Dubai Elinizin Altında

Dubai, pek tarihiyle ve kültürüyle ön plana çıkan şehirlerden değil, kabul ediyoruz. Öyleyse burayı yılda birkaç kez ziyaret etmeyi alışkanlık haline getirmiş olanlar, buradan neden vazgeçemiyor? (Not: Eğer onlardan biriyseniz bu kısmı atlayıp önerilerimizi okumaya geçebilirsiniz!) Ne diyorduk? Evet, Dubai’yi bu kadar karşı konulmaz kılan ne acaba diye merak ediyor insan. Şehre ayak basınca, her şey anlaşılıyor.

Dubai çölün ortasındaki bir serap gibi, ancak hayallerde var olabilecek bir çekiciliğe sahip. Bütün şehir güzel yemekler yemek, hoş ve eğlenceli aktivitelerde bulunmak, ilginç geziler yapmak ve çılgınca alışveriş etmek için kurulmuş sanki. Burada kalınan süre zarfınca, kısa bir zaman için de olsa, bütün iş mailleri, toplantılar ve çalışma saatleri hafızadan siliniyor âdeta. İnsanı tatilden bıkıncaya kadar tatile boğan bir şehir Dubai. Neyse ki hemen şuracıkta da, işten sıkılınca Dubai’ye, tatilden sıkılınca işe birkaç saat içinde gidip gelinebiliyor.

Dubai

Dubai otel seçenekleri bakımından oldukça zengin bir şehir. Şehrin sembolü haline gelmiş yelkenli şeklindeki otel Burj Al Arab belki de Dubai’yi dünyaya tanıtan en görkemli yapı. Karaya bir köprü ile bağlanan otel, Arap kültürünü yansıtan bir dekora sahip. Otelin misafirlerine özel sahili, su oyunları parkı ve farklı dünya mutfaklarına sahip ödüllü restoranları mevcut. Otelde kalmayanlar ise bir ücret karşılığında oteli günübirlik ziyaret edebiliyorlar.

Bir diğer ses getiren otel ise palmiye ağacı şeklinde yapılmış The Palm Jumeira adasındaki Atlantis The Palm oteli. Adeta bir sarayı andıran otel, Nassau’daki örnek alınarak inşa edilmiş. Otelin içindeki devasa akvaryum misafirlerine deniz altındalarmış hissi veriyor. Kendinizi kral veya kraliçe gibi hissetmek için süit odalarından bir tanesini tercih edebilirsiniz. Dubai’de pek çok oteli bulunan Jumeriah gruba ait Jumeriah Beach Hotel ise şehirdeki dikkatleri üzerine çeken başka bir yapı. Dalga kırandan esinlenilerek inşa edilen otel, körfez ve Burj Al Arab manzaralı. Diğerlerinin odalarına göre çok daha modern bir dekorasyona sahip. Krallara layık bir konaklama için diğer önerilerimiz ise şöyle:

En İyiler

Anantara Dubai The Palm Resort & Spa:

Palm Jumeirah üzerinde Dubai’nin en iyi otellerinden biriyle lüks bir tatilin tadını çıkarmaya hazırlanın. Özellikle gece ışıklarının altında ihtişamlı bir manzara sunarak göle doğru açılan 260 adet odası ve farklı konseptlerde hazırlanan özel villalarıyla otel hiçbir ihtiyacınızı karşılıksız bırakmıyor. Vücudunuzu yüzerek ferahlattıktan sonra kendinizi güzel bir spa seansına teslim etmek de kaçırılmayacak bir program!

Shangri-La Dubai:

Uzakdoğu’nun en önemli otel zinciri markası olan Shangri-La, Dubai’deki otelini 10 sene önce açmış. Bu kadar zaman geçmesine rağmen hâlâ ilk günkü popülerliğini koruyor. Uzakdoğu’nun zen havası, otelin tümünde hâkim. Odalarının dekorasyonundaki meşe, siyah ve beyazın uyumunun yarattığı sadelik oldukça şık. Bu otelde kalanların uğramadan dönmemesi gereken bir yer ise otelin spa’sı. Oldukça etkileyici bir deneyim sunan spa’sından bir randevu almayı kesinlikle ihmal etmeyin.

Armani Hotel Dubai:

Dubai’de binalar arasında var olan bir yükseklik yarışı hissedeceksiniz. Açıldığı gün bütün dünyanın gözünü üzerinde toplayan bina Burj Khalifa, dünyanın en yüksek binası olma unvanını bir süre daha elinde tutacağa benziyor. Bu binada, Giorgio Armani’nin tasarladığı ilk otelde kalmak oldukça özel bir deneyim olacaktır. Armani deyince siyah ve gri tonlarının ve bronzun uyumunu zaten hayal etmişsinizdir. Binanın ilk 8 katında yer alan otelden şehir manzarası kusursuz. Ayrıca giriş bölümünden Dubai’nin en büyük alışveriş merkezi Dubai Mall’a geçiş de mümkün.

One and Only Mirage:

Çölde bir vaha hayal edin, aynı filmlerdeki gibi. Palmiye ağaçlarıyla dolu uçsuz bucaksız yeşillikler içinde, yükseklik yarışının aksine çöl kumu renginde 2 katlı binalar. Oryantal renklerin ahşapla birlikte kullanıldığı dekorasyonuyla, her tür konforun ve lüksün düşünüldüğü odaları ve süitleriyle One and Only Royal Mirage krallara ve kraliçelere yakışır bir şekilde misafirlerini ağırlıyor. Yetişkinler için spa ve hamamı, su sporları, golf gibi pek çok imkân sunan otelde ayrıca çocuklar için de özel aktiviteler bulunuyor.

Grosvenor House:

Gökdelen oteller arasında ihtişamıyla dikkat çeken bir başka otel ise iki ayrı kuleden oluşan, daha çok Uzakdoğu etkisinin hissedildiği Grosvenor House Dubai. Sadelik ile lüksün buluştuğu odaları ve süitleri misafirlerin her türlü ihtiyacını fazlasıyla karşılıyor. Kendini şımartmak isteyenler için Uzakdoğu’nun eşsiz masajları ve hamam, otelin içindeki çeşitli restoranlar ve gece kulübü emirlerinize amade.

Bunlara Da Bakmaya Değer

Warwick Hotel Dubai:

Ünlü Sheikh Zayed Caddesi üzerinde 2014 itibariyle kapılarını açan Warwick Hotel 82 oda ve 275 süitiyle Dubai otel rehberinin ilk sıralarını tutuyor. Geniş iç mekânlardan vazgeçmeyenler için ideal olarak tasarlanmış odalarda şehir merkezinin ihtişamlı manzarasıyla karşılaşmak Dubai’yi bir an önce keşfe çıkmak için sabırsızlandırıyor.

Conrad Hotels Dubai:

Dubai’de en konforlu konaklama deneyimini yaşatan otellerin başında geliyor Conrad Dubai. Basra Körfezi’nin eşsiz ufkuna ve kent ışıltılarına açılan pencereleri ile odalar evinizi aratmıyor. Sizin için her talebi karşılamaya hazır olan otel Latin Amerika mutfağından steak tabaklarına kadar geniş bir yelpazede sunduğu 6 farklı restoranıyla “Dubai'de nerede yemeli?” kararsızlığından da kurtarmış oluyor.

Desert Palm:

Şehrin ender lüks butik otellerinden biri olan Desert Palm gözden kaçırılmaması gereken bir seçenek. Avant-garde tarzı ile diğerlerinden çok farklı. Şehir merkezine biraz uzak fakat yeşilliğin içinde, kargaşadan uzak bir bölgede bulunuyor. Otelin sunduğu imkânlar arasında at binme manejleri ve polo maçı sahası bulunuyor. Odaların dekorasyonunda da atçılık ile ilgili aksesuarlar kullanılmış. Ayrıca romantik çiftler ve kalabalık aileler için özel havuzlu villalar da oteldeki konaklama alternatifleri arasında.

Le Meridien Mina Seyahi Beach Resort & Marina:

Dubai’nin uçsuz bucaksız sahilinde bir otel tercih edenler için Le Meridien Mina Seyahi en iyi alternatif. Oryantal tarzdan uzak, klasik şıklıktaki odaları ile her tür lüksü sunan otelin, denize sıfır plajında ve palmiye ağaçları arasında beyaz kumların üzerinde güneşlenirken egzotik bir adadaymış hissini yaşayacaksınız. Yenilenen modern dekorasyonuyla misafirlerini ağırlamayı bekliyor.

XVA Hotel:

Dubai’nin en eski bölgelerinden ve şehrin kültür merkezi olarak bilinen Bastakiya’nın göbeğinde bir butik otel. Burayı özel kılan ise dünyaca ünlü gurmelerin vejetaryen kafesini tercih etmeleri. Otelin yalnızca 7 odası bulunuyor; dekorasyon Karim Rashid, Nada Debs, Zayan Ghandour gibi tasarımcılara ait. Dubai’ye çağdaş sanatı tanıtan ilk galeri de yine bu otelde.

Dubai, dünya mutfakları açısından belki de en zengin şehirlerden bir tanesi. İtalyan, Fransız, Uzakdoğu, Arap ve daha nicelerini bulmak mümkün. Bunlar arasında kaçırılmaması gerekenleri sizin için seçtik:

Öğle Yemeği İçin En İyi Adresler

Sapori di Bice:

Bir gelin misali beyazlara bürünen mekânın ikonik unsuru uzun davetkâr masanın ortasında bitiveren bir ağaç olunca maksimum düzeyde doğallık yakalayabileceğinize ikna oluyorsunuz... Karşınızda Dubai şehir rehberinin gözde restoranlarından Sapori di Bice! Çiftliklerden taptaze edilen ürünlerle hazırlanan organik menüde damak tadınıza uygun lezzetleri yakalamak pek zor değil ancak biz yine de et tabaklarını öğle molasına daha çok yakıştırıyoruz.

Zaroob:

Dubai yürüyüş turunuza ara verip kendinizi sokağa taşan mis kokulara kaptırdığınızda soluğu Jumeriah Tower’daki Zaroob’da alıyorsunuz. Dubai restoranlarının arasında adını geleneksel Arap sokak yemeklerinin modern bir ambiyansta sunulduğu menüsüyle öne çıkaran mekân pratik bir öğün için ideal. Eğlenceli iç dekorasyonunun başlıca ziyaret sebebi olduğunu söyleyebiliriz.

Margaux:

Bu kadar lüksün ve ihtişamın yaşandığı bir şehirde elbette şık bir öğle alternatifi bulmak hiç de zor değil. Margaux, bunlar arasında en popüler birkaç seçenekten biri. Aslında burada görülmek restoranın ününün önüne geçmiş bile. Dünyanın en büyük müzikli su gösterisine karşı Fransız mutfağının lezzetli yemeklerini tadabilirsiniz. Steak tartar, kaz ciğeri patesi, sıcak keçi peyniri başlangıçlardan bazıları. Aynı zamanda ‘lounge’ kısmı da bulunan restorana akşamüstü içkisi için de gelinebilir.

Cucina:

Marriott otelin içindeki bu İtalyan trattoria’sı keyifli bir öğle yemeği yemek için ideal bir yer. Açık büfedeki İtalyan mezelerinden alabilir, ev yapımı makarna, risotto veya odun ateşinde pişirilen pizzasından deneyebilirsiniz.

1762 Deli:

Hafif bir öğle yemeği yemeyi tercih edenler için iştah açıcı bir yer. Son dönemlerin en popüler mekânlarından da biri. Sandviç kelimesinin yaratıcısı Kont John Montague’dan dolayı ismine 1762 demişler. Şarküteri tadında bir yer olunca vitrinde sergilenen salata, tart, kiş, sandviç ve tatlı çeşitlerini, yanında özel olarak hazırladıkları meyve sularını denemeye karşı koymak mümkün olmuyor. Burayı, rahat kanepelerinde sabah kahvaltısı yapmak veya akşamüstü kahvesi içmek için de tercih edebilirsiniz.

Dean & DeLuca:

Dean & DeLuca’yı, New York - SoHo’dan bilmeyen yoktur. Market ve kafe konseptini bir araya getirerek hem yemek yenilen hem de alışveriş yapılan bir ortam sunan D & D’de lezzetli hamburgerlerden salata çeşitlerine, deniz mahsullerinden vejetaryen mutfağına kadar her damak zevkine hitap edebilen bir mekân. Gurme ürünlere ve mutfak eşyalarına göz atmadan da çıkmamalısınız. Özellikle Dubai Mall’deki şubesini alışveriş arasında öğle yemeği için tercih edebilirsiniz.

Akşam Yemeği

Table 9:

Hilton Dubai Creek’te 2011’den beri konuklarıyla buluşan restoran Table 9, açıldığı ilk günden bu yana yetenekli şeflerin hünerlerini sergilediği özel bir mekân oldu şehir rehberinde. 2014 itibariyle Nick Alvis ve Scott Price’ın yerini alan şef patron Darren Velvick bugünlerde yeni bir 'fine-dining' konseptine imza atıyor.

Qbara:

Dubai’de görülmesi gerekenler listesinin başında gelen devasa kompleks Wafi City içinde yer aldığı günden beri şık bir akşam yemeğinin adresi Qbara. Oryantal coğrafyalara has şatafatı ve lüks modernizmi ile gerçek üstü bir ambiyans sunan restorandaki akşamınızı Ortadoğu ve Fas spesiyalleriyle geçirmek harika bir fikir. Qbara’nın bar bölümü yemekten sonra ısınmak niyetinde olan gece kuşlarının da durağı.

At.mosphere:

Dünyanın en yüksek binasının 122. katında çok lüks bir restoranda akşam yemeği yemek unutulmayacak ve paha biçilmez bir deneyim olacaktır. At.mosphere, Dubai şehri kanatlarınızın altında, şık bir ortamda, keyifli bir akşam geçirebileceğiniz yeni adreslerden bir tanesi. Uluslararası yemeklerin sunulduğu menüsünde ıstakozlu ravioli veya kuzu eti en çok tercih edilenler arasında. Geceye bir alt kattaki ‘lounge’ bölümünde bir aperatif alarak başlayabilirsiniz.

La Petite Maison:

Merkezi, Fransa’nın Nis şehrinde bulunsa da ünü dünyanın pek çok yerine yayılmış durumda. Dubai’deki şubesi de aynı diğerleri gibi şehrin en popüler restoranlarından bir tanesi. Rezervasyonlar bir iki hafta önceden yapılıyor. Fransız tarzı dekorasyonu ve açık mutfağıyla daha sıcak bir ortam yaratılmış. Akdeniz ve Fransız mutfağının lezzetli yemeklerinin bulunduğu menüsünde portakallı ördek ve yerel mutfaktan kuzu eti mevcut. Hem dünyaca ünlü hem de Arap dünyasında tanınan pek çok iş adamı ve sanatçının burayı tercih ettiğini de not edelim.

Pierchic:

Dubai’ye gelip denizin üstünde ve Burj Al-Arab manzarası eşliğinde yemek yiyebileceğiniz pek az adresten biri de Pierchic. Madinat Jumeirah oteline ait bu restoran şehrin en iyi deniz mahsulleri restoranı olarak pek çok ödül almış. Bu çok özel ve romantik ortamı riske atmamak adına 10 yaşından küçük çocukları kabul etmemek gibi bir prensipleri var.

Atıştırmalıklar

Markette:

Dubai Mall’da uzun bir alışveriş turunun ardından taptaze bir kahve molası almak için daha ne beklenir? Markette, sunduğu ana öğün yemek çeşitlerinin yanında taze kahvesi ve lezzetli tatlı krepleri ile sizi mutlu etmeye ve enerjinizi yenilemeye hazır.

Al-Reef Lebanese Bakery:

Dubai’de gece çıkanların son durağı olan Al-Reef Lebanese Bakery, mini-pide olarak tarif edebileceğimiz fatairs çeşitleriyle meşhur. Pek çok farklı alternatifin bulunduğu menüsüyle Al-Reef Lebanese Bakery şehrin efsaneleri arasında sayılıyor. Gece geç saatlerde acıkanların kesinlikle not etmesi gereken bir adres.

Arabian Tea House:

Bastakia bölgesinin gizli kalmış bahçesi, eski adıyla Basta Art Café. Burası biraz turistik olabilir ama Arap kültürünü biraz soluyabilmek için en iyi adres. Cibinliklerle örttükleri localarda oturup akşamüstünü keyifle geçirebilirsiniz.

Q43:

Media City içinde 43. kata tüm süsü püsüyle yerleşmiş Q43 şehrin yeni mekânlarından biri olmasına rağmen şimdiden Dubai gece hayatı sahnesinde yerini almış gözüküyor. Sushi’den steak tabaklarına uzanan menüsünün yanında özel kokteyllerden yudumlayıp manzaranın keyfini çıkarmak kulağa hoş geliyor.

GQ Bar:

Ağzınıza layık bir akşam yemeğinin ardından gece nerede eğlenilir diye girdiğiniz arayış GQBar sayesinde son buluyor. 2014 Şubat itibariyle Marriott Marquis Hotel bünyesinde kapılarını açan bu yeni mekân menüsünde leziz tariflerin yanında bulundurduğu nargile ve kokteyl listesi ile gece gezmelerinde farklı bir alternatif arayanlara özel.

Cirque du Soir:

Sirk atmosferi burlesk gece kulübü konseptlerini bir araya getirerek isminin hakkını veren bir atmosfer sunuyor. Jonglörlerin, trapezcilerin, fetiş giysili ateş üfleyenlerin bir arada olduğu kulüp, sınırsız eğlence vaat ediyor. Lady Gaga, Leonardo diCaprio ve Scarlett Johansson gibi ünlülerin Londra’dan da takip ettiği kulüp, Salı, Perşembe ve Cuma günleri açık. Mekânda minimum harcama limiti var, aklınızda olsun.

Armani Privé:

Armani Hotel’in şık atmosferini yansıtan gece kulübü Armani Privé, şehrin VIP kulüplerinden biri. Yüksek tempolu DJ performanslarıyla eğlenceli bir gece vaat eden Privé’ye giriş oldukça zor.

360°:

Jumeirah Hotel’de bulunan gece kulübü, daire şeklindeki mimarisiyle ismini layıkıyla taşıyan mekânlardan biri. DJ performanslarının canlandırdığı kulübün özel kokteyllerini denemeye değer.

Okku Dubai:

Okku, şehirdeki Uzakdoğu esintisini yansıtan mekânlardan biri. Sushi Bar konseptindeki restoran/bar, geceyi yemek sonrasında uzatarak sakin bir gece geçirmek isteyenler için hoş bir alternatif. Bugüne kadar Madonna, George Clooney, Bill Clinton ve Hillary Swank gibi ünlülere yemek yapmış şeflerden oluşan mutfak ekibi, Japon mutfağının en lezzetli halini tattırmak için çalışıyor.

Sho Cho:

Dubai Marine’nin içindeki bu şık Japon restoranının sushileri ve yemekleri kadar akşam 11’den sonra başlayan partileri de çok meşhur. Dubai’deki nadir açık hava barlardan bir tanesi olan Sho Cho’da deniz manzaralı terasında keyifli kokteyllerden içip müziğin ritmine kapılabilirsiniz.

Alışveriş

Dubai tartışılmaz bir alışveriş cenneti. Birkaç günlük bir seyahatle yalnızca alışveriş etmeye gitmek, Dubai seyahatlerinin en yaygın hali. Yabancı ürünlerdeki düşük vergi oranı bu durumun en büyük sebebi elbette.

Alışveriş Merkezleri:

Alışveriş meraklılarının The Dubai Mall ve The Mall of Emirates’i turlamadan dönmemesi şart. Bu iki alışveriş merkezinde tüm büyük markaları ve moda devlerini bir arada bulmak mümkün.

Boutique 1:

Dubaililerin çok tercih ettiği bu şık ve büyük butikte Chloé, Marc Jacobs, Karl Lagerfeld, Elie Saab gibi isimlerin tasarımlarını bir arada bulmak mümkün.

S*uce:

Şehirde 4 şubesi bulunan S*uce, moda ve seyahat dergileri tarafından da övgülere boğulan bir butik. Alexander Wang, Isabel Marant, Marchesa, Vanessa Bruno tasarımlarını bulabileceğiniz modacılardan birkaçı.

Bateel:

Bateel’in şık kutularında sunulan çikolata ve hurma çeşitleri gastronomik birer mücevher gibi görünüyor. Göze olduğu kadar damağa da hitap eden Bateel’de hem kendiniz için hem de hediye etmek üzere hoş seçenekler bulabilirsiniz.

Müzeler

Camiler:

Jumeirah Mosque, Dubai’de en çok ziyaret edilen turistik noktalardan biri. Fatimi mimarisinin özelliklerini taşıyan cami 1200 kişi alıyor. Müslüman olmayan ziyaretçiler ancak özel turlar dâhilinde girip gezebiliyor. Grand Mosque ise 1998 yılında inşa edilmiş yeni bir cami. İrili ufaklı 50 küsur kubbesiyle oldukça hoş görünüyor.

Bastakiya:

Dubai yakınındaki bu kasaba, 1890 yıllarında inşa edilmiş ve sokakları, binaları ve çarşısıyla oldukça etkileyici bir yer. Şehrin şatafatından nasibini pek almadığı halde etkileyici bir havası var.

Aktiviteler:

Şehir içindeki souk adı verilen çarşıları gezerek alışveriş bölgenizi genişletebilirsiniz. Atlantis The Palm’da bulunan akuatik parkları ziyaret edebilir, yunuslarla yüzebilirsiniz. Mall of Emirates’in tesislerinde çölde kayak ve snowboard yapma zevkini yaşayabilirsiniz. Çöl safarisi, balon turu ve deve güreşi yapabilir, polo ve golf oynayabilirsiniz. Bunlara ek olarak Burj Khalifa’yı ziyaret ederek dünyanın en yüksek binasına tırmanabilirsiniz. Palmiye şeklindeki yapay ada Palm Islands’ı gezmek de oldukça eğlenceli.

Galeriler:

Dubai, sanat galerileri bakımından da oldukça zengin bir şehir. Al Quoz bölgesi çağdaş sanat üssü olmaya aday bir yer. Bunlardan Traffic, çağdaş ve çarpıcı sanat eserleri bulabileceğiniz bir galeri. Jam Jar ise, yaratıcılığınızı serbest bırakarak kendi eserinizi yapabileceğiniz bir stüdyo.

Gitmeden Göz Atılacaklar

'Carte Blanche':

James Bond romanlarının 37.si olan Carte Blance’ta macera Sırbistan’dan Dubai’ye oradan da Cape Town’a uzanıyor.

'Desperate in Dubai':

Dubai’de zengin bir adamla evlenmeyi proje haline getirmiş dört kadının hikâyesini anlatan kitap, bu klişe durumun aslında hiç de basit ve kolay olmadığını gösteriyor.

'Arabian Sands':

Wilfred Thesiger, 1945-50 yılları arasında Arap Yarımadası’nda yaptığı seyahatleri anlatıyor. 2008 yılında Birleşik Arap Emirlikleri’nden Majid Abdulrazak’ın girişimleriyle sinemaya da uyarlanmıştı.

Aman Aman!

Temmuz - Ağustos arası sıcaklıklar 50 dereceye kadar çıkabiliyor. İnsanlar sıcak nedeniyle neredeyse hiç sokakta yaşamıyor. Sokak yerine klimalı binalar tercih ediliyor. Siz siz olun sağlığınız için Dubai seyahatinizi yaz aylarına denk getirmemeye dikkat edin.

Domuz eti pek çok restoranda servis ediliyor. Domuz eti yemeyenlerin dikkat ederek seçim yapmasında fayda var.

Yanınıza yazlık kıyafetlerin yanı sıra, sokaklarda dolaşırken kullanacağınız düz ayakkabılar ve camilere girerken kullanabileceğiniz eşarplar almanızda fayda var. Güneş kreminizi de unutmayın.

Binaların numaraları çok belli olmadığı için adrese göre yer bulmak zor olabiliyor. Adresin yanı sıra yol tarifi almayı ihmal etmeyin.

Sıkıcı Bilgiler

Havaalanından şehir merkezine taksiyle 25 dakika sürüyor ve 55 Dirhem tutuyor.

Dubai oldukça rahat ve liberal bir şehir. Ancak alkollü araba kullananlar doğrudan karakola götürülüyor.

Bir kadeh içkiyle bile araba kullanmamakta fayda var. Zaten taksiler oldukça yaygın ve kullanışlı.

Kasım'da Nereye?

Kasım'da Nereye?

“Dubai”