Şangay Elinizin Altında

Şangay kayıtsız kalınması imkânsız bir şehir. Geleneklerinden ve kültüründen beslenerek geçmişten bugüne taşıdığı değerler ve bugünkü vizyonu, farklı algısı bir araya geldiğinde ortaya çıkan eklektik ve tarif edilmesi zor sonuç ancak birebir deneyimlenebilir. Biraz da bu yüzden, Şangay her ziyaretçide başka bir his ve başka bir izlenim bırakıyor. Üzerine bir etiket koyup, beklentileri ona göre hizaya getirmek pek mümkün değil. En iyisi sizin Şangay’dan ne beklediğinize odaklanın. Burası nasıl bir yer olabilir diye düşünün. Ve buraya geldikten sonra her köşede şaşırmaya ve büyülenmeye hazır olun, tabii böyle bir şeye hazırlanmak ne kadar mümkünse... Tam şehri artık tanıdığınızı ve anladığınızı düşündüğünüz anda, Şangay sizi şaşırtmaya devam edecektir.

Doğrusunu söylemek gerekirse aralarında kötü sürprizler de olmuyor değil. Ama bunlar da şehirle aranızdaki baş döndürücü birlikteliğin tuzu biberi olabiliyor ancak...

Şangay

En İyiler

The Peninsula:

Peninsula belli bir çizgiye sahip lüks zincir otellerden biri olduğundan, hangi şehirde olursanız olun bir sürprizle karşılaşmayacağınızı bilirsiniz. Neyle karşılaşacağınızdan emin olmak güzel bir duygu elbette. Ancak Şangay’ın en lüks otellerinden biri olan Peninsula, Huangpu Nehri’ne ve şehir siluetine nazır manzarasıyla nefes kesiyor. Otelin en iyi Şangay restoranları arasında yer alan mekânı Yi Long Court, Kanton mutfağından lezzetler sunuyor. Otelin mutlaka görülmesi gereken barının ismi ise Salon de Ning. Bir odası tamamen baş aşağı dönmüş gibi tasarlanan bar, ilginç detaylarla işlenmiş. Otelin spa’sı da antik medeniyetleri andıran dekorunda, geleneksel masaj ve terapilerden oluşan programlar sunuyor.

Mandarin Oriental Pudong:

Mandarin Oriental, Şangay şehir rehberinin en ünlü noktalarından Huangpu Nehri’ne nazır gösterişli gökdelenlerin arasında yerini almış. 2013’ün en yeni Şangay otellerinden biri olması gerçekten heyecan uyandırıcı. 44 odası ve 318 süiti bulunduğunu duyuran otelin Presidential Suite’i 788 m2’lik bir alana yayılmış durumda. Toplam altı restoran ve bar seçeneği, 13 özel spa odasıyla yine her geleni kendine hayran bırakacak gibi görünüyor.

Pudong Shangri-La:

Lüks Şangay otellerinin sıra sıra dizildiği Pudong’da, Shangri-La da Huangpu Nehri’ne bakan ihtişamlı kulelerden birinde. 952 odası ve süiti bulunan otel restoran zengini. Şangay’da görülmesi gereken yerlerden Fook Lam Moon, Kanton mutfağını, çok özel şaraplarla bir arada sunuyor. Gui Hua Lou ise Çin mutfağından otantik lezzetler sunuyor. Şangay restoran rehberinin diğer vazgeçilmezlerinden Nadaman ve Sushi by Nadaman sizi Japon mutfağında keşfe çıkmaya davet ediyor. Tatlı atıştırmalıklar için Gourmet’yi tercih edebilirsiniz. Jade on 36 Bar’ın da caz severlere kaçırılmaması gereken bir atmosfer sunduğunun altını çizelim. Otelin spa’sı Chi, tabii ki şehirdeki en büyük ve en gösterişli spa’lardan biri.

Waldorf Astoria Shanghai On The Bud:

Klasik çizgisini ne tasarımında ne de hizmet kalitesinde bozmayan Waldorf, Şangay oteller rehberinin de en iyilerinden. Şef Bruno Bruesch’in Fransız mutfağına getirdiği yaratıcı yorumun yanı sıra, 500’ün üzerinde şarap ve şampanya seçeneği sunan Pelham’s, otelin en iddialı restoranı. Aynı şarap mahzenini kullanan Wei Jing Ge ise Çin mutfağının en gurme tatlarını sunuyor. Grand Brasserie’yi, öğlen iş yemekleriniz için tercih etmekten çekinmeyin. Caz, Küba purosu ve istiridye çeşitlerini bir arada bulabileceğiniz 34 metrelik masif barıyla göz dolduran Long Bar’ı da yine Şangay’da görülmesi gereken noktalardan. Ve son olarak tatlı atıştırmalıklar ve akşamüstü çayları için, Şangay’ın eski seçkin kulüplerini andıran Salon de Ville’i Şangay’da gidilecekler listesine not etmenizi öneririz. Waldorf’un ilginç özelliklerinden biri olan butiğini de hatırlatmak isteriz. Burada otelin imzasını taşıyan tatlılar, özel çaylar ve otelde kullanılan çay takımlarından alabiliyorsunuz.

Puli Hotel & Spa:

Yüksek tavanları ve geniş alanları minimal ve sade bir şekilde kullanarak Japon mimarisinin temel prensiplerini başarılı bir şekilde yansıtan Puli, en iyi Şangay otellerinden yalnızca biri. Binanın yapımında kullanılan malzemelerin yarattığı endüstriyel stilini değiştiremese de, buradan da zen bir atmosfer elde etmeyi başarmış. Herhangi bir şehirde 26 katlı binası ve bu tasarımıyla en lüks oteller listesinde yer alabilecekken, Şangay’ın lüks büyük otellerinin yanında nispeten butik kalıyor. 229 odasının her biri çağdaş ve düz hatlı tasarımını yansıtıyor. Odalarda da loft tarzı bir tasarım hâkim ve bu tasarım Puli’yi çok daha dingin bir ortam haline getiriyor. Otelin en etkileyici özelliklerinden biri ise Şangay’da keşfedilmesi gereken spa’sı elbette. Çin, Tayland ve Hindistan’dan derlenmiş hem geleneksel hem de çağdaş masaj teknikleri kullanılıyor. Bu detaylı ve uzman spa deneyimini mutlaka denemelisiniz.

Bunlara Da Bakmaya Değer

Marriott Shangai Parkview:

Şangay’da ikamet eden lüks otel zincirlerine bir yenisi daha eklendi: Marriott Shangai Parkview. Dünyanın dört bir yanından gelen misafirlerini ağırlayan zincirin yeni şubesinde yine her şey düşünülmüş. Şangay şehir turunu başlatmak isteyeceğiniz Zhabei bölgesinde bulunan Marriott Shangai Parkview Daning Lingshi Parkı’na açılan eşsiz manzarası, minimal çizgilerle döşenmiş 317 odası ile yine kusursuz bir konaklama deneyimi sunuyor. Üstelik otel bünyesinde açılan Man Ho Chinese ve Tatsumi Japanese Kanton mutfağı ve leziz sushi setleriyle Şangay’ın en iyi restoranları arasında yer alıyor.

Park Hyatt Shanghai:

Otellerin yüksekliklerini ve manzaralarını yarıştırdıkları, sıkı bir rekabet ortamının yaşandığı Şangay gibi bir şehirde yükseklik korkusu olanlar için çok fazla seçenek yok. En yüksekteki Şangay otellerinden biri olan Park Hyatt 79-93. katlar arasında yer aldığından, ufak çaplı vertigolara sebep olabiliyor. 174 odası bulunan otelin beyaz ağırlıklı minimal dekoru otele oldukça modern bir görünüm kazandırmış. Odaların en küçüğünde bile giyinme odası ve kahve makinesi gibi ayrıntılar bulunuyor. Şehre geliş nedeninize göre özel spa alanı veya çizim masası bulunan bir oda tercih edebiliyorsunuz. 100 Century Avenue adlı restoran Çin, Japon ve batı mutfaklarını bir araya getiriyor. Music Room, canlı performansların gerçekleştiği en iyi Şangay barlarından biri. Burada her Çarşamba 20:30-22:30 arası Ladies Night yapılıyor. Bar Level 87 ise görüşmelerinizi yapabileceğiniz, teleskopla şehri seyredebileceğiniz şık bir atmosfere sahip.

Jia Shanghai:

1920’lerden bir binada bulunan Jia, eklektik ve çarpıcı tasarımıyla etkileyici bir lüks Şangay oteli. Jia kelimesi Mandarin’de ev anlamına geliyor ve otel odalarından çok apart daireler sunuyor. Stüdyosunda tam teşekküllü bir mutfak bulunuyor. Süitlerde buna ek olarak tam kapasite bir bar var ve dilerseniz özel barmeniniz size servis yapıyor. İki Michelin yıldızlı Şef Stefano Pace’in İtalyan lezzetleri sunduğu restoran İssimo, rustik ve sakin bir atmosfere sahip. Dilerseniz 7/24 devam eden ‘evlere servis’ hizmetinden de yararlanabilirsiniz.

The Waterhouse at South Bund:

1920’lerden bu yana üretim atölyesi, depo ve ordu karargâhı olarak kullanılmış olan bina dışarıdan bakıldığında köhne ve terk edilmiş gibi duruyor. Ancak içeri adım attığınız andan itibaren her bir köşesi ince ince düşünülerek restore edilmiş lüks Şangay otellerinden biriyle karşılaşıyorsunuz. Minimalizmin doruklarında, urban bir şıklığa sahip. Toplam 19 odası bulunan otelin, çatıda ve lobi barlarında kokteyl, akşamüstü çayı ve ufak atıştırmalıklar bulabilirsiniz. Şangay restoran rehberinde yerini alan Table No.1 ise, otelin endüstriyel stilini başarılı bir şekilde yansıtıyor. Şefleri Atherson ve Melvin, Avrupa mutfaklarından yemekler sunuyor.

Urbn:

Eski binalardan birini restore eden Şangay otellerinden Urbn, çevre duyarlılığıyla ön plana çıkıyor. Enerji tasarrufu yapabilmek adına bir dizi önlem almış olan otel, organik ürünler kullanıyor ve Çin’in ilk ‘carbon-neutral’ oteli olma özelliğini taşıyor. Odaların tasarımında da binanın kendi taş duvarlarının yanı sıra ahşap ve bambu malzeme kullanımı dikkat çekiyor. Otelin restoranı Downstairs, organik menüsüyle Şangay’da keşfedilmesi gereken adreslerden biri. Çatıdaki barı Upstairs, şampanya çeşitleriyle dikkat çekiyor. 60’ların ‘gentlemen’s club’ stilini yansıtan barı The Social ise hem iş hem arkadaş görüşmeleri için tercih edilebilecek bir atmosfere sahip.

Öğle Yemeği İçin En İyi Adresler

Kabb:

Günün her öğününde servis veren Kabb, daha çok Şangay’da kahvaltı ve öğle yemekleri için tercih ediliyor. Fransız kahvaltılarının en ağır ve en lezzetli seçeneklerini sunuyor. Tatlıları ve kokteylleri de oldukça başarılı olan mekânın pazar brunch’ı da çok popüler.

Kommune:

Şangay şehir rehberinin duraklarından Taikang Lu’daki bu sokak kafesi, şehrin genç ve yaratıcı kitlesini bir araya getiriyor. Şehirde yaşayan pek çok yeni yazar, tasarımcı ve müzisyen buranın barbekülerinden yemek veya sadece arkadaşlarıyla kahve içmek için geliyor. Siz de Uzakdoğu mutfağından sıkılıp Şangay’da nereye gidilir karar veremez olursanız Kommune’e uğrayabilirsiniz.

Lynn:

Şangay’da en iyi ‘dim sum’ adreslerinden biri Lynn. 30’lu yaşlarındaki şık Şangaylıların geldiği restoran, stil sahibi ve çağdaş bir ortama sahip. Hafta sonları özel paketler sunuyorlar. Çin atıştırmalıklarının tadına bakmak için iyi bir fırsat.

Akşam Yemeği

Fu He Hui:

Şangay restoran rehberinde Fu 1038, Fu 1088 ve Fu 1015 ile tanınan simâlarından şef Tony Lu ve Fang Yuan’ın yeni gurme projesi Fu He Hui. Şangay’da gezilmesi gereken yerlerden biri olan Jing’an’ın ev sahipliği yaptığı mekânda minimalizmin etkisindeki zen ambiyansı hissediyorsunuz öncellikle. Ardından Tony Lu’nun elit bir mutfak bilgisiyle hazırladığı menüye mantarlı pay ile başlayabilirsiniz. Bu seçkin menüde vejetaryenler için de seçenekler olduğunu ekleyelim üstelik.

Comune Social: 

Çin mutfağı denemek için Şangay’da nereye gidilir diyorsanız listeye Comune Social’ı eklemelisiniz. Gordon Ramsey’nin yanında yetişmiş olan şef Jason Atherton, Uzakdoğu mutfağının klasik yemeklerinden en iyi İspanyol tapas’larına kadar uzanan geniş bir seçkinin üzerinde nitrojen ve moleküler teknikleri çalışarak bambaşka tatlar yaratıyor. Şefin ileri teknolojik bilgisiyle giriştiği deneyler elbette restoranda başlı başına bir etkinlik oluyor. Bildiği her şeyi unutmak isteyenler, bir an önce yola koyulmalı...

Fu 1088:

1920’lerde yapılmış üç katlı bir konakta bulunan bu ünlü Şangay restoranı 2007 yılında açılmış. Konağın özel odalarında küçük gruplar halinde yemek yeniyor. Şömine etrafındaki ahşap masaları ve vintage avizeleri ile Şangay’da akşam yemeği için birebir. Şef Tony Lu, Şangay ve çevresindeki bölgelerin mutfaklarından tatlar sunuyor. Spesiyali olan yemeklerin çoğunda domuz eti bulunuyor.

Sushi Oyama:

Oyama Şangay restoranlar rehberine yerini alan şık ve gurme bir sushi restoranı. Oldukça popüler ve rezervasyonsuz kimseyi almıyorlar. Sade dekoru ve belli belirsiz duyulan caz müziğiyle hoş bir atmosfer yaratıyor. İçeriği günlük olarak değişen fiks bir şef menüsü var. 800 Yen’lik bu menüde Tokyo ve Nagasaki’den ithal edilen deniz ürünleriyle hazırlanmış nefis sushiler yer alıyor.

Lost Heaven:

Otantik heykellerin, büyük bitkilerin ve duvar kabartmalarının kullanıldığı dekor egzotik bir atmosfer yaratıyor. Buna bir de loş ışıklar ve mumlar eklenince Şangay’da görülmesi gereken bu tablo tamamlanıyor. Hun, Burma ve Tayland mutfağı ağırlıklı menüsü, müthiş bir gastronomi yolculuğu vaat ediyor. Şehrin şık sakinleri ve ünlüleri akşam yemeklerinde burayı tercih ediyor.

Shintori:

Bambuların arasından geçerek varılan bu endüstriyel depo, yağmur ormanlarında modern bir sığınak keşfetmişsiniz duygusunu veriyor. Julu Road 803 numarada bulunan bu Şangay restoranının dışarıdan görülen bir tabelası olmadığı için yola çıkmadan adres tarifi almanızda fayda var. Japon mutfağının en lezzetlini bulabileceğiniz Şangay’ın en iyi sushi adreslerinden olan mekân popüler ve kalabalık bir restoran.

Table No.1:

Otel önerilerimizde değindiğimiz The Waterfront’da bulunan mekân, Şangay’ın en iyi restoranlarından biri aynı zamanda. Rustik bistro dekoruyla hoş bir ortam yaratan restoran, modern Avrupa lezzetlerini Asya malzemeleri kullanarak yeniden yorumluyor.

Atıştırmalıklar

Yerli Lokmalar

Xiao Yang Sheng Jian:

Çin mantısı çeşitleri başta olmak üzere lokmalık atıştırmalıkların adresi Xiao Yang, baş döndürücü bir lezzete sahip. Sokakta ayaküstü yenen bu atıştırmalıklar, Şangay’da keşfedilecekler listesinin de olmazsa olmazlarından.

Xin Xiang Hui / Spicy Joint:

Şehirde 7 şubesi bulunuyor ancak çoğu şehir dışında. Şangay şehir rehberi duraklarından biri olan K Wah Center’daki adresi kolayca bulabilirsiniz. Anlatılmaz yaşanır lezzeti ve çok çok ucuz fiyatları nedeniyle önündeki kuyruk alıp başını gidiyor. Beklemeye değer.

Old Jesse:

Pek çok şubesi var ama Huaihai Xi Lu’daki Şan. Basık tavanlı mekâna birkaç masa zor sığmış gibi. Rezervasyonsuz girilemeyen Şangay restoranlarından olan mekân, hem yerel hem de uluslararası üne sahip isimlerin de tercih ettiği bir yer. Menüde yalnızca geleneksel Şangay yemekleri bulunuyor.

Tatlı mı Tatlı!

HoF:

El yapımı çikolatalar üzerine uzmanlaşan HoF, butik çikolataları, tatlıları ve şaraplarıyla Şangay’da görülmesi gereken yerlerin başında geliyor. Seçkin atmosferiyle tam bir çikolata lounge’u.

Baker & Spice:

Şangay’da nerede bulunur diye meraklanabileceğiniz her şey burada sanki. Türk usulü pideden tutun da Danimarka işi tatlılara kadar, pek çok ekmek çeşidi, meyveli ve çikolatalı kekler listenin yalnızca bir kısmı. Ahşap ağırlıklı ve bol güneş ışığı alan dükkân hamurun en keyifli halini sunuyor.

Whisk:

Whisk’in asıl uzmanlık alanı çikolata. Ancak hatırı sayılır bir kafe mutfağına da sahip. Sandviç ve salata çeşitleri oldukça başarılı. Şangay’da sağlıklı bir öğle yemeği bahanesiyle gelip, çikolatalarıyla tanışmanızı öneririz.

Bar

Char:

Hotel Indigo’nun 29 ve 30. katını işgal etmiş olan Char, Şangay’ın en iyi barlarından. Kendisi aslında hem bar hem de restoran. Restoranın ızgara ağırlıklı menüsü için gerekli malzemeler Avustralya’nın ödüllü çiftliklerinden birinden ve geleneksel Japon çiftçiliğinin kurallarını uygulayan 70 yıllık bir çiftlikten geliyor. Izgara ıstakozu da Şangay’da keşfedilmesi gereken lezzetlerden. Saatler ilerledikçe üst kattaki kalabalık artıyor. Klasik kokteyl barlarının çok modern bir yorumu olan bar, manzarası ve kokteylleriyle büyüleyici bir akşam vaat ediyor.

El Coctel:

Birbirinden farklı koltuklarla oluşturulmuş köşelere arkadaşlarınızla çekilebilir ve Şangay’da gece hayatına iyi bir başlangıç yapabilirsiniz. Yiyecek menüsü İspanyol atıştırmalıklarından oluşuyor. Kokteyllerini ise, Jazz Age döneminin eğlenceli tarifleriyle hazırlıyorlar. Zelda Fitzgerald’ın zamanında Cosmo’nun tadı nasıldı merak ediyorsanız, El Coctel’i Şangay’da gidilecekler listesine ekleyin deriz.

The Glamour Bar:

Şangay trendlerini belirleyen dergiler, şehrin en hip barı olarak burayı işaret ediyor. İnsan merak ediyor haliyle. Şangay’ın ünlü restoranlarından M on the Bund’ın yanında bulunuyor olması beklentileri yükseltiyor. Hollywood filmlerinden fırlamış gibi bir duran dekoruyla iyi bir ilk izlenim bırakıyor. Tüm kokteylleri başarılı ancak kendi isimlerini taşıyan “Glamour” Şangay gece turunun hakkını vermek için birebir.

Kulüpler

Kee Club:

Evet, Hong Kong’dan tanıdığımız o meşhur Kee Club’ın Şangay versiyonu! Maalesef, yine üyelik sistemiyle çalışıyorlar. Ama işte kötü gün konsierji de böyle günlerde belli oluyor. Bakarsınız sizinki, içeri girmenizin bir yolunu bulur. Ancak Kee Club’ı denemek yine de Şangay’da yapılması gerekenlerin başında gelmeli!

M1NT:

Şangay’ın en iyi barlarından biri olan M1NT’de de Kee Club’ınkine benzer koşullar var. Ancak şık kıyafetiniz ve kendinizden emin duruşunuzla üyelik şartını atlatabiliyorsunuz. Yine de otel görevlilerine önceden aratmakta faya var.

Caz Severlere

House of Blues and Jazz:

Şangay’ın en iyi blues ve caz barlarından olan House, dünyanın dört bir yanından müzisyenlerin canlı performanslarının yer aldığı samimi bir atmosfere sahip. Arkalarda bir masada arkadaşlarınızla sohbet ederek müziğin tadını çıkarabileceğiniz gibi, sahne önünde dans da edebilirsiniz.

Shanghai Jazz:

Dünyanın en iyi caz barlarından biri Shanghai Jazz. Haftanın altı günü canlı performansların yer aldığı bir adres. Asya usulü ızgaralar, bira ve şarap çeşitleri menünün öne çıkanları.

Alışveriş

Suzhou Cobblers:

Gerçek bir Asya kadınının ‘olmazsa olmaz’ı ipek terlik, patik ve babetleridir. Suzhou Cobblers, bu eksiğinizi gidermek üzere, hem erkek hem kadın için elde yaptığı özel tasarımlarıyla Şangay alışveriş rehberinde.

Blue Shanghai White:

Şangay’da en iyi Çin porseleni adreslerinden biri. Geleneksel Çin porseleninin zanaattan çıkarak sanat haline geldiği dükkânda, pek çok seramik tasarımcısının ürünlerini bulabiliyorsunuz.

Uma Wang:

Çin’in en ünlü tasarımcısı olan Uma Wang, Paris ve Londra Moda Haftaları’nda da fırtına gibi esen bir modacı. Gotik esintili tasarımlarının elde örülmüş olan parçaları ise Şangay’da mutlaka keşfedilmesi gereken eserlerden.

Tali Wu’s Flying Scissors:

Şangay tatili bitmeden uğramanız gereken bir adres. Aksesuar tasarımı yapan Tali Wu’nun ünlü markası Flying Scissors, moda dergilerinde büyük övgüler alıyor. Punk ve rock cazibesini taşıyan tasarımları Çin’de büyük ilgi görüyor.

Mary Ching:

Ayakkabı tasarımlarıyla ismini duyuran Ching, henüz ayakkabı çılgınlığı olmayanları dahi çıldırtabilecek Şangay’da görülmesi gereken tasarımlara imza atıyor. Aynı anda hem çok klasik hem de çok uçlarda olmayı başararak ilginç bir tarz yaratıyor.

Shang Xia:

Geleneksel çizgilerin modern ve minimal bir uyarlamasını sunan Shang Xia’nın tasarımları gerçekten büyüleyici. Ahşap, porselen ve bambu gibi materyallerle keçe ve kaşmir gibi kumaşları kullanıyor. Şangay turunu sonlandırmadan önce farklı takı, fincan ve go takımları gibi objelerden almak isteyebilirsiniz.

Urban Tribe:

Urban Tribe butik, galeri ve çayevi. Doğal yaşama duyduğu hayranlıktan yola çıkarak, Çin’in tenha köylerinde yaşayan insanların kıyafetlerinden aldıkları ilhamla yapılan giysiler ve takılar bulabiliyorsunuz. Kumaş, keten ve yün gibi doğal kumaşlar kullanıyorlar. Nefis çaylarından tadınca, tüm bir Şangay gezisine tanıklık eden bavulunuzu çay paketleriyle doldurmamak için kendinizi zor tutacaksınız.

Müzeler

Long Museum

Şangay, Çin’in en büyük koleksiyonerlerinden olan ünlü çift Liu Yiqian ve Wang Wei koleksiyonlarının sergileneceği Long Museum projesiyle engin kültür geçmişine bir Şangay müzesi daha kazandırıyor. Pudong ve West Bund’da olmak üzere iyi farklı binada kapılarını açan müzede geleneksel Çin sanatlarından çağdaş Çin, Asya ve Avrupa sanatlarına uzanan büyüleyici bir seçkiyi ziyaret etmek mümkün. Long Museum, Çin sanat tarihinin sayfalarında kaybolmak için eşsiz bir fırsat.

Minsheng Art Museum:

Modern binasıyla ilginç mimari özellikler taşıyan bu Şangay müzesi, Çinli çağdaş sanatçıların eserlerine yer veriyor.

Shanghai Gallery of Art:

Şangay’ın en iyi sanat galerinden biri. Çin’in çağdaş sanatçılarının çarpıcı tablolarını, video çalışmalarını ve enstalasyonlarını burada görebilirsiniz.

M50:

Tam adı 50 Moganshan Road olan M50, Şangay’ın çağdaş sanat merkezi. Burada 100 civarında sanatçının halka açık atölyeleri bulunuyor. New York – Soho ve Pekin – 798 Art Zone ile çok sık karşılaştırılır. Eğer modern sanat tutkunuysanız Şangay’da mutlaka keşfedilmesi gereken bir deneyim.

ShanghART:

Şehirdeki sanatçılara destek vermek amacıyla 1996 yılında kurulmuş. Her daldan ve her yaştan umut vaat eden sanatçılara destek veriyor. Bu sayede özgür ve yenilikçi eserlerin oluşumuna tanıklık ediyor. Yenilikleri seven sanat meraklıları Şangay’da görülecekler listelerine ekleyebilir.

Rockbund Art Museum (RAM):

Çağdaş görsel sanatlar üzerinde yoğunlaşan RAM, altı katlı binasında hem Çin’den hem de diğer ülkelerden sanatçıların eserlerini bir araya getiriyor. Şangay müzeleri arasında yer alan Rockbund Art Museum’da kafes ve mağaza ziyareti de yapabilirsiniz.

Suzhou Kaçamağı:

Suzhou, Şanghay’a çok yakın bir şehir. Trenle bir saatten az bir sürede ve arabayla iki saatte varılabiliyor. Bahçeleri, tapınakları ve kanalları için görülmeye değer bir şehir. Şangay turunu sonlandırmadan önce Suzhou Museum’daki kaligrafi eserlerini görmek hoş olacaktır. Eğer geceyi burada geçirmeyi düşünürseniz Archi-Garden Hotel’de kalmanızı tavsiye ederiz.

Gitmeden Göz Atılacaklar

"When We Were Orphans":

Ünlü İngiliz-Japon yazar Kazuo Ishiguro’nun romanı, 20. yüzyılın başlarında Şangay’da geçen bir dedektiflik romanı. Ishiguro’nun en iyi eserlerinden biri değil belki ama halihazırda yazarı tanıyor ve seviyorsanız, Şangay seyahati bahanesiyle bu kitabını da okuyabilirsiniz.

"Lust, Caution":

"Brokeback Mountain" filmiyle popülerleşen başarılı yönetmen Ang Lee’nin filmi, aynı adlı romandan sinemaya uyarlanmış. Filmin bir kısmı 1938 yılında Hong Kong’da, bir kısmı da 1942 yılında Şangay’da geçiyor. Film, Lee’nin başyapıtlarından biri. Şangay turu öncesinde izlenebilir.

"The Painted Veil":

1925 yılında Somerset Maugham’ın aynı adlı romanından 2006 yılında uyarlanan filmde Edward Norton ve Naomi Watts oynuyor. Şangay’ın eski sosyal yaşamı hakkında ipuçları veren sahneler var.

"Code 46":

Michael Winterbottom’u ve bilim kurgu filmlerini sevenlerin kaçırmaması gereken bir film.

"Suzhou River":

Şangay’da keşfedilecekler yetmedi bir de Suzhou kaçamağı yapalım diyorsanız, filmi mutlaka izlemenizi öneririz.

Eileen Chang:

1920 doğumlu yazarın romanlarının çoğu 1940’lı yıllar Şangay’ını ve Hong Kong’unu anlatıyor. En ünlü romanları "Lust, Caution" ve "Love in a Fallen City".

Tarih:

Çin tarihi hakkında bilgi edinmek isteyenler Jung Chang’ın ‘"Mao: The Unknown Story", Jon Halliday’in "Wild Swans" adlı kitaplarını tercih edebilirler.

Aman Aman!

Göz göze geldiğiniz, karşılaştığınız insanlara başınızla selam vermeniz hoş karşılanacaktır. Size selam verildiğinde de mutlaka karşılık vermeniz beklenir.

Sıkıcı Bilgiler

Pudong Havaalanı’ndan şehre taksiyle varmak yaklaşık 50 dakika ve 260 Yen tutuyor. Trafiğin azaldığı saatlerde 160 Yen’e kadar düşebiliyor.

Şehirde taksi bulmak çok kolay. Üstelik çok da ucuzlar. Yine de kimliğini kontrol etmenizde fayda var. Dört yıldızlıysa mesele yok. Ancak kimlik numarası 30 ile başlıyorsa sizi çok dolaştırabilir. Ayrıca çoğu şoför sadece yerel dili konuşuyor. Konsierj numarasını ve otelin hem Çince hem

Mandarin adresini yanınızda bulundurun.

Bahşiş hiçbir yerde beklenmiyor. Ancak bazı Şangay restoranları hesaba servis ücreti ilave edebiliyor.

Küçük işletmelerde kredi kartı geçmiyor.

Giderken, Şangay’dan alacaklarınız için bavulunuzda geniş yer bırakmayı ihmal etmeyin.

Kasım'da Nereye?

Kasım'da Nereye?

“Şangay”