Buenos Aires Elinizin Altında

Buenos Aires, Arjantin’in başkenti ve Güney Amerika’nın en büyük şehirlerinden biri. 'Güney Amerika’nın Paris'i' veya 'tangonun başkenti' olarak da biliniyor. Burası Carlos Gardel’in dans ettiği, Borges’in kafelerinde oturduğu, Coppola’nın ilham bulmak için geldiği bir şehir. Bir tarafında hızla inşaat projeleri süregitse de ruhundaki heyecanlı kıpırtılar hiç sönmüyor. En önem verdiği şey de hayatı keyifle yaşamak. Bu keyfi hiçbir şeyin bozmasına izin vermiyor. Yemeğini tadına vararak yiyor, şarabını tatlı tatlı yudumluyor, dansını ağır ama enerjik hareketlerle yapıyor. Hem tembellik yapmıyor, hem de hiçbir şeyi aceleye getirmiyor. Çünkü şehir için önemli olan, hissederek yaşamak.

Her şehrin yüzyıllar boyu çekici kalabilmesini sağlayan bir güzellik sırrı vardır. Buenos Aires’inki de hayatın tadını çıkararak yaşaması. 

Buenos Aires

En İyiler

Faena Hotel:

Burası için Buenos Aires otel rehberinin marjinal üyelerinden diyebiliriz. Tam adı Faena Hotel and Universe. İçinde bir sanat merkezi var. Çağdaş sanat eserlerinin en çarpıcı, yenilikçi ve dinamik söyleme sahip olanlarını sergilemeyi ilke edinmişler. Odalarda tamamı camdan oluşan dolaplar, koltuk ve musluk başlarındaki kuğu figürleri gibi ilginç detaylar fark ediliyor. İsteyenler, bu Buenos Aires otelinin tasarım danışmanlığından yararlanabiliyorlar. Ayrıca otelin içindeki kütüphanede piyano eşliğinde kahve içip kitap okuyabilir, restoranlarının birinde Arjantin mutfağını keşfe başlayabilirsiniz. Otelin bir de kabaresi var. Burada çok başarılı tango şovlar izlemek mümkün.

Alvear Palace:

Sanatla iç içe bir konsept düşünüp de Buenos Aires’de nerede bulunur diye meraklananlara özel bir diğer adres de Alvear Palace. 10 tip oda ve süit alternatifinin her biri, XV. ve XVI. Louis dönemlerinin stilinden yola çıkarak dekore edilmiş. Arjantinli sanatçıların eserleri iç mekânlara yerleştirilmiş. Buenos Aires otelleri arasında öne çıkan bu şatafatlı mekânın hizmetleri ise say say bitmiyor. Eşyalarınızı yerleştiren, yemeklerinizi organize eden, sizinle alışverişe gelen, gezilerinizi ayarlayan, rezervasyonlarınızı yapan ve daha da neye ihtiyaç duyuyorsanız yardımcı olan bir görevli oluyor.

Palacio Duhau Hyatt:

30’lu yılların Fransız cazibesiyle dekore edilmiş Palacio Duhau Hyatt, Buenos Aires gezisinde ardınızda hiçbir eksik bırakmayacak bir üstad gibi. Otelin ihtişamı, odalarda ve süitlerde yerini daha sade bir şıklığa bırakıyor. İnsana huzur veren botanik bahçe manzaralı terasında beş çayı ya da akşam yemeği öncesi meşe panellerle deri koltuklarla döşenmiş The Oak Bar’da bir içki içmek Buenos Aires’de keşfedilmesi gereken keyiflerin başında geliyor. Güler yüzlü ve misafirperver personeli konaklamanızı mükemmelleştiriyor.

Home Hotel:

Patricia ve Tom düğünleri için Palermo’yu tercih etmişler. Konu dünyanın pek çok ülkesinden gelecek arkadaşlarını ağırlamaya gelince, konforlu ve şık bir otelin eksikliğini hissetmişler. Bu da onları Home oteli yaratmaya teşvik etmiş. Ondan sonra da Buenos Aires’in en iyi butik otel ödüllerini tek tek toplamaya başlamışlar. Süitleri ve tavan arası odaları kendi evinizdesiniz hissi verecek şekilde dekore edilmiş. Kasım ayından mart ayına kadar kullanıma açık olan, yeşillikler içindeki havuz ise kuş sesleri eşliğinde keyif yapmak ve dinlenmek için otelin en güzel köşesi. Otelin bir diğer güzel yanı da Buenos Aires’deki yeşili ve çevreyi koruyan ilk otel olması.

Four Seasons Buenos Aires:

Buenos Aires oteller rehberinin en üst sıralarında, geçirdiği restorasyonla birlikte yepyeni bir kimlik kazanan Four Seasons geliyor. Yılların deneyimlerinden süzülerek özenle hazırlanan 116 oda ve lüksle kuşatılmış 49 süiti size günün tüm yorgunluğunu unuttururken, CIELO Spa ile bedeninizi yeniliyor, şık bir akşam yemeği için Elena’dan daha uzaklara gitmeye teşebbüs etmiyorsunuz. Bunlara Da Bakmaya Değer

Mio Buenos Aires:

Buenos Aires’te keşfedileceklerin arasında nice tasarım dükkânı, müze ve gurme restoranlar var. İşte Mio, Recoleta’daki kapılarını Buenos Aires seyahatinizi planlamayı kolaylaştırmak için açıyor. Minimalist tarzı, teknolojiyle sanatın buluştuğu özel dekorasyon ürünü olan oda ve süitleri oteli son zamanların en hip duraklarından biri haline getirmiş. Kendi bünyesinde sunduğu restoran Sivela 465 ve farklı spa seçenekleri ile de her an daha fazlasını isteyenler için hazır.

Legado Mitico:

Geniş kütüphanesi ve ortak alanlarda kullanılmış olan koyu renk parkeler, açık renk duvarlar ve deri koltuklar, gerçekten çok stil sahibi bir ortam yaratıyor. Her Buenos Aires otel rehberinde bulunması şart olan otelin 11 odasının her biri, Arjantin’in büyük bir ismine gönderme yapıyor. Bunlardan Che Guevera’ya gönderme yapan El Idealista, Borges’e atıfta bulunan El Escritor ve Eva Peron’u anan La Primera Dama bunlardan yalnızca üçü. Otelin Salta’daki “şubesinde” de başka bir 11’liyle karşılaşmak mümkün.

Jardin Escondido:

Burası aslında bir ev, hem de Ford Coppola’nın evi. Coppola, Arjantin’de kaldığı süre boyunca bahçe içindeki bu evde yaşamış. Otel yönetimi, tüm odaların belli bir grup tarafından kiralanmasından yana. Israr ederseniz iki veya üç odasını da kiralayabiliyorlar. Rezervasyon için mail veya telefonla iletişime geçmek gerekiyor. Her tür servis konusunda, neredeyse görünmez bir biçimde çalışıyorlar, tam da bu yüzden 'kendi sesinizi dinlemek için Buenos Aires’de nereye gidilir' sorunuz cevapsız kalmıyor. Havuzun ve bahçenin keyfini çıkararak dinlendirici bir tatil yapabiliyorsunuz; bir bakıma, Coppola gibi yaşayabiliyorsunuz.

BoBo:

Buenos Aires’in lüks semti Palermo Soho’da bulunan otel ismini “burjuva-boem” kelimelerinden alıyor. Üç tip odası bulunan otelde, her odada farklı dekorasyon uygulanmış. Arjantin’de tango dersleri, bisikletle Buenos Aires turu, yelkencilik gibi ilginizi çekebilecek her tür aktivite hakkında bilgi almak için resepsiyondan yardım istemeniz yeterli olacaktır.

Öğle Acıkmaları İçin

Bar 6:

Porteño’ların da sık tercih ettiği bir yer olan Bar Seis (Bar 6), Buenos Aires’in en iyi kafelerden biri. Yüksek tavanları, kadife koltukları ve tuğla duvarıyla çok rahat bir ortam sağlıyor. Şehri gezerken burada uzun bir öğle molası vermekte fayda var. Buenos Aires’de gece hayatına karışmak isteyenler için ilerleyen saatlerde bara dönüşen mekân, öğlen bir şeyler atıştırmak ve tatlı krizlerine çözüm getirmek için sevimli bir yer.

Oporto:

Ahşap döşemelerin üzerine atılan otantik halısı beyaz yüksek duvarlarını süsleyen 500’ü aşkın şişelik geniş şarap kavı ile Oporto, geleneksel tatları modern bir atmosferde deneme fırsatı sunuyor. Buenos Aires restoran rehberinin bu yeni durağında ünlü Arjantin yemeklerinin yanında gurme standlarından alışveriş de yapabiliyorsunuz. Oporto’ya Buenos Aires gezisinin bir köşesinde mutlaka yer ayırmanızı tavsiye ediyoruz.

Fifi Almacén:

Palermo bölgesinde açılmasından kısa bir süre sonra Buenos Aires’in en iyi restoranları arasında kendine yer edinen bu bistro, şehir turunuz esnasında doyurucu bir mola almak istediğinizde gidebileceğiniz sıcak bir nokta. Kalabalık bir gruptan çıkan tüm sesleri ortak bir mekânda buluşturabilecek meziyette olan restoran hem kaliteli malzemelerle hazırlanan sağlıklı fast food seçenekleri hem de vejetaryenler için Buenos Aires’de gidilmesi şart bir adres oluyor. Anlayacağınız son zamanların en kalabalık bistrolarından Fifi Almacén’de yok yok!

Hierbabuena:

Her ne kadar Arjantin, parilla usulü etleriyle meşhur olsa da, Buenos Aires restoran rehberi, vejetaryenler için de pek çok seçenek barındırıyor. Hierbabuena, bunun en şirin örneklerinden biri. Güne sağlıklı ve vitaminli bir başlangıç yapmak isteyenlere uzun soluklu bir Buenos Aires turuna başlamadan önce buraya gelmelerini öneriyoruz.

I Central Market:

Bir yer düşünün; hem restoran, hem kafe, hem çiçekçi, hem pastane, hem de market. Kısaca Buenos Aires’de gezilecek, uzun uzun vakit geçirilebilecek eğlenceli bir yer. New York deli tarzındaki I Central Market’de kahvaltı, öğle ve akşam yemeği için farklı menüler sunuluyor. Öğle menüsünde salata, pizza, tart, sandviç çeşitleri bulunuyor. Market bölümündeki ev yapımı makarna ve şekerlemeler Buenos Aires alışveriş turunun da vazgeçilmezlerinden.

La Panaderia De Pablo:

Pablo Massey Fransa, İspanya, İtalya gibi bir çok ülkeyi gezip kazandığı tecrübelerini hayata geçirmeye karar verir ve kendi ekmek fırınını açar. Bildiğimiz fırından farkı burada öğle ve akşam yemeğinin servis edilmesi. Ahşap ağırlıklı modern dekorasyon sıcak bir ortam yaratmış. Odun ateşinde pişirilen pizzaları ve tart çeşitlerini Buenos Aires’de öğle yemeğine saklayabilirsiniz. Restoranlar

Sucre:

Sizi bir anda New York’da hissettiren ama aslında dünya mutfaklarından çağdaş örnekler sunan bir Buenos Aires restoranı kendisi. Mahzeninde Arjantin, İtalya, Fransa ve İspanya şaraplarından 5000 şişelik bir seçki bulunduruyor. Akşam yemeğini burada yiyip ardından Rumi’ye gitmek Buenos Aires şehir rehberinin en popüler aktivitelerinden. Rezervasyonsuz yer bulmanın pek mümkün olmadığını da ekleyelim.

Osaka:

Tay, Japon, Çin ve Peru mutfaklarını birleştirerek, neredeyse kendi füzyon mutfağını yaratmış bir restoran. Farklı malzemeler ve teknikler üzerinde neredeyse deney yapan restoran mutfağı, menüyü sık sık değiştirmeyi ve kendini yenilemeyi seviyor. Sanat eseri gibi hazırlanmış tabaklarda servis edilen yemekleri, Buenos Aires’de nerede yenir diye restoran arayanlara, ‘yeme de yanında yat’ dedirtmeye çağırıyor.

Sagardi:

Menüsünü Bask mutfağının tadımlık yemeklerinden esinlenerek hazırlamış. Beyaz masa örtüleri, aydınlık iç mekânı ve açık renk ahşap malzeme kullanımıyla da dekoru epey şık bir restoran hissi uyandırıyor. Sagardi’nin Buenos Aires’de keşfedilecek en iyi tapas’larının yanı sıra 'parilla' seçeneklerini de deneyebilirsiniz. Şarap menüsünde ise Arjantin şaraplarından alternatifler bulmak mümkün.

Oviedo Restaurante:

Yirmi beş yıllık geçmişe sahip şehrin köklü lokantaları arasında bulunan Ovieda senelerdir Buenos Aires restoran rehberinin kalitesinden ödün vermeyen kıdemli bir üyesi. Buenos Airesliler için âdeta sosyal bir kulüp halini almış. Buenos Aires’de akşam yemeğini balık ürünleriyle geçirmek isteyenler için hazırladıkları özel sos, sevenlerini ihya ediyor. Arjantin’in meşhur eti 'angus' ise menüdeki diğer bir alternatif. Yemeğinizin yanında içmek için dünyanın pek çok yerinden getirttikleri şarap kavını mutlaka ziyaret etmelisiniz.

Happening:

Okyanus kıyılarında yaşanan romantizmin başkenti Buenos Aires, şehir rehberinin lüks üyesi Happening’i ağırlıyor. Eski liman Puerto Madero’da bulunan restoranda deniz mahsullü tabaklardan gurme et tariflerine her damak zevkini tatmin edecek, Buenos Aires’de ille de keşfedilmesi gereken seçenekleri bulabilirsiniz. Üstelik unutulmayacak bir geceyi leziz şaraplarla taçlandırmak da sizin elinizde.

Esquina Carlos Gardel:

Arjantin’de tango denince akla ilk gelen isimlerden biri oluyor Esquina Carlos Gardel. Şatafatlı bir tiyatro sahnesini andırır şekilde tasarlanmış iç dekorasyonu, sahneyi yüksekten izleyebileceğiniz asma balkonları ile bu Buenos Aires restoranı unutulmayacak bir tango şovu için biçilmiş kaftan.

Senor Tango:

Senor Tango, programını 1996’da hazırlayan Fernando Soler’in çalışmalarıyla bizzat Kültür Bakanlığı’nın listesine girmiş. Nostaljik ambiyansı, eski zengin zamanları hatırlatan görkemli salonu ile bu büyüleyici mekân sizi Buenos Aires’de keşfedilecek renkli bir dünyaya götürüyor. Güzel yemek, güzel müzik ve güzel dansı kaliteli bir hayatın vazgeçilmezleri olarak benimseyen Buenos Aires misafirlerinin şık bir masa ayırtmak isteyeceği ideal bir nokta.

Che Tango:

Buenos Aires’te Tango ve Milango gecelerinin 25 yıldır toz tutmayan sahnesi Che Tango. Arjantin başta olmak üzere tüm kıtada etkisini gösteren bu ihtişamlı topuklar şehri yakından tanımaya gelen konukların gönüllerini fethetmeye devam ediyor. Che Tango’da sahnelenen her şovun uzun bir dansçılık eğitimine dayandığını öğrendikten sonra mekânın dev kapılarını aralayıp bu folklorik dünyaya korkusuzca adım atmak Buenos Aires’de yapılacaklar listesine girmeli mutlaka.

Parilla Denince Akla

La Cabrera:

Arjantin’de ne yenir denince akla ilk gelen parilla, parilla denince de La Cabrera oluyor. Burası boşuna ünlenmiş olmadığı gibi, önünde göreceğiniz kuyruk da size Buenos Aires’in en iyi restoran adreslerinden birine geldiğinizi anlatıyor. Burada 'bife de chorizo' siparişi verebilmek ve sonra da kendisini afiyetle mideye indirmek için her kuyruğa değer. Yine de kuyrukta bekleyen misafirlerini şampanya servisiyle hoş tutmaya çalışıyorlar. Sonrasında beklentilerinizin yükselmesinden, bir daha hiçbir yerde biftek yiyememekten korkuyorsanız, orası başka tabii.

Don Julio:

Masa örtüleri ve tuğla duvarıyla rustik şıklığa sahip Don Julio, her gurme eleştirmenin listesinde bulunan klasik bir Buenos Aires restoranı. Müstakil bir eve yerleşmiş Arjantin’in en iyi restoranlarından biri olan mekânın sıcak ve samimi bir ortamı var. Garsonları aldıkları özel şarap eğitimi sayesinde, size en uygun şarabı seçmekte ve önermekte çok başarılılar. Restorana ismini veren zat ise, mekânın sahiplerinin şaraba ve yemeğe pek düşkün bir aile dostu.

El Trapiche:

El Trapiche, Buenos Aires’de nereye gidilir sorusu için ideal adreslerden biri. Sayfalarca uzayan menüsü, Arjantin yemek kültürünün bir antolojisi gibi. Seçenekler bol olsa da buranın geleneksel barbekü çeşitlerinde başarılı olduğunu hatırlatmakta fayda var.

Las Cabras:

Palermo, şehrin genel panoramasının aksine az katlı yayvan binalarıyla tanınan bir mahalle. Sanatçıların çokça tercih etmesiyle yıllar içinde Buenos Aires şehir rehberindeki popülerliği artmış. Şehrin bohem köşesi olarak da biliniyor. Las Cabras’ın şehirde başka şubeleri de bulunuyor. Ancak Palermo’daki şubesi Buenos Aires’de ilk gidilecek yerlerden. Şehrin en lezzetli etlerini yapan yerlerden biri burası. Vejetaryenler için de seçenekleri mevcut. Fiyatları da emsallerine göre çok çok mutevazı.

Las Lilas:

Las Lilas, tam bir Arjantinli! Restoranın sahibinin aynı zamanda bir hayvan çiftliği var. Restoranı için özel olarak sağlıklı ve mutlu hayvanlar yetiştiriyor. Dekorasyonu da Güney Amerika steakhouse stilinin çok klasik bir örneği. Puerto Madero’da yer alan Las Lilas, Buenos Aires’ın en iyi et restoranlarından. Burası son yıllarda pahalı inşaat yatırımlarının yapıldığı bir yer. Lezzetini anlatmaya sıfatlar bulamayan eleştirmenler, fiyatlarının çok çok yüksek olduğunu da yazmadan edemiyor. Eğer buraya gündüz değil de akşam yemeği için gelmişseniz, yemekten sonra Buenos Aires gece hayatının canlandığı Buda Bar’a geçebilirsiniz.

Tango

La Catedral:

Yalnızca bir gece Buenos Aires’de tango izlemeye gidecekseniz, La Catedral’e gidin ve de mümkünse bir salı akşamı gidin. Elinizdeki adres sizi, ara sokakların birinde, dökük bir binaya getirince şaşırmayın, Buenos Aires’de gidilmesi gereken bir adrese geldiğinizi bilerek ikinci kata çıkın. Tango başkentinin, tangosal merkezine ulaşacaksınız. Mekân, Arjantin’in underground tango stilini çok başarılı bir şekilde yeniden yorumlamış. Burada günlük tango dersleri de veriliyor. Gitmişken ders seçeneklerine bir göz atılabilir.

Café Tortoni:

Café Tortoni, 1858 yılında açılmış tarihsel değeri olan bu kafe Buenos Aires şehir rehberinin de olmazsa olmazlarından. Bugüne kadar Jorge Luis Borges, Carlos Gardel, Albert Einstein, Federico Garcia Lorca ve Hillary Clinton gibi farklı çevrelerden önemli isimleri ağırlamışlığı var. Şimdilerde de tango ve caz sanatçılarının çok sık geldikleri bir yer. Hal böyle olunca, bu 100 yılı çoktan devirmiş olan kafede bir kahve içmek ve hatta vakit sıkıntısı yoksa biraz bilardo oynamak da Buenos Aires’de yapılması gereken aktivitelerden oluyor.

Viejo Almacen:

Buenos Aires’in en iyi tango adreslerinden biri. Küçük tahta masaların üzerindeki kırmızı örtüleriyle, sahneye dönük sandalyeleriyle bir kabare salonunun dekoruna sahip. Burada hem yemek yiyebilir hem de tango şovları izleyebilirsiniz.

Confiteria La Ideal:

Şehrin en köklü tango kulüplerinden biri olarak bilinen Confiteria La Ideal, Buenos Aires’de keşfedilmesi gereken bir atmosfer vaat ediyor. Dans derslerinin de mevcut olduğu mekânda, hem tango izleyebilir, hem de dansçılara katılabilirsiniz.

Rojo Tango:

Dans konusunda çekingen olan ama Buenos Aires’de ne yapılır diyorsanız hazırım diyenlerin şehirdeki en iyi tangoyu izlemeden gitmemeleri gerekiyor. Sahnede dans eden çiftler, Arjantin tangosunun neredeyse folklorik denebilecek kostümleri ve aksesuarlarını giyiyorlar. Orkestrası da oldukça geleneksel sokak tangolarını yansıtmak için ufak tutulmuş. Ancak müzisyenler o ufak grubu devleştirerek müzik yapıyor. Sahnesiyle dekoruyla Fransız kabarelerini ve tango şovlarını da andırıyor.

Social Club:

Buenos Aires’in uzun yıllar turistlerden saklanmayı başarmış nostaljik restoran-barı, sakin bir mahallede. Dekor 50’lerden kalma caz barları anımsatıyor. Belli bir saatten sonra da zaten bara dönüşüyor ve Buenos Aires’de eğlence asıl o zaman başlıyor.

Casa Cruz:

Buenos Aires’in en klasik restoranlarından biri. Girişteki bar ve duvarların bir kısmı, koyu renk parlak ahşap malzemeyle kaplanmış. İçeride kırmızı koltuklar, koyu kahve sandalyeler ve şık aydınlatma sofististike bir ortam yaratmış. Menüde Avrupa mutfağından seçilmiş yemekler ağırlıkta. Ünlülerin de sık tercih ettiği mekânın müzik CD’leri de Buenos Aires şehir rehberinde kendilerinden sık sık söz ettiriyor.

Congo:

Palermo Viejo’da bulunan bu gözde mekân, Buenos Aires’de nereye gidilir diye keşfe çıkan meraklıları bekliyor. Upuzun bara yaslanıp, kokteylinizi aldıktan sonra, bahçesine çıkmak çok keyifli. Etrafa bakınırken sizinle aynı derece keyif alan ünlü yüzlere de rastlayabilirsiniz. Buradan sonra Buenos Aires’de geceye daha mütevazı bir yerde devam etmek isteyenler Kim y Novak’a geçebilir.

Ocho7Ocho(878):

Upuzun ahşap barı ve içki rafları, en üstte de günün kokteyllerinin yazıldığı karatahtasıyla tipik bir Buenos Aires barı ve onun modern yorumu. Kendini sadece uzun ahşap bir kapının önünde yazan '878' ile belli ediyor. Kokteylleriyle tanınan bar, özellikle viski seçkisiyle oldukça iddialı.

Pipi Cucu:

Görüntüsüne kanıp umutsuzluğa düşmeyin. Buenos Aires’de en iyi kokteyl burada yapılıyor. Şehrin genç ve yaratıcı kitlesi de burayı çok tercih ediyor. Çabuk pes edenlere uygun değil; sabah 2’den sonra hareketleniyor.

Alışveriş

Antika Pazarları:

Antika ve eskici pazarları Buenos Aires’de sık sık ziyaret edilmesi gereken yerlerden. Özellikle San Telmo Meydanı’nda kurulan pazarı mutlaka görmek gerekiyor.

Pazar, şehrin tarihsel dokusunu ve bohem ruhunu yansıtıyor. Antika satıcıları, müzisyenler, performans sanatçıları pazar günleri burayı bir festival alanına dönüştürüyor. Antika meraklılarının Palermo’daki Mercado Pulgas’ı da mutlaka Buenos Aires şehir rehberine eklemeleri gerekiyor. Bu pazarda 1800’lerden kalma ev eşyaları bulmak mümkün.

Bunlara ek olarak ünlü Recoleta Mezarlığı’nın yanı başında yer alan Plaza Francia ve Palermo’daki Plazza Serrano’da yer alan antika pazarları da görülmeye değer.

El Ateneo:

El Ateneo, 19. yüzyıla ait bir tiyatro ve opera binası olarak Buenos Aires’de keşfedilecekler arasında sizi bekliyor. Hizmet verdiği süre boyunca 1050 performans gerçekleşmiş. Efsane isim Carlos Gardel’in de sahne aldığı önemli bir sanat merkeziymiş. 1920’lerde sinema salonuna dönüştürülmüş ve Arjantin’de ilk filmler burada gösterilmiş. Uzun zamandan beri ise kitabevi olarak kullanılıyor. Işıklandırması ve locaları korunmuş. Tüm salona raflar ve koltuklar yerleştirilmiş. Yılda 700.000 civarında kitap satışı oluyor.

Arjantinli Moda Tasarımcıları:

Arjantin’in en yaratıcı moda tasarımcılarını arayanlar Maria Vazquez, Marcelo Senro’nun mağazaları Buenos Aires’de alışveriş için vazgeçilmeyecek adreslerden. Şehrin en iyi butiklerini keşfetmek isteyenler de, Vevu, Hieber (içeri girebilmek için kapıdaki zili çalmak gerekiyor) ve Lonté’ya uğramalılar.

Tango Ayakkabılarımı Unutmuşum!

Buenos Aires’de yapılacak ilk işlerden biri de şık bir tango ayakkabısı bulmak. Ancak panik yok, şık bir tango ayakkabısı bulmak hiç zor değil. Zor olan, sizi oturduğunuz yere çakmayacak, dans ederken ayağınızı rahat ettirecek bir ayakkabı bulmak. Bunun da, maalesef nereden alırsanız alın, garantisi yok. Sırf bu yüzden şehirde sık sık tango ayakkabısı değiş tokuşları düzenleniyor.

Alanis:

Ayakkabılarının rahat çıkma ihtimali yüksek olan Buenos Aires’de alışveriş için ideal adreslerden biri. Tasarımları da oldukça ilginç. Kapısı çoğu zaman kapalı oluyor ve kısa süre sonra döneceklerine dair bir yazı oluyor. Bu yazıya aldanmamanızda ve bıraktığı numarayı aramanızda fayda var.

2x4:

En şık ve zarif tango ayakkabılarını arayanların Buenos Aires’de mutlaka görülmesi gereken yerler listesine ekleyecekleri bir dükkân. Özellikle erkek ayakkabılarının tasarımları çok yaratıcı.

Fattomano:

Tamamı elde yapılmış tango ayakkabıları için doğru adres.
Aradığınızı hâlâ bulamadıysanız, Flabella, Delié, Fabio ve Taconeando’ya da göz atabilirsiniz.

Müzeler

Malba:

Güney Amerika’nın en büyük modern sanat müzesi, elbette Buenos Aires müze rehberinin baş tacı niteliğinde bir mekân. 20. yüzyıl Latin Amerika sanatının en önemli eserleri ve çağdaş sergileri burada toplanıyor.

Museo Fortabat:

2008 yılında açılan müze, işkadını Maria Amalia Lacroze de Fortabat’ın girişimleriyle açılmış bir Buenos Aires müzesi. Marc Chagall, Salvador Dali, Gustav Klimt ve daha pek çok önemli sanatçının eserlerinden oluşan geniş bir koleksiyona sahip. Fortabat ailesinin, kuşaklar boyu portreleri de sergileniyor. Maria Fortabat’ın portresinin Andy Warhol imzalı olduğunu da ekleyelim.

Fundacion Proa:

Boca’daki bu modern sanat müzesi, bulunduğu mahallenin de tarzını değiştiriyor. Latin Amerika’da en beğenilen ve takdir gören modern sanat müzelerinden biri aynı zamanda. Bugüne kadar Marcel Duchamp, Diego Rivera, Louise Bourgeois gibi isimleri ağırlamış olan müze Buenos Aires şehir rehberinde keşfedilmesi gereken tarihle dolu bir dünya.

Evita Peron Müzesi:

Eva Peron’un ölümünden 50 yıl sonra, küçük torunu tarafından açılmış. Tarihi bir Buenos Aires gezisi için hazır olanlar müze binasının, Evita’nın yardıma muhtaç kadınlar ve çocuklar için açtığı sığınma evine kurulmuş olduğunu görebilirler.

Kaçamaklar

Tigre:

Tigre, şehrin 28 km. kuzeyinde yer alan kasaba Buenos Aires’de yapılacakların bitmek bilmediğini kanıtlar nitelikte. Etrafındaki nehirlerle âdeta bir ada haline gelmiş. Özellikle yaz aylarında, şehrin sıcağından ve kalabalığından kaçan ‘porteño’lar, soluğu burada alıyor. Nehir kenarına kurulmuş Buenos Aires otelleri, restoranları ve barları, şehrin yakınında hoş bir kaçamak imkânı sunuyor.

Uruguay:

Buenos Aires’ten 45 dakikalık bir deniz yolculuğu yaparak Uruguay’ın kolonyal şehri Colonia’ya varılıyor. 3 saatlik bir yolculukla da Uruguay’ın başkenti Montevido’ya ulaşılıyor. 17. yüzyılda İspanya tarafından kolonileştirilmiş bu liman kenti Buenos Aires gezisine bambaşka bir tat katacak nitelikte. Mimari detayları, müzeleri, sanat galerileri ve gece kulüpleriyle pek çok kişinin görmeye geldiği bir yer.

San Antonio de Areco:

Şehrin kuzeybatısında kalan bu tarihi kasaba, Latin Amerika çiftlik hayatının en tipik özelliklerini taşıyor.

Gitmeden Göz Atılacaklar

'Tetro':

Coppola’dan Godfather tarzında bir hikâye. Ancak bu sefer Buenos Aires’te geçiyor.

'Happy Together':

Wong Kar-Wai’nin başyapıtlarından biri olan filmin bir kısmı Hong Kong’da, geçmekle birlikte Buenos Aires’deki tango sahnesi, filmin en meşhur sahnelerinden biri.

'The Take':

Arjantin’in son yıllarda geçirdiği ekonomik değişimi, Buenos Aires’te inceleyen önemli ve güzel bir belgesel.

'Seksek':

Cortazar’ın Seksek adlı kitabı, edebiyat tarihinin de en önemli romanlarından biri.

'Motorsiklet Günlükleri':

Che Guevara’nın gözünden Güney Amerika’da keşfedilecek onlarca hikâyeyi dillendiriyor. Hem kitabı, hem filmi bulunuyor.

'Tango':

Gotan Project, modern tango yorumlarıyla, insanı tango moduna sokmakta çok başarılı.

Aman Aman!

Milonga ve tangoyu birbirine karıştırmayın. Milonga, Arjantin’in kökenli en eski dans ve müzik türlerinden biri. Tangodan daha hızlı ve keskin hatları olan bir müzik. Dansı da, tangoya göre daha çok daire çizmeyi gerektiren, bu özelliğiyle biraz valse benzeyen bir dans.

Şehrin yerlilerine porteño deniyor. Bu kelime Avrupa’dan Güney Amerika’ya ve Arjantin’e yoğun göçler gelmeye başladığı zaman kullanıma girmiş. Şimdilerde Buenos Airesliler, kendilerini diğer Arjantinlilerden ayırmak için kullanıyor. Gaucho ise, Güney Amerika’da tarım bölgelerinde ve çiftliklerinde yaşayanlar için kullanılan bir deyim. Arjantin üzümleri ve şarapları, ayırt edilebilir tatlarıyla kendini belli eder.

Hazır tumturaklı bir Buenos Aires turuna çıkmışken bizim denemenizi tavsiye ettiğimiz üzüm Malbec. Özellikle Luigi Bosca ve Catana Zapata markalarını akılda tutmakta fayda var.

Sıkıcı Bilgiler

Ezeiza Havaalanı’ndan şehir merkezine taksi 120-130 peso civarında. Ancak güvenlikten geçtikten ve havaalanından çıktıktan sonra şehir merkezine taksi kiralama noktasına giderseniz çok daha ucuza araç bulabilirsiniz.

Dükkânlar ve mağazalar saat 10:00 ve 20:00 arası açık. 22:00’a kadar açık olanlar da var.

Hesap öderken en az %10 bahşiş bırakmanız bekleniyor.

Polis için 101, ambulans için 107’i arayın.

Söz Şehirlerde

Ben Buenos Aires

“Ben Buenos Aires”

Şehirler ve Yürüyüş Rotaları

Buenos Aires

18 saatte “Buenos Aires”

Yaşayanların Kaleminden

Maria Julia Goyena'nın gözüyle San Telmo/Buenos Aires

“Maria Julia Goyena'nın gözüyle San Telmo/Buenos Aires”

Kasım'da Nereye?

Kasım'da Nereye?

“Buenos Aires”