Kuala Lumpur Elinizin Altında

Kuzeyinde Tayland ve Güney Çin Denizi, güneyinde Endonezya ve Singapur ile çevrilmiş, en az kendi komşuları kadar egzotizme bürünmüş kocaman bir Asya ülkesi Malezya. Bir asrı aşkındır işgallere sahne olmuş, II. Dünya Savaşı’nın etkilerini ta uzak kıtalardan yaşamış bu büyük ülkenin can damarı Kuala Lumpur ise tabiri caizse Çin, Hindu, Malay ve diğer pek çok etnik gruba ev sahipliği yapan bir kültür başkenti.

Yolculuğuna 1800’lerin başında küçük bir maden köyü olarak başlayan bu görkemli şehir, adını aldığı 'çamurlu kavşak’ın çok ötesinde teknoloji ve modernizmle kuşatılmış bir yerde karşılıyor bugün ziyaretçilerini. En ünlü iki nehri Gambak ve Klang’ın kesiştiği yerde bereketli bir üçgenin içinde yerlerini almış ışıltılı gökdelenler; özellikle şehrin ikonik ikizleri Petronas Kuleleri, Bukit Bintang boyunca birer birer açılan şık restoran ve barlar ve alışveriş merkezleriyle Kuala Lumpur’da çağ atlamış bir medeniyet hayatı yaşanıyor. Yeniliklere açılan kapıları, renkliliğini borçlu olduğu tropikal iklimini, bol baharatlı kültür soslu geleneksel mutfağını ve köşeyi döndüğünüz anda kalabalıkların akın ettiği gece çarşılarını da unutmuyor, unutturmuyor. İki farklı hayat, 77 millet size bu efsane şehirde hem şık bir gökdelenin çatı katında eşsiz kokteyller yudumlamanıza fırsat tanırken hem de ara sokaklarında İslam, Çin ve Hindu âdetlerini ve her grubun kendi mistik dünyasını tanıma keyfi sunuyor.

Kuala Lumpur

En İyiler

Mandarin Oriental:

Bir yanıyla şehrin ikonik binalarından ikiz Petronas Kuleleri'ni, diğer yanıyla yemyeşil uzanan City Center Park’ı kucaklayan görkemli bir Mandarin farkıyla karşı karşıyayız. Pastel tonlardan örülmüş klasik tarz 643 oda ve 41 süitin her köşesine yansımış. Kuala Lumpur’un semalarında süzülüyor gibi hissettiren odalardan ayrılıp otelin seçkin konukları için sunduğu 10 restoran ve bara doğru geçtiğinizdeyse sizi Kanton mutfağının en özel tariflerini sunan Lai Po Heen karşılıyor. Sizin için her ayrıntıyı düşünen Mandarin Oriental’dan 'Mutlaka yine geleceğim," cümlesiyle ayrılacağınızdan emin olabilirsiniz.

Shangri-La Kuala Lumpur:

Şehrin alışveriş cenneti ve hızlı gece hayatıyla bilinen Golden Triangle dünyanın en şık otellerden birine de ev sahipliği yapıyor. Shangri-La Kuala Lumpur’da tepeden tırnağa teknolojiyle donatılmış 662 odasında koyu ahşap mobilyalar pastel tonlarla bütünleşmiş. Gastronomi konusunda da uluslararası iddiasını koruyan otelin ödüllü Çinli şefi Tan Kim Weng Shang Palace’da harikalar yaratıyor. Gece ışıklarının arasında bir yıldız olarak parlayan Shangri-La siz seçkin misafirlerine unutulmayacak bir yolculuk vaat ediyor.

The Ritz Carlton:

Kadim Gombak ve Klang nehirlerinin buluştuğu bir noktada Kuala Lumpur uygarlığının yükseldiği bir yer; The Ritz Carlton. Dünyanın en uzak ülkelerinde bile lüks ve konforun markası olmuş otel zinciri sizi Malezya topraklarında dört dörtlük ağırlamak için hazır. Üstelik 395 oda ve süitin her birinde hissedilen ırmak dinginliğini arkanızda bırakıp kente adım attığınızda, şehrin şu sıralar en hip gece hayatı merkezlerinden olan Bukit Bintang’de buluyorsunuz kendinizi. Tabii, bizden söylemesi, bu hızlı gece turuna çıkmadan önce otelin gurur kaynağı Li Yen’de aroma ve baharatlarla taçlandırılmış şık bir akşam yemeği almayı ihmal etmeyin.

Saujana Hotel & Resorts:

Şehir merkezinden 30 dakika uzakta Asya’nın yağmurlarıyla yeşeren egzotik bir bahçenin içine kurulmuş Saujana Hotel & Resorts karşılıyor bizi bu defa. Malezya’nın en lüks 25 otelinin arasında yerini alan otel resort’un geniş arazisinde havuz, göl ve golf sahaları başta olmak üzere her türlü imkâna erişmek mümkün. Asya topraklarına özgü arınma hissinin modern yalın çizgilerde birleştiği 105 oda ve süit 43m2’den 176 m2’ye kadar genişleyip, misafirlerine ideal bir rezidans keyfi yaşatıyor. Hemen bavullarınızı bırakıp, soluğu yağmur ormanlarının atmosferiyle hazırlanmış spa odalarında alın; zira Saujana’da hayat yeni başlıyor.

Villa Samdhi:

Şehrin tam ortasında herkesi gören ama kimsenin göremediği bir hayalet misali dolaşmak ister miydiniz? Kuala Lumpur’un merkezinde saklı bir vaha gibi büyüsünü koruyor Villa Smadhi, kendisini kuşatan egzotik ağaçlar itinayla gizlemiş onu. Büyük büyük otellerin hiç durmayan hareketinden uzaklaşmak, canı istediğinde kalabalık, canı istediğinde kusursuz bir mahremiyeti tatmak isteyenler bu eşsiz otelin 21 odasından birinde alıyor hemen soluğu. Bambu, doğal malzemeler ve neo Asya tarzı inceliklerin sergilendiği her oda farklı bir atmosfer yaratıyor ve kiminin kapısı sessiz bir bahçeye kimininki de misafire özel bir havuza açılıyor. Dinamizmin ve dinginliğin uyumu size aynı anda iki farklı tatil yapma fırsatı veriyor.

Grand Hyatt:

Kuala Lumpur’un yıldız takımına son dönemde bir yenisi daha eklendi: Grand Hyatt. Dünyanın pek çok şehrinde konaklama konforuna yeni bir anlam katmış bu prestijli otel zincirinin kente gelişi de epey gösterişli olmuş. Göklere uzanan 412 oda ve süitinde özel Malezya misafirperverliğiyle karşılayan otel, teknolojiyle kuşanmış gökdelenlerde geçen şatafatlı hayatlara ayna tutuyor. Grand Hyatt madalyasıyla şehirde şimdiden ün salmış restoranı THIRTY8 ise 38. kata yerleşmiş olmanın getirdiği yücelikle Kuala Lumpur’u her açıdan ayaklar altına alıyor. Şık bir akşam yemeğinin ideal noktası olan mekânda nefis steak tabaklarından taze sushi setlerine kadar her şey mevcut.

Bunlara Da Bakmaya Değer

Hotel Maya:

Kuala Lumpur’un ışıltılı ikizleri Petronas kulelerine karşı yükselen bir başka butik resort Hotel Maya. Teknolojiyle kuşanmış yüksek binanın metal rengi içeri girdiğiniz andan itibaren bambu ve ahşap detaylarının huzuruna bırakıyor yerini. Malayca dilinde 'hülya' anlamına gelen adı, şehrin derinliklerine dalıp giden 207 oda ve süiti, özel spa odalarında uygulanan Thai masajlarında vücut buluyor. Dünya mutfaklarının en güzel örnekleri ve Japon tarifleriyle harmanlanan yeni mutfak Sosaku damak zevkine düşkün misafirleriyle buluşuyor.

Grand Millenium Kuala Lumpur:

Şehrin Pavilion, Starhill Gallery gibi alışveriş duraklarına bir adım mesafede huzura her seferinde yeniden kavuşabileceğiniz bir nokta Millenium Hotels&Resorts. Evinizin konforunu tüm ferahlığıyla Kuala Lumpur’a taşımayı başaran 468 oda ve süitten birinde konaklama fikri kulağa hoş geliyor. Odalarda tercih edilen sade ve sıcak renkler sizi sarmalarken boydan boya cam kaplı penceresinden şehri sakince izleyebilme keyfi bambaşka. Özellikle, Bukit Bintang semtinin en iyi restoranları arasında yer alan Lai Ching Yuen konuklarına Kanton mutfağının en şık örneklerini sunarken...

The Club Saujana Resort Kuala Lumpur:

The Club Saujana ailesi yeşil bahçelerin içinde bir tatil köyü keyfini yaşamak isteyen misafirlerine a’dan z’ye elit bir konaklama zevki yaşatıyor. Havuzu, golf sahaları ve geniş odalarıyla bulunan otel sayesinde hem Selangor’a bağlı Shah Alam’da hem de KL’in hareketli caddelerinde farklı keşif turları yapabilirsiniz.

Öğle Yemeği İçin En İyi Adresler

Bistro à Table:

Kuala Lumpur’un yanı başındaki Petaling Jaya’da öğle yemeği için gurme bir kaçamak vaat ediyor Bistro a Table. İçeri girdiğiniz anda sizi karşılayan ahşap masalar ve tavandan sarkıtılmış, gösterişten uzak ampuller mekân hakkında aceleci bir izlenim verebilir. Şef Isadora Chai, özellikle cumartesileri KL’in seçkin nüfusunun tercih ettiği bistro yemeklerle kurduğu ilişkiyi 'uyarlamacı Fransız mutfağı' olarak tarif ediyor. Sofistike Fransız tarifleriyle Malezya’nın yerel harikaları bir araya geldiğindeyse ortaya binbir çeşit gurme deneyimin çıktığını tahmin edebilirsiniz. Şef, menü listesini her gün taze malzemelere göre değiştiriyor olsa da biz denk gelirseniz, terbiye edilmiş bıldırcın tabağını kaçırmamanızı öneririz.

Enak KL:

Kuala Lumpur’un en hareketli semti Bukit Bintang’da, Malezya mutfağının unutulmaya yüz tutmuş geleneksel yemeklerinin buharları tütüyor. Kırmızılara bürünmüş neo-Asya tarzıyla döşenmiş Enak KL misafirlerine puf minderler ve alçak sehpalar üstünde sofistike tatlar kazandırıyor. Gado-Gado, Rendang Padang gibi eski usül tarifleri denemek mutfak kültürünüze yeni bir deneyim eklemek için ideal.

Ben’s General Food Store:

Ben’s General Food Store hem pratik hem de kaliteli seçenekler sunması açısından gün ortasında alınacak bir öğün için İngiliz anahtarı gibi hayat kurtarıcı bir nokta. Her daim kalabalık olan mekânda damak zevkinize göre birçok farklı yemeği kendi standlarında bulmak mümkün. İster göz doyurucu kızarmış bir but, ister de midyeli sıcacık bir pizza seçin; ne tercih ederseniz edin, asla tatlı listesini atlamayın.

Serai Empire:

Şıklık ve konforun buluştuğu Serai Empire, KL’de lezzetli ve doyurucu bir öğle yemeği yeme fırsatı sunuyor. Asya ve Avrupa mutfağından seçkiler sunan 4 şubeli restoranın Jalan Sultan İsmail’deki mekânda tavuk porsiyonlarından karidesli tabaklara kadar pek çok leziz çeşidi bulmak mümkün. Üstelik şehrin cafcafını arkanızda bırakıp soluklandığınız bu yerde çocuklu aileler için de özel bir çocuk menüsü düşünülmüş.

Mezze:

Time out’a göre şehrin en iyi 40 restoranından biri olan Mezze’ye bar bölümü henüz dolmadan lezzetli ve sakin bir öğle yemeği yemek üzere gelin. Bu sefer teftiş sırası sizde. Koyu ahşapların geniş bir şarap kav ile iç içe geçtiği mekân mutfağını İtalya, Fransa, Yunanistan ve Kuzey Afrika tarifleri üzerine kurmuş. Her gün vejetaryenler için farklı bir makarna alternatifi sunulurken, et sevenler de tercihlerini bir kadeh şarap yanına iyi gidecek steak’lere, sığır eti ve noodle’la yapılan Asian Special’dan yana kullanabilirler.

La Vie En Rose:

La Vie en Rose şehrin en iyi Fransız lokantalarından biri olarak her geçen gün daha da geniş bir kitleye hitap ediyor, üstelik üst sınıf Malezyalıların da mekânı sık sık ziyaret etmesi bize bu iki farklı mutfak arasında uyumun yakalandığını da anlatır gibi. Beyazın hâkimiyetindeki salon düzeni bize o gösterişsiz Fransız zarafetini hatırlatıyor; yemekler de gelmeye başladıkça iyice ikna oluyorsunuz. Uzun uzadıya sohbet edip gurme lezzetleri tatmak için ideal olan restoranda en popüler tercihler greyfurt jölesiyle servis edilen somon ezme ve sebzeli tavuk yahni arasında salınıyor.

Akşam Yemeği İçin En İyi Adresler

Fukuya:

Özel bir ihtimamla düzenlenmiş egzotik bir Japon bahçesinin içinden geçiyoruz, bu gurme Japon mutfağına ulaşmak için. Bungalovlardan oluşan bölmeleri ve iç dekorasyona hâkim olan Zen ruhu yemek siparişlerinden önce gelen avokado soslu kaplan karideslerle birlikte bize Uzakdoğu’nun mistik kapılarını aralıyor aniden. Bu şık restoranıngGeleneksel Japon pişirme tekniklerine sıkı sıkıya bağlı şefi Ando San özel bir akşam yemeği için gelen seçkin misafirleri için özel Kasieski menüyü öneriyor.

Bijan:

Kuala Lumpur’un ruhunu yansıtan iç düzeniyle pek çok seyahat rehberinin sayfalarına yıldız alarak geçen Bijan, Malezya mutfağının en eski tariflerini yeniden yorumluyor. Kalabalık gruplara ve canlı müzik performanslarına ev sahipliği yapan mekânda küçük bir köy olan Kampung’a has özel yemekleri ve diğer rüstik seçenekleri tatmak kesinlikle ilginç bir deneyim.

Rama V:

Bembeyaz lotus çiçekleriyle süslenmiş egzotik bir havuza karşı Tai usulü şık bir akşam yemeğinin adresi Rama V. Açıldığı ilk günden bu yana eleştirmenlerin dikkatini çekmiş restoranda Tay mutfağına özgü en eski tarifler modern bir yorum kazanıyor. Şehrin gürültüsünden kurtarıp insanı sakinleştiren iç dekorasyonu, Hindistancevizi içinde gelen tatlı su karidesi, yeşil köri soslu et gibi seçkilerle birleştiğinde Rama V uzak diyarların kapılarını aralamış oluyor.

Frangipani:

Ritz Carlton seçkinliğiyle ışıl ışıl parlayan restoran Frangipani - diğer adıyla Li Yen -, şehrin en kaliteli mekânlarının sıra sıra dizildiği Changkat Bukit Bintang’de açıyor kapılarını. Pembe beyaz plumeria çiçekleriyle donatılmış girişinden geçip, boydan boya parlak metalle kaplanmış duvarları görüp de özgün karakteri hissetmemek elde değil. Yıllardır Kanton mutfağında emek veren şef Tan Tiong Guan’ın tavsiyesi üzerine Çin çayı yaprakları ve avokado kreması ile sunulan pirzola parçaları muhteşem bir akşam yemeğinin baş konuğu olacaktır.

Nerovivo:

Tipik bir İtalyan şıklığının leylak rengiyle parladığı o gündelik anlar Nero ailesinin baş tacı Nerovivo’da yaşanıyor. KL’in en hip noktası olan Golden Triangle bu stil sahibi restoranla birlikte daha da hareketleniyor sanki. Lifestyle, Prestige gibi yayınlar tarafından ödüllere layık görülmüş mekânda 90’ı aşkın şarap seçeneği ve İtalyan şef Riccardo Ferrarotti’nin spesiyalitelerini denememezlik yapmayın.

Marini’s 57:

Kuala Lumpur’un Malezya göklerini delen efsanevi Petronas Kuleleri, sizi, çatı katında bulutların üzerinde geçirilecek unutulmaz bir akşam yemeğine davet ediyor. Arşa değen binanın 57. katındaki ödüllerle donatılmış Marini’s 57, İtalyan mutfağının en elit seçkilerini sunmakla beraber ay ışığı ve şehrin ışıltılı dünyası karşısında eşsiz bir deneyim yaşatıyor. Menüsünde ev yapımı makarnalardan İtalya menşeyli taptaze deniz mahsullerine uzanan bir seçki bulmak mümkün. Üstelik ilerleyen saatlerde lounge ambiyansı ve eğitimli personelin hazırladığı özel kokteyller bu keyfin cabası oluyor.


Atıştırılmalı!

Departure Lounge:

Kuala Lumpur’da koşuşturmalı bir günün ardından kahve tutkunlarının mutlaka uğramak isteyeceği bir yer Departure Lounge. Baristalarının pek çok kez ödül aldığı mekân bugünkü ününü sunduğu özel ilgi ve kaliteye borçlu. İster arkadaşlarınızla gelip güzel bir atıştırmalık ziyafeti çekin, isterseniz de seyahat dergilerinin olduğu yere konuşlanıp bir sonraki rotanızı belirleyin ama Departure Lounge kahvelerinden içmeden gitmeyin.

Fierce Curry House:

“Biryaniden atıştırmalık mı olur?” diyenler çıkabilir. Beş farklı aşamada bir gün önce etin marine edilmesiyle başlanarak hazırlanan bu zahmetli ve bir o kadar da lezzetli Güney Asya tadını denemeden de olmaz. Fierce Curry House bu Pakistan spesiyalitesini en iyi yapan, ödüllü mekânların başında geliyor. Küçük bir kapta gelen biryanileri bir sokak esnafı misali yiyip kalkıyorsunuz kalkmasına ama asla unutamıyorsunuz...

Sky Bar:

Cam bir fanusun içinde sırtınızı akşam vakti ışıl ışıl parlayan bir havuza verip şehrin göz alıcı Petronas kulelerine karşı kokteyllerinizi yudumladığınızı hayal edin. Traders Hotel’in 33. katında bulunan Sky Bar bu eşsiz Kuala Lumpur hayalini gerçeğe çeviriyor. Tatler camiası tarafından 2007’de Malezya’nın en iyi barı ilan edilen mekân, akşam yemeği öncesinde güneşi batırmak adına yudumlanacak bir kokteyl için de, geç saatlerde alçak koltuklara serilip görkemli gecenin keyfini çıkarmak için de ideal bir nokta.

Sultan Lounge:

Şehre son katılan prestijli otellerin arasında bulunan Mandarin Oriental, misafirlerine sunduğu seçkin lounge ortamıyla da göz kamaştırıyor. Sultan Lounge’ın iç dekorasyonunda tercih ettiği “Solaris” filmini hatırlatan fütüristik stil, başınızın üzerinde tüm şatafatıyla salınan perdeler oriyantal bir ambiyansla buluşmuş oluyor. Kentte tadabileceğiniz en lezzetli midye ve hayvar gibi atıştırmalıkların yanı sıra renkli kokteyller gecenin adresini belirliyor böylelikle.

No Black Tie:

1998’de 'kendimize ait bir oda' hayaliyle yola çıkan No Black Tie ekibi günümüzde Kuala Lumpur’un başlıca kültürel ve sanatsal merkezlerinden biri haline gelmiş. Yola çıktığı ilk günden beri özellikle caz konusunda kendi sınırlarını zorlayan Malezyalı ve diğer ülke menşeyli sanatçıları ağırlayan mekân, hem folk-fusion arasında geniş bir yelpazede seyreden ritimlere kulak vermek hem de özel bir akşam yemeği yemek için ideal.

Zouk:

Gece hayatına ilk olarak Singapur’da David Guetto gibi DJ yıldızlarını ağırlayarak başlayan Zouk’un kariyeri Kuala Lumpur’da orijinal Zouk, Velvet Underground konseptlerine sadık kalıp Loft ve Terrace bölmelerini de ekleyerek gelişmeye devam ediyor. Güney Asya’nın en büyük festivallerinden birinin altına imzasını atmış bu gece hayatının deneyimli elleri, sizi içinizden geldiği gibi dans edip yenilenmeye davet ediyor.

Alışveriş

Aseana:

Kuala Lumpur için bir alışveriş cenneti desek abartmış olmayız. Bilinen tüm lüks markaların kendi mağazası olmasına rağmen Aseana, ünlü tasarımcıların koleksiyonlarını bir arada bulabileceğiniz bir mağaza. Dice Kayek, Herve Leger, Helmut Lang, Nancy Gonzalez gibi kırmızı halının klasikleşmiş tasarımcılarının koleksiyonlarına mutlaka göz atmalısınız. Bu mağazayla ilgili bir detay da içindeki Aseana, KL’nin bakımlı hanımlarının öğle saati için en çok tercih ettikleri mekân. Siz de alışverişiniz bittikten sonra burada bir kahve molası vermelisiniz.

Oroton:

Avustralya’nın köklü markası Oroton, modern ve rahat tarzıyla şıklığınıza farklılık katıyor. Kuala Lumpur’da bulunan mağazalarında kadınların vazgeçilmezi çanta ve ayakkabı koleksiyonlarının yanında erkekler için de stillerine stil katacak iş çantaları, gözlükler, cüzdan çeşitleri ve kravatlar bulunuyor. Bu arada Cambridge Düşesi Kate Middleton’ın tercihi “Odelon” isimli clutch çantanın popülaritesi de oldukça yüksek, bizden söylemesi.

A.L.L.I.E.N:

Kuala Lumpur Moda Haftası'nın yeni yıldızı Allien Gan tasarımlarıyla son dönemlerde oldukça ilgi odağı olmaya başladı. Gündelik ve sade fakat bir o kadar şık çizgisiyle şehirli modern kadını yaratmayı hedeflemiş. Stil sahibi her kadının dolabının vazgeçilmezleri arasında olacak bu çantalardan bir tane satın almadan KL’den ayrılmamalısınız.

Snackfood:

Bazı mağazalar içine girdiğiniz anda size mutluluk verir ya Snackfood da işte onlardan bir tanesi. Dünyanın farklı köşelerinden getirdikleri konsept ürünlerle gündelik yaşantınıza ufak güzellikler katacak birçok objeyi burada bulabilirsiniz. Çalışma odanıza nostalji katacak eski bir daktilo, banyonuza güzel kokular yayacak Voluspa oda parfümleri, keyifle okuyacağınız Kinfolk dergileri bunlardan birkaçı. Kuala Lumpur’un en iyi mağazaları arasına giren Snackfood’a uğramadan alışverişinizi bitirmeyin deriz.

FHL Sports:

Bu mağazayı özellikle spor yapanların kaçırmaması gerekiyor. Yüksek tavanı ve kiremitlerle kaplı duvarlarıyla tam Newyork stili mağazadaki bisiklet çeşidi karşısında bir tane kapıp pedal çevirmek isteyeceğinize eminiz. Kendinize uygun bir tane seçip sporunuzu ormanda yapmak fena bir fikir olmasa gerek.

The Lifeshop Atelier:

Ev dekorasyonuna meraklıysanız burası tam size göre. Antika aksesuarlardan, vintage objelere, jüt kumaşından yastıklardan, cam fanuslara yerleştirilmiş bitkilere kadar yaşam alanınıza sıcak dokunuşlar yapacak birçok eşya bu mağazada mevcut. İçeriye girdikten sonra acele etmeden kendinize zaman ayırın ve farklı şeyleri keşfedin.

Görülmesi Gereken Yerler

Islamic Arts Museum Malaysia:

Kuala Lumpur’un en hoş nefes alma duraklarından biri olan Lake Gardens ağaçlarının sarmaladığı Islamic Arts Museum Malaysia, ülkenin pek çok kültürel kimlikten oluşan mozaik yapısını keşfetmek için faydalı bir nokta. İçinde İslam sanatına dair tarihte pek çok noktaya değinen kitaplardan değerli mücevherlere kadar geniş bir seçki bulabilirsiniz. İslam sanatını coğrafyalarına göre ayırarak sergileyen 12 galerinin yanında müze, kendi nüfus bileşiminde önemli bir yere sahip Hindistan, Çin ve Malezya ülkelerine özel bir sunum ayırmış.

Istana Negara (Royal Museum):

2013 yılında müzeye dönüştürülen Istana Negara, Bukit Petaling tepelerine oturmuş, Klang nehrine doğru açılan görkemli kapılarıyla ağırlıyor ziyaretçileri. İngiliz himayesinde geçen tarihinden aldığı mirasın izlerini, İngiliz askerlerininkine benzer üniformalarıyla törensel bir şekilde nöbet değişimi yapan askerlerinde bulabilirsiniz. 1942 ve 1945 arasında gerçekleşen işgal boyunca Japon hükümetinin konutu olarak kullanılan sarayın mimarisini keşfetmek ve bahçelerinde ferahlatıcı bir tur yapmak mümkün.

Royal Selangor Visitor Center:

Malezya’nın gelirinin büyük bir bölümünü borçlu olduğu zanâat kalaycılık. Ülkenin hâlâ kalkınmasında büyük rol oynayan bu sanat Royal Selangor Visitor Center’da meraklılarıyla buluşuyor. Tam 1885 yılında İngiliz himayesine girmeden önce kurulmuş bu merkez bugün bünyesinde bulundurduğu fabrika sayesinde yurtdışına üretim yapmaya devam ediyor. Burada, ziyaretçiler için hazırlanmış asırlık geçmiş ilginç bir fotoğraf sergisiyle sunulurken, devasa boyutlarda kalaydan yapılan ve içine oturduğunuzda minicik hissedeceğiniz tartı büyük küçük herkesin eğlencesi olmuş durumda.

Petronas İkiz Kuleleri:

Malezya’nın moderniteye açılan yüzü, Kuala Lumpur şehrinin ikonik ikizleri Petronas Kuleleri ile simgeleniyor. 40. kattaki bir seyirlik köprüyle birbirine bağlanan ikiz kulelerin arşa değen başı klasik İslam hatlarının en yeni teknolojiyle yeniden yorumlanmasının da sembolik bir sunumu aslında. Gökyüzüne doğru çıktıkça sizi karşılayan alışveriş merkezi ve lüks restoranlarıyla birlikte adı geçen seyir noktasına çıkıp şehri doyasıya kucaklamak da mümkün.


Kitaplar & Filmler

"The Harmony Silk Factory":

Tash Aw tarafından 2005 yılında yayımlanan roman, Malezya’nın sömürge tarihine ışık tutuyor. Man Booker Prize ödülü kazanan romanda, Çinli bir köylü olan, The Harmony Silk Factory adlı tekstil fabrikasının sahibi Johnny Lim’i farklı bakış açılarından ele alıyor. Kinta Valley’de kahraman haline gelmiş Johnny acaba Japon istilasına karşı canını vermeye hazır bir karakter miydi, yoksa sadece fabrikasının kapanmamasını isteyen sıradan bir patron mu?

"Anna and the King":

Oskar ödüllü oyuncu Jodie Foster ve Asyalı Chow Yun-Fat başrollerini paylaştığı filmde, Tayland’a öğretmenlik için gelen Anna ve Tayland kralı Mongkut arasındaki romantik aşk hikâyesi anlatılıyor. Tayland hükümetinin senaryoyu krala karşı ve saygısızca bulmasından dolayı da filmin Tayland’da çekilmesine izin vermiyorlar. Bu nedenle çekim için Malezya’nın uygun olduğuna karar veriliyor. Malezya’nın farklı yerlerini keşfetmek isterseniz bu biyografik drama filmini izlemenizi öneririz.

"Entrapment":

Güzelliğiyle dillere destan aktris Catherine Zeta-Jones ve diğer tarafta karizmatik duruşuyla Sean Connery... Bu ikilinin başrolleri paylaştığı '99 yapımı film ise Türkçe’de “Kurda Tuzak” olarak tanınan "Entrapment". Şık bir soygun hikâyesinin etrafında dönen heyecanlı sahneler şehrin ikonu haline gelen Petronas İkiz Kuleleri’ndeki nefes kesen kovalamacayla doruk noktasına ulaşıyor.


Aman Aman!

Uzakdoğu’daki şehirlerde gece pazarları oldukça yaygın. Kuala Lumpur’da da birkaç tane gece pazarı kuruluyor. Bunların en meşhuru Lorong Tuanku Abdul Rahman. Cumartesi akşamüstü saat 5 ile 10 arası açık olan pazarda hediyelik eşyalardan Malezya’nın yerel ürünlerine kadar pek çok şey bulma şansınız var. Pazarlık yapmayı seviyorsanız hiç çekinmeden yapabilirsiniz. Yerel halkın yaşantısını belki en iyi gözlemleyebileceğiniz bu pazar alanını mutlaka ziyaret etmelisiniz.

Şehrin kuzeyinde, Selangor’da yer alan Batu Mağaraları'nı ziyaret etmezseniz KL’yi gezmiş sayılmazsınız. İçindeki Hindu tapınağı ve mabediyle ikonik ve popüler bir yer burası. Üç ana mağaradan oluşan yerin girişindeki Hindu Tanrısı heykelinin ihtişamı ve 272 adet basamaktan oluşan dik merdiveni kesinlikle nefes kesici. Çevrede gezinen maymunlara dikkat; zira onları sevmek için yaklaştığınızda aniden vahşileşebiliyorlar, temkinli olmanızda yarar var yoksa fotoğraf makinenizi kaptırabilirsiniz.

Sıcak havada yürüyerek şehir turu yapmak zor diyenlere KL’de süper bir alternatif bulunuyor. Minik golf arabalarına benzeyen araçlarla tüm şehri gezmeniz mümkün. Hem eğlenceli hem de rahat bu yolculukta verilen molalarda bol bol fotoğraf çekip çevreyi keşfedebilirsiniz.


Sıkıcı Bilgiler

Kuala Lumpur havaalanından şehre normal şartlarda 50 dakikada ulaşmanız mümkün. Tabii trafiğin durumuna göre bu süre uzayabiliyor. Malezya parasıyla 60-70 Ringit civarı tutuyor. Unutmadan Kuala Lumpur’da taksilerde gece tarifesi uygulaması bulunuyor, biner binmez taksimetreyi kontrol etmekte fayda var.