Pekin Elinizin Altında

Pekin... Nam-ı diğer 'Kuzey'in Başkenti'.

Çin İmparatorluğu'nun bin yılı aşkın süredir baş şehri olan Pekin, her daim ilginin merkezi olmayı başarmış bir şehir.

Bir yandan; Tiananmen Meydanı, imparatorluğun gizli bahçesi sayılan büyüleyici Yasak Şehir, uzaydan görünen ilk ve tek insan yapımı eser olan Çin Seddi ile imparatorluğun binlerce yıllık tarihini bize, bugüne taşıyan bir kent; diğer yandan yedi katlı yolları, ultramodern binaları ile yüzünü geleceğe dönmüş bir şehir.

Tarih boyunca devasa eserlere ev sahipliği yapmış olan Pekin son 20 yıl içinde müthiş bir atılım göstererek dünyanın modern kentleri arasında yerini aldı. Zaman kavramınızın tamamen alt üst olacağı, kendinizi her daim bir sonraki durağınızı yakalama telaşı içinde bulacağınız bu büyüleyici metropole, zıtlıkların şehrine hoşgeldiniz.

Büyülenmeye hazır mısınız?

Pekin

En İyiler

Burası modern binaların kenti olduğu kadar muazzam otellerin de şehri. Dünyanın hemen hemen tüm ünlü otel zincirlerinin en iyi otellerini Pekin’de bulmak mümkün. Her bütçeye ve isteğe uygun otellerin bulunduğu şehirde ağırlıklı olarak lüks otellerin yer aldığını belirtmekte fayda var. Shangri-La, Raffles, The Peninsula ve Kempinski gibi 5 yıldızlı oteller seyahatinizin iyi geçmesi için size her türlü imkânı sunan yerlerin başında geliyor; seyahat öncesi bu seçeneklere bakmayı ihmal etmemenizi öneriyoruz.

Aman – Summer Palace:

Aman Summer Palace, şehrin hengâmesinden kaçmak, günün bir kısmını otelde dinlenerek geçirmek isteyenler için biçilmiş kaftan. 1750 yılında yazlık saray olarak inşa edilen sarayın mutfak bölümünün otele çevrilmesiyle hayata geçmiş. Hemen yanı başındaki, bir zamanların yazlık sarayı olan bina ise Qing Hanedanlığı tarafından yapılmış en muhteşem eserlerden biri olarak kabul görüyor. Bir sarayda ağırlanmakta olduğunuzu size her saniye hissettiren otel aynı zamanda büyüleyici bir spa’ya da sahip. Şehre yirmi kilometre mesafedeki Aman’da bahçeler ve göletler arasında son derece lüks ve bir o kadar da dingin bir hayat sizi bekliyor.

Rosewood Beijing:

Seyahat denince aklınıza ilk gelen, şehirdeki yerel sanat etkinliklerine katılmak ve şehrin sanat çevresini keşfetmekse otel olarak önerimiz Rosewood Beijing. Son derece modern bir binayı kendisine mesken tutmuş olmasına rağmen tasarımında geleneksel Çin sanatından yola çıkılmış olan otel bununla da yetinmeyip hem klasik hem modern sanat unsurlarını otelin her bir köşesine taşımayı kendine misyon edinmiş. Şehirdeki tüm sanat etkinlikleri hakkında bilgi alabileceğiniz bir sanat ekibinin 24 saat otel bünyesinde yer aldığının da altını çizelim. Son derece modern ve ferah odaları konaklayanları fazlasıyla mutlu edecek konforda kurgulanmış. Pekin’in tarihle gelecek arasındaki yolculuğunun âdeta bir aynası konumundaki Rosewood Beijing otel, farklı bir tecrübe yaşamaktan hoşlananlara hoş bir deneyim sunuyor.

St. Regis:

Şehrin merkezindeki konumu sayesinde Pekin’de görmek isteyeceğiniz bir çok adrese yürüyüş mesafesinde oluşu bu otelin kuşkusuz en büyük artısı. Böylelikle Pekin’in kötü ünü olan trafik probleminin önüne geçebilir ve trafikte geçireceğiniz saatler yerine otelinizin lüks havuzunun ve spa’sının keyfini sürebilirsiniz. St. Regis otellerinin geleneksel lüks anlayışını taşıyan otelin her bir odasının ferah olmasına özen göşterilmiş; bunun yanı sıra tasarımda ağırlıklı olarak beyazın tonlarına yer verilerek konaklayanların yorgunluklarını atabilecekleri, dingin ve dinlendirici bir atmosfer yaratılmış. Çocuklarıyla seyahat edecekler için küçük bir not; yola çıkmadan önce otelinin çocuklar için uyguladığı özel aktivite ve programlara göz atmanızda fayda var; tek başına bu etkinlikler dahi St. Regis’ı tercih etmenize yetecek!

Legendale Hotel:

19. yüzyılın Paris'inin binaları göz önünde tutularak yapılmış olan Legendale otelin klasik görünümü sizi yanıltmasın. 2013 yılında açılan bu devasa otelde tamı tamına 390 oda bulunmakta. Wangfujing ve Oriental Plaza gibi alışveriş merkezlerine yürüme mesafesinde olan otel aynı zamanda Pekin’in tarihi mekânlarının önemli bir kısmının hemen yanı başında yer alıyor. Bir Fransız, bir Portekiz, bir Çin mutfağı olmak üzere 3 restorana ev sahipliği yapan Legendale Otel’de bunun dışında 4 adet de bar bulunmakta.

Eclat Otel:

Geleceğin şehrine ve oteline hoşgeldiz. Pekin’in modern yüzünü yakından keşfetmek isteyenlerin beğeneceğini düşündüğümüz Eclat Otel şehrin en modern binalarında biri olan Parkview Green’in içinde yer alıyor. Sadece 100 odanın bulunduğu butik otelin en büyük özelliği her bir misafirle ilgilenmekle görevli bir temsilcinin bulunuyor olması. Sanat konusunda da oldukça iddialı olan Hotel Eclat’ın ortak kullanım alanlarında, aralarında Andy Warhol, Salvador Dali, Xiao Wu ve Zou Liang gibi dünyaca ünlü sanatçıların da bulunduğu sanatçıların eserlerinin sergilendiğinin de altını çizelim. Son derece modern olarak tasarlanmış odalardaki masaj koltuğu bu otelde ne kadar şımartılacağınıza dair ilk ve ufak bir ipucu!

Bunlara Da Bakmaya Değer

The Opposite House:

Tamamı renkli camlarla çevrili modern bir binada yer alan bu butik otelin mimarlığını ünlü Japon mimar Kengo Kuma üstlenmiş. Dış dekorasyonu kadar iç dekorasyonu da çarpıcı olan Opposite House’da modern ve klasik ögeler aynı alanda kullanılarak farklı bir atmosfer yaratılmış. Giriş katı aynı zamanda çağdaş sanat galerisi olan bu butik otelde tamamı yüksek tavanlı ve bol gün ışığı alan 98 oda bulununuyor. Yalın ve modern olarak tasfir edebileceğimiz odaların tamamında ahşap ağırlıklı bir tasarım tercih edilmiş.

East Beijing:

Eğer yolunuz Pekin’e iş için düştüyse ve aradığınız sade ve kullanışlı bir business otelse size önerimiz East Beijing. 30 metrekareden 70 metrekareye uzanan 4 farklı oda tipi ile hizmet veren otelin 369 odası var. Bunun dışında 24 saat açık spor salonu, havuz ve havuz barı, konaklamanızın daha iyi geçmesi için düşünülen alanlardan sadece bazıları. Boş zamanınız olması durumunda otelin hemen yanı başında yer alan 798 Art Zone’u gezebilir ve çağdaş Çin sanatçılarının en son eserlerini yerinde gözlemleme şansına erişebilirsiniz.

Duge Courtyard:

Çin’in ilk butik otelinde kalma fikri kulağınıza nasıl geliyor? Kırmızı ve mavi renklerle kaplı kapısından içeri girdiğiniz anda kendinizi zamanda yolculuğa çıkmış gibi hissedeceksiniz. Her odanın farklı bir tarzda tasarlandığı Duge Courtyard’ın en büyük özelliği odaların tam ortasında yer alan küçük ve bir o kadar da alımlı olan bahçesi. Uygun bütçesiyle dikkat çeken Duge Courtyard’ın içinde bir adet restoran ve bar da mevcut.

Grace Hotels:

Pekin’in çağdaş sanat merkezi olan 798 Art Zone’un içinde bulunan Grace Hotel’de sanatla içiçe birkaç gün geçirmeye ne dersiniz? Sadece 20 sene evveline kadar şehrin dışı sayılabilecek bir bölge olan 798 Art Zone günümüzde şehrin sanatla buluştuğu en önemli adres olarak kabul ediliyor. Değişik boylardaki 5 farklı oda tipiyle farklı bütçelere hitap etmek isteyen Grace Hotel farklı bir Pekin deneyimi yaşamak isteyenlerin ilgisini çekebilecek bir adres.

The Temple Hotel:

Adından da anlaşılacağı gibi 600 yıllık bir tapınağın otele dönüştürülmesiyle ortaya çıkmış bir yer, The Temple Hotel. Ming Hanedanlığı'ndan günümüze kadar olan tüm zaman dilimlerinin izlerini bünyesinde barındırmakla gururlanan otelin her bir odası farklı bir tarzda dekore edilmiş. Vakti zamanınında rahiplerin yaşadığı odaların hemen hemen tamamı ağırlıklı olarak 1960’lı yılların modern eşyaları ile süslenmiş. The Temple otelin bünyesinde odaların yanı sıra bir sanat galerisi ve bir restoran bulunmakta.

Öğle Yemeği için En İyi Adresler

Sureno:

Akdeniz mutfağın en güzel lezzetlerini bir arada toplayan Sureno’nun menüsünde İspanyol, İtalyan ve Yunan mutfaklarının en leziz örneklerinin yanı sıra odun ateşinde hazırlanan pizzaları da görmek mümkün. 2010 senesinde açılan ve açıldığı günden bugüne dek ödülleri toplamış bulunan Sureno, camla kaplı tasarımı dolayısıyla bol gün ışığı alan bir mekân. Restoran özellikle öğle yemeğini hafif geçirmek isteyenler için ideal bir adres.

Susu:

Tamamen ahşapla döşenmiş olan bu şık Vietnam restoranının sunduğu güzelliklerden bir tanesi de hiç kuşkusuz küçük ve zarif bahçe-avlusu. Kreplerden, balık mahsüllerine uzanan geniş menüsünde Vietnam mutfağını keşfetmenizi sağlayacak birçok tadı bulmanız mümkün. Pekin’in en iyi Vietnam restoranlarından biri olarak gösterilen Susu rahat bir ortamda öğle yemeği yemek isteyenler için önerimiz.

Café Sambal:

2001 yılında açılan ve o tarihten bu yana Pekin’de Malezya mutfağının en iyi adresi olarak kabul gören Café Sambal’da geleneksel pişirme teknikleri ile hazırlanan Malezya mutfağının örnekleri arasından özellikle deniz mahsülleri ve acılı lezzetler hemen sıyrılıveriyorlar. Malezya’nın tüm lezzetlerini menüsünde barındıran Café Sambal aradan geçen bunca yıla rağmen her daim tüm masalarını doldurmasını başarıyor.

The Dali Courtyard:

Sıcak Pekin günlerinde püfür püfür esen bir terasta yemek yemeye ne dersiniz? Son derece rahat ortamı sizi yanıltmasın, müşterileri arasında dünyaca ünlü isimlerin yer aldığı The Dali Courtyard’da Çin’in Yunnan bölgesinin yemeklerini tatmak mümkün. Yerel şefler tarafından hazırlanan yemeklerin sıralı olarak konuklara sunulduğu restoran, yerel tadları denemek ve Pekin’in koşuşturmasında uzaklaşmak isteyenlere keyifli bir atmosfer sağlamayı başarmış.

Hatsune:

Son derece şık dekorasyonu, uygun fiyatları ve her şeyden önemlisi sunduğu taze ve lezzetli sushileriyle Pekin’de Japon mutfağı denince akla gelen ilk adres Hatsune. Çeşitli sushi seçeneklerinden sashimilere, et ürünlerinden pek çok Sake seçeneğine kadar Japon mutfağının tüm inceliklerini bulabileceğiniz restoran, uygun fiyat seçenekleri sayesinde her zaman kalabalık. Özellikle öğle yemekleri için tercih edilen bir adrese gitmek isteyenlerin önceden rezervasyon yapmasında fayda var.

Akşam Yemeği için En İyi Adresler

Capital M:

Avustralyalı ünlü restorancı Michelle Garnaut’un Pekin’deki restoranı olan Capital M’de sizi leziz yemekler, harika bir atmosfer ve büyüleyici bir manzara bekliyor olacak. Eşsiz Tiananmem Meydanı ve Yasak Şehir manzarasına eşlik eden büyük porsiyonlar sayesinde hem gözünüz hem midenizin bayram edeceği Capital M’de seçenk oldukça bol. Yerel yemeklerden Modern Avrupa mutfağına uzanan seçkiye geniş şarap kavı eşlik ediyor. Bu büyüleyici güzellikteki yemeğin öncesinde ya da sonrasında yine aynı mekâna ait olan The Glamour Bar’da vakit geçirebileceğinizi belirtelim.

TRB:

Pekin’de yer alan ve tarih kokan 600 yıllık bir Ming tapınağı ilk olarak 1968 senesinde fabrikaya çevrilmiş, sonrasında yıllarca atıl olarak bir köşede yalnızlığa terk edilmiş. Ta ki 2008 yılında Avustralyalı ünlü mimari ofisi Hassell tarafından baştan aşağı yenilenip bugünkü haline kavuşana kadar.
Son derece modern mimarisiyle dikkat çeken bu tarihi mekânda modern Avrupa mutfağının en iyi örneklerini yeme şansına sahipsiniz. TRB’de dilerseniz a la carte menüden kendi istediğiniz bir yemeği seçebilir, dilerseniz tadım menülerinden bir tanesini seçerek kendinizi şefin kollarına teslim edebilirsiniz. Harika yemekler kadar geniş şarap menüsü de TRB’yi eşsiz kılan bir diğer özellik olarak öne çıkıyor.

Lost Heaven:

Eski Amerikan Büyükelçiliği'nde, tamamen otantik masa, sandalye ve tabaklarda yemek yeme fikri kulağınıza enteresan geliyorsa size iyi bir haberimiz var! Lost Heaven'ın 4000 metrekarelik bir alana yayılmış olması sizi yanıltmasın, gecede sadece 100 misafir ağırlayabilen bir restoran. Yunan mutfağının örneklerinin sunulduğu restoranın her bir köşesi antik sanat eserleriyle dolu. Kırmızı renk ile ceviz ağacını buluşturan dekoruyla öne çıkan mekân bir restorandan çok bir müzeyi andıran atmosferiyle sizi etkliyecek. Her ne kadar ilk görüşte atmosfer öne çıkıyor gibi gelse de Lost Heaven’da yiyeceğiniz yemeklerin lezzetinin atmosferin hiç mi hiç de altında kalmadığına emin olabilirsiniz.

Lanna Thai:

Yerel dilde 'bir milyon pirinç tarlası' anlamına gelen Lanna kelimesinden ismini alan restoran, Thai mutfağının tüm bölgelerinden gelen lezzetleri kendi çatısı altında topluyor. Taze yerel malzemeleri yine yerel acı soslarla karıştırararak elde edilen lezzetler arasından Tofu çorbası, sarımsaklı karides ve papaya salatası, Şef Prathip’in öne çıkan lezzetlerinden sadece bazıları.
45 kişilik oturma kapasitesiyle küçük ve samimi bir havaya sahip olan Lanna Thai, Çin mutfağında uzaklaşıp başka lezzetlere yönelmek isteyenler için ideal bir opsiyon.

JE Mansion:

JE Mansion’a giderken kendi kendinize "Ben nereye gidiyorum?" diye soracak olsanız bile bir kez kapısında içeri girince sizi çok özel bir akşamın beklediğini hemen anlayacaksınız. Antika parçalarla dolu yemek salonunda kendinizi kraliyet ailesinin bir üyesi gibi hissedeceksiniz. Üstelik bu şık dekorasyona Honglingjin Park’a bakan harika bir manzara eşlik ediyor. Mutfağını, 'modern Çin mutfağı' olarak tanımlayan JE Mansion’da, Pekin’de yediğiniz klasik Çin mutfağından farklı lezzetlerin sizi beklediğini ve rezervasyon yapmanın şart olduğunu hatırlatalım.

Pekin Ördeğine Doymak İsteyenler İçin

Da Dong:

"Pekin’e geldiysem Pekin ördeği yerim," diyenlerdenseniz bu önerimiz size. Buraya gelirken sakın ola benzersiz bir atmosfer ya da harika bir sunum beklemeyin; tarihi tamı tamına 700 yıl öncesine dayanan restorana herkesin gelme sebebi aynı: Namı, dünyayı sarmış Pekin ördeğini yerinde tatmak.

Quanjude:

Türkçeye 'mükemmeliyetçi' olarak çevirebileceğimiz 'Quanjude', 1864 yılında, Qing hanedanı Tongzhi tarafından kurulmuş ve günümüzde ördek yemek isteyenlerin bir numaralı adresi. Menüsünde 400’ün üzerinde ördek yemeği bulunduran Quanjude’yi dünya liderlerinden Hollywood ünlülerine uzanan geniş yelpazede bir müşteri kitlesi her daim ziyaret ediyor.

Li Qun Duck:

Qianmen sokağında yer alan Li Qun Duck’ı bulmak sandığınız kadar kolay olmayacak. Burayı bulmanın en kolay yolu duvarında asılı olan ördeklerden geçiyor. İçeri girdiğinizde her ne kadar burada yemek yemiş ünlülerin ve diplomatların fotoğraflarını duvarda asılı görüyor olsanız da Li Qun Duck’ın kendi reklamını yapma gibi bir derdi olmadığı her halinden belli oluyor. Bilindik Pekin ördeğinden farklı olarak çıtır derisiyle beraber servis edilen ördek buranın alamet-i farikası.

Bianyifang:

Tarihi 1416 yılına yani Ming Hanedanlığı dönemine uzanan Bianyifang, Pekin ördeği yiyebileceğiniz en eski adreslerden birisi olarak biliniyor. Burada normalden farklı olarak ördekler kapalı fırınlarda pişiriliyor ve böylece derilerinin daha çıtır ve sulu olması sağlanıyor. Çeşitli aramolarla hazırlanmış farklı ördek yemeklerini tadabileceğiniz Bianyifang’da ördek yemeklerinin yanı sıra Shandong bölgesinin yerel tadlarını da tadabilirsiniz.

Atıştırmalık

Wufu Tea House:

Çin denince akla ilk gelen şeylerden birisi kuşkusuz çay. Çayın anavatanı olan Çin’de birbirinden farklı binlerce çay bulmak mümkün. Wufu Tea House’da farklı çay çeşitlerini tadabileceğiniz gibi geleneksel çay seremonisini seyretme şansına da erişeceksiniz. Klasik Çin dekoruyla dinlendirici, sakin bir havaya hâkim olan Wufu Tea House, buradaki çay kültürünü daha yakından tanımak isteyenlerin mutlaka uğraması gereken bir yer.

Laobian Dumplings Eatery:

200 yıllık tarihiyle Pekin’de 'dumpling' yemek isteyenler için önerimiz Laobian Dumpling Eatery. Sunduğu çeşit çeşit dumplingler arasından öne çıkan lezzetler Sanxian Dumpling, kabaklı dumpling ve rezeneli dumpling. Buharda pişen çeşitlerin yanı sıra yağda kızarmış onları da pek tabii ki menüde mevcut.

Gece Kuşlarına

Coco Banana:

Eğer sabaha kadar dans edip tüm günün yorgunluğunu atmaksa aradığınız doğru adrestesiniz. Sabahın ilk ışıklarına kadar dans pistinin kalabalık olduğu Coco Banana’ya erken saatlerde gelmemenizi öneriyoruz. Tıpkı Pekin’in diğer klüplerinde olduğu gibi buradada ses düzeyinin çok yüksek olduğunu hatırlatalım.

Dada:

Açılalı sadece iki sene olmasına rağmen Pekin’in en iyi gece kulüperinden biri olarak gösteriliyor Dada. Her haftasonu uluslararası DJ’ler en son setlerini çaldığı mekân, diğer günlerde local DJ’lere yer vermesiyle ünlü. Giriş ücreti olmaması sayesinde her daim kalabalık olan Dada 2013 yılında Pekin’in en iyi gece kulübü seçildi.

Ichikura:

Chaoyang Tiyatrosu'nun içinde yer alan bu küçük bar sadece meraklılarının bildiği bir adres. İnanılmaz zenginlikteki viski çeşitleri kadar şehrin en iyi barmenleri tarafından hazırlanan kokteyleri de Ichikura’yı meşhur etmeye ve sadık bir hayran kitlesi yaratmaya yetmiş. Barın sahibi olan ve her daim barda bizzat bulunan Koji Kuroki her zaman önerilerde bulunmaya ve sizi yönlendirmeye hazır.

Lantern Club:

Çin’in ünlü tekno müzik plak üreticisi Acupuncture Records tarafından kurulan Lantern Club’de her haftasonu iki farklı DJ aynı anda iki ayrı salonda dinleyenlerine performans sergiliyor. Pekin’de yer alan diğer klüplerin aksine ağırlıklı olarak masalarla süslü bir dekorasyon yerine daha geniş bir dans pisti bulunduran Lantern Club bu sebeplerden dolayı daha çok uluslararası bir kitleye ev sahipliği yapıyor. Çarşamba gecesinden cumartesi gecesine kadar açık olan mekân her ne kadar 9 sularında açılsa da asıl kalabalık günün ilk saatlerinde gelmeye başlıyor ve eğlence geç saatlere kadar devam ediyor.

Fez Bar:

Gece eğlencesinden anladığınız güzel insanlarla dolu güzel bir barda vakit geçirmekse size önerimiz Fez Bar. Tamamen pembe koltuklar ve fez şeklinde aydınlatmalardan kurulu olan dekoruyla aklınızda hemen yer edecek olan Fez Bar’ın birbirinden ünlü kokteylerinden birini alarak hem barın hemde muhteşem manzaranın keyfini sürebilirsiniz.

Alışveriş

Joyce:

Dünyaca ünlü markaları birarada görmek ve en son trendleri yakından takip etmek için Pekin’in ünlü alışveriş merkezi Joyce’a uğramanız yeterli. Bünyesinde A’dan Z’ye dünyanın en meşhur markalarının kadın ve erkek ürünlerini bulunduran Joyce’un Pekin dışında Şangay ve Hong Kong’da da mağazaları bulunuyor.

Fei Space:

“Tasarım, moda ve sanatın buluştuğu bir mekân açmaktı hedefimiz,” diye özetliyor Fei Space’in yaratıcı direktörü Lin Jing, Fei Space’i. Uçarı gözlüklerden modern tasarımlı eşyalara, sanat eserlerinden yerel ve uluslararası çağdaş modacıların en son kreasyonlarına uzanan geniş seçkideki ürünleri bu şık butikte yan yana görebilme ve satın alma şansına sahipsiniz.

Dong Liang Studio:

Çin modasının en taze, en yeni yüzlerinin işlerini bir arada bulabileceğiniz Dong Liang Studio şehrin az bilinen bölgelerinden olan Wudaoying Hutong’da yer alıyor. Dong Liang stüdyosunun sahipleri olan Charles Wang ve Nam Lang butiği burada açmalarının sebebini çok basit bir şekilde açıklıyor; “Bu metrekarede bir yere servet veremeyeceğimiz için, daha az bilinen bir mahallede geleceğin modacılarını rahatlıkla tanıtabileceğimiz genişlikte bir yer bulmak ve bizim gibi meraklıları buraya çekecek kadar ilginç ve çok sayıda işi bir araya getirmekti amacımız.” Modern Çin modasını yakından takip etmek isteyenlere duyurulur.

Tu Qi:

Geleneksel Çin kıyafet ve çaydanlıklarını bir arada bulacağınız Tu Qi, Çin’den kendisine ya da sevdiklerine hediye almak isteyenler için önereceğimiz bir adres. Geleneksel eşyaların ve kıyafetlerin tamamının yeniden el işçiliği ile üretildiği dükkânda Çin’e dair birçok obje bulmak mümkün.

Görülmesi Gereken Yerler

Yasak Şehir:

Ming ve Quing Hanedanları zamanında imparatorluk sarayı olarak kullanılan Gu Gong, imparatorluk döneminde halkın ve davetsiz soyluların sarayın sınırlarına girmesi yasak olduğu için Yasak Şehir adıyla biliniyor.?Tamı tamına 74 hektarlık bir alana yayılmış olan saray, dünyanın en büyük krallık sarayı olarak biliniyor. İlk olarak 1407 – 1420 yılları arasında Ming Hanedanlığı döneminde inşa edilmeye başlanan saray, 24 imparatora ev sahipliği yapmış. 10 metre yüksekliğindeki duvarlar ve 6 metre derinliğindeki hendeklerle çevrilmiş sarayda 9999 oda yer alıyor. Duvarları kırmızı olan binaların çatıları ise sarıya boyanmış. İmaparatorluğun simgesi olan sarı renk, binaların çatılarının yanı sıra imparatorların ve ailesinin kıyafetleri ve yatak örtülerinde de kendini gösteriyor.

Cennet Tapınağı:

Pekin'deki tarihsel ve dinsel yapıların arasından sadece birini görme şansınız olsaydı size önerimiz Cennet Tapınağı olurdu. Cennet'in küre, Yer'in ise kare biçiminde olduğuna ilişkin, kökleri çok eskiye uzanan inancı somutlaştıran olağandışı geometrik planıyla, Çin mimarisinin en yetkin örneklerinden biri olarak kabul gören bu eşsiz tapınak her gün ziyarete açık.

Çin Seddi:

Uzaydan görünen tek insan yapıtı olarak bilinen Çin Seddi, Pekin’e sadece 40 kilometre mesafede. Tamı tamına 6000 kilometreyi bulan duvarı, Pekin’in çeşitli yerlerinden kalkan günlük turlarla gezebileceğiniz Çin Seddi’nin her daim çok kalabalık turist gruplarına ev sahipliği yaptığını belirtelim. İsteyenler için seddin daha ücra bölgelerine gün aşırı turlar düzenlenmekte.

Tiananmen Meydanı:

Aynı zamanda ulusun kapısı olarak bilinen Tiananmen Meydanı doğudan batıya 800, güneyden kuzeye 500 metre genişliğinde olup 1,5 milyon insanı aynı anda barındırabilecek hacme sahip olmasıyla dünyanın en görkemli meydanlarından biri olarak kabul ediliyor. Yapımına 1417 senesinde başlanan meydan iki büyük yangın sonrasında 1651 yılında tekrar inşa edilmiş. Bugün Pekin’in tam göbeğinde yer alan meydan aynı zamanda Yasak Şehir'e giriş yapılan ana kapıya ev sahipliği yapmakta.

Donghuamen Gece Pazarı:

Pekin’e gelip Donghuamen gece pazarını görmeden dönmek olmaz! Denizatından akreplere, kozalarda yılanlara uzanan binbir çeşit canlının yemek olarak sunulduğu pazar yeni lezzet denemek isteyenler kadar meraklı gözlerle onları seyretmek isteyenlerede ev sahipliği yapıyor.

Kitaplar & Filmler

"Son İmparator"

Bernardo Bertolucci’nin yaklaşık 3 saat süren bu epik filminde Çin’in son imparatoru Pu Yi’nin yaşam hikâyesini anlatılmakta. Saray hayatını daha yakından tanımak ve Çin’in yakın geçmişi hakkında bilgi sahibi olmak ve bunu keyif dolu bir film seyrederek gerçekleştirmek isteyenlere öneriyoruz.

Aman Aman

?Pekin’de sokakların İngilizce isimlerini gösteren tabelalar olmadığı ve taksi şoförleri İngilizce telaffuzu anlamadığı için otelinizin, gideceğiniz restoranların veya mağazaların isim ve adreslerinin Çince yazılı olduğu bir kâğıdı mutlaka yanınızda taşıyın.

Çin’de yapacağınız alışverişlerde mutlaka pazarlık edin. Özellikle pazarlarda ciddi indirimler söz konusu olabiliyor. Satın aldığınız her şey için dikkatli olun; çünkü hemen hemen her şeyin sahtesi mevcut. Değerli eşyalar için sadece garanti belgesi veren mağazalara güvenebilirsiniz.

Pekin’i ziyaret için en iyi zaman Eylül – Ekim ve Mart – Mayıs ayları arasındaki dönemler.

Pekin’in trafiği İstanbul’u mumla aratan cinsten. Eğer iş çıkışı saatlerine denk gelirseniz saatlerinizi trafikte geçirmeye hazırlıklı olun. Unutmayın ki bu şehirde hergün 1000 yeni araç trafiğe dahil oluyor.

Sıkıcı Bilgiler

Pekin’in bir başka kötü yanı hava kirliliği. Kimi zaman burnunuzun ucunu görmenizi dahi engelleyecek seviyelere ulaşan hava kirliliği dolayısıyla yanınızda maske taşımanızda fayda olabilir.

Havalimanı şehre 25 kilometre uzaklıkta olup taksi şehrin hangi bölgesine gideceğinize göre yaklaşık 35-40 dolar civarında tutuyor. Yolculuk yaklaşık 1 saat sürüyor.

Yere tükürmek geleneksel bir hal almış durumda, kendinizi bu görüntüyü sıkça görmeye hazırlayın.

ATM makinelerinde limitler genellikle çok düşük tutuluyor; bu sebepten yanınızda nakit bulundurmaya ya da alışverişinizi kredi kartınızla yapmaya özen gösterin.

Ekim'de Nereye?

Ekim'de Nereye?

“PEKİN”