Rotterdam Elinizin Altında

Avrupa’nın dünyaya açılan kapısı Rotterdam... 13. yüzyılda küçük bir baraj olarak inşasına başlanan bu şehir büyümüş büyümüş, günümüzde dünyanın en önemli limanlarından biri haline gelmiş.

Rotterdam için yapılacak 'en'li tanımlar aslında o kadar çok ki! Bir kere, burası on yıllar boyunca dünyanın en işlek limanı olagelmiş. Bu da Rotterdam’ın hem Hollanda’nın hem de Avrupa’nın en gelişmiş ticaret kenti olmasını sağlamış. Tabii bunun peşi sıra pek çok farklı milletten insanın yaşadığı zengin kültürlü ve hoş görülü bir şehir haline gelmesi de fazla uzun sürmemiş.

Ayrıca dünyanın en uzun köprülerinden Erasmusbrug ile Hollanda’nın geri kalanına bağlanan Rotterdam sadece ticaret ve kültür alanlarında değil, tüm orijinalliğiyle mimari olarak da farkını ortaya koyan bir şehir. Bu arada lafı açılmışken söyleyelim: Evet, ünlü filozof Erasmus da bu şehrin efsane isimlerinden...

2. Dünya Savaşı sırasında tabiri caizse dümdüz olan bu şehir günümüzde tüm modernliğiyle yükselmiş, tasarımda ve mimaride modern stiliyle bir tür ikon haline gelmiş. Bohem kimliğinin altında parlayan Amsterdam’ın yüzü ne kadar geçmişe dönükse Rotterdam da ona inat, keskin hatlarıyla geleceğin maskesini üzerine geçirmiş. Tam da bu yüzden, buranın hiçbir yere benzemediğini göreceksiniz!

Rotterdam

En İyiler

 

Mainport Hotel:

Dekorasyonunda doğu esintileri taşıyan Mainport Hotel, minimal tasarımında sonsuz bir konfor vaad ediyor konuklarına. Karşısına aldığı aydınlık liman manzarası sayesinde buranın ambiyansı daha da enerjik bir hale bürünüyor. Mainport Hotel’in elinde bulundurduğu en büyük kozu ise rahatlığın kollarına açılan spa hizmetleri... Hamamdan saunaya, cilt bakımından özel mesajlara kadar burası sizi tazelemek için var âdeta. Hatta spanın rahatlığını odasına taşımak isteyenler için, iki farklı konseptte spa süiti bulunuyor Mainport’un. Buradan ayrıldığınızda kendinizi yenilenmiş gibi hissedeceğinize kuşkunuz olmasın...

 

A Small Hotel:

Burası, ismi gibi küçük bir otel olsa da konfor ve lüks söz konusu oldu mu sınır tanımıyor. Şehrin kültür merkezlerinden Witte de Withstraat’ta bulunan A Small Hotel’in sade şıklığı size kendinizi evinizdeymişsiniz gibi hissettirecek. Otelin odaları ise üç ayrı konsepte sahip: Teksas’ın gizemli havasına bürünen Tex, Uzakdoğu’nun dinginliğini taşıyan Zen ve renklerin arasına uzanan Coco… Her halükârda kendinizi özel hissetmenizi sağlayacak olan A Small Hotel, konukları için abartısız ve gerçek bir konukseverlik sunuyor.

 

Manhattan Hotel Rotterdam:

5 yıldızlı otellerin güleryüzlü ve kusursuz misafirperverliğinden vazgeçemeyenler için Rotterdam’daki ideal adreslerden biri burası. Klasik dekorasyonlu odalarını konuklarının ihtiyaçlarına göre donatan otelde konforun başköşeye yerleşmiş olduğunu göreceksiniz. Fitness’tan özel masaja uzanan hizmetleri, gurme zevkleri çeşitlendiren restoran ve kafeleriyle Manhattan Hotel Rotterdam, canınızın her çektiğini önünüze sunacak!

 

Hilton Rotterdam Hotel:

Hilton otellerinin dünyaca tescillenmiş kaliteli ve lüks hizmet anlayışını Rotterdam’da da bulabilirsiniz. Zincirin Rotterdam’daki halkası sizleri yalın şıklığıyla karşılayacak ve her türlü konforla teknolojinin donattığı odalarında ağırlayacak. Merkezi konumu sayesinde şehrin tüm önemli yerlerine birkaç dakika uzaklıkta olan otel, geçirdiği kapsamlı bir restorasyon ve yenilenme sürecinin ardından 2013’te yeniden kapılarını açtı. 7/24 hizmet veren fitness salonları, eşsiz Rotterdam manzarasına bakan kokteyl barı ve Avrupa mutfaklarından lezzetler sunan restoranıyla Hilton Rotterdam, şehirde geçireceğiniz günlerin dört dörtlük olmasını sağlayacak sizin için.

 

Nhow:

Nhow Rotterdam’ın en iyileri arasına giren 4 yıldızlı bir otel. Şehrin çağdaş yüzüne uyum sağlayan tasarıma sahip Nhow’un 4 ayrı kategoride odası bulunuyor: Urban, Sunrise, Sunset ve Horizon Suite. Odaların bu şekilde kategorilere ayrılmasını sağlayan ise baktıkları manzara. Gerçekten de Sunrise gün doğumunu, Sunset de günbatımını en iyi izleyebileceğiniz noktalar. Urban ise Rotterdam’ın liman üzerinden uzanan tüm manzarasını görebiliyor. Horizon Suite de Urban’la aynı manzaraya sahip ama buranın büyüklüğü ve sundukları biraz daha farklı. Rotterdam’ı en iyi haliyle sizlere sunmaya kararlı olan Nhow, şehrin en orijinal noktalarından biri...

 

Bunlara Da Bakmaya Değer

 

Citizen M:

Avrupa’nın pek çok kentinde otelleri bulunan küçük bir zincir Citizen M. Çağdaş ve sıradışı tasarımıyla öne çıkan Citizen M’in Rotterdam’daki halkası da konforun merkezde olduğu bir konaklama sunuyor konuklarına. Lüksle rahatlığı bir arada sağlayan otelin merkezi konumu sayesinde pek çok yere sadece birkaç dakika içinde ulaşmanız mümkün. Rotterdam’da geçireceği günleri daha da renkli kılmak isteyenleri tüm sıcakkanlılığıyla bekliyor Citizen M.

 

Hotel New York Rotterdam:

Otantik dekorasyonuyla büyük bir nostalji yaratıyor Hotel New York. Bulunduğu binanın tarihi 20. yüzyılın başına kadar dayandığından restorasyon çalışmalarının bile yok edemediği o görmüş geçirmiş sofistike kişilik bu yüksek tavanlı binanın bir parçası olmuş artık. En yeni teknolojilerle donatılmış odalarında konuklarına kusursuz bir rahatlık sunan Hotel New York, seyahatlerinde karakter sahibi yerleri tercih edenlere göre...

 

Stroom:

Stroom, Rotterdam’ın en yenilikçi otellerinden biri. Yalınlığı öne çıkaran bu otel, çağdaş bir şıklığa sahip. Burada esas olarak konfora ağırlık verdiğini söylememizde de fayda var. Stroom aslında çok kapsamlı bir yer: Restoranı, kafesi ve lounge’u ile burası Rotterdamlıların sıkça uğradığı yerler arasında. Şehrin genç ve dinamik yüzünü temsil eden Stroom’un size keyifli bir Rotterdam seyahati yaşatacağından şüpheniz olmasın!

Öğle Yemeği İçin En İyi Adresler

 

Uit Je Eigen Stad:

Yemek seçimlerinizde organik gıdalardan vazgeçemiyorsanız Uit Je Eigen Stad, Rotterdam’da uğramanız gereken adreslerden biri. Tamamen kendi yetiştirdiği ürünleri konuklarına sunan bu organik restoranın menüsü de sezona göre sürekli olarak tazeleniyor. Çağdaş tasarımlı devasa mekanında son derece sıcakkanlı bir ambiyansa sahip olan Uit Je Eigen Stad, sağlık ve lezzetin ustaca harmanlandığı sofralarda ağırlayacak sizleri.

 

Quartier du Port:

Seyahatlerinde gurme zevklerin peşinde gitmeyi sevenler için ideal bir yer Quartier du Port. Burası aslında birkaç odalı küçük bir butik otel ama restoranının lezzetleriyle öne çıkıyor daha çok. Geleneksel tarifleri yenilikçi sunumlarla ikram eden Quartier du Port’un ayrıca geniş mi geniş bir şarap seçkisi mevcut. Öğle yemeğinde zengin lezzetler eşliğinde uzun uzun keyif yapmak isteyenlere duyurulur!

 

De Meesterproef:

De Meesterproef, şehir merkezinin dışında, eski bir fabrikanın içinde kurulmuş son derece özgün ve sıradışı bir restoran. Rotterdam’ın yenileri arasında yer alan De Meesterproef, eski kimliğinden kalma endüstriyel detayların süslediği dekorasyonu ve rahat atmosferiyle konuklarını daha kapıdan girdikleri ilk anda tavlamayı başarıyor. Yemeklerinde yerel ve taze malzemeleri kullanan De Meesterproef’un menüsü de Hollanda mutfağının öne çıkan lezzetlerinden oluşuyor. Öğle yemeğinde lezzetli keşifler yapmanızı sağlayacak burası size!

 

Osteria Vicini:

Eğer öğle yemeğinde İtalyan mutfağını tercih edecekseniz sizleri şehirdeki en iyi İtalyan restoranı olarak ünlenmiş Osteria Vicini’ye alalım. İtalyan restoranlarının klasik dekorasyonundan uzakta, son derece sade ve çağdaş bir tasarıma sahip olan Osteria Vicini’nin pizzaları bilhassa pek meşhur. Dev şarap koleksiyonu ve bol çeşitli özel makarna sosları da cabası... Ne dersiniz, öğle yemeğini İtalyan mutfağının mutlu lezzetleri eşliğinde geçirmek güzel olmaz mıydı?

 

Pavilijoen Wijn of Water – Restaurant Enzo:

Dünyanın farklı mutfaklarından lezzetleri menüsüne katan Wijn of Water ya da nam-ı diğer Restaurant Enzo, orijinal sunumları ve keyifli ortamıyla bağımlısı olunacak bir yer. Buraya ayrıca yemekleri kadar özel şarap menüsü için de gelmek gerek. Ve tabii bir de sıradışı bir tasarıma sahip olan orijinal mekanını için... Havalar güzelleşince yemeklerinin lezzetini bahçesindeki uzun masalara taşıyan Restaurant Enzo, farklı deneyimleri sevenlere göre...

 

Akşam Yemeği İçin En İyi Adresler

 

Amarone:

Sade bir şıklıkla parlayan mekânında konuklarını ağırlayan Amarone, ferah ve rahat ambiyansıyla gurme zevkleri iyice pekiştiriyor âdeta. Fransız ve Akdenzi mutfaklarından lezzetlere menüsünde yer veren restoranın 250 küsur çeşidi barındıran özel bir şarap seçkisi de bulunuyor. Şef Gert Blom’un ellerinden çıkma incelikle hazırlanmış tabaklarında özel bir gurme deneyimi yaşatan Amarone, klasik tarifleri farklı sunumlarla servis ediyor. Hem gurme hem de lüks alışkanlıklarından vazgeçemeyenlerin mutlaka denemesi gerekiyor Amarone’yi.

 

The Harbour Club:

Eğer sizin için gurme zevklerin başında deniz mahsulleri yer alıyorsa The Harbour Club, Rotterdam’dayken mutlaka gitmeniz gereken yerlerden biri. Izgarada balık, sushi, ıstakoz gibi seçeneklerin de dahil olduğu 120’den fazla yemeği menüsünde bulunduran The Harbour Club, bu anlamda sizi gerçekten de tatmin edecek. Son derece modern bir şekilde dekore edilmiş olan The Harbour Club’ın ortamı hem şık hem de bir o kadar sıcakkanlı... Şehrin ünlü limanında bulunan bu restoran kaliteli ve lezzetli bir akşam yemeğinin sözünü veriyor...

 

Chung:

Uzakdoğu mutfağıyla Kuzey Avrupa mutfağını harmanlayarak kendine özgü bir lezzet yakalıyor Chung. Restoranın menüsünde baş köşeye deniz mahsulleri yerleşiyor fakat burada kırmızı et severler için de birbirinden lezzetli seçenekler mevcut. Şarap menüsü ise özel bir ilgiyi hak ediyor doğrusu. Restoran adını da veren Şef Chung’un bu özel şarap seçkisinin ve orijinal tariflerinin tadı uzun süre damağınızdan gitmeyecek!

 

Limonadefabriek:

Limonadefabriek, şehir merkezinden yarım saat uzaklıkta, nehir üzerinde yer alan bir restoran. Rotterdam’ın en huzurlu noktasında bulunan Limonadefabriek’in yemekten sonra buradaki keyfini sürdürmek isteyen konuklarını ağırlamak için odalarını da mevcut. Restoranın Şef Erik Hermans tarafından hazırlanan menüsü düzenli olarak yenileniyor ve tazeleniyor. Menüde genel olarak karşınıza çıkacaklar ise, yenilikçi sunumlarla hazırlanmış klasik lezzetler... Somelye Karin Hermans’ın elinden çıkma şarap menüsüyle sofralarını zenginleştiren Limonadefabriek, Rotterdam seyahatinizin unutulmazları arasında yer alacak, bizden söylemesi.

 

Atıştırılmalı!

 

Jordy’s Bakery:

Jordy’s Bakery, mis gibi kokuların yayıldığı sevimli mekânında birbirinden nefis hamur işleri ve tatlılar eşliğinde ağırlıyor konuklarını. 2009 yılında kapılarını açmış olan Jordy’s Bakery’nin ekmekleri, kruvasanları ve taptaze brownie’leri pek meşhur. İster dumanı üstünde bir kahve ile bu lezzetlerin tadına bakmak, isterseniz de enerjik bir kahvaltı ile güne başlamak için Jordy’s Bakery’nin yolunu tutabilirsiniz.

 

Coffee Company:

Coffee Company, Hollanda’nın pek çok farklı şehrine dağılmış, ev rahatlığına sahip yerel bir kahve zinciri. Gün içinde kafein krizi tutanların ya da nefis bir kahve ve güzel bir kitap eşliğinde uzun uzun keyif yapmak isteyenlerin gidebileceği bir yer Coffee Company. Buradan şehir turunuz için gerekli enerjiyi depolayarak çıkacaksınız!

 

Rodin:

Gün arası gelip çatan açlığı yatıştırmak ya da güzel bir şampanya ve birbirinden lezzetli atıştırmalıklar eşliğinde keyif yapmak için gelinesi bir yer Rodin. Aslında buraya günün her saatinde uğrayabilirsiniz: ister kahvaltı, ister çay saati, isterseniz de akşam üstü içkisi için gelin, her seferinde karşınızda bolca seçenek bulacaksınız karşınızda!

Gece Kuşlarına

 

Café La Bru:

Geceyi rahat ve keyifli bir mekânda kaliteli içkiler eşliğinde geçirme niyetindeyseniz eğer bir an önce Café La Bru’nun yolunu tutmanızda fayda var! Usta ellerden çıkmış lezzetli mi lezzetli kokteyllerinin yanı sıra viskileriyle de oldukça iddialı bir yer Café La Bru. Ayın belirli günlerinde canlı müzik ve DJ performanslarına da yer veren Café La Bru’de ayrıca bol çeşitli atıştırmalıklar da mevcut. Burada iyi vakit geçireceğiniz her açıdan garanti!

 

The Thalia Lounge:

Rotterdam’ın en ünlü eğlence mekânlarından biri The Thalia Lounge. Eskiden sinema olarak kullanılan 5 katlı bir binaya yayılmış olan The Thalia Lounge, ünlü DJ’lerinin performanslarıyla harika kokteylleri yanına katarak eğlenceyi sabaha kadar uzatıyor. Geceyi hareketli geçirmek isteyenlere duyurulur...

 

Maasilo:

Tarihi bir ambardan dönüştürülmüş kocaman mekânında sınırsız eğlence sunuyor Maassilo! Hafta sonları programına dans ve müzikle dolu partileri ekleyen Maassilo, her ne kadar tarihi bir binanın içine konumlanmış olsa da şehrin en genç ve dinamik yüzünü temsil ediyor. Hafta sonu çıktığınızda dans etmeden dönmem diyorsanız ve eğlenceyi erken bitirme taraftarı değilseniz Maassilo’ya gönlünüzü hemencecik kaptıracaksınız.

Alışveriş

 

Objet Trouvé:

Işıl ışıl ve ferah mağazasında şehirli kadının stilini oluşturacak pek çok farklı parçaya yer veriyor Objet Trouvé. Dünyaca ünlü tasarımcıların koleksiyonlarını satan Objet Trouvé’de gözlükten çantaya, ayakkabıdan kolyeye, şorttan kabana kadar her türlü ürünü bulabilirsiniz. Stilinde şıklıkla orijinalliği bir arada kullanmayı sevenlere göre burası...

 

Ansh 46:

Ünlü tasarım markalarının ürünlerini bir araya getiren bir mağaza Ansh 46. Burada hem kadın giyim hem de erkek giyim ürünlerini bulmak mümkün. 3.1 Philip Lim, Hood by air, Carven, Acne, IRO, Diptyque gibi markaların kıyafetlerini bulabileceğiniz Ansh 46 ayrıca aksesuar ve ayakkabı da satılıyor. Alışverişkoliklere duyurulur!

 

Damage:

Rotterdam’ın en şık ve en dinamik noktalarından biri Damage. Burada farklı tasarımcıların imzasını taşıyan kıyafetlerin yanı sıra müzik albümü, kitap, defter gibi çeşitli ürünlere de rastlayabilirsiniz. Özgünlüğü seviyorsanız ve sahip olduğunuz eşyaların 'özel' olmasından hoşlanıyorsanız Damage’dan eliniz boş ayrılmayacaksınız demektir.

 

Vico:

Orijinalliği ve dayanıklılığıyla farkını ortaya koyan bir erkek ayakkabı markası Vico. Temellerini Hollanda – İtalya ve Portekiz üzerine kuran Vico’nun stillerinde de bu üç farklı ülkenin renkli kültürlerini görmek mümkün. Rahatlığı ve şıklığı sayesinde gündelik şehir yaşantısının vazgeçilmez parçası oluveren Vico’nun bohem karizmasına karşı koymak çok güç...

 

Bon Bon on the Block:

Alışveriş turuna çocuklarıyla çıkanları da düşündük elbet. Şehirdeki en iyi çocuk mağazası olan Bon Bon on the Block, ünlü çocuk markalarının rengârenk kıyafetlerine ve aksesuarlarına yer veriyor. Bebekler için de özel koleksiyonların bulunduğu Bon Bon on the Block’ta ayakkabı ve oyuncaklara da rastlamak mümkün. Burayı siz de en az çocuğunuz kadar seveceksiniz!

 

Groos:

Groos için “Rotterdam’ın sanat ve tasarım üssü” desek yeridir. Burada kupadan tişörte, kartpostaldan baskıya kadar, yerli sanatçıların elinden çıkma pek çok farklı üretimi bulabilirsiniz. Özellikle Rotterdam’dan dönerken sevdiklerinize hediye götürmek istiyorsanız Groos’ta eşi benzeri kolay kolay bulunmayan pek çok nefis tasarıma rastlayabilirsiniz.

 

Görülmesi Gereken Yerler

 

Museum Boijmans Van Beuningen:

Boijmans Van Beuningen, Rotterdam’ın en önemli sanat müzesi. 1847 yılında Museum Boymans adıyla kurulan müze, 1958 yılında iş adamı Daniel George Van Beuningen’in kişisel koleksiyonun da eklenmesiyle şimdiki adını almış. Müzenin Ortaçağ eserlerinden çağdaş sanata kadar uzanan geniş koleksiyonunda Bosch, Rembrandt, Monet, Cézanne, Dali gibi sanat tarihinin büyük isimlerinin tablolarını görmek mümkün. Sanat ve resim tutkunlarının Rotterdam’a gelir gelmez ilk nereye gidecekleri belli oldu, değil mi?

 

Nederlands Foto Museum:

Günümüzün en hızlı değişen ve en popüler sanat dalı olan fotoğrafa adanmış bir müze burası. Kalıcı koleksiyonunun yanı sıra süreli sergilere de ev sahipliği yapan Nederlands Foto Museum’da fotoğraf üzerine atölyeler de düzenlenmekte. Profesyonel ya da amatör, tüm fotoğrafçıların mutlaka görmesi gereken bir yer burası.

 

Kunsthal:

Rotterdam’daki Museumpark içinde bulunan müzelerden biri Kunsthal. Kunsthal’ın kalıcı bir koleksiyonu yok ama burada düzenli olarak, çağdaş sanata adını yazdırmış sanatçıların yer aldığı, geniş kapsamlı sergiler gerçekleştiriliyor. Yakın zamanda Chuck Close, Andy Warhol ve Arne Quinze gibi 20. yüzyılın büyük isimlerini ağırlamış olan Kunsthal’da yılda 20 küsur sergi düzenlenmekte. Müzenin dünya sanat gündeminde de geniş yer alan bu sıradışı sergilerini etkinlik programı üzerinden takip edebilirsiniz.

 

Havenmuseum:

Devasa limanıyla özdeşleşmiş Rotterdam’ın tabii ki bu limana adanmış bir müzesi de var. Havenmuseum ya da Türkçedeki adıyla 'liman müzesi' 1850-1970 yıllarına ait, gemilerden özel vinçlere kadar, bu limanı ayakta tutan pek çok önemli parçaya ev sahipliği yapıyor. Şehrin tarihini farklı bir açıdan yaşamak için oldukça keyifli bir yer burası…

 

Kubuswoningen:

Sadece Rotterdam’ın değil, muhtemelen dünyanın en sıradışı mimari örneklerinden biri Kubuswoningen. Mimar Piet Blom’un tasarladığı Kubuswoningen, sütunların üzerinde yere kırkbeş derecelik açıyla duran küp tasarımlı sıra evlerden oluşuyor. Evet, böyle kafanızda pek bir görüntü canlanmadı, biliyoruz. Bir tür ağacı anımsatan ve yan yana durunca da orman görüntüsü oluşturan bu küp evleri gidip yerinde görmelisiniz.

 

Aman Aman!

 

Rotterdam’a gitmek için ilkbahar ve yaz ayları en ideal dönem. Kışın çok soğuk ve yağışlı olması bir yana, şehrin keyfi en çok güneş altında parlarken çıkıyor!

Eğer gurme zevklerinizin peşinde seyahat ediyorsanız, sizin Rotterdam’a esas mart ayında gelmeniz gerekiyor. Zira Hollanda’nın tamamında gerçekleşen geniş kapsamlı gastronomi etkinliği "Restaurant Week” mart ayında gerçekleşiyor. Hollanda’nın ünlü fine-dining restoranları, bu restoran haftasına özel olarak, normale göre çok daha uygun bir fiyata sabitliyor menülerini. Böylelikle gurmeler ülkenin başarılı restoranlarını peş peşe ve rahatça deneyimleme fırsatı elde edebiliyor. Tabii bu dönemde restoranların normale göre daha kalabalık olabileceğini, o yüzden önceden rezervasyon yapmak gerektiğini söylemekte fayda var.

 

Sıkıcı Bilgiler

 

Rotterdam’a gelmeden evvel, eğer Felemenkçe bilmiyorsanız bu dildeki önemli kelime ve kalıpları öğrenmenizde fayda var, zira burada tabela ve uyarılar sadece bu dilde yapılıyor. Yine de çok endişelenmeyin, İngilizce Rotterdamlıların en çok konuştuğu dillerden biri...

Bisikleti seven şehirlerden biri Rotterdam. Ayrıca şehir içinde bir yere ulaşmak için en hızlı yöntem bisiklet. Burada her yerin bisiklet yollarıyla ve yine bisikletler için ayrılmış trafik ışıklarıyla çevrildiğini göreceksiniz. Eğer hava güzelse bir bisiklet kiralayıp tüm şehri pedal üstünde turlayabilirsiniz.

Rotterdam’da yoldan taksi bulmak zor olacağından, şehirdeki taksi şirketlerini arayarak araç çağırmanız gerekiyor. Kalacağınız otelin resepsiyonundan yakınlardaki taksi şirketlerinin numaralarını istemeyi unutmayın.

Havalimanından şehir merkezine toplu taşıma yoluyla ulaşabilirsiniz. Eğer taksi kullanacaksanız şehrin en ünlü taksi şirketlerinden Tinker, özel tarifeyle havalimanından şehir merkezine (tersi istikamette de geçerli) götürüyor. Tinker’ı telefonla arayabilir (00 31 20 290 00 50) ya da rezervasyonlarınızı internet sitesi üzerinden yapabilirsiniz.