaptığı çantalara bakmayı unutmayın; biri mutlaka size lazım olanıdır!

Vila Viniteca ve La Pineda:

Dönerken yanınızda götürmek isteyebileceğiniz çeşit çeşit ‘cava’lar, şaraplar için Barselona’da gidilecek en iyi adres. Şarapla birlikte aklınıza gelebilecek her tür peynir ve jambon gibi şarküteri ürünlerinin de çeşitleri bulunuyor. Şarküteriye doymayanların adresi La Pineda ise Barselona’da aşkın bir başka adı. El Gotic’te bulunan bu köklü dükkânda her şey üst üste dizilmiş ve tıklım tıklım gibi görünebilir. Görüntü sizi aldatmasın, eğer bol çeşit ve lezzet arıyorsanız, burada bulacaksınız.

Casa Gispert:

Burası 1851’den beri kendi özel formülüyle kavurduğu fındık ve kahve çekirdeklerini satan bir dükkân. Geleneksel formüllerini değiştirmeyen Casa Gispert’den istediğiniz fındık ve kahve çeşitlerini şık kavanozlara koydurabilir veya kese kâğıdıyla alabilirsiniz. Barselona’da alışveriş hiç bu kadar mis kokmamıştı!

M.O.T.E.L.:

Barselona’da alışveriş için ziyaret edilmesi gereken bölge El Born’da dolaştığınız süre boyunca, Casa Gispert gibi şirin pek çok dükkânla karşılaşacaksınız. Bunlardan M.O.T.E.L. dışarıdan bakıldığında küçük ve sıradan bir yer gibi gözükmesine rağmen dikkatli bir gözden kaçmayacaktır. Farklı kaynaklardan, şehirlerden özenle seçilerek bir araya getirilmiş vintage koleksiyon, burada alıcısıyla buluşuyor.

Kowasa:

Kitap kurtları için Barselona şehir rehberinin tavsiye edebileceği bir adres var mıdır? 1980’lerden beri Eixample’de hizmet veren Kowasa, İngilizce, Fransızca ve İspanyolca kitapları satışa sunuyor. Daha çok sanat kitapları ve fanzinler üzerine yoğunlaşan kitabevinde, edebi eserler de dâhil toplam 18.000’e yakın kitap bulunuyor.

Natura:

Dönüş vakti yaklaşırken hediyelik alma arayışında olanların, Barselona’da alışveriş turunu çeşitlendirmek isteyenlerin uğramak isteyeceği ilk duraklardan biri Natura. Mağazada organik kadın giyim tasarımlarından ayakkabı ve aksesuarlara kadar pek çok seçenek yakalarken eviniz için de şık bir parça alabilirsiniz. Barselona genelinde uygulanan siesta saatlerini unutmayarak plan yapmakta fayda var.

Görülecek Yerler

Gaudi’nin İzinden:

Barselona’nın görsel bilinçaltı dünyası Antoni Gaudi’nin etkisi altında. Kendine has çok belirgin bir stili olan Gaudi, bütün şehre imzasını bırakmış adeta. Barselona mimarisi hâlâ ister istemez Gaudi’ye göndermeler taşıyor. Şehrin atmosferini, tarzını daha iyi hissedebilmek için Gaudi’ye yakından bakmakta fayda var. Daha çok gotiği yeniden yorumlaması ve modernizmle bir araya getirişiyle büyüler Gaudi. Aynı zamanda Barselona gezisinin vazgeçilmez duraklarından Sagrada Familia, yapıtlarının arasında en görkemlisi. İnşaatının 2026’da tamamlanması bekliyor. Buraya gitmeden önce sadece detaylı bir Sagrada Familia rehberi almanızı öneririz. Bir parçası, bir parçasını tekrar etmeyen bu yapının her karesinde başka bir anlam ve hikâye saklanmış. Gaudi’nin tasarladığı bir dizi de ev var. Bunlardan Casa Vicens, Casa Calvet, Casa Mila, Casa Battlo, Bellesguard ve Palau Güell Barselona’da görülmesi gereken büyüleyici adresler. Eğer hepsine zaman ayıramayacağınızı düşünüyorsanız, Casa Battlo, Casa Mila ve Palau Güell’e öncelik vermekte fayda var. Katalan girişimci Eusebi Güell ve Gaudi arasındaki üretken ilişkinin güzel sonuçlarından biri olan Parc Güell’i de görmek güzel olacaktır. Park, El Carmel’in tepelerinde. Oraya vardıktan sonra ufak bir piknik yaparak dinlenebilirsiniz.

MACBA ve MNAC:

Her ikisi de Barselona müzeleri arasında en popüler olanları. Şehrin en büyük modern sanat müzesi olan MACBA, 20. yüzyıl sanatçılarının eserlerinden oluşan hatırı sayılır büyüklükte bir koleksiyona sahip. Dönemlik sergilere de ev sahipliği yapan mekânda Barselona’da keşfedilecek yeni bir tatla karşılaşabilirsiniz her defasında. MNAC ise Katalan sanatını romanesk, gotik ve barok dönemlerden alarak 20. yüzyıla kadar getiriyor. Her ayın ilk Pazar günü de, ziyaretçileri, rehberler eşliğinde Katalan sanatının 1000 yılına tanıklık etmeye davet ediyorlar.

La Fabrica:

2012 yılında açılan Barselona müzesi, yeni olmasına rağmen, şimdiden şehrin sanat ajandasına yön veren bir yer haline geldi. Genç sanatçıların da çok tercih ettiği ve ilham aramaya geldiği bu müze, şehrin en radikal çağdaş sanat sergilerine kapılarını açmasıyla Barselona rehberinde ayrı bir öneme sahip.

Fundacio Miro:

Burada 1975 yılından beri deneysel sanatçıların işlerini bünyesinde barındırarak, genç sanatçılara işlerini sergileyebilecekleri bir ortam yaratmaya çalışılıyor. Kütüphanesinde bulundurduğu 10.000 kitapla Barselona müzeler rehberinin kıymetlisi olan müzenin koleksiyonunda, Miro’nun eserlerinin yanı sıra, René Magritte, Marcel Duchamp gibi sanatçıların da eserleri bulunuyor.

Museu Picasso:

Şehre kendi imzasını taşıyan, arkasında Barselona’da ziyaret edilmesi gereken bir müze bırakan diğer bir sanatçı da Picasso. Museu Picasso, Ortaçağ’dan kalma bir saray binasında ikamet ediyor. Picasso’ya ait 3500’den fazla parçaya sahip olan müze, açıldığı yıllardan bu yana her dönem, belli bir konsept altında Picasso’nun eserlerini sergiliyor.

Gitmeden Önce İzlenecekler

Barselona’da aşk denince kaçınılmaz olarak ‘Vicky, Cristina, Barcelona’ (Barselona, Barselona) geliyor akla. Tabii Almodovar’ın ‘All About My Mother’ını (Annem Hakkında Her Şey) unutmamak lazım. Whit Stillman’ın yönettiği ‘Barcelona’ adlı film pek bu kadar popüler değil. Ancak yeni Barselona filmleri peşindeyseniz ve henüz izlemediyseniz, izlemenizi tavsiye ederiz. Bir de ‘Biutiful’ diyecektik ama dilimiz varmıyor. İçinizdeki hayat ve seyahat enerjisinin kaçmayacağından emin olduğunuz bir zamanda izlemenizi öneririz.

Aman Aman!

Saat 13:30-16:30 arası açık dükkân, banka bulmak çok zor. Gideceğiniz yerleri planlarken mutlaka saatlerini kontrol edin.

FC Barcelona hakkında olumsuz şeyler söylemek Barselona’da yapılmaması gereken bir iş tahmin edersiniz.

Barselona’da çoğunlukla Katalanca konuşuluyor. İspanyolca yerine Katalanca birkaç kelime öğrenmek daha kullanışlı olacaktır.

Cerveza yerine caña ve sangria ile şarap yerine de cava sipariş etmek çok daha havalı. Caña, bir çeşit tatlı rom. Cava ise, Katalanların, köpüklü şarabı. Beyaz ve roze seçenekleri var.

Sıkıcı Bilgiler

El Prat Havaalanı’ndan şehir merkezi taksiyle 30€ civarında tutuyor ve 30 dakika sürüyor. Havaalanından alacağınız seyahat kartlarıyla otobüs ve metro seyahatlerinizi kolaylaştırabilirsiniz

Barselona müzelerinde sıra beklemeden giriş yapabilmek için Museum Pass alabilirsiniz. İlk kullandığınız günden itibaren 10 gün geçerli olacak.

Barselona restoranlarına gelince, rezervasyonsuz yer bulmak çok zor. Barda oturmak güzel olabiliyor. Bahşiş bırakmanız beklenmese de birkaç Avro bırakmakta fayda var.

Şehir içinde dolaşmak için mobilet veya bisiklet kiralayabilirsiniz.

İspanya telefon kodu +34. Şehiriçi aramalarda, numaranın başına 93 eklemek gerekiyor. Cep telefonları çoğunlukla 6 ile başlıyor. Acil durumlarda 112’yi arayın.

Söz Şehirlerde

Ben Barselona

“Ben Barselona”

Şehirler ve Yürüyüş Rotaları

Barselona

18 saatte “Barselona”

Yaşayanların Kaleminden

Carles Vivancos gözüyle Ciutat Vella/Barselona

“Carles Vivancos gözüyle Ciutat Vella/Barselona”

Mart'ta Nereye?

Mart'ta Nereye?

“BARSELONA”