Malta Elinizin Altında

Avrupa ile Afrika kıtasının arasında, Akdeniz'in ortasında, bağımsızlığını kazanana kadar bir çok medeniyete ev sahipliği yapmış irili ufaklı adalardan oluşan küçük fakat insanlık tarihi açısından çok değerli bir ülke Malta. Adalar arasında en büyük olan, başkent Valletta'nın da bulunduğu Malta Adası ticaretin, kültürün, eğlencenin nabzını tutuyor. Gozo ve Comino adaları ise buraya göre daha sakin ve doğayla içiçe kalmayı başarmış.

Tarihindeki mozaiğin etkisi olsa gerek adada keşfedilecek pek çok şey bulunuyor. İnsanlık tarihine ait arkeolojik alanlardan, dalma deneyimi yaşayabileceğiniz koylara, farklı mutfakların etkilerini bulunduran Malta mutfağına kadar günlerinizi dolu dolu yaşayabileceğiniz bir yer Malta. Ayrıca Akdeniz insanının sıcakkanlılığı adaya gelen turistleri kendine hayran bırakmaya yetiyor. Yenilikler aradığınız bir tatil planlıyorsanız Malta kesinlikle aday şehirler arasında en üst sırada olmalı.

Malta

En İyiler

Corinthia Palace Hotel:

Malta'nın prestij ve konfor konusunda ödüle doymuş oteli için âdeta cenneten bir köşe dersek abartmış olmayız. Yeşillikler içindeki havuzu ve geniş bahçesiyle bu minik saraydan dışarı çıkmak istemeyeceksiniz. Fakat adada keşfedecek çok yer olduğunu söylememize gerek yok herhalde. San Anton Corinthia Palace'tan adanın diğer yerlerine ulaşım konusunda rahat olabilirsiniz, adanın başkenti Valletta'ya ve 'sessiz şehri' Mdina'ya oldukça yakın.

The Xara Palace:

Adanın eski şehirlerinden Mdina'nın tepelerinde sessiz, doğayla içiçe olmayı tercih edenler için The Xara Palace en iyi alternatif. Taş duvarlarıyla Ortaçağ döneminden bir kaleyi andırırken odalarındaki konfor beklentilerinizi fazlasıyla karşılıyor. 17 odalı bu butik otelin odaları antika eşyalar ve Maltalı ressamların eserleriyle dekore edilmiş. Otelin gurme yemekleriyle ünlü restoranı da eşsiz manzarasıyla romantik bir akşam yemeği için ideal.

Kempinski Hotel San Lawrenz:

Malta takımadalarından ikinci büyük ada Gozo'da bulunan otel, Kempinski kalitesiyle misafirlerini ağırlıyor. Otelin genelindeki klasik ortam yerini odalarda ahşap ağırlıklı Ortaçağ etkileri olan dekorasyona bırakıyor. Gün içinde havuz kenarında güneşin keyfine varırken ya da spa bölümündeki masajlarla kendinizi şımartırken zamanın nasıl geçtiğini fark etmeyeceksiniz. Bu keyif köyünden çıkıp diğer şehirleri keşfetmek isterseniz de sadece kısa bir feribot seyahatiyle Malta adasına gitmek mümkün.

Grand Hotel Excelsior Malta:

Şehir merkezinde kalma önceliği olanlar için tercih edilecek en güzel adres Grand Hotel Excelsior. En önemli yanı her yere yürüyüş mesafesinde olması. Valetta'nın iki önemli limanına karşı muhteşem bir manzaraya sahip. Teknesi olanlar nereye bağlayacağım diye düşünmenize gerek yok, çünkü Malta'da her yıl yapılan tekne fuarına ev sahipliği yapan otelin özel yat limanı bulunuyor. Bütün bunların yanında ferah odalar son teknolojilerle donatılmış, konfor ve lüks eksiksiz her detaya yansımış. Malta deneyiminizi mükemmelleştirmek için çalışan güzelyüzlü ve sıcak bir ekip size her konuda yardımcı olmayı bekliyor.

Hotel Phoenicia:

Valletta limanı dışında ilk lüks otel olması amacıyla 1939 yılında inşa edilmiş Phoenicia. Fakat savaş sebebiyle kapılarını kapatmak zorunda kalmış. 1947 yılında ise yeniden hizmete açmışlar. Diğer tarihi binalardan farklı olarak burası çağdaş şıklığı Ortaçağ etkileriyle harmanlayıp misafirlerine keyifli ve konforlu bir ortam yaratılmış. Odalardaki sadelik ise ruhunuza çok iyi gelecek. Otelin en can alıcı tarafı ise içinde bulunduğu bahçesi. Bir renk cümbüşü yaşanan gösterişli bahçede kendinizi ayrı bir dünyada hissedeceksiniz.

Bunlara Da Bakmaya Değer

Thirty Seven Gozo:

Bir çiftlik evinde kalma fikri kulağa oldukça farklı gelebilir, fakat burası tahmin ettiğinizin çok ötesinde. Yeşil ahşap giriş kapısının ardında sizi bekleyen sürprizler zihninizden çıkmayacak türden. Her biri farklı tarzda tasarlanmış odalarıyla beklentilerinizi fazla fazla karşılayacak bir yer 37. Şehir merkezi ve çiftlik evi konsepti birbirine uzak kalsa da farklılık isteyen ve yeni bir deneyim yaşamak isteyenler için burası ideal. Havuz kenarında akşamüstü içkinizi yudumlarken buranın ortaya çıkış hikâyesini de otelin sahipleri Patti ve Giuseppe'nin ağızlarından dinlemenizi öneririz.

Westin Dragonara Resort:

St. Julian's şehrindeki en lüks otellerden biri de Westin Dragonara. Kapısından girdikten sonra kendinizi ayrı bir dünyada bulacağınız bir yer. Eşsiz ve uçsuz bucaksız Akdeniz manzarasıyla oldukça da romantik. Farklı alternatiflerde 340 odası bulunuyor. Burası aynı zamanda çocuklu aileler için de ideal bir yer. Çocuklarınız çocuk kulübünde eğlenirken siz de havuz kenarında yada sahilde güneşin keyfini çıkartabilirsiniz. Gününüze biraz hareket katmak istiyorsanız da su sporları alternatiflerine göz atmayı ihmal etmeyin.

Hotel Juliani:

Valletta'dan sonra St. Julian's Malta'nın en hareketli şehirlerden bir tanesi. Dinamik ve canlı sokaklarını keşfetmek, eğlence hayatına karışmak isteyenler Juliani sizler için çok uygun. Taş binası ve mavi tahta panjurlarıyla sıcak ve samimi bir ortam yaratılmış. Abartıdan uzak dekore edilmiş odalarında her tür detay düşünülmüş. Çatı bölümündeki havuz bölümü ise sizi şehrin gürültüsünden uzaklaştıracak şekilde tasarlanmış. Juliani'nin sıcakkanlı ekibi butik konaklama anlayışıyla sizleri ağırlamayı bekliyor.

The Palace Malta:

Adanın her şehri ayrı güzelliklere sahip. Barış anlamına gelen Sliema da popüler şehirlerinden biri tanesi. Buranın keyfini çıkartmak istiyorsanız The Palace, 5 yıldızıyla beklediğiniz her tür konforu size sunuyor. Adanın tarihi dokusundan uzak denebilecek modern dekorasyonu ve farklı konsept odalarıyla keyifli bir deneyim vaad ediyor. Rezervasyon yaparken seçeceğiniz oda parfümüyle koku hafızanızdan silinmeyecek bir tatil deneyimi sizleri bekliyor.

Öğle Yemeği İçin En İyi Adresler

Zeri's Restaurant:

Zeri's, marinada deniz manzarasına karşı keyifle yemek yiyebileceğiniz şık bir balıkçı restoranı. Şef Mark Zerafa, okuldaki takma ismiyle Zeri, farklı ülkelerde edindiği tecrübelerini adasına dönüp kendi yerinde uygulamaya karar verince Zeri's doğmuş. Sakin ve dinlendirici ambiyansı sayesinde nezih bir öğle yemeği adresi arayanlar Zeri's'in menüsündeki deniz mahsülleri tam size göre.

Trabuxu Bistro:

Valletta'nın merkezinde sıcak ve samimi bir bistro. Ahşap masaları, vintage sandalyeleri ve duvarlarındaki modern tablolarla sanki Maltalı bir aileye misafirliğe gitmiş gibi hissedeceksiniz. Menüdeki her şey taptaze ve günlük. Özellikle yaz aylarında dışarı taşan masalarda yemek yerken Malta sokaklarının güzelliğini ve keyfini yaşacaksınız.

Giannini:

Manoel adasında bir keşif yapmak istiyorsanız, Giannini bunun bir parçası olmalı. Limana yakın bu restoran yemeğe meraklı ve tutkulu bir aileye ait. Menüde ağırlıklı et çeşitleri bulunuyor, her biri de ayrı bir özenle hazırlanıyor. Giannini'deki yemek deneyiminiz hafızanızda yer edecek, buna emin olabilirsiniz.

Nenu the Baker:

Malta mutfağında farklı pek çok mutfağın etkisi görülüyor, özellikle de İtalyan mutfağı. Maltalıların en çok sevdiği yemeklerden biri olan pizzaya benzeyen özel fırında pişirilen 'ftira' konusunda Nenu adadaki en iyi restoran. Burayı bu kadar özel ve başarılı yapan ise Debono ailesinin fırıncılık konusuna olan tutkusu. Menüdeki farklı ftira çeşitlerine göz atarken Nenu'nun hikâyesini de sahibinden dinlemek istemez misiniz?

Akşam Yemeği İçin En İyi Adresler

Barracuda:

St. Julian'ın en popüler restoranı olan Barracuda'nın 30 yılı aşkın bir ünü var. Bu şöhretini tabiki de sunduğu lezzetlere ve kusursuz servis anlayışına borçlu. Taze deniz mahsulleri ve balık çeşitleriyle, ızgarada pişirdiği et çeşitleriyle herkese hitap eden bir yer Barracuda. Bugüne kadar Omar Sharif, Claudia Schifer, Eros Ramazzotti, David Beckham gibi pek çok ünlüyü de ağırlamış. Kısaca burası size deniz kenarında tarihi bir binada lezzetli bir yemek deneyimi vaad ediyor. Sakın kaçırmayın deriz.

Tarragon:

Malta'da geleneksel Malta ve Akdeniz mutfağı oldukça yaygın. Tarragon bu konuda bir ilke imza atmış ve açıldıktan kısa bir süre sonra ödülleri toplamayı başarmış. Kaliteye, konfora ve değere önem veren Şef Marvin yemeklerini tutkuyla hazırlıyor, böyle olunca da her yemeğin sunumu âdeta bir sanat eserini andırıyor. Tarragon, modern pişirme teknikleriyle farklı lezzetler keşfetme imkânı bulabileceğiniz bir restoran. Güleryüzlü servis sayesinde buradaki yemeğiniz şüphesiz eşsiz bir deneyime dönüşecektir.

Al Molo:

Malta'da kaçırılmaması gereken bir adres. Portomaso Marina'da deniz kenarında nezih bir restoran Al Molo. Adadaki taze malzemelerle farklı Akdeniz lezzetleri yaratmak onlar için önemli bir kriter. Menüdeki deniz mahsullü makarna ve taze balık çeşitleri yiyenlerin epey takdirini topluyor. Ayrıca yemeğinize eşlik edecek şarap çeşitleri de aynı şekilde adanın keşfedilmeyi bekleyen gizli kalmış bölgelerinden seçilmiş. Mum ışığında romantik bir akşam yemeği için Al Molo doğru bir adres.

Lulu:

Her şehrin popüler mekânları belli dönemlerde değişir. Fakat Lulu için 'Malta'nın değişmezi' diyebiliriz. Burası açıldığı günden beri popülaritesini ve kalitesini korumayı başarmış yerlerden bir tanesi. Modern Akdeniz mutfağına sahip restoranda et severleri mutlu edecek bir menü var, fakat yine de balık tercih edenler unutulmamış ve menüye birkaç alternatifler eklenmiş. Bir Malta klasiği yaşamak istiyorsanız bir akşamınızı burada geçirin deriz.

Ta'Cassia Salina:

Adanın farklı bir bölgesinde, Salina'da 180 yıllık eski taş bir binada misafirlerini ağırlıyor Ta'Cassia. İtalya, Sicilya, Afrika ve İngiliz mutfaklarının karışımı olan geleneksel Malta mutfağından lezzetler sunan restoranın menüsündeki en popüler yemek ise domuz tandır yani 'majjalata'. Sıcak ve samimi bir ortamda lezzetli yerel yemekleri denemek isterseniz buraya mutlaka gelmelisiniz. Sadece akşam yemeği servisi olduğunu ve mutlaka rezervasyon yaptırmanız gerektiğini hatırlatmak isteriz.

Atıştırmalı!

Caffe Cordina:

Malta'nın en eski kafesi olan Cordina Kafe'nin açılışı 1837 yıllarına kadar dayanıyor. Kubbeli tavanı, duvarlarındaki resimleri ve klasik dekoruyla tarihin izlerini günümüze taşımayı başarmış. Malta mutfağının tatlı lezzetlerini tatmak ve akşamüstü keyif kahvesi için Cordina hem yerlilerin hem de turistlerin favori mekânlarından.

Crystal Palace:

Adanın pek çok yerinde yiyebileceğiniz 'pastizz', Maltalılar arasında en sevilen atıştırmalık. Oldukça mütevazi bir yer olan Crystal Palace'ın açıldığı saatten itibaren kapısında kuyruklar oluşuyor. İçi ricotta peyniriyle doldurulmuş bu minik böreklerden tatmak istiyorsanız Mdina'daki Crystal Palace'ı kaçırmayın.

Sotto Zero:

Yaz sıcağında serinlemek için ya soğuk bir şeyler içmek ya da dondurma yemek istemez misiniz? Adada birçok dondurmacı var, fakat burası bir dondurmacıdan öte âdeta bir laboratuvar. Klasikleşmiş lezzetler haricinde enteresan karışımlı dondurma çeşitleri de bulunan Sotto Zero'da her gün yeni bir lezzeti keşfetme şansınız olacak, müptelası olacağınıza eminiz.

Shadow Lounge:

Adada öyle çok hareketli bir gece hayatı olmadığını söylememiz gerekiyor. Paceville'deki Shadow Lounge, hem rahatça sohbet edebileceğiniz hem de keyifle içkinizi içebileceğiniz bir lounge bar. İlerleyen saatlerde DJ kabininden yükselen müzik sesiyle eğlencenin nabzı da artıyor. Mekândaki yoğunluktan buranın yerlileri tarafından tercih edildiğini fark edeceksiniz.

Twenty Two:

Adını bulunduğu binanın 22. katından alan bar, Malta gençlerin en favori mekânı. Şık ortamı, güzel manzarası ve kaliteli müziğin eşliğinde gecenin ilerleyen saatlerine kadar burada eğlenebilirsiniz. Menüsündeki klasik kokteyllerin yanında votkayla hazırladıkları içkilere de göz atın deriz. Unutmadan belirtelim, burada müzik, televizyon ya da spor dünyasından biriyle karşılaşma olasılığınız oldukça yüksek.

Numero Uno:

Adada eğlence hayatının geç saatlere kadar sürdüğü nadir kulüplerden biri Numero Uno. Meşhur HedKandi partilerine de ev sahipliği yapan mekanda ünlü DJ'lerin performansları oluyor. Açık havada ve rahat bir ortamda eğlenmek isteyenlerin kaçırmamaları gereken bir gece kulübü. Gitmeden önce programlarını incelemekte fayda var, en sevdiğiniz DJ'in performansını kaçırmak istemezsiniz. Öyle değil mi?

Alışveriş

Diamonds International:

Neredeyse hiçbir kadın mücevher satan bir mağaza gördü mü vitrinine göz atmadan yoluna devam edemez. Adanın en popüler alışveriş caddesinde bulunan Diamonds International işte tam da böyle bir mağaza. Milano'nun ünlü markası Antonini'nin takılarından Boucheron markasının saatlerine kadar bir çok lüks mücevher markasının koleksiyonunu satan bu yere uğramadan alışverişinize başlamayın deriz.

Rebelli:

St.Julians'ı ziyaret ederken dikkatinizi çekecek bu ihtişamlı mağaza adadaki alışveriş cennetiniz olmaya aday. Prada, Valentino, Roberto Cavalli, Cesare Paciotti, Canali gibi pek çok İtalyan markasının kadın ve erkek koleksiyonları burada mevcut. Mağazada çeşit bu kadar zengin olunca buradan bir şey almadan çıkmanız mümkün olmayacak.

Next:

Valletta'nın meşhur alışveriş sokağında yeni mağazasını açan Next özellikle plaj giysileri bakımından çok zevkli. Hem kendinizin hem de çocuğunuzun yazlık alışverişini yapmak için mutlaka buraya uğramalısınız. Ayrıca Next'in ev aksesuarlarının olduğu bölümü de sakın kaçırmayın.

Görülmesi Gereken Yerler

Maritime Museum:

Ada ülkesi olunca denizcilik ve gemicilik, ülke tarihinin en önemli parçası oluyor haliyle. Malta'nın ilk sanayi devriminin yapıldığı binada bulunan Maritime Museum (denizcilik müzesi), gemiciliğin ve Malta halkı üzerindeki geçmişten bugüne olan etkilerini anlatmayı amaçlıyor. Sergilenen etkileyici eşyalar arasında Roma dönemine ait 4 ton ağırlığındaki çapa ve yapım aşamasındaki 18. yüzyıla ait gemi maketi ziyaretçilerin oldukça ilgisini çekiyor.

Hal Saflieni Hypogeum:

Adanın en önemli ve en değerli yerlerinden biri olan Hypogeum, 1902 yılında inşaat çalışmaları sırasında bulunmuş tarih öncesi devirlere ait bir mezarlık. UNESCO'nun listesine de kaybolmuş bir kültüre şahitlik eden tek sit alanı olarak geçmiş. Burada bulunan kalıntılar ve toprak boyasıyla yapılmış resimler ise tarihten önce 4000 yıllarını işaret ediyor. Dünyadaki ziyarete açık tek tarih öncesi dönemlere ait mezar odalarını özellikle tarih meraklıları için ziyaret edilmesi gerek bir yer.

Casa Rocca Piccola:

Maltalıların yaşamlarını, geleneklerini ve kültürlerini yakından inceleyebileceğiniz Maltalı asil bir ailenin Valletta'daki evi aslında Casa Rocca Piccola. Malta soyluluğunu ve adetlerini en az 400 yıl öncesine kadar yansıtan evlerini halkın ziyaretine açmaya karar vermiş De Piro ailesi. Mobilyalardan duvarlardaki resimlere ve aksesuarlara kadar tarihi dokuyu hissedebileceğiniz 50 odalı evi gezmek oldukça keyifli. Ayrıca bahçe kısmında yerli ve yabancı çağdaş sanatçıların eserlerinin sergilendiği bir galeri ve küçük bir restoran bulunuyor.

Gharb Foklore Museum:

Gozo adasının en eski köylerinden biri olan Ta'Qali köyünde bulunan müze, el sanatlarına meraklı olanların kaçırmaması gereken bir yer. 18. yüzyıl dönemine ait konaktaki tüm eşyalar müzenin sahipleri ve Gozo adasında yaşayan aileler tarafından derlenmiş. Kişisel eşyalardan mobilyalara kadar her şey el sanatının değerini gözler önüne seriyor.

Marsaxlokk:

Adayı koy koy gezmek mümkün olmasa da güneyinde bulunan balıkçı kasabasını kaçırmamalısınız. Burası Malta dilinde 'luzzu' denilen sarı, kırmızı, yeşil ve mavi renklerle boyanmış balıkçı kayıklarıyla ünlü. Limanda kurulan pazardaki balık çeşidi iştahınızı kabartacağından kıyıdaki restoranlardan birinde taze balıkların tadına bakabilirsiniz.

Kitaplar & Filmler

"Troy":

Efsane film Truva'yı seyredenler Brad Pitt'in, Diane Kurger'ın ve Orlando Bloom'un muhteşem oyunculuklarını hatırlayacaklardır. İşte yönetmen Wolfgang Petersen, zihninizden silinmeyen o muhteşem sofistike sahnelerin birçoğunu Malta adasının farklı yerlerinde çekti. Homeros'un ünlü İlyada destanına konu olan Truva Savaşını yeniden hatırlamaya ve adanın tarihi dokusunu bu sefer izlemeye ne dersiniz?

Aman Aman!

Seyahat edilecek ülke Akdeniz'in ortasında bir ada olunca en güzel ve canlı dönemin yaz ayları olacağını söylememize gerek yoktur sanırım. Tabii bir de ada ziyareti denince akla ilk önce güzel koylar ve plajlar geliyor. Malta'nın keşfedilmeyi bekleyen bir sürü koyu var. Özellikle dalmayı ve sörf yapmayı sevenler buraları bulmadan adayı terk etmemenizi tavsiye ediyoruz. Unutmadan burada güneş oldukça kızgın ve kuvvetli oluyor. Gözlük, şapka ve güneş kremi şart!

Sıkıcı Bilgiler

Malta halkının büyük çoğunluğu Katolik. Kilise ziyaretlerinizde giyim kuşamınıza biraz daha fazla özen göstermeniz, açık giysilerle buralara girmeye teşebbüs etmemeniz gerektiğini hatırlatalım.

Malta'da araba kiralama imkânınız varsa hiç tereddüt etmeyin deriz. Taksi bulmak sorun olmasa da pek çok ülkedeki 'turist tarifes' uygulaması burada da başınıza gelebilir. Turiste daha yüksek fiyat uygulaması yapmak isteyen restoranlar ya da kiosklar da olabiliyor. Dikkatli olmakta fayda var.

Pazarlık etmekten çekinmeyin, fiyatlar mutlaka değişiklik gösteriyor.