Nis Elinizin Altında

Fransız Rivierası! Dünya üzerinde bu kadar güzel ve bu kadar sofistike bir sahil daha yok herhalde. Kraliçe Victoria başta olmak üzere kraliyet aileleri mensupları, Picasso, Matisse ve Chagall gibi ressamlar, Somerset Maugham ve Aldous Huxley gibi yazarlar, Elton John ve Brigitte Bardot gibi büyük ikonlar ve daha kimlerin vazgeçilmez dinlenme ve sosyalleşme bölgesi. Nis, Cannes, St. Tropez, Saint-Jean-Cap-Ferrat bu bölgenin en güzel köşeleri. Doğal güzelliklerini keşfe çıkmak, kumsallara serilmek, uzun caddelerinde salınmak hepsinde bir başka güzel.

Yazın en güzel tarafı olan riviera sahilleri, tatil düşlerini süsleyebilecek, neredeyse tılsımlı yerlerden. Buyurun, daha yakından tanıyalım ki bir sonraki seyahatinizi planlarken buraları da atlamayacağınızdan emin olalım!

Nis

En İyiler

Hotel du Cap-Eden-Roc:

Nis oteller rehberinde ‘Côte d’Azur’ün incisi’ tarifi Hotel du Cap-Eden-Roc için az bile kalabilir. Cap d’Antibes bölgesinde 140 yılı aşkın bir süredir, alanında usta bir ekiple misafirlerini ağırlayan otel bugüne kadar kimleri ağırlamamış ki! III. Napolyon tarzındaki dekorasyon, bu lüks Nis otelinin ihtişamını anlatmaya yeterli olacaktır. Her süitte insana huzur veren ve içini açan farklı renkler kullanılmış. Banyolar ise âdeta minik birer spa. Misafirlerini sabahları gümüş servis takımlarıyla servis ettikleri kahvaltı ile şımartmaya başlıyorlar. Şef Arnaud Poëtte’in hazırladığı yemekler ise Nis’de keşfedilmesi gereken bir zenginlikte. Gündüzleri havuz kenarında veya kayalıkların içine hazırlanmış özel localarda Akdeniz güneşinin tadına varabilirsiniz.

Grand Hotel du Cap Ferrat:

Nis’de nerede kalınır, henüz karar veremediyseniz belirtelim, Cap Ferrat’nın en gözde oteli burada. Öncelikle açıldığı günden beri Avrupa ve Amerika’nın tüm elit isimlerini, kraliyet üyelerini çekmeyi başarmış. Onları da George W. Bush ve Bill Clinton gibi eski Amerikan başkanları, Prens Luiz ve Kraliçe Victoria’nın kızı gibi aristokratlar izledi. 100 yılı aşkın bir süredir Nis’in En İyi Otelleri listesinde anılan otelde, bahçe veya deniz manzaralı süitler, özel havuzlu süitler ve penthouse gibi farklı oda alternatifleri mevcut. Egzotik ağaçlarla huzur veren bahçesinde kahvaltı edip deniz manzaralı setteki havuzda keyifli bir gün geçirebilirsiniz.

Royal Riviera:

Fransız Rivierası’nın kayalık sahili üzerine kurulmuş Royal Riviera, Saint-Jean-Cap-Ferrat Côte d’Azur’un en lüks otellerinden bir tanesi. Bugüne kadar Belçika kralından dünyaca ünlü oyunculara kadar pek çok kişiyi ağırlamış. Ana binadaki oda ve süitler haricinde zeytin ve portakal ağaçları arasında villaları da mevcut. Daha çok ailece seyahat edenlerin tercihi olan bu villalarda Akdeniz dokunuşları hâkim. Burası diğer Nis otellerinden farklı olarak kış aylarında da misafirlerini ağırlıyor.

Château de la Chèvre d’Or:

Nis ile Monako arasında kalmış Eze’de cennetten bir köşe. Akdeniz’e kuşbakışı bakan 5 yıldızlı Nis otellerinden Château de la Chèvre d’Or’de, 37 oda ve süit bulunuyor. Dağın tepesindeki sessizlik ve huzur, misafirlerin stresten tamamen arınmaları için muhteşem bir ortam sağlıyor. Odalar sade ve modern tarzda dekore edilmiş. Öğle yemekleri için hafif bir menüsü olan Le Café du Jardin’i, romantik bir akşam yemeği için ise iki Michelin yıldızlı restoranı La Chèvre d’Or’u tercih edebilirsiniz.

Cap Estel:

Yine Eze kasabasında fakat denize sıfır olan 5 yıldızlı Cap Estel huzuru ve konforu bulacağınız Nis’de görülmesi gereken diğer bir adres. Bir falezin üzerinde ve yeşillikler içinde. Ana binasındaki odalar haricinde otelin kendisine ait koyundaki İtalyan tarzda döşenmiş süitler, müdavimleri tarafından özellikle tercih ediliyor. Nis’de akşam yemeği için yaratıcılığını özellikle deniz ürünlerinde kullanan Şef Patrick Raingeard’ın ve ekibinin leziz yemekler sunduğu restoranı tercih edebilirsiniz.

Bunlara Da Bakmaya Değer

Le Negresco:

Nis’in en ünlü otellerinden biri, pembe kubbeli Negresco, meşhur cadde Promenade des Anglais’de bir asırdır tüm ihtişamıyla ayakta duruyor. Oda ve süitlerinin dekorasyonunda ağırlıklı olarak XIII. Louis dönemi hâkim. Özel süitlerinden birinde kalmak isteyenler, Nis tatiline çıkmadan önce rezervasyon için danışmak durumunda kalabilirler.  

Intercontinental Carlton Cannes Hotel:

Bir başka klasik alternatif ise Cannes’nın en iyi otellerinden biri olan ve La Croisette’teki ihtişamıyla önünden geçenlerin gözlerini alamadığı Carlton oteli. Deniz manzaralı süitleri isimlerini Sharon Stone, Grace Kelly gibi ünlülerden alıyor. Odaları ferah ve klasik bir dekorasyona sahip. Otel misafirleri için deniz kenarında özel iskelesi bulunuyor. Festival boyunca Cannes’da yapılacaklar listesine bir de ‘Hollywood yıldızlarıyla tanışmak’ maddesini eklemek niyetindeyseniz rezervasyon yaptırmak için acele etmelisiniz.   

Tiara Yaktsa:

Nis turu boyunca gezilmesi gereken yerlerden Théoule-sur-Mer’deki butik otel, Côte d’Azur’dekilerden biraz farklı. Sakinliği ve konforu hedefleyen otelin dekorasyonunda oryantal dokunuşlar hâkim. Doğayla iç içe olan Tiara Yaktsa daha çok yaz mevsiminin kargaşasından uzak durmak isteyenlerin tercih ettiği bir otel. Gündüz havuz kenarında cibinliklerle örtülü localarda soğuk şampanya içebilir, Akdeniz manzarasına karşı olan L’Or Bleu restoranı Nis’te ziyaret edilecek yerlere ekleyebilirsiniz.  

Cap d’Antibes Beach Hotel:

Cap d’Antibes bölgesindeki 5 yıldızlı Nis otellerinden olan mekânda yalnızca 27 tane oda bulunuyor. Bu sayede misafirleriyle tek tek ilgilenebiliyor ve kusursuz bir servis sunabiliyorlar. Odaların duvarını süsleyen devasa balık resmi modern dekorasyonun en ilgi çekici parçası. Gününüzü havuz kenarındaki özel localarda veya otelin özel sahilinde geçirme imkânınız bulunuyor. Gurme bir mutfağa sahip oteldeki Les Pêcheurs veya sadece yaz aylarında açık olan sahil kısmındaki Le Cap balık ürünleri sevenler için Nis’te nerede yenir denince ilk akla gelen seçeneklerden.  

Les Rosées:

5 yıldızlı lüks Mougin otellerinden birinde kalmaktansa köy evinde kalma deneyimi kimileri için paha biçilmez olabilir. Les Rosées bu deneyimi yaşamak isteyenler için Côte d’Azur’un en özel butik oteli. 400 yıllık geçmişe sahip bu evler bir süre önce misafirlerin kullanımına açıldı. Toplamda sadece 5 süit bulunduğu için Nis turuna çıkmadan önce rezervasyon yapmakta fayda var. Ahşap dekorasyonlarıyla her biri özenle döşenmiş süitlerde misafirlerin her türlü konforu da düşünülmüş. Sabah fırından gelen kruvasan kokusunu içinize çekip keyifle kahvaltı edebileceğiniz özel bir terasınız mevcut. Doğayı ve sessizliği sevenlerin kaçırmaması gerek bir yer.

Öğle Yemeği İçin En İyi Adresler

La Réserve de Nice:

İsmi gibi Nis’in gizli kalmış cevheri La Réserve, öğle yemeğinde taze balık yenebilecek bir Nis restoranlarından biri. Denizin üstündeki balkonunda sanki bir geminin güvertesindeymiş hissi veren şık bir ortama sahip. Şefin, lezzetiyle ve görselliğiyle dikkat çeken yemeklerini Fransız şarabı eşliğinde keyifle  yiyebilirsiniz.  

L’Up:

Cannes’nın en ünlü caddesi Croisette’in arka sokağında bulunan L’Up, lezzetli bir öğle yemeği için keyifli bir mekân. Fransız mutfağının lezzetli klasiklerinin bulunduğu menüsünde öğle yemeği için hafif seçenekler sunuluyor. Ayrıca Cannes gece turuna başlamadan önce akşamüstü içkisi içmek için de tercih edebileceğiniz kafe özellikle yaz aylarında yoğun oluyor.  

Joel Robuchon:

Monte-Carlo’nun şıklığına ayak uydurup özel bir öğle yemeği yemek isteyenler için en doğru adres ünlü Şef Joel Robuchon’un Hotel Metropole’ün içindeki restoranı. Monte-Carlo’da keşfedilmesi gereken özel menüsünde şefin başlangıç yemekleri dışında et ve balık çeşitleri bulunuyor. Bu kadar özel bir yer olunca Monte-Carlo’da öğle yemeği için de olsa rezervasyon yapmadan gidilemiyor. Şansınız varsa kraliyet ailesinin bir üyesi yan masanızda yemekte olabilir, belli mi olur.  

Café de Paris:

Monaco’nun en iyi restoran adreslerinden biri de Monte-Carlo kumarhanesinin brasserie’si. Eski Fransız brasserie’lerini anımsatan dekoruyla Monaco’nun simgesi haline gelen restoranda keyifli bir öğle yemeği yiyebilir, dünya jet- setinden kişilerle karşılaşabilirsiniz. Fransız mutfağının klasiklerinden soğan çorbası, kaz ciğeri patesi, steak tartar ve dondurmayla servis edilen elmalı tart, menüden birkaç seçenek. 

Akşam Yemeği

Bâoli:

Cannes’nın en ünlü restoranlarının başında bir süredir Bâoli geliyor. Durum böyle olunca da bütün ünlüler buraya akın ediyor. Festival döneminde ve en popüler aylarda birkaç hafta öncesinden yer ayırtmak gerekiyor. Sade menüsündeki klasik Fransız başlangıçları, ana yemekte ise et ve balık alternatifleri yanında sushi çeşitleri bulunuyor. Özel partilere de ev sahipliği yapan restoran, gece yarısından sonra Cannes’nın gece hayatındaki şık bir adres oluyor. Belli akşamlarda ünlü DJ’ler kabine geçiyor.

Le Bacon:

Cap d’Antibes’deki bu aile işletmesinin ünü sadece Côte d’Azur’e değil bütün dünyaya yayılmış durumda. Günümüzde Sordello ailesinin ikinci kuşağının işletmesinde olan restoran, balık ve deniz ürünlerini pişirmede rakip tanımıyor. Michelin yıldızlı restoranlardan Le Bacon ilk Michelin yıldızını ise 1979 yılında almış. Özellikle Cannes Film Festivali süresince Jude Law, Robert de Niro, Morgan Freeman, Eva Mendes gibi ünlülerle karşılaşmak mümkün. Menüdeki özel soslu balık ve ıstakoz karışımlı yemek ‘bouillabaisse’ ise Nis tatilinde keşfedilmesi gereken lezzetlerden.  

La Petite Maison:

Nis’in ünlü restoranlarından olan bu Fransız bistrosu sade dekoruyla beğenileri topluyor. Ünlülerin, politikacıların ve özellikle festival süresince sinema sanatçılarının akınına uğrayan mekâna rezervasyonsuz gitmek imkânsız. Müşteri kitlesi böyle olunca da tanınıyor olmanın avantajıyla daha sıcak bir servis almak kolaylaşıyor. Menüde, güneyde olmanın yarattığı etkiyle balık ve deniz mahsulleri ağır basıyor. Londra ve Dubai restoranlarıyla da ününü Fransa dışına taşımış durumda.  

Moulin de Mougins:

Mougin de gastronomi meraklıları için Nis gezisinde keşfedilmesi gereken bir yer. Doğanın sanatla buluştuğu Moulin de Mougins’nin şefi Sébastian Chambru misafirlerini sanki bir film setinde ağırlıyor. Menüde az ama öz gurme seçenekler yer alıyor. Buranın en çekici özelliği de aşçılık eğitimi alma imkânı sunuyor olması. Yemekten sonra yerinden kıpırdamak istemeyenler Mougin eğlence hayatına o geceliğine 9 odadan birinde ara verebilirler.  

Le Bistrot des Anges:

Cannes’da görülmesi gereken yerlerden Le Cannet’deki bu şık bistro, Bruno Oger’ye ait. Yeşillikler içinde camekân gazebonun içinde tipik bir Fransız bistrosu. Menüsü de aynı şekilde geleneksel Fransız mutfağından lezzetler sunuyor. Ayrıca menüden seçip karar vermekte zorlananlar için ise daha makul fiyatlı başlangıç, ana yemek ve tatlıdan oluşan çeşitli menü alternatifleri de mevcut.

African Queen:

John Huston’ın 1969 yılında çektiği meşhur filmi African Queen’den ismini alan restoran, sanatçıların ve Hollywood yıldızlarının beğenisini toplamış. Sade bir dekora sahip mekânda filme ait afiş ise duvarı süslemiş. Akdeniz mutfağına sahip menüsünde odun ateşinde pişirilen pizzalar Nis’de nerede yenir kararsız kalanlar için pratik ve lezzetli bir seçenek. Öğle veya sakin bir akşam yemeği için güzel bir alternatif.

VIP Room Cannes:

Cannes’ın ünlü gece kulüplerinden VIP Room’da 50 Cent, Martin Solveig, Bob Sinclar ve hatta Cindy Lauper sahne alıyor. St. Tropez ve Monaco’da da şubesi bulunan kulübe ünlü oyuncular, mankenler ve müzisyenler geliyor. Kulübe girebilmek için kapıdaki hayran ve gazeteci kitlesini aşmak gerekiyor.

Bar L’Animal:

Cannes’ın en lüks otellerinden olan Hotel Martinez’de bulunan bar, kendi dallarında verilen her türlü ödül ve kupayı toplayan barmenleriyle oldukça iddialı. Akşam saat 9’dan gece geç saatlere kadar açık olan barda, keyifli ve eğlenceli bir gece geçirebilirsiniz.

Palais Club Cannes:

Cannes Film Festivali’nin yapıldığı binada bulunan kulüp, ünlü DJ’lerin ve hip hop sanatçılarının performanslarıyla Cannes gece hayatını hızlandırıyor. Etrafta burlesk dansçıların olduğu mekân, sinema ve moda dünyasından isimlerin ve DJ’lerin eğlenmek için tercih ettikleri bir adres.

DA DA DA:

Da Da Da, belki de Cannes’da eğlence hayatı denince akla ilk gelen mekân. Gece kulübü ve kabarenin bir karışımı olan mekânda avant-garde ve sınır tanımayan şovlar gerçekleşiyor.

Alışveriş

Cannes

La Croisette:

Cannes’ın en ünlü caddesi La Croisette film festivalinin düzenlendiği, şık restoranların ve kafelerin olduğu bir cadde. Chanel, Hermes, Louis Vuitton, Miu Miu ve daha pek çok ünlü marka da mağazalarını buraya açıyor. Cannes tatilinizi bu şık caddeyi keşfetmeden bitirmeyin deriz.

Rue d’Antibes:

La Croissette’in hemen arkasındaki bu cadde Cannes’da keşfedilecekler listesini tamamen doldurabilecek zenginlikte hip butik ve kafelerle dolu. Sephora, Fnac, Le Notre, Lalique gibi mağazaların şubeleri burada bulunuyor. Ayrıca vaktiniz olursa Volupté’de bir kahve molası da verebilirsiniz.

Joseph:

Joseph’te hem Joseph markasının arkasındaki isim Louise Trotter ve ekibinin çıkardığı koleksiyonu inceleyebilir hem de pek çok ünlü modacının tasarımlarını bulabilirsiniz. Balenciaga, Martin Margiela, Sergio Rossi, Comme des Garçons, Bottega Veneta gibi markaların koleksiyonları Nis’te nerede bulunur diye merak ediyorsanız Joseph size göre.

Nis

Place Massena ve etrafındaki sokaklar Nis’te gezilmesi gereken en büyük alışveriş bölgesi. Rue Paradis üzerinde de Chanel, Armani, Zadig & Voltaire gibi mağazaları bulabilirsiniz.

Chapellerie:

Moda tutkunları ve şapka fetişleri için Nis’te ziyaret edilmesi gereken özel bir yer Chapellerie. Burada her türlü etkinlik ve ihtiyaç için şapka bulabiliyorsunuz. Şapka ölçünüz alınıyor ve sizin için en uygun şapka aranıyor. Bu konuda o kadar uzmanlaşmışlar ki, pek çok şapka türünü hâlâ isimleriyle yaşatıyorlar. Çoğunun Türkçede karşılığı yok. Nis’de üç şubesi bulunuyor.

agnes b.:

agnes b, Agnes Andrée Marguerite Troublé’nin kendi ismini taşıyan markası. Bir sinema tutkunu olan Agnes, zaman zaman sinemacılara da destek veriyor. Gaspar Noé’nin ‘Irreversible’ adlı filmine ve Claire Denis’nin ‘Trouble Every Day’ adlı filmine maddi destek sağladığı da biliniyor. Agnes’in kadın, erkek ve aksesuar koleksiyonlarını görmek için Nis alışveriş turuna ayrı bir durak ekleyebilirsiniz.

Plajlar

Paloma Beach:

Saint-Jean-Cap-Ferrat’da bulunan bu ufak plajda sakin bir gün geçirebilirsiniz. Restoranında deniz mahsulleri oldukça başarılı ve akşamları da açık. Ayrıca su kayağı başta olmak üzere pek çok su aktivitesi de burada yapılabiliyor. Coco Chanel de bir zamanlar buradan denize girmiş dersek Nis’de yapılacaklar listesi herhalde bir netlik kazanır.

Plage des Passable:

Nis ve Monaco rehberleri arasında mekik dokuyan Saint-Jean-Cap-Ferrat’da bulunan bir diğer plaj da Plage des Passable. Yeşil ve mavinin iç içe geçtiği plaj şık bir görünüme sahip. Restoranında gün içinde ufak atıştırmalıklar bulunuyor. Akşam ise İtalyan mutfağından tariflerle çeşitli deniz ürünleri sunuluyor.

L’Ecrin:

Cannes’da bulunan l’Ecrin, Cannes’ın en ünlü plajlarından biri. Özel tasarımı ve nefis İtalyan yemekleriyle kendine hayran bırakıyor.

Ondine:

Cannes’ın en iyi plajlarından Ondine, sarı ve beyazı pin-up’a göz kırpacak bir stilde kullanmış. Çoğu zaman kalabalık olan plajın restoranı da sevimli bir görünüme sahip.

Müzeler

MAMAC:

Nis şehir rehberinde yer alan Place Garibaldi yakınındaki müze, 1990 yılında açılmış bir çağdaş sanat müzesi. 1950’lerden bugüne pek çok sanat akımından örnekler görülüyor.

Kartpostal Müzesi:

Antibes’te bulunan müzede birkaç bin kartpostal ve onların hikâyeleri yer alıyor.

Ressam Müzeler:

Nis müzeleri arasında yerini alan Marc Chagall Müzesi, Antibes’teki Picasso Müzesi Biot’ta yer alan Fernand Leger Müzesi ve Nis’teki Matisse Müzesi görülmeye değer yerler. Hangisine yakınsanız kaçırmayın deriz.

Gitmeden Göz Atılacaklar

'588 Rue Paradis':

Yönetmen Henri Verneuil’in otobiyografik film serisinin ikinci filmi. Omar Sharif ve Claudia Cardinale’nin oynadığı film 1992 yapımı.

Sıkıcı Bilgiler

Nis ve Cannes’da birer havaalanı bulunuyor. Nis şehir merkezine €35 civarında tutuyor. Ayrıca Fransa’nın demiryolları SNCF’le de varılabilir.

Taksiler her iki şehirde de oldukça pahalı. Mesafeler de uzun olabiliyor. Araba kiralamak daha rahat bir tercih olabilir. Ayrıca Nis, bisiklet kullanımı için de çok uygun. Nis şehir rehberindeki çeşitli noktalara yerleştirilmiş olan bisikletleri ilk 30 dakikası ücretsiz olarak kullanabiliyorsunuz.

Nis hava durumu bu bölgenin keyfinin Mayıs – Eylül ayları arasında çıktığını söylüyor. Mayıs’ta Cannes Film Festivali’yle birlikte kalabalıklaşmaya başlıyor. Temmuz ve Ağustos ayları ise en kalabalık dönem.