Beyrut Elinizin Altında

Beyrut bir zamanlar Ortadoğu’nun Paris’iydi, savaştan sonra bitti gitti diyenler, Beyrut’u en son ne zaman gördüler acaba? Beyrut’ta gece hayatı almış başını gidiyor. Buradan çıkan genç tasarımcılar, dünya moda otoritelerince alkışlanıyor. Lüks oteller arka arkaya, yatırım için buraya geliyor. Şehrin gençleri, restoranları, barları ve plajları doldurup taşırıyor. Ortadoğu’nun Paris’i mi, New York’u mu orası bilinmez ama en canlı ve lüks şehirlerinden biri olduğunda şüphe yok.

Bir yanda her şey çok lüks ve eğlenceli olsa da, savaş hâlâ tüm ülke için önemli bir tehdit. Görünüşe bakılırsa Beyrutlular, bu korkuyla paralize olmadan yaşamanın yolunu ve hatta şehrin tadını çıkarmanın yolunu  bulmuşlar. Sonuçta burası dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri. Ne savaşlar, ne hükümdarlar gördü bu şehir. Geriye kalan, asıl olan yine şehrin kendisi ve onu yaşatan insanlar. Beyrut bin yıllara ve felâketlere meydan okuyan cesur bir şehir. Herkese anlatacak bir hikâyesi, verecek bir dersi var elbette. Üstüne bir de böyle bir şehre, uçakla bir buçuk saatte ve vizesiz gidebileceğinizi söylesek?

Beyrut

Four Seasons Beirut:

Beyrut en lüks oteller listesi son yıllarda giderek uzuyor; Four Seasons’ın açılması ise rekabetin boyutunu değiştirdi. 26 katlı binasında Four Seasons Beyrut, 5 tip oda ve 7 tip süit seçeneğiyle ve toplam 230 odasıyla hizmet veriyor. Odalar, modern Fransız çizgilerini yansıtıyor ancak süitlerin her birinin stili birbirinden farklı. Otelin şehir ve deniz manzaraları özellikle üst katlarda çok etkileyici. İkinci kattaki Grill Room’da kahvaltı, öğle ve akşam yemekleri servisi var. Ayrıca Fransız, İtalyan ve Lübnan şaraplarından da geniş bir seçki sunuyorlar. Otelin dört tane de bar ve lounge’u bulunuyor. Otelin havuzuna ek olarak, 546m2’lik bir spa ve spor salonu da Beyrut’ta konaklama adına tam konfor sağlamakta oldukça başarılı.

Le Vendôme Beirut:

Beyrut Corniche’de bulunan otel, kraliyet aileleri ve ünlü isimler için Beyrut’ta konaklamanın başlıca adreslerinden. Otelde bir süredir tadilat faaliyetleri var. 2014 kış sezonuna tamamlanması bekleniyor. Ancak bu süre içinde otel kapalı değil. Tadilat sonrasında otelin odaları ve süitleri de tamamen yenilenmiş olacak. Otelin bir de kendisiyle beraber anılan bir barı var. Sydney’s Club Bar’ın ünü, neredeyse Vendome’unkini geçiyor. Orijinal bir Beyrut yapımı olan bar, dekorda New York’un klasik barlarının havasını taşıyor ve ismini eski barmeninden alıyor.

Le Gray:

Açıldıktan kısa süre sonra, yalnızca Beyrut tatil turizminin değil, iş dünyasının da önemli merkezlerinden biri haline geldi. Toplam 87 odası bulunan otel, büyüklükleri 40 m2 ile 220 m2 arasında değişen, 8 farklı konsept sunuyor. Dekorda yerel desenlere ve ayrıntılara rastlamak pek mümkün değil. Bunun yerine batı modernizminin mimariye yansımaları kullanılmış. Spa servislerinin yanı sıra, reiki ve akupunktur hizmetleri de mevcut. Çatı katında bulunan Beyrut restoranı Indigo, günün her öğünü için ayrı bir menü sunuyor. Bar ThreeSixty ise, adı üzerinde 360 derecelik bir manzara sunuyor. Canlı performansların yanı sıra DJ’ler de müzik yapıyor. Otelin ayrıca bir kafesi ve bir puro barı bulunuyor.

Albergo:

1930’lu yıllardan kalma bir malikânede hizmet veren Albergo, Beyrut’ta görülmesi gereken bir yer aynı zamanda. Misafirlerini 33 farklı süitinde ağırlıyor. Odaların her biri çok farklı tarza sahip. Fas’tan Osmanlı’ya, 21. yüzyılın Paris’inden, 18. yüzyılın Paris’ine belirgin geçişler var. Birbirinden farklı ülkelerin mutfaklarını servis eden üç restoranı ve bir barı var. Buna ek olarak akşamüstleri çay saati düzenleniyor.

Villa Clara:

Beyrut gezisini romantizmle dolu geçirmenin yolu belle epoque tarzıyla döşenmiş şık bir butik otel olan Villa Clara’dan geçiyor. Dramatik detaylarla süslenmiş geniş 7 odası ile konfor ve huzur vaat eden otel yenileyici bir tatil için Beyrut’ta nerede kalınır diye arayışa geçen misafirlerin ideal noktası. Gastronomi konusunda da adından bahsettiren restoranı ise Fransız mutfağının meşakkatli tariflerinde oldukça başarılı. Fransız asıllı şef Olivier Gougeon tarafından spesiyal olarak sunulan beyaz fasülye ve ev yapımı sosis ile süslenen ördek çevirmenin mutlaka denenmesi gerekir.

Byblos Sur Mer:

Şehrin çok merkezinde olmasa da Beyrut’un en iyi otellerinden biri. Beyrut’un ünlü Roma kalıntılarına çok yakın olan otelin çevresinde gezilip görülecek daha pek çok alan var. Deniz kenarındaki otel, şehrin antik kalıntılarına uyum sağlamış görünse de, son derece konforlu ve şık bir deneyim sunuyor. Kahvaltı ve gün içindeki atıştırmalıklar için bir bistrosu var. Otelin bulunduğu koyun hemen dibindeki restoranı Dar L’Azrak, deniz ürünlerinden oluşan menüsüyle bu balıkçı bölgesinin hakkını veriyor.

Öğle Yemeği İçin En İyi Adresler 

Tawlet Souk El Tayeb:

Açık mutfak politikasıyla yola çıkmış bir Beyrut restoranı. Mutfakta her gün başka biri var. Hal böyle olunca menüler de günden güne değişiyor. Yemekler de dizi dizi diziliyor. Tahta masaları ve sandalyeleriyle Beyrut rehberinin aranılan adreslerinden. Hemen hemen tüm aşçıların geleneksel Lübnan yemeklerini yaptıkları söylenebilir. Rahat, samimi ve lezzetli yemekleri olan bir yer. Cumartesi günleri brunch’ı oldukça başarılı.

La Tabkha:

Fransız bistro görüntüsünün altında müthiş Lübnan yemeklerini keşfetmek için Beyrut’ta nereye gidilir diyorsanız, doğru yerdesiniz. Burası fast food’la, ev yemeğinin buluştuğu nokta. Menü, meze çeşitlerinden yana bol. Ek olarak salata çeşitleri de var. Açık büfe kısmı da bulunan restoranda, menüde yazmayan günlük çeşitlerden de seçebilirsiniz.

Margherita:

Geleneksel yemeklere ara vermek isteyenler için İtalyan bir seçenek olan mekân pizza severler için Beyrut’ta ziyaret edilecekler arasında. Taş döşemesi ve yüksek bar masalarıyla sıcak bir yer. Sigara yasağını sadık bir şekilde uygulayan restoranlardan biri. Hem öğlen hem de akşam tercih edilebilir.

Le Chef:

Çok eskiden beri var olmasına rağmen lezzetini bozmayan bu şirin Beyrut restoranı en ünlü Lübnan yemeklerinden sorumlu. Ucuza geleneksel ev yemekleri yemek isteyenler de, ambiyansa takılmadan gurme zevklerin peşinde koşanlar da seveceklerdir. Vejetaryenler için sebze ve çorba çeşitleri de bulunuyor.

Tavolina:

Beyrut gibi oriyantal bir mutfağın yanında tanıdık ama bir o kadar da lezzetli tatları bulmak isteyebilirsiniz. Tavolina, şehirdeki en iyi İtalyan restoranlarından biri olarak 'Beyrut Restoranları' listenizin yıldızlı seçeneği olarak yerini alabilir. Ev konforunu pötikareli masa örtülerinden diğer detaylarına kadar yansıtmayı başaran mekânın odun ateşinde pişen pizza ve makarna çeşitleri olmazsa olmazlardan. Ancak daha uzunca bir öğünü tercih edenler için balık ve et porsiyonları da unutulmamış elbette.

Cro Magnon:

Cıvıl cıvıl dükkân ve kafelerin doldurduğu Zaitunay koyundaki marinada et sevenlerin unutamayacağı şık bir akşam yemeği için daha fazla Beyrut restoran rehberleri arasında vakit geçirmenize lüzum yok, Cro Magnon bunun için eşsiz bir fırsat. Akdeniz’in sıcak maviliklerine nazır, asalet içinde serilen restoran deniz mahsullü tabaklarının yanında en çok USDA tarafından bir numara ilan edilen sığır steak’leri ile ünlü elbette. Tam dört menüden oluşan seçkilerinde en kaliteli şarapları bulabileceğiniz gibi yemek sonrasında yakılmak üzere sunulan puro listesine de göz atmanızı tavsiye ederiz.

St. Elmos Seaside Brasserie:

Zaitunay koyunun her daim dolup taşan noktalarından biri St. Elmos müdavimlerini Beyrut şehir rehberini yeniden yazmaya davet ediyor. Deniz kenarına kurduğu masaları ve Akdeniz ruhunu yansıtan bohem ambiyansı ile Beyrut restoran alternatifleri arasında büyük bir ilgiyle karşılaşıyor. Brasserie tarzıyla döşenen mekânda midye tabakları ve New England ıstakoz rulo gibi klasikleri bulmak sevenleri için gerçek bir sürpriz. Ancak restoranın belki de en büyük sürprizi doyurucu bir yemeğin ardından gelen içi sıvı çikolatayla kaplı özel cookie’leri..!

Akşam Yemeği

Chez Sami:

Şehir merkezinin 23 km. kuzeyindeki restoran, Beyrut’un en ünlü restoranlarından biri. Deniz kenarındaki restoran deniz ürünleri ve mezeleriyle bu ünü hak ediyor. Başarısının bir sebebi, yerel balıkçılardan taze malzeme alıyor olması. Menüde Lübnan’ın en iyi şaraplarından örnekler mevcut.

La Table d’Alfred:

Büyük şöminesi ve etrafına dizili tablolarla Beyrut’ta akşam yemeği için ideal adreslerden biri. Restoranın yanı sıra uzun bir barı ve lounge bölümü de bulunuyor. Menü Fransız yemekleri ağırlıklı. Şarap menüsü ise çoğunlukla Fransa ve Lübnan şaraplarından oluşuyor. Ayrıca şarap mahzeni gezilebiliyor da. Puro menüsü de 30 farklı markanın ürünlerinden oluşan, oldukça zengin bir menü. Akşamları Anwar Rayes, piyanosuyla misafirlere eşlik ediyor.

Gilt:

Gri ve beyaz renklerin ahşapla olan kusursuz birlikteliği Gilt’i şık bir akşam yemeği için Beyrut’ta nereye gidilir diyenlere eşsiz bir gece yaşatıyor. Restoranın dana carpaccio’su ile ilgili tutkulu bir tavır alan müdavimlerin bir diğer beğenisi de tam istediğiniz gibi pişirilen bonfile oluyor. Dünya mutfaklarından seçtiği klasiklere modern dokunuşlarla bambaşka bir tat katan usta şef Maroun Chedid, Lübnan mezelerine ara vermek niyetinde olanları beklemekte...

La Copla:

Beyrut’ta akşam yemeği için biçilmiş kaftan yeni açılan restoran Copla. Endülüs asıllı şef Dani ve özgün tasarımların yaratıcısı bir mimar olan Bernard Khoury’nin birlikte açtıkları bu yeni mekân Lübnan restoranları listesinin ve dünya gastronomi haritasının göz alıcı yıldızlarından biri. Daha önceleri kariyerini 2 Michelin yıldızlı Calima’da yapan Garcia, şimdilerde New York’ta açtığı restoranın ardından Copla ile sunuyor gurme lezzetlerini. Safran sosuna yatırılmış levrek ve daha pek çok spesiyal keşfi bekliyor La Copla’da.

Zabad:

Paris’te 3 restoran işletmeciliğinin ardından, tam 25 sene sonra Lübnan’a geri dönen usta şef Karim Haidar, sizleri ünlü Lübnan yemekleri ile tanıştırıyor. Akdeniz mutfağıyla tatlanan oriyantal yemekler, soğuk mezeler ve diğer spesiyaller Beyrut’ta nerede yenir diyenler için Zabad’ı takdim ediyoruz. Klasik çizgilerinin altında romantik detaylarla süslenmiş mekân, konuklarını 9 tariften oluşan özel bir tadımlık menüyle karşılıyor, reddetmemenizi tavsiye eder, ivedilikle Beyrut şehir rehberinizin bir köşesine notunuzu almanızı dileriz.

Balthus:

İsmini, Balthus olarak bilinen ünlü ressam Balthasar Klossowski’den alan bu şık Fransız brasserie’si, Beyrut’ta gidilecek en keyifli yerlerden. Menüsünde çok fazla seçenek yok belki ama hepsinin özenle elenip seçildiği ve yine büyük bir özenle hazırlandığı belli oluyor. Yengeç salatası ve istiridyeleri pek meşhur. Şarap listesi, yiyecek menüsünden çok daha kapsamlı ve uzun.

Tinto:

Tam adı Tinto Tapas Bar olan Tinto, Beyrut’un en ünlü caddelerinden biri olan Uruguay Caddesi’nde bulunuyor. Sammir Kassir Meydanı’nın arkasındaki trafiğe kapalı bu sokak, Beyrut’ta gece hayatının kalabalık merkezlerinden biri haline geldi. Tinto da burada, İspanya’yı aratmayan lezzetli tapasları ve muhteşem sangria’larıyla servise açık. Rahat ve eğlenceli bir akşam geçirmek isteyenlere özellikle duyurulur.

Chez Maggie:

Beyrut’un 50 km. kuzeyinde, UNESCO’nun korumaya aldığı Batroun’da bulunuyor. Denizin hemen dibinde salaş bir balık lokantası. Mavi beyaz görüntüsüyle Ege balıkçılarını andırıyor. Otantik, küçük ve mütevazı olmasına aldanmayın, Le Figaro, Paris Match ve New York Times gibi yayınlarda adı geçiyor. Hatta Anthony Bourdain ve Vedat Milor da burada çekim yapmıştı. Böyle böyle biraz ünü artmış olsa da, hâlâ aynı tazelikte ve sadelikte. Batroun’a yapılacak günlük bir turda uğranabilir.

Varouj:

Varouj, Ermeni mutfağından yemekler sunan bir yer. Yalnızca Arapça menüsü var. Ne seçerseniz seçin, pişman olmayacaksınız ama sucuk ve muhammarasının Beyrut restoran rehberinde ayrı bir yeri olduğunu ekleyelim.

Atıştırmalıklar

Ginette:

Ginette hem Beyrut’ta alışveriş yapabileceğiniz hem de güzel bir mola verebileceğiniz bir yer.  Menü daha çok salata, sandviç ve tatlılardan oluşuyor. Burası aynı zamanda tasarım kıyafetlerin ve aksesuarların satıldığı, şık ve stil sahibi bir yer. Trendleri takip etmeye çalışanların mutlaka görmesi gerek.

Kahwet Leila:

Geleneksel yemekleri ve yerel servis konseptini alıp, evrensel ve modern bir yorumla tekrar şekillendirmişler. Tavana kadar raf raf saksıların olduğu duvar ve renkli sandalyeleriyle Beyrut’ta gidilecek sevimli bir yer. Bir köşede duran açık büfede de günün yemekleri bulunuyor. Menüden de seçim yapabilirsiniz. Geleneksel Lübnan yemekleri, meyve ve şekerleme sunuyorlar. Nargilesi de oldukça meşhur.

Sky Bar:

Sky Bar, Beyrut’un, dünyanın en hareketli, canlı ve lüks gece hayatına sahip şehirlerden biri olduğuna inanmakta zorlananlar için açılmış sanki. Kulüp, 2003 yılındaki açılış partisi için Wyclef Jean’i davet ederek, burada neler olacağına dair ipucunu en baştan vermiş. Daha sonra da Busta Rhymes, 50 Cent, Kelis, Stormae, Pitbull, Snoop Dog ve Madcon gibi isimlerin burada sahne alması burayı Beyrutluları pek şaşırtmamış. Kısa zamanda dünyanın en iyi barları listelerine de giren Sky Bar, Beyrut gece hayatının en önemli isimlerinden biri.

B018:

Beyrut’un tarihi barlarından biri. 80’lerde, savaş esnasında, insanların müziğe ihtiyaç duyduğu iddiasıyla kurulmuş. Ancak bu ismi sonradan almış. Fransızca B dix-huit olarak telaffuz ediyorlar. Ünlü DJ’lerin performans sergilediği Beyrut barına zaman zaman dünyaca ünlü mankenler ve şarkıcılar da geliyor.

White:

White, Beyrut’un en iyi  gece kulüplerinden bir diğeri. Deniz manzarası ve özel ışıklarıyla etkileyici bir atmosferi var. Fedde Le Grand ve Timo Maas gibi isimler burada performans göstermiş. En son George Michael’in eğlenmek için burayı seçmesiyle adından söz ettirmişti.

Godot:

Godot, Beyrut şehir rehberinin yaşlanmayan okurlarına hitaben Gemmayzeh bölgesinde bulunuyor. Burası sıra sıra barların ve restoranların olduğu bohem denebilecek bir mahalle. Godot, rock ve caz ağırlıklı müzik dinleyebileceğiniz ve ilginç bira çeşitleri deneyebileceğiniz bir yer. Çarşamba akşamları, içeride sigara içilmiyor.

Burgundy Wine Bar:

Burgundy, şık dekorasyonu, etkileyici Fransız yemekleri ve şarap seçenekleriyle bütün gece Paris’le Beyrut arasında gidip geliyor. Burada içecekseniz 21 sayfalık menüden, satın alıp eve götürmeyi tercih ederseniz 18 sayfalık bir menü ile karşılaşıyorsunuz. Yiyecek menüsü çok daha kısa. Hatta çok az seçenek olduğu söylenebilir. Yalnızca, gerçekten çok iddialı oldukları tabakları sundukları için ne sipariş ederseniz edin, memnun kalacağınızdan emin olabilirsiniz. Sakin ve keyifli bir gece geçirmek isteyip Beyrut’ta nereye gidilir bilemeyenlerin dikkatine.

Centrale Restaurant:

Dünyanın en iyi restoranları ve barları listelerinde boy gösteren mekân Beyrut turunda da farklı bir yere sahip. Dekorasyonu yazıla çizile bitirilemeyen bir yer. Caz, soul ve R&B müzikler eşliğinde klasik kokteyllerini denemek isteyenler pişman olmayacaklardır. Fransız mutfağı ağırlıklı olsa da, dekor, müzik ve kokteyller tam bir New York atmosferi yaratıyor.

Blue Note:

Lübnanlı ünlü müzisyenlerin müzik yaptığı bir yer. Şehrin 20’li yaş gençleri de çok sık geliyor. Beyrut’ta gece hayatına yerel grupları keşfederek girmek istiyorsanız burası tam sizin için.

Alışveriş

Elie Saab:

Beyrut’ta alışveriş turuna çıkanların 1964 doğumlu bir moda devi Elie Saab’ı tanımaları gerekiyor. Lübnan asıllı modacı, kendi markasını 18 yaşındayken Beyrut’ta başlatmış. Daha sonra Paris’te moda eğitimi almış. Şimdilerde kraliyet davetlerini ve kırmızı halıları kasıp kavuruyor. Hazır giyim mağazaları pek çok ülkede ve şehirde bulunsa da, couture mağazası sadece Paris ve Beyrut’ta bulunuyor.

Milia Maroun:

Lübnan’ın yetenekli modacıların Milia Maroun’un, Beyrut, Londra, Paris ve New York’ta birer mağazası bulunuyor. Ancak butiği yalnızca Beyrut’ta. O yüzden hazır buradayken kendisini Beyrut’ta gezilecekler listesine eklemenizi öneririz. Adeta bir sanat galerisi olan butik görülmeye değer.. 

Liwan:

Esasında iç mimar olan Lina Audi, artık tasarımlarıyla biliniyor. Tasarımların bir kısmını da mağazasında geçirdiği zamanlarda ortaya çıkarıyor. Kaftanları ve sandaletleri Beyrut’ta ne alınır diyenler için bir yardım meleği gibi imdada koşuyor. Bunların dışında yastık, sabun, battaniye gibi ev aksesuarları da tasarlıyor.

Maison Rabih Kavrouz:

Lübnan asıllı modacı, genç yaşta Paris’e moda eğitimi almaya gitmiş. Dior ve Chanel’de eğitim programlarına katıldıktan sonra ülkesine dönüp kendi markasını başlatmış. Oldukça tanınmış bir modacı olan Kavrouz, koleksiyonlarıyla Vogue, Marie Claire, Elle gibi dergilerin takip ettiği bir tasarımcı ve tabii Beyrut alışveriş rehberinin de vazgeçilmez bir üyesi haline gelmiş.

Krikor Jabotian:

Jabotian, Elie Saab’ın yanında çalışarak başlamış moda hayatına. Öğrenci olduğu dönemde de Rabih Kavrouz’un dikkatini çekmiş. Referansları sağlam yerden yani. Teatral ve dramatik elbiseler tasarlıyor. Bunda, küçükken oyuncak bebek elbiselerine takmış olmanın bir etkisi vardır herhalde. İyisi mi bu hem romantik, hem de modern tasarımlarını, Beyrut alışveriş listenize ekleyin bir an önce.

Bokja:

Bokja, Beyrutlu yaratıcı ve yetenekli iki kadının bir araya gelerek kurduğu bir marka. Tasarladıkları mobilyalar, elde yapılıyor. Klasik mobilya hatlarını, modern, renkli ve acayip desenli kumaşlarla birleştirerek çok belirgin bir stil çıkarmışlar ortaya. Beyrut gezisine çıkmadan önce bavula bir koltuk atamamak hiç bu kadar üzücü olmamıştı!

Orient 499:

Frank Luca ve Aida Kawas’ın kurdukları tasarım markası Beyrut’ta ne alınır diye onlarca şeyin arasında kararsız kalın diye yapılmış sanki. Sabun, bakır kaplar, havlu, tabak, çanak, tütsülük gibi ev eşyaları da bulunuyor. Ama asıl takılar ve kaftanlar insanın aklını başından alıyor.

L’Artisan du Liban et d’Orient:

Beyrut’u çağrıştırabilecek her türlü ufak tefek eşya için bakabileceğiniz bir yer. Beyrut’ta alışveriş yapalım derken kendinizi ülkeye, terlikler, ahşap kutular, seramikler ve tavla setlerinden oluşan ufak bir ordu ile giriş yaparken bulabilirsiniz.

Gezmeler

National Museum of Beirut:

Beyrut, müze bakımından çok zengin bir şehir değil ancak, National Museum görülmesi gereken müzelerinden biri. 100.000 civarında parçayı koleksiyonunda bulunduran müze, önemli arkeolojik eserlere sahip.

Beirut Art Center:

Çağdaş ve yerel sanatçıların eserlerini sergiliyorlar. Böylece onlara da dünya sanat çevrelerinde tanınabilmeleri için bir platform sağlıyorlar. Bazen çok ilginç ve güzel sergiler olduğu gibi vasat şeyler de olabiliyor. Yakınındaysanız hızlı bir tur atabilirsiniz; Beyrut’ta sanat turunun tadımlık bir parçası olabilir Beirut Art Center.

Jeita Grotto:

En harika doğa harikalarından biri. Jeita, Beyrut’un 18 km. kuzeyinde bulunuyor. Burada yer altında, 9 km uzunluğunda bir mağara bulunuyor. Üst mağara girintili çıkıntılı ve dar yollarından geçerek gezilebiliyor. Alt mağara ise ancak botlarla gezilebiliyor. Tarih öncesi çağlarda insanların burada yaşadığı düşünülüyor. Bu doğa harikası Beyrut’ta keşfedilecekler listesine girmeyi elbette hak ediyor zira kendisi şehrin sembollerinden.

Byblos, bugünkü adıyla Jubayl:

Müze bakımından çok zengin değil derken, kapalı mekânları kastettiğimizi tahmin etmişsinizdir zaten. Şehrin içi ve etrafı çok büyük bir açık hava müzesi gibi. Byblos, UNESCO’nun koruma altına aldığı yerlerden biri. Buradaki arkeolojik kazılar binlerce yıl geriye gidiyor. Bulunanların bir kısmını yukarıda bahsettiğimiz Beyrut müzesinde görebilirsiniz. Ayrıca Roma ve Osmanlı kalıntılarını yerinde görmek için de gidilmesi gereken bir yer. Burada geçireceğiniz bir günün ardından Byblos Sur Mer’de konaklayabilirsiniz. Ayrıca Chez Pepe de Beyrut’ta gidilmesi gereken adreslerden olmalı mutlaka. Byblos’da denize girebilir ve küçük yerel dükkânlardan alışveriş yapabilirsiniz.

Plajlar

Beyrut’un en iyi plajları nerede diye sorduğunuzu duyar gibiyiz. Hemen her plajın gerisinde içinde çeşitli atraksiyonlar olan havuzlar bulunuyor. Denize nazır havuzlarda yüzülüyor. Bunların girişleri oldukça uygun. Üzerine biraz daha para vererek VIP veya VVIP kategorilerinden de giriş yapabiliyorsunuz.

Iris Beach Club:

Iris Beach Club, eğlencenin Beyrut’ta gece de devam ettiği plajlardan biri. Gündüz yüzenler gece oldu mu DJ performansı eşliğinde dans edip kokteyllerini içerek eğlenmeye devam ediyorlar.

Janna Sur Mer:

Beyrut’a 15 dakika mesafede yakın bir plaj. Burada denize giren kimse olmuyor. Daha çok havuz tercih ediliyor. Havuzun ortasında yükselen platformda gerçekleşen oryantal dans performansını izlemek Beyrut’ta görülmesi gereken şovlardan.

Bonita Bay:

UNESCO’nun koruma altına aldığı Batroun’un, Beyrut’ta nereye gidilir diyenlere sunacağı serin bir teklifi var. Burası diğer plajlara göre çok daha sakin ve mütevazı. Ancak denizi ve kumsalı hepsinden daha güzel. Şehrin yerlilerinin gelmeyi tercih ettiği, turistlerden şiddetle korunan güzel bir plaj. Chez Maguy’un duyulmasıyla, kumsal da biraz duyulmaya başladı. Bir günü burada denizde ve Chez Maguy’da yemek yiyerek geçirmek oldukça keyifli.

White Beach:

Beyrut’ta gelmişken gidilmesi gereken başka bir plaj alternatifi de White Beach. Beyrut’a 45, Batroun’a 5 km. mesafede. Şehrin güzel plajlarından bir tanesi. Ancak bayağı kalabalık oluyor. Restoranında taze deniz ürünü seçenekleri bulunuyor. Ancak daha ayaküstü atıştırmak isteyenler için burger çeşitleri de mevcut.

Gitmeden Göz Atılacaklar

Greg ve Lucy Malouf:

Greg ve Luvy Malouf, iki ünlü seyahat ve yemek yazarı. Daha çok Ortadoğu ülkelerini geziyorlar. Saha, Lübnan yemekleri ve gezileri üzerine yazdıkları kitap. Diğer kitaplarında da Akdeniz, Kuzey Afrika ve Arap yemeklerini bulmak mümkün. Türkiye ile ilgili de kitapları mevcut.

‘Silent Stories’:

Marilyn Stafford, 60’ların başında bir yıl Lübnan’da yaşamış. Kıyı köşe her yeri, en ücra köylere kadar gidip Beyrut’ta gezilecek yerlerin fotoğraflarını bir bir çekmiş. Bu kitapta o yıl çektiği fotoğraflardan seçilmiş 140 fotoğraf bulunuyor.

Sıkıcı Bilgiler

Havaalanından Beyrut şehir merkezine taksiyle 20 dakikada $15-20 ödeyerek varabiliyorsunuz.

Şehirde pek çok kişinin arabası var. Hatta geniş bir kitlenin birden fazla arabası var. Otobüs olarak eski minibüsleri kullanıyorlar. ‘Service’ adı verilen dolmuş taksiler ise çok yaygın. Normal taksiye binmeden önce pazarlık etmekte fayda var.

10% bahşiş standardı yeterli.

Pasaportunuzu her daim yanınızda taşımanızda fayda var.

Söz Şehirlerde

Ben Beyrut

“Ben Beyrut”