Sao Paulo Elinizin Altında

Sao Paulo, Brezilya’nın en büyük şehri ve dünyanın en kalabalık şehirlerinden biri. Yakın zamana kadar iş gezileri dışında seyyahların rotasında pek yer edinememiş olsa da, bu kadar büyük bir metropol sonunda dikkatleri üzerine çekmiş durumda. Formula 1, Sao Paulo Sanat Bienali, Film Festivali, Moda Haftası derken, keyfe keder seyahat edenlerin uğradığı bir şehir haline geldi. Ayrıca her ne kadar Rio karnavalıyla nam salmış olsa da Sao Paulo’da da çok renkli bir karnaval gerçekleştiğini bilenler bilir.

Her ne bahaneyle giderseniz gidin, şehirde hiç aklınıza gelmeyecek şeyler keşfedeceksiniz. Yolları, bahçeleri, mimarisi ve yaşam ritmi oldukça ilginç. Aynı anda hem çok modern hem de geleneklerine çok bağlı bir şehir olması da şaşırtıcı. Gezmeden, görmeden tahmin edilemeyecek bir şehir burası. Belki Güney Amerika’nın New York’u dersek biraz ipucu vermiş oluruz ama siz yine de kendi gözlerinizle görmeden inanmayın.

Sao Paulo

En İyiler

Mofarrej:

Tivoli Hotels grubu Sao Paulo’nun en lüks otellerinden biri Mofarrej ile karşımıza çıkıyor bu defa. Jardins’deki 23 katlı binasında 220 odasıyla hizmet veriyor. Odalarda bej ve koyu kahverenginin uyumu dikkat çekiyor. Otelin Presidential Suite’i 750 m2’lik alanıyla Latin Amerika’nın en büyük otel süiti. Otelin bistro ve lounge alanlarına ek olarak bir de restoranı var. En üst katta Sao Paulo’da görülmesi gereken bir manzaraya sahip olan barı Arola Vintetres var. Menüde Brezilya mutfağından tatlar ve onlara eşlik etmek üzere 2000 civarı şarap seçeneği sunuluyor. Spa’ya birkaç saat uğramadan Sao Paulo tatilini bitirmeyin.

Hotel Unique:

Adını hak eden bir otel olmaktan ötesini söylemek zor. Kendisi gerçekten de Sao Paulo otelleri arasında “unique”. Zira o kadar kendine özgü ve ilginç bir tasarımı var ki tarif etmesi neredeyse imkânsız. Çok stilize edilmiş ve soyutlaştırılmış bir modern masal gemisine benziyor. Yukarı doğru katların genişliği artıyor. İç mekândaki yoğun ahşap kullanımı, yuvarlak kamara pencereleri ve odanızdan baktığınızda bir akvaryumu andıran banyosu aynı modern masal gemisi hissini devam ettiriyor. Sao Paulo turu boyunca Dream Red, Dream Blue ve Dream Purple isimli paketlerden birini tercih ederseniz, Unique’in misafirlerini şımartmakta da ne kadar başarılı olduğunu göreceksiniz. En üst katta havuz başına Skye adlı restoranı ve giriş katındaki Wall isimli bir barı da Sao Paulo’da keşfedilmesi gereken yerlerden.

Fasano Sao Paulo:

Fasano ismi, Brezilya’nın çok yakından tanıdığı bir isim. Fasano ailesinin 100 yıldır işlettiği restoran ülkenin ve Güney Amerika’nın en iyi restoranlarından biri. Aile bir süre önce otelciliğe el attı ve bu sefer de otelcilik dünyasının bir numaralı isimlerinden biri haline geldi. İlk göz ağrıları Fasano Sao Paulo, modern minimalizmi ve şıklığıyla övgüyü hak ediyor. Restoranından bu kadar bahsetmişken, otelin giriş katındaki Fasano, Sau Paulo’da bir akşam yemeği için ideal. Baretto isimli caz barı da Jamie Cullum ve Bebel Gilberto gibi isimlerin sahne aldığı bir yer. Otelin romantik bir tatil yapmak, spa ve alışveriş keyfi yaşamak ve Formula 1 izlemek için gelenlere hazırladığı paketler de bir göz atmaya değer.

Bunlara Da Bakmaya Değer

Fasano Boa Vista:

Fasano, Brezilya gezisine çıkanların çok aşina oldukları bir isim. Otelleri ve restoranlarıyla gittikleri her şehirde ilk sıraya yerleşiveriyorlar. Boa Vista, Fasano’nun ilk kır oteli. Otelin etrafında dümdüz uzayıp giden yeşillikler ve bu gözün alabildiğine yeşil alanı bölen göller müthiş bir ortam yaratıyor. Balayına gelenlere ve golf oynamak için gelenlere, hayır demesi imkânsız iki özel paket hazırlamışlar. Modern ve minimalist bir şıklığa sahip 39 odasıyla birlikte kendisi en iyi Sao Paulo otellerinden biri. Issız hissedeceğiniz kadar tenha değil, nereye kaçarsanız kaçın kurtulamayacağınız kadar kalabalık değil. Otelin aynı zamanda tam teşekküllü bir at çiftliği olması da bu Sao Paulo tatilinin diğer bir sürprizi. Binicilik dersleri alabilir, at gezintilerine çıkabilirsiniz. Boa Vista gerçek olamayacak kadar güzel geliyor kulağa ama işin güzel tarafı gerçekten de gerçek.

Emiliano:

Emiliano çatısındaki helikopter sahası ve alt katların birinde bulunan Business Center’ıyla iş gezileri için Sao Paulo’da nerede kalınır bilemeyenler için ideal bir seçenek. Bunda merkezi konumunun da etkisi var elbette. Modern ve konforlu bir tasarımı var. Otel içinde ve odanızdan işlerinizi halledebilmeniz için gerekli teknik altyapı düşünülmüş. Uzun ve yorucu bir Sao Paulo turunun ardından otele döndüğünüzde de konforlu ve dinlendirici bir ortamla karşılaşıyorsunuz. Tasarımları MOMA’da sergilenen tasarımcı Charles Eames’in tasarımı koltuklar da yorgunluğunuzu almazsa mısır pamuğundan ve kaz tüyünden yataklar güzel bir uyku çekeceğinizin garantisini veriyor.

Hotel Pergamon:

Şehir merkezine yakın konumuyla Sao Paulo oteller rehberinde yerini alan Pergamon, mütevazı bir butik otel. Sade ve modern bir görünüme sahip. Odaları aydınlık, konforlu ve geniş. Kütüphane içindeki yemek salonu da oldukça hoş bir görünüme sahip. Burada Brezilya mutfağından harika yemekler yiyebilir, daha sonra da barın sakin ortamında bir şeyler içebilirsiniz. Sao Paulo’da gezilecek yerleri keşfetmeye çıkarken spor programını da aksatmak istemeyenler için bir de spor salonu bulunuyor. Samimi ve hoş bir ortamı var. Konumu ve hizmet kalitesi göz önünde bulundurulduğunda, uygun fiyatlarını fazla fazla hak ettiği anlaşılıyor.

Öğle Yemeği İçin En İyi Adresler

Pomodori:

Sao Paulo’nun en iyi restoranlarından biri olan Pomodori, Toskana’da bir kır evini andıran dekoruyla, İtalyan yemeklerine orijinal bir yorum getiriyor. Özellikle makarna ve ravioli çeşitlerinde çok başarılılar. Dilerseniz barda da oturabilir, lezzetli burschetta çeşitlerinden deneyebilirsiniz.

Fogo de Chao:

Fogo de Chao sunduğu ilginç yemek deneyimiyle Sao Paulo’nun en iyi steak restoranlarından biri. Masanıza oturduğunuzda önce bir şeyler içerek restoran hakkında ufak bir bilgilendirme dinliyorsunuz. Daha sonra 30 çeşit başlangıca göz gezdirip istediklerinizi seçiyor ve masanıza dönüyorsunuz. Yemeğe hazır olduğunuzda, masadaki kartın yeşil tarafını çeviriyorsunuz. Bunun üzerine seçtiğiniz et çeşidi servis ediliyor. Eğer tabağınızdan memnunsanız, tekrar sipariş verene kadar kartın tekrar kırmızı tarafını çeviriyorsunuz. Et menüsü için ise, bir kırmızı et sever olarak Sao Paulo’da nerede yenir diye araştırıp hiç vakit kaybetmeyin, çantanızı kaptığınız gibi gelin deriz.

Shundi & Tomodachi:

Japon kültürünü ve mutfağını sevenler için Sao Paulo restoranlarından, Asya’ya küçük bir ışınlanma noktası. İnce uzun sedirimsi oturma alanlarının tercih edildiği dekor, bu otantik yemek deneyimini bütünlüyor. Körili ahtapotu, minik somon ve yılan balığı roll’ları en sevilen lezzetleri arasında bulunuyor.

Carlota:

Restoranın sahibi ve şefi Carla Pernambuco, çok tatlı ve ilginç bir kadın. İtalyan geleneklerini, New York’ta aldığı eğitimi ve Brezilya malzemelerini bir araya getirerek kendine has bir menü yaratmış. Susamlı karidesi ve risotto’su Sao Paulo’da keşfedilecekler listesine eklenecek türden.

Akşam Yemeği

D.O.M:

Dünyanın en iyi restoranları listesinde 4 numaraya kadar yükselen restoran Şef Alex Atala’nın projesi. Amacı Brezilya mutfağını hak ettiği övgüye kavuşturmak imiş. Burada Brezilya’da yetişen malzemelerle Brezilya yemekleri yapıyor. D.O.M’un farkı ise bu malzemeleri bir araya getirirken yaptığı tercihler ve pişirme teknikleri. Sao Paulo restoranlar rehberinde yerini alan mekânın klasik ve moderni buluşturan ortamında, geleneksel Brezilya tatlarının en orijinal ve modern yorumlarını deneyimlemeye hazır olun.

Restaurante Kinoshita:

Kinoshita, “ağacın altında yaşayan kimse” anlamına geliyor. İsmi şairane mi buldunuz? Asıl şiir, romantizm, ilk lokmanızı aldığınızda başlıyor. Ünlü şef Tsuyoshi Murakami, bu Sao Paulo restoranını tattan sanat yapmak için açmış.

Consulado Mineiro:

Minas Gerais, Brezilya’nın üçüncü büyük şehri. Rio ve Sao Paulo kadar kalabalık ve kozmopolit değil. Daha doğal ve otantik bir ruhu var. Tarım ürünleri yetiştirmekte de oldukça başarılı bir yer. İşte Consulado Mineiro, ünlü Brezilya yemekleri için buradan besleniyor. Bölgenin en marka yemeği ‘mineiro’ ise Sao Paulo gezisinde keşfedilmesi gerekenlerden. Geleneksel tatları daha rafine bir mutfaktan tatmak için ideal.

Rodeio:

Sao Paulo’nun en iyi restoranlarından biri olan Rodeio, 1958’den beri yemek ve kalite beklentisi yüksek kişilerin tercih ettiği bir et restoranı. Özellikle ‘picanha’ ve yanında servis edilen Rodeio pilavı Sao Paulo’da görülecekler listesinde yerini almalı. Rezervasyon yaptırma konusunda aceleci davranmakta fayda var.

Eau:

Sao Paulo’da değişik bir mutfak denemek isteyenler için bir öneri. Eau, şehrin en iyi Fransız restoranlarından biri olarak anılıyor. Birbirinden lezzetli tatlılara geçmeden önce Fransız mutfağının klasiklerinden ‘steak tartare’ veya deniz tarağının tadına bakmanızı şiddetle öneririz.

Atıştırmalıklar

Condimento:

Condimento çılgın İtalyan ve Fransız lezzetlerini Parizyen bir ortamda sunuyor. Sao Paulo’da kahvaltı, öğle yemeği ve de nefis tatlılar için gelebileceğiniz bir yer. En çok tatlı krizlerine sunduğu çözümler için tercih ediliyor. Brownisi, kurabiyeleri ve nutella’lı cheesecake’i evlere şenlik.

Barlar

Skye:

Skye, Sao Paulo’nun en iyi otellerinden biri olan Hotel Unique’ten hatırlayacaksınız, otelin en üst katında bulunuyor. Bir tarafı restoran ve bir tarafı da bar olarak düşünülmüş. Barın ses sistemi ve ışıklandırması çok başarılı. Önünde de otelin açık havuzu bulunuyor. Gündüzleri yalnızca otel misafirlerinin kullanabildiği bar, Sao Paulo’da gece hayatı açık oluyor. Bu ışıklara, havuzlara ve mikslere bir de tatlı manzarası eklenince ortaya nefis bir sonuç çıkıyor.

Bar du Juares:

Toplam dört şubesi var ama Moema’daki orijinal mekânı hâlâ gönüllerin sultanı olmaya devam ediyor. Sao Paulo şehir haritasında en iyi biraları bulabileceğiniz, büyük porsiyonlarda leziz yemekler yiyebileceğiniz çok şık bir diner. Gündüz de akşam da gidilebilecek bir adres.

Gece Kulüpleri

D Edge:

Renkli duvarları ve ışıklı dans pistiyle funk ruhunu tüm şehre yayıyor. Dans etmek için Sao Paulo’da nereye gidilir bilemeyenlere şehrin en iyi alternatiflerinden birini sunuyoruz. Sao Paulo’nun hedonist ve vurdum duymaz gençleri hiç durmadan dans ediyor.

Casa 92:

Casa gerçekten de evden bozma bir bar. Şöminesi, büyük büyük kanepeleri ve mutfak masasıyla bildiğiniz ev. Ama loş ışıkları ve tatlı müzikleriyle arkadaşlarla bütün akşam muhabbet edebileceğiniz ve bulaşıkları dert etmeyeceğiniz bir ev. Sao Paulo’da nereye gidilir diyorsanız Casa 92 sizi misafirliğe davet ediyor.

Alışveriş

Sao Paulo’da alışveriş için Jardim’de ve Iguatemi’de dolaşmadan olmaz elbette. Ancak büyük markaların arasında kaybolmadan yerli tasarımcıları ve küçük butikleri de keşfetmek isteyenler için de birkaç seçeneği not ettik.

Tasarımcılar

Ronaldo Fraga:

New York’ta Parsons’tan ve Londra’da Saint Martin’s School’dan mezun olan Fraga’nın yetenek vaat ettiği okul yıllarından belliymiş anlaşılan. Moda dünyasında yetenekli isimli çok var elbette. Ancak Karl Lagerfeld, John Galliano gibi isimlerin dahil olduğu çılgın dâhiler kulübüne pek azı girebiliyor. Fraga da kesinlikle Sao Paulo’da keşfedilmesi gereken kulüp üyelerinden biri. Geleneksel desenleri sıra dışı formlara sokmayı, desenlerle oynamayı seviyor.

Alexandre Herchcovitch:

Herchcovitch, Sao Paulo doğumlu bir tasarımcı. New York, Paris ve Londra Moda Haftalarının bilinen bir ismi. Haute Couture koleksiyonun yanı sıra kadınlar ve erkekler için hazır giyim koleksiyonları da çıkaran markaya göz atmadan Sao Paulo alışveriş turunu sonlandırmayın deriz.

Pedro Lourenço:

Brezilyalı tasarımcı Lourenço, 1991 doğumlu çok genç bir tasarımcı. Paris Moda Haftası’na ilk katıldığında yalnızca 19 yaşındaymış. Pastel tonları ve asimetrik parçaları birleştirmeyi seviyor. Moda meraklıları Sao Paulo’da gidilecek yerler listesine ekleyebilirler.

Poko Pano:

Sao Paulo’lu bikini markası şehrin plajlarını kendi moda şovu haline getirmiş durumda. Pareo ve mayo tasarımları da yapan marka esas maharetini Sao Paulo gezisini renklendirecek bikinileriyle gösteriyor.

Cris Barros:

Sao Paulo doğumlu Barros, mankenlik kariyerinden sonra modacılığa girişen isimlerden biri. Gece kıyafetlerinde de romantik ve uçuş uçuş bir tavrı var. Günlük kıyafetlerde ise spor ve neşeli görünüyor. 17-25 yaş arası gençlerin severek giydiği bir isim olan Cris Barros Sao Paulo alışveriş rehberinin gözdelerinden aynı zamanda.

Dükkânlar

Vila Daslu:

Daslu, Sao Paulo’da en iyi lüks alışveriş adreslerinden biri. İsterseniz arabayla, isterseniz helikopterle varabiliyorsunuz. Prada, D&G, Dior gibi mağazalardan örülü labirentleri dolaşırken size bir görevli eşlik ediyor. Stratejik noktalara yerleştirilmiş espresso barlarda da enerji depolayabiliyorsunuz. New York’un ünlü gece kulüplerinden Kiss & Fly’ın buranın bir köşesini şubesi haline getirmek gibi bir hobisi de var. Gündüz alışverişe gelmişken, akşam için de bir keşif turu atmayı ihmal etmeyin.

Clube Chocolate:

Burası sanat galeri haline getirilmiş bir ev gibi görünse de pek çok tasarımcının kadın ve erkek kreasyonlarını bir araya getirmiş büyük bir butik aslında. Ev dekorasyonu ve aksesuar kategorisi de oldukça geniş yer turuyor. Sao Paulo’da gezilmesi gereken duraklardan biri. Ve hayır, çikolata yok.

Choix:

Choix konseptiyle Sao Paulo alışveriş rehberinde kendine has stiliyle yer buluyor. Bu stile uygun moda tasarımları da burada bir araya getirilmiş. Bunların yanı sıra ilginç tasarım objeleri bulmak da mümkün. Kolay kolay ürünlerini bulamayacağınız yükselen değerler tasarımcılar burada bir araya gelmiş durumdalar.

Müzeler

Pinacoteca do Estado:

1900 yılında tamamlanmış sarayımsı bir binada 1905 yılından beri önemli Sao Paulo müzelerinden biri olarak ziyarete açık. Brezilya’daki en önemli sanat müzelerinden biri olan Pinacoteca, geniş bir resim ve heykel koleksiyonuna sahip.

Centro Cultural Banco do Brasil:

Brezilya Merkez Bankası’na ait üç şehirdeki üç bina yakın zamanda müze haline getirilmiş. Bu müzelerin biri Rio’da, biri Braisilia’da ve biri de Sao Paulo’da bulunuyor. Sao Paulo’da gezilmesi gereken müzelerden biri olan mekân pek çok galeriyi ve bir sinema salonunu bünyesinde bulunduruyor.

Choque Cultural:

Choque genç ve çağdaş sanatçıların yaratıcı eserlerinin sergilendiği bir sanat galerisi. Gelecek vaat eden genç sanatçıları herkesten önce keşfetmek için Sao Paulo’da nereye gidilir demeyin, mutlaka bir göz atın.

Zipper Galeria:

Sau Paulo’nun en ünlü sanat galerilerinden biri. Modern ve soyut çalışmalar yapan çoğunluğu yerli, genç sanatçılara eserlerini sergileyebilecek bir alan yaratıyor.

Nara Roesler:

Çoğu yerli 33 sanatçının eserlerine sergilenme imkânı tanıyor. Birlikte çalıştığı küratörler karma sergilerde çok daha fazla sanatçıyı galeriyle buluşturuyor. Sirkülasyonu hızlı, gözü ve algısı kuvvetli bir galeri. Çağdaş sanatçıları takip etmek için Sao Paulo’da gidilmesi gereken yerlerden.

Gitmeden Göz Atılacaklar

'The Year My Parents Went on Vacation':

Türkçe’ye "Annemler Tatilde" diye çevrilen film 1970 yılında geçiyor. Sao Paulo’da yaşayan 12 yaşında bir çocuğun gözünden, ülkenin geçirdiği politik değişim naif bir dille anlatılıyor.

'Carandiru':

Bu 2003 yılı Brezilya-Arjantin ortak yapımı filmin yazarı ve yönetmeni Hector Babenco. Filmde, Sao Paulo’da bulunan Latin Amerika’nın en büyük hapishanesi Carandiru’da yaşanmış bazı olaylar anlatılıyor.

Sıkıcı Bilgiler

Guarulhos Havaalanı’ndan şehir merkezine taksiyle 30 dakikada, 100 Real’e yani yaklaşık $50’a varabilirsiniz.