Rio De Janeiro Elinizin Altında

Kabul ediyoruz, Rio denince herkesin aklına Şubat ayındaki o karnaval geliyor. Biz kışın en soğuk günlerinde tir tir titrerken, televizyonda o görüntüleri görmek insanı garip hissettiriyor. Bu makûs talihe bir son vermek isteyip de, kendinizi sıcaklığı 25 derecenin altına pek düşmeyen bu fıkır fıkır şehre atmaya karar verirseniz, Rio’nun gerçek yüzüyle tanışmaya hazırsınız demektir! Güneşin insanın iliklerine kadar işlediği şehirlerde biz gezginlerin gününü siesta belirler. Rio da ise ne siesta var, ne gece uykusu. Şehir tam bir müzik kutusu gibi, açtığınız an içinden dansçılar fırlıyor ve hiç durmuyorlar. O keyifli plajlara serildikten ve o harika mutfağı tattıktan sonra size de öyle bir enerji geçiyor. İnsan ne kadar enerjik ve hareketli olabildiğine kendisi de şaşırıyor.

Şehrin insanı hem dinlendirip sakinleştiren hem de enerji yükleyen özel bir formülü var. Gidip dönmek uçakta çok zaman kaybetmek anlamına gelebilir ama Rio kesinlikle ömrünüzü birkaç yıl uzatacak bir şehir.

Rio De Janeiro

En İyiler

Belmond Copacabana Hotel:

Şehir bir gün bütün cazibesini kaybedecek olsa bile Belmond Copacabana çapkın çapkın göz kırpmaya devam edebilir. 1923 yılında yapılmış görkemli binasında Jazz Age’ten kalma ihtiyar delikanlı ruhuyla yaşıyor. Artık unutulmuş bir klasikliğin ve zarafetin temsilciliğini yapıyor hâlâ. Rio de Janerio’nun en iyi otellerinden olan Copacabana’nın iki restoranı var. Bunlardan biri Cipriani’nin bir şubesi. Diğeri ise Pergula. Klasik bir Rio akşamı için Piano Bar’a, modern bir lounge ortamında vakit geçirmek içinse Bar do Copa’yı tercih edebilirsiniz.

Fasano:

Sao Paulo’dan sonra Ipanema’ya da ayak basan Fasano, Rio’da da gönülleri fethetmiş durumda. Fasano denizle birleşik gibi görünen havuzu, arkasında plaj ve fonda Dois Irmãos Dağları’yla Rio de Janerio’da ne yapılır, ne yapılmaz bir bir gösteriyor. 1950-60’lı yılların loft dekoruyla her misafirini, tatile çıkmış Don Draper gibi hissettiriyor. Restoranı Fasano al Mare ise Brezilya’nın en ünlü restoranlarından biri. En az bir akşam Fasano al Mare’de ziyafet çektikten sonra bir de Leblon’da Zuka’yı denemelisiniz.

Hotel Santa Teresa:

Rio de Janerio otellerinden Santa Teresa, bahçe içinde, kolonyal stilde muhteşem bir evin 44 odasında ağırlıyor misafirlerini. Bulunduğu mahallenin bohem ve yaratıcı ruhunu da çok iyi yansıtıyor. Taş ve kütükler dekorun öne çıkan parçaları. Geniş aydınlık odaların bazıları balkonlu ve hamaklı. Burada her türlü tembellik, keyif çatma ve geçmişe yolculuğa yer var. Rio de Janerio’da konaklama için ideal olan bu butik otelde küçük olmasına rağmen havuz, spa ve lounge bar da eksik değil. Copacabana ve Ipanema gibi klasik bölgelerden ve klasik otellerden kaçmak isteyen ve kaliteden taviz vermek istemeyenler çok beğenecek.

Mama Ruisa:

Rio de Janerio şehir rehberinde, adından giderek daha fazla söz ettiren bohem semt Santa Teresa’da bulunan bir başka adres de Mama Ruisa. Burası Rio’nun en iyi otellerinden, şehrin ruhunu en iyi yansıtan noktalardan biri. Eski bir malikâneye yerleşmiş olan otel, yedi odasıyla kapanın elinde kalıyor. Yüksek tavanları, büyük ahşap panjurları, renkli dokunuşları ve Jean Cocteau çizimleriyle süslü duvarlarıyla keyifli bir Rio gezisi sunuyor. Küçük bir havuzu ve kahvaltı servisi var.

Bunlara Da Bakmaya Değer

Casas Brancas Boutique Hotel & Spa:

Buzios denen bir cennet simülasyonunda bulunan ve sadece 'Rio Otelleri' değil, 'Rio'da Görülecekler' listesine de girmeyi hak eden bu otel doğayla iç içe bir butik otel. Vintage taş yer döşemeleri ve yine vintage masif ahşap mobilyalarıyla kolonyal bir havası da yok değil. Rio turu sonrasında yararlanabileceğiniz spa’sı ve yüzme havuzunun yanı sıra yoga ve tai chi dersleri de mevcut. Rio de Janerio’da nerede yenir denince, akla gelen restoranı Deck, yerel dokunuşlarla yorumlanmış İtalyan mutfağı örnekleri sunuyor. Café Atlantico ise terastaki şık ortamında Fransız ve Akdeniz mutfağından lezzetlerle ağırlıyor misafirleri.

Casa Mosquito:

Mosquito, 2 Fransız’ın Rio gezisinden aldıkları ilhamla açtıkları bir butik otel. Yine eski bir evden bozma olan otel, bir yandan yaratıcılarının hip ve çağdaş stilini yansıtıyor, bir yandan da Rio ruhunu koruyor. Otelin 10 süiti bulunuyor, her birine ünlü bir Carioca’nın yani ünlü bir Riolu’nun ismi verilmiş. Ünlü bossa nova bestecisi Tom Jobim’in ismini taşıyan süit, bizim favorimiz. Michelin yıldızlı restoranlardan transfer ettikleri şefleri sabah, öğle ve akşam için farklı menüler sunuyor. Küçük bir otel olmasına rağmen tepeden tırnağa spa servisi ve konsierj servisini de eksik etmemiş, her detayı düşünmüşler.

La Suit:

Rio’nun gezilmesi gereken ve şehrin Beverly Hills’i sayılan Joatinga’da bulunuyor La Suit. Hemen dağın yamacından başlayan muhteşem kumsalıyla oracıkta kalplerde taht kursa da bununla yetinmiyor. Fransız saraylarının estetiğine çağdaş bir yorum getiren La Suit’te 7 renge göre tasarlanmış 7 süit bulunuyor. Bunlardan Black, White ve Blue süitler tasarımıyla büyüleyen bir üçlü. Green, Pink ve Yellow süitler ise bu renkleri gerçekten çok sevmediğiniz sürece uzak durmanız gereken odalar. Bu Rio otelinin belli bir restoran alanı yok ancak, harika bir şefi var. Ipanema’ya arabayla en az 15 dakika mesafede olduğunu not etmekte de fayda var.

La Maison:

Ipanema sahillerine 15 dakikalık mesafede ve beş odasıyla Rio’daki şık evlerden herhangi biri gibi görünüyor. Seyahat ederken, şehrin yerlisi gibi hissetmeyi sevenler Rio’da nerede kalınır merak ediyorlarsa La Maison ideal. Copacabana süiti, siyah beyaz ve modern bir çizgiye, Tiffany, New York ve Hepburn’ü çağrıştıran bir stile sahip. Recamier’in rustik ve masalsı bir güzelliği var. Ganesha ise pembelerle yeşillerle geleneksel Hint dokunuşlarını yansıtan bir süit. Shanghai ise göz alabildiğine kırmızı bir oda. Odaların bazıları balkonlu ve hamaklı, bazıları klimalı. Sabahları Rio’da kahvaltı keyfi de burada yaşanıyor. Ayrıca yorgun bir günün ardından şık lounge’da bir şeyler içmeden odanıza çıkmayın.

Öğle Yemeği İçin En İyi Adresler

Casa Daros:

Geniş çaplı bir renovasyonun ardından 2013 senesinde tekrar kapılarını açan sanat kompleksi Casa Daros’un gurme yüzü aynı adlı restoranı ile Rio de Janerio restoranlar rehberine girmiş oluyor. Miam Miam ve Oui Oui ile adını duyuran Roberta Ciasca yeni mekânında kendinizi evinizde gibi hissettirmenin yollarını buluyor. Fransız ve sıcak Oryantal esintilerinden ilham alınan klasik Brezilya spesyallerini denemekse Rio’da yapılması gereken ilk işlerden biri.

İVenga!:

Rio de Janerio’nun en iyi tapas restoranlarından İVenga! mutfağa geri dönüyor. Jardim Botânico bölgesinde hem dinlenmek hem de lezzet sınırlarını aşmak için ideal olan mekânda Brezilya ruhunu yansıtan renklerin yanında anneannelerimizden yadigâr mobilyalar kullanılmış. Chicô Gouvea tarafından tasarlanmış restoran, hareketli bir Rio de Janerio gezisine ara vermek ve geleneksel tariflerin keyfine varmak için ideal.

Jojö Café Bistro:

Jojö çok küçük; sadece 5-6 masası var ama yine de Rio’da uğranması gereken restoranlardan. Bir kısmının sokağa taştığı bu masalarda oturmak çok keyifli. Ufak tefek olduğuna bakmayın, lezzeti boyundan büyük. Menüsü Akdeniz mutfağı ağırlıklı. Risotto çeşitleri ve istiridyeleri, Jojö’nün ustalığını konuşturduğu yemekleri.

Sobrenatural:

Deniz mahsüllü yemekleriyle yıllardır insanlara parmaklarını yediren bir restoran. Rio’nun en iyi restoranlarından biri olarak ağızdan ağza yayıldı. Şimdilerde çok daha kalabalık ve turistik. Fiyatları da eskiye oranla daha yüksek. Bu, müdavimleri biraz hayal kırıklığına uğratmış olsa da lezzetinden taviz vermediği için Rio şehir rehberinin kıymetlilerinden olmaya devam ediyor.

Braz:

Rio’da en iyi pizza adreslerinden biri olan Braz, pizzanın kitabını Rio’da yeniden yazıyor. Pizzaları büyük bir taş fırında pişiriyorlar. Ancak lezzetinin tek sırrı bu değil. Asıl farklılıkları malzeme seçimlerinde ve pizzaları sunum şeklinde. Mesela caprese, pişirildikten sonra üzerine bir dilim domates ve mozarella konarak servis ediliyor. Böylece lezzeti daha da yoğunlaşıyor. Hamurunun fazla kalın olduğunu düşünenler var ama tabii bu tamamen kişinin zevkine göre değişen bir durum. Genelde yemeğin yanında bira içiliyor. Biraları küçük buz kovalarına koyuyor olmaların bu tercihte etkisi büyük elbette. Yemeğin üstüne gelen tatlıyı da Rio’da yapılacaklar listesine eklemeyi unutmayın.

Pao de Queijo Café:

Pao de queijo, Brezilya’nın peynirli minik ekmeklerine verilen isim. Farklı çeşitleri olabiliyor ve Rio’da pek çok yerde bulabilirsiniz. Haliyle iyisi de var kötüsü de var. Pao de Queijo Café Rio şehir rehberine mutlaka eklemeniz gereken ve şehrin pek çok noktasında şubesini bulabileceğiniz bir adres.

Akşam Yemeği

Duo: Rio de Janeiro’nun konforu ve ambiyansıyla büyük ilgi gören Barra de Tijuca’sı yine şık ve 'cool' bir isme ev sahipliği yapıyor; Duo. Klasik kahverengi tonlarda döşenen İtalyan restoranı kalabalık bir Rio de Janerio turuna ara verip odun ateşinde pişen lezzetli pizza seçenekleriyle buluşmak için sıcak bir fırsat. Mekânın şefi Michael del Monaco Rio’da akşam yemeği için gelenleri keyifli balkonuna davet edip elindeki gözde şarap seçkisinden sunacaktır.

Sawasdee:

Rio restoranlar rehberinin Leblon’da bulunan bu şık bistro’su Tay mutfağından, tekrarını kolay bulamayacağınız lezzetler sunuyor. Nadir bulunan deniz ürünleriyle ve akla gelmeyecek malzeme kombinasyonlarıyla kendi Tay ve Rio füzyon mutfaklarını çıkarıyorlar. Yemeklerin içeriklerini okurken hayal gücünüzü serbest bırakın ve Rio’da daha neler yapılır görün.

Espirito Santa:

Santa Teresa’da bulunan restoran anlata anlata bitiremeyeceğiniz ünlü Brezilya yemekleri yapıyor. Geleneksel tarifleri, gurme bir deneyim haline getirmişler. Öğlen ve akşam müthiş tatlarıyla bir çekim noktası olan Espirito Santa, Rio gece hayatına başlarken de çılgın partilerin ve DJ’lerin mesken tuttuğu bir yer haline geliyor.

Brigitte’s:

Mutlaka denemenizi tavsiye ettiğimiz Zuka ve Sushi Leblon’un ekibi tarafından açılmış bir diğer Rio’nun en iyi restoranlarından yine. Brigitte’s diğer iki restorana göre biraz daha samimi bir ortama sahip. Hem restoran, hem bar olması daha rahat bir atmosfer yaratıyor. Organik malzeme kullanmaya önem veren Brigitte’s vejetaryenler için Rio’da keşfedilmesi gereken yerlerden.

Cigalon:

Dışarıdan çok sıradan göründüğü doğru. İç mekân dekorunun da pek ilginç olduğu söylenemez. Denize karşı hoş manzarası var yalnızca. Siparişiniz gelene kadar şaşırtıcı hiçbir şey yok, ama sadece siparişiniz gelene kadar. Sonrasında ağzınızda başlayan lezzet festivaline gerçekten çok şaşıracaksınız! Rio turunuzu Cigalon’suz bitirmeyin deriz.

Atıştırmalık

Confeitaria Colombo:

1894 yılından bu yana Brezilya’da çok şey değişti belki ama Confeitaria Colombo’nun tarifleri ve lezzeti hep aynı. Çok rahatlıkla aristokrat bir ailenin çay salonu zannedebileceğiniz bir duruşu var. Porselen çay takımları da bu hissi pekiştiriyor. Rio’da tatlı için en doğru adreslerden biri olan bu kafede biscotti, petit four, kurabiye, sandviç ve daha pek çok tuzlu ve tatlı çeşitleri bulabilirsiniz.

Confeitaria Kurt:

Leblon’da bulunan Kurt 1942 yılından beri hizmet veren, Rio’da görülmesi gereken özel bir pastane. Her pastanede bulabileceğiniz tuzlu ve tatlı çeşitlerinden burada da var. Ancak Kurt’u özel kılan pastaları ve turtaları. Bir çatal atmadan geçmeyin.

Nova Capela:

Nova Capela bir botequin, Riolulara özgü restoranla bar karışımı konseptte bir yer. 1923 yılında hizmete başlayan Nova Capela, 1969’da Rio şehir rehberinde yer aldığı şimdiki yerine taşınmış. Çeşit çeşit bira ve büyük porsiyonlu diner tarzı tabaklar için gidebileceğiniz bir yer. Rio’da görülmesi gereken bir zenginlik yani! Cabrito com arroz-de-brocolis ise spesiyalitesi.

Samba

Rio gezisi boyunca keşfedilmesi gereken samba mekânları genelde şehrin bohem mahallesi Lapa’da bulunuyor. Girişte ufak bir ücret ödemek gerekebiliyor. Hem turistlerin hem de Carioca’ların çokça geldiği yerler. Mekânların içinde geniş bir sahne oluyor. Dansçılar genelde ülke içinde bayağı tanınan isimler. Rio’da gidilecek yerlerin sayısı bu alanda çok elbette ancak macera aramadığınız bir ruh halindeyseniz bizim derlediklerimize bir göz atın.

Carioca da Gema:

Rio’nun en iyi samba adreslerinden Gema’nın içi neredeyse tamamen dans pistine ayrılmış durumda. Yalnızca birkaç masası var. İnsanlar genelde ellerinde içkileriyle dans ediyor veya hemen pistin kenarında kısa bir süre için soluklanıyor oluyorlar. En rahat dans ayakkabılarınızı giydiğinizden emin olun!

Rio Scenarium:

Rio’nun en ünlü samba mekânı. 2000 kişilik mekân 3 kata yayılmış durumda. Antika koltuklar, masalar ve lambalarla dekore edilmiş. Giriş katta müzik yapan bir grup oluyor. Grup üst katlardan da seyredilebiliyor. Yemek yiyebileceğiniz, Rio’da geceyi geçirebileceğiniz bir yer. DJ’lerin de sıklıkla müzik yaptığı mekânda parti hiç bitmiyor.

Democraticus:

Democraticus 19. yüzyıldan kalma bir malikânenin içinde. Mermer merdivenlerden yukarı çıkıp müziğe doğru yürümeniz yeterli. Rio’nun en iyi samba gösterilerini izleyebileceğiniz yerlerden biri. Diğer mekânlara göre daha az turistik, şehrin ahalisinin daha çok geldiği bir yer.

Alternatif Adresler

Armazem Sao Thiago:

Bar do Gomes olarak da bilinen mekân, Rio’da gece nereye gidilir denince akla gelen isimlerden yine. 1960’lardan kalma bir bar gibi görünüyor. Yüksek tavanı ve tavana kadar uzanan camekânın içine dizilmiş şişelerle klasik bir havası var. Duvarlardaki posterler ve fotoğraflar, farklı bir Rio müzesi haline getirilmiş bir bardaymışsınız hissi uyandırıyor. Aydınlık, ferah ve keyifli bir ortamı var.

Estrella da Lapa:

Lapa’da her yerden bir samba sesi yükselse de Estrella, diğer Brezilya müziklerini dinleyebileceğiniz bir yer. Sambalanço, MPB, samba soul ve caz ağırlıklı bir yer. Sahne alan gruplar, Rio’da keşfedilmesi gereken şehrin tanınmış ve başarılı isimlerinden oluyor.

Bip Bip:

Copacabana’da bulunan Bip Bip, müzisyenlerin çok tercih ettiği, haliyle Rio turuna farklı bir deneyim katacak spontan jam session’ların da çok sık gerçekleştiği bir yer. Burada her tür Brezilya müziğini duymak mümkün. Samba, bossa nova, pagode ve choro bunlardan bir kısmı.

00 (Zero Zero):

00 Rio’nun en iyi gece kulübü. Renkli neon ışıklarla aydınlatılan şık bir tasarımı var. Şehrin en iyi DJ’leri performanslarını burada sergiliyor. Rahat, samimi ve eğlenceli bir kitlesi var. Yemekleri güzel. Daha ne olsun?

Alışveriş

Lenny Niemeyer:

Rio alışveriş turunda ziyaret edilmesi gereken adreslerden biri de Lenny; kendisi plaj giysileriyle meşhur bir tasarımcı. Özellikle mayo modelleri çok başarılı. Girl from Ipanema da plajda bir Lenny Niemeyer tasarımıyla dolaşmış olmalı.

Osklen:

Osklen, tasarımcı Oscar Metsavaht’ın markası. Kadın ve erkek koleksiyonları çıkarıyor. Tasarımları hem Rio gezilerinin bohem ruhunu hem de kaotik metropollerin karmaşasını yansıtıyor.

Acqua Studio:

Acqua Studio, Türkiye’de çok az bilinse de dünya moda haftalarının tanınan bir ismi. Çok çarpıcı ve yaratıcı tasarımlar yapan marka, Rio’da keşfedilecekler listesinin başında yer alıyor. Hiçbir zaman sıradan olmadıkları da bir gerçek. Gitmeden bavulunuzda burası için yer bırakmışsınızdır diye umuyoruz.

Filhas de Gaia:

Moda eğitimlerini Rio’da ve Londra’da tamamlamış iki kadının kurduğu bir marka olan Filhas de Gaia Rio’da alışveriş için ideal. Acqua Studio gibi, moda dünyasının tanınan markalarından. Klasik hatlara ufak dokunuşlar yaparak dikkat çekici hale getiriyorlar. Kullandıkları desenlerin de bunda payı var elbette.

Patachou:

Patachou hem günlük hem abiye için rahat kıyafetler seçenlerin seveceği bir isim. Elbiselerin kesimlerinden çok, desenleri ve renkleri dikkat çekiyor. Rio’da alışveriş için nereye gidilir bilemiyorsanız, yolunuzu Patachou’ya düşürebilirsiniz.

Müzeler

Museu do Amanhã (Museum of Tomorrow):

Rio müzeler rehberine yakın zamanda katılan Museu do Amanhã, diğer bir deyişle geleceğin müzesi. 2015 tarihi itibariyle açılacak olan mekân, her gün sıkılan deodorantın, çöpe atılan basit bir domatesin evrende nasıl bir yolculuk izlediği gibi içinden çıkılması güç soruların cevaplarını, aplikasyonlar, videolar ve deney sahalarıyla verecek. Müzenin minyatür planını ise inşaatın sürdüğü bölgede ziyarete açılan merkezinde ziyaret edebilir, heyecanınızı sınayabilirsiniz. Kısacası özellikle çocuklu ziyaretçiler için Rio'dayken muhakkak görülmesi gereken müzeler arasında MdA.

Museo Chacra do Céu:

Rio’da gezilecek yerler arasında yerini alan bohem güzel Santa Teresa’daki bir malikâneye yerleşmiş olan müzenin koleksiyonu oldukça etkileyici. Monet, Matisse, Picasso ve Dali gibi tanınmış sanatçıların eserlerinin yanı sıra Brezilyalı sanatçıların eserleri de geniş yer tutuyor.

Museo de Arte Moderno (MAM):

Müze binasının tasarımından itibaren “modern sanat müzesi” olduğunu haykıran yapılardan biri. Flamengo Park’taki bu Rio müzesini ziyaret etmeden önce binasını da incelemeyi ihmal etmeyin. Koleksiyonunda Brezilyalı sanatçılara ait binlerce sanat eseri bulunuyor.

Museu Nacional de Belas Artes:

1938 yılında açılan müzenin koleksiyonunun büyük kısmı Portekiz Sarayı’ndan getirilmiş. Hem Avrupa’dan hem de Brezilya’dan bir araya getirilmiş önemli sanat eserleri bu müzede bulunuyor. Sevenlerinin Rio gezisini sonlandırmadan önce uğramaları şart.

Instituto Moreira Salles:

Salles ailesi tarafından kurulan ve yönetilen sanat merkezi kâr amacı gütmüyor. Fotoğraf, edebiyat, kütüphanecilik, görsel sanatlar ve Brezilya müziği alanlarındaki kültürel projelere destek veriyorlar. Rio’dayken ziyaret edilmesi gereken sergilere ev sahipliği yapıyorlar.

Gitmeden Göz Atılacaklar

'Twilight':

Kitabıydı, filmiydi derken sonunda seri tüm mecralarda tamamlandı. Geride hiçbir şey bırakmadıysa bile Rio turizmini canlandırdığı kesin. İlk filmin Rio’da geçen son sahneleri heyecanın arttığı sahnelerdi. Bu çekimler sırasında oyuncuların Rio’nun en iyi otellerinden Copacabana Palace’ta kaldığı söyleniyor. İkinci filmde balayına giden Edward ve Bella çifti, özel bir adaya gitmişler gibi gösterilse, o sahnelerin Rio yakınlarındaki Paraty’de yapıldığı biliniyor. Brezilya’yı Twilight izinden dolaşan geniş bir hayran kitlesinin bulunduğunu da eklemek isteriz.

'City of God':

2002 yılında çekilen film, 1960-80 yılları arasında Rio’da geçiyor. Oscar, Bafta, Altın Küre gibi önemli ödüllere aday olmuş başarılı bir yapım.

'Rio':

Ice Age’in yapımcılarının imzasını taşıyan animasyon filmi. Seslendirenler arasında Jesse Eisenberg, Anne Hathaway, will.i.am ve Jamie Foxx gibi isimler yer alıyor.

Aman Aman!

Rio gece hayatını daha da keyifli kılmak için ne yapın edin forro dersi alın. Yabancıların kolay ve sayıca fazla olmayan adımlardan oluştuğunu görünce ‘For All’ adını taktıkları, zamanla Brezilyalılar arasında forro’ya dönüşen bu dans çok zevkli. Ve dans pistinde size çok puan kazandıracak!

Delta wings’i merak edenler için kaçırılmaz bir fırsat sunuyor. Minibüslerle yukarı çıktıktan sonra sizinle birlikte atlayacak olan öğretmeniniz sizinle birlikte koşu antrenmanı yapıyor. Ve hazır olduğunuzu hissettiği anda bir bakıyorsunuz boşluktasınız!

Sıkıcı Bilgiler

Galeão Havaalanı’ndan şehir merkezine taksiyle gitmek 20 dakika sürüyor ve 15-20€ civarında tutuyor.

Şehir içinde ise daha güvenilir olduğundan duraklardan ya da otelinizin önündeki taksilerden binmeyi tercih edin.