Zagreb Elinizin Altında

Sokaklarına kendinizi korkusuzca teslim edebileceğiniz bir kent Zagreb. Ortaçağ mimarisini, tüm hikayeleriyle birlikte meydanlarına, sokaklarına taşıyan Zagreb’in tamamına görüp geçirmişliğin getirdiği bir zarafet ve ağırbaşlılık hakim.

Orta Avrupa kentlerine özgü yarı melankolik havayı tüm ihtişamıyla üzerine geçiren bu şehrin geçmişle günümüzü birleştiren noktalarında her adım başı ayrı bir güzellikle karşılaşıyorsunuz: Bazen yüzyıllara yayılan arşiviyle baştan sona keşfedilmeyi bekleyen kocaman bir müze, bazen de ıssız bir sokakta gizlenmiş bir binanın incelikli süslemeleri olarak buluyor sizi bu şehrin sanatsal zenginlikleri.

Şehrin sizi yönlendirmesine, yüzlerce yıllık tarihi seyre dalan tepelerine, gizemlerle yüklü sokaklarına, geçitlerine ve hatta mezarlıklarına doğru gezintiye çıkarmasına izin verin. Göreceksiniz, henüz bir 'dünya starı' olmasa da yavaş yavaş kendini sevdirecek ve size hiç fark ettirmeden vazgeçilmeziniz haline gelecek bir şehir Zagreb.

Zagreb

En İyiler

Palace Hotel:

Bir Zagreb klasiği Palace Hotel… Şehrin en eski oteli olan Palace Hotel, şehrin en güzel binalarından Schlessinger Palais’nin içinde bulunuyor. Şehir merkezinden sadece birkaç dakika uzaklıktaki otelin etrafı yemyeşil parklarla, galerilerle ve müzelerle çevrili. Art nouveau stilindeki mimarisini, gelenekselle modernin harmanlandığı bir dekorasyonla tamamlayan Palace Hotel’in odalarında konfor başköşeye yerleştirilmiş. Otelin sıcak atmosferi ise bu konforu pekiştiriyor âdeta. Hırvat ve diğer Avrupa mutfaklarından bir seçki sunan restoranı, fitness ve spa salonlarıyla burası farklı kollardan da kalbinizi fethetmeyi başarıyor.

Regent Esplanade:

Regent Esplanade, Doğu Ekspresi yolcularını ağırlamak için 1925 yılında inşa edilmiş, şehrin en lüks otellerinden biri. Louise Armstrong, Elizabeth Taylor, Alfred Hitchcock gibi efsane isimleri de ağırlayan otel, ilk kurulduğu günden bu yana lüks anlayışını hep korumuş. Burası 2004 yılında kapsamlı bir restorasyon sürecinden geçmiş olsa da geçmişin ihtişamlı izlerini hâlâ taşıyor. Geniş mi geniş odaları, mermer banyoları ve kusursuz hizmetiyle burası konfor ve şıklığı bir arada sunmaya muktedir. Art nouveau tarzındaki devasa lobisine adımınızı attığınız anda sizi eşsiz bir ambiyansla sarıp sarmalayan Regent Esplanade, sadece Zagreb’in değil tüm Avrupa’nın en ayrıcalıklı otelleri arasında yer alıyor.

Hotel Westin Zagreb:

Şehrin tam merkezinde, Mimara Müzesi’nin hemen yanı başında yer alan Westin, sade dekorasyonunun içinde konforla şıklığı birlikte sunuyor konuklarına. Birinci sınıf hizmet anlayışı hotelin ünlü politikacılar ve sanatçılar tarafından da sıkça tercih edilmesini sağlamış. 5 yıldızlı otellerin klasik ve kusursuz misafirperverliğini tercih edenler için spa ile fitness alanları, restoranları ve devasa toplantı salonlarıyla ideal bir konaklama sunuyor Westin.

Bunlara Da Bakmaya Değer

President Pantovcak:

President Pantovcak, Zagreb’in ilk butik oteli. 4 katlı bu otelin tamamı çağdaş bir tasarıma sahip. Odaların minimal dekorasyonu, dışarının yemyeşil manzarasıyla birleşerek bünyeye huzur yayan bir kombinasyon oluşturmuş. Zaten burayı gördüğünüz ilk anda, bir de özenli ekibiyle karşılaşınca, büyük bir konfor ve lüks içinde ağırlanacağınızı anlıyorsunuz. Otelin içini süsleyen heykeller ve tablolar da buraya sofistike bir görünüm katıyor. Otelin geniş mi geniş şarap mahzenli restoranını da ayrıca denemelisiniz!

Hotel As:

Şehir merkezinden 10 dakika uzaklıkta bulunan Hotel As’ın hemen yanı başında yemyeşil orman uzanmaya başlıyor. Doğanın temiz havasıyla dolup taşan otelin geniş mi geniş odaları, yorucu bir şehir turunun ardından ihtiyacınız olan tüm rahatlamayı sağlayacak sizlere. Otelin sade dekorasyonuna karışan antika eşyalar ve tablolar ambiyansa klasik bir şıklık katıyor. As’ın deniz mahsulleri ve şaraplarıyla ünlü restoranı ise, damak tadına düşkün olanlara seyahatlerinin en güzel anlarını yaşatacak!

Hotel Dubrovnik:

Dubrovnik, şehir merkezinde, sadece yayalara açık olan Ban Jelacic Meydanı üzerinde bulunuyor. 1929 yılında inşa edilmiş olan bu dört yıldızlı otelin tamamına klasik bir tarz hâkim. Eşsiz bir manzaraya bakan penthouse ise lüks otellerin standartlarına sahip. Tüm şehri önünüze açan Hotel Dubrovnik, kafesi ve restoranlarıyla Zagreblilerin de sıkça uğradığı yerler arasında yer alıyor. Şehrin artık kültürel mirasının bir parçası olarak görülen Hotel Dubrovnik, hem iş hem de tatil amaçlı seyahatlerde son derece avantajlı bir konaklama sunuyor.

Öğle Yemeği İçin En İyi Adresler

Gallo:

Şehrin en şık ve en ünlü restoranlarından biri Gallo. Şimdiye dek aralarında Richard Gere, Sophia Loren ve Beyoncé’nin de olduğu pek çok ünlüyü ağırlamış olan Gallo menüsünde, Akdeniz mutfağı ile deniz mahsullerine ağırlık veriyor. Havanın güzel olduğu günlerde konuklarını dışarıdaki mekanında da ağırlayan Gallo’nun ev yapımı makarnalarını mutlaka denemelisiniz!

Takenoko:

Şehirdeki en iyi sushi ve Japon restoranlarından biri Takenoko. Hatta Takenoko kısa zamanda o kadar popüler olmuş ki ikinci şubesini de açmış. Yalnız tam da bu popülerlik sebebiyle buraya gelmeden önce rezervasyon yaptırmanızda fayda var; çünkü özellikle öğle saatlerinde burası çok kalabalık oluyor. Sushiye bayılanlara, Japon yemeklerinden vazgeçemeyenlere duyurulur!

Trilogija:

Tirlogija son derece geleneksel bir menüye ve dekorasyona sahip bir restoran. Malzemelerini yerel pazarlardan seçen restoranın menüsü de günlük olarak, o günün taze ürünlerine göre yeniden düzenleniyor. 100’ün üzerinde çeşit sunan şarap seçkisi de ayrıca denenmeye değer. Doyurucu lezzetler eşliğinde keyifli bir öğlen yemeği için ideal bir adres Trilogija.

Baltazar:

Menüsünde Hırvat mutfağının hamurişi lezzetlerine ağırlık veren Baltazar, rüstik dekoruyla bu kültürü en iyi hissedebileceğiniz yerlerden biri. Menüsüne ayrıca kırmızı ve beyaz et seçeneklerini de ekleyen Baltazar’ın şarapları ise pek meşhur! Şehrin en ünlü restoranları arasında yer alan ve burada yaşayanların da sıkça tercih ettiği Baltazar’ın lezzetlerini tattıktan sonra bu kadar şöhretli olmasına siz de hak vereceksiniz. Tıka basa yemeye hazır olun!

Mú Steak & Chop House:

Eğer öğle yemeği için kırmızı eti tercih ediyorsanız doğruca Mú’nun yolunu tutmalısınız. Şehrin en iyi bifteklerini yapan Mú, ahşabın ağırlıkta olduğu modern dekorasyonuyla keyifli bir ortam sağlıyor konukları için. Öğle yemeklerinde ve hafta sonlarında iyice kalabalıklaşan restoran, hem arkadaşlarıyla keyifli vakit geçirmek hem de lezzetli bir yemek yemek isteyenler için ideal bir seçenek.

Karijola:

Öğle yemeğinde canınız pizza çektiyse Zagreb’in en popüler pizzacısıyla tanıştıralım sizi: Karijola. Zagreb’de farklı konseptlerde 3 ayrı restoranı bulunan bu pizza zincirinin üç restoranında da nefis kokulu pizzalarının lezzetine sıcak ve keyifli bir ambiyans eşlik ediyor. Eğer pizzanın yanında şarap çok iyi gider diyorsanız, Karijola’nın bu 3 restoranından özellikle Vlaska’da olanı tercih edebilirsiniz.

Akşam Yemeği İçin En İyi Adresler

Okrugljak:

Zagreb’in en otantik restoranlarından biri Okrugljak. Hırvat mutfağının ünlü lezzetlerini konuklarına sunan Okrugljak yine bu kültürün geleneksel özelliklerine uygun bir şekilde dekore edilmiş. Hırvatistan’a gelmişken bu coğrafyaya özgü yemekleri denemek ve özel bir gurme deneyimi yaşamak istiyorsanız Okrugljak’ın alanının en iyisi olduğunu belirtmemizde fayda var. 

Dubravkin:

Sizin için seyahatlerin en güzel anı birbirinden lezzetli yemeklerle donatılmış sofralarda yaşanıyorsa, Zagreb dönüşünde aklınız Dubravkin’de kalacak. Sade ve sofistike bir şıklığa sahip mekanında farklı gurme deneyimleri sunan Dubravkin’in menüsü Akdeniz ve Hırvat mutfaklarını birleştiriyor. Özgün seçeneklerin yer aldığı degüstasyon menüsüyle yeni tatlar keşfetmek isteyenlerin hem midesini ve hem de kalbini fetheden Dubravkin, geniş mi geniş bir şarap seçkisine sahip. Bu arada, Dubravkin şehrin ünlü restoranlarından olduğu için, buraya gelmeden evvel rezervasyon yaptırmanız gerek, bilginize...

Carpaccio:

Carpaccio, Zagreb’teki tek 'hakiki' İtalyan restoranı. Buranın risottosu çok meşhur ama siz makarnalarına da şans verin mutlaka. Zira, başta vitello tonnato ve penna cotta olmak üzere, Carpaccio’nun makarnaları yiyip yiyecekleriniz arasında en iyisi olmaya aday. İtalyan operalarına ait vintage afişlerle kaplı duvarlar, ahşap döşemeler ve siyah ağırlıklı mobilyalar burayı loş ve rahat bir şıklığa bürümüş. Buranın mükemmel lezzetleri ve sevimli ambiyansı sayesinde keyifli bir akşam yemeği geçireceğiniz garanti.

Bocca:

Bocca için Zagreb’in en şık ve en stil sahibi restoranı dersek abartmış olmayız. Minimal tasarımı ve sade dekorasyonuyla burası özgün bir şıklığa sahip. Bu incelikli şıklığı yemeklerin sunumuna da taşıyor Bocca. Her biri ayrı bir sanat eseri gibi hazırlanan tabakların görüntüsü, lezzetinden önce cezbedecek sizleri. Özellikle de yeniliklere bayılan gurmelerin burada karar vermekte zorlanacağını söyleyelim. Tüm bunları deneyimledikten sonra Bocca’nın bu kadar popüler olmasına siz de hak vereceksiniz.

Atıştırılmalı!

Charlie:

1972 yılında ünlü futbolcu Mirko Braun tarafından açılmış olan Charlie’nin ismi aslında, çizgi roman karakteri Charlie Brown’dan geliyormuş. Zagreb’i espressoyla tanıştıran ilk kafe olarak bilinen Charlie, günümüzde Türk kahvesi de dahil olmak üzere oldukça geniş bir kahve seçkisi sunuyor konuklarına. Zagreb’in günlük yaşantısı içinde önemli bir rol kapan Charlie bu şehrin en iyi kahvecisi.

 

Velvet:

Konuklarına ev konforunu ve sakinliğini yaşatan sıcacık bir kafe Velvet. Hava güzel olduğunda sandalyeleriyle birlikte dışarı taşan Velvet’ın mis gibi kahve ve tatlı kokan mekânı son derece renkli ve zarif bir dekorasyona sahip. Burada gün ortası açlığını yatıştırmak için atıştırmalıklar da bulunuyor. Velvet’ın şehrin sanat gündeminde önemli bir rol üstlendiğini belirtmemizde de fayda var. Kafesinin hemen yanında yer alan galeri bölümünde başta sergi ve film gösterimleri olmak üzere pek çok etkinliğe ev sahipliği yapan Velvet, şehirdeki sanat severlerin sıkça uğradığı yerlerden biri.

 

Elis Caffe:

Kahve tutkunlarının bayılacağı son derece sempatik bir yer Elis. Gün içinde, Zagreb’in en iyi baristasının elinden çıkma kahvelerle kafein takviyesi yapmak isterseniz buraya mutlaka uğramanız gerek. Eğer Elis’in kahvesine bayılırsanız giderken yanınızda götürmek için birkaç paket satın alabilirsiniz de.

Gece Kuşlarına

Hemingway:

Zagreb’in en ünlü kokteyl barlarından olan Hemingway, günümüzde artık hareketli partilere ev sahipliği yapmasıyla da biliniyor. Buranın özellikle mojito’su, martini’li kokteylleri ve havaların güzelleşmesiyle birlikte iyice kalabalıklaşan terası pek meşhur. Hafta sonları eğlenceyi sabahın erken saatlerine kadar sürdüren Hemingway, kaliteli içkileri, renkli partileri ve keyifli ortamıyla Zagreb gece hayatının en cazip noktası olmaya devam ediyor.

 

Lemon:

Zagreb’in yenilerinden sayılabilecek olan Lemon, sıcak renklerle donatılmış minimalist bir dekorasyona sahip. DJ’lerin seçtiği müziklerle eğlencenin artığı Lemon’da elektro, lounge, klasik rock başta olmak üzere her gece farklı bir akımdan çalınıyor. O gecenin ambiyansı da çalınan türe göre değişiklik gösteriyor elbette. Geceyi keyifli bir ortamda, lezzetli kokteyller ve güzel müzikler eşliğinde geçirme fikri size cazip geldiyse Lemon Zagreb’te mutlaka gitmeniz gereken yerlerden biri. 

 

Khala:

Işıltılara ve klasik bir şıklığa bürünmüş mekânında birbirinden lezzetli kokteyller sunuyor Khala. Hafta sonları kalabalıkların doldurduğu Khala, Zagreb’in en gösterişli barları arasında. Rafine bir mekânda güzel bir içki içmek isteyenlere duyurulur.

 

Groove:

Zagreb gece hayatının enerjisi yüksek kulübü Groove, birbirinden hareketli partileriyle hafta sonlarını boş geçmiyor. Ünlü DJ’lerin performansları eşliğinde keyifli anlar yaşatan Groove, Zagreb’in genç kesiminin de sıkça tercih ettiği bir yer. Bolca dans ve kaliteli içkiler eşliğinde eğlenceyi sabaha dek uzatmak isteyenlere göre burası.

Alışveriş

Maria Store:

Dünyaca ünlü tasarımcıların imzasını taşıyan kıyafetleri bir arada bulabileceğiniz, Zagreb’in en kapsamlı lüks mağazası Maria Store. Sadece kadın giyime yer veren Maria Store’da bulabileceğiniz markalar Balenciaga’dan Lanvin’e, Tom Ford’dan Stella McCartney’e kadar uzayıp gidiyor. Stilinde şıklığa ve özgünlüğe önem verenlere duyurulur!

 

Boudoir:

Moda tasarımcısı iki kardeş Morana Saracevic ile Martina Cicko-Karapetric’in ortak markası olan Boudoir, geçtiğimiz on yıldır Zagreb moda sahnesinin en çok takip edilen isimlerinden. Geçip giden modalara inat, koleksiyonlarında klasik ve gösterişli stillerden vazgeçmeyen kardeşler, birbirinden şık gece kıyafetlerine imza atıyor. Boudoir küçük mağazasının ne kadar büyük alemlere açıldığını görünce şaşırmadan edemeyeceksiniz.

 

Kobali:

Kobali, Zagreb’in en ünlü şapkacısı. Bir tür aile işletmesi olarak yıllardan beri devam eden ve şu anda ailenin dördüncü jenerasyonunun devraldığı Kobali, birer sanat eseri niteliğindeki el yapımı şapkalarını gösterişli mağazasında satıyor. Her tarza göre bir şapkanın bulunduğu Kobali’yi vazgeçilmez kılan bir diğer özelliği ise, ürünlerinin son derece şık ve dayanıklı olmasına rağmen son derece uygun fiyatlara satılması... Aklınızda şapka almak olmasa da buradan eliniz boş çıkmayacaksınız.

 

Bornstein:

Gurme alışverişi yapmak isteyenler için oldukça zengin seçenekler sunuyor Bornstein. Burada pek çok şarap çeşidinin yanında, nadir viski ve brendilerin yer aldığı özel bir seçki bulmak da mümkün. Kısacası her türlü damak zevkine ve fiyat tercihine göre bir seçenek mevcut.

Görülmesi Gereken Yerler

 

Mirogoj Mezarlığı:

Mirogoj Mezarlığı, Zagreb’in sembolleşmiş yerlerinden biri olarak anılıyor. Tüm dinlere yer vermesiyle bilinen mezarlıkta Hırvat tarihinin önemli kişilerinin mezarlıkları da bulunmakta. Mezarlığı süsleyen kemerlerin güzelliği ise burayı mimari açıdan da özel kılıyor. Havanın güzel olduğu bir günde Mirogoj Mezarlığı’nı ziyaret etmeyi de planlarınız arasına eklemeyi unutmayın.

 

Musej Suvremene Umjetnosti Zagreb:

Evet, Hırvatçadaki isminden dolayı kafası karışanlara söyleyelim: Burası Zagreb’in çağdaş sanat müzesi. Burada 20. yüzyılın ikinci yarısından günümüze kadar uzanan 10 bin eser mevcut. Günümüzün genç sanatçılarının eserlerine de yer veren müzenin çatı katında bulunan Dalibor Martinis’e ait enstalasyonun mutlaka görülmesi gerek!

 

Moderna Galerija:

Moderna Galerija ya da Modern Sanat Galerisi, 19. yüzyıl sonuyla 20. yüzyıla ait eserleri sanat severlerle paylaşıyor. Resim ve heykelin ağırlıkta olduğu bu galeri, neo-klasik tarzda inşa edilmiş tarihi bir binanın içinde yer alıyor. Yakın dönem Hırvat sanatçılarının üretimlerini kapsamlı bir şekilde sunan galeri pek çok sergiye imza atan Josip Racic Studio projesini de aynı anda yürütmekte.

 

Ivan Meštrovic Müzesi:

Hırvat sanatının en büyük isimlerinden Ivan Meštrovic’e adanmış olan bu müze, sanatçının hayatına ve çalışmalarına ait kapsamlı bir arşiv sunuyor. 20. yüzyılın en büyük heykeltıraşları arasında gösterilen Meštrovic’in aynı zamanda atölye olarak kullandığı evinde bulunan bu müze sanatçının hayatına dair izleri takip etmenizi sağlayacak.

 

Strossmayer Gallery of Old Masters:

Burası Psikopos Juraj Strossmayer’ın şehre bağışladığı eserlere ev sahipliği yapan bir güzel sanatlar müzesi. Şehrin en büyük müzelerinden biri olan Strossmayer Gallery’nin arşivinde 4000’e yakın eser bulunmakta ama bunların sadece 250 tanesi izleyiciye sunuluyor. Strossmayer’ın 30 yıl boyunca topladığı tablolardan oluşan bu arşiv, 14. ve 19. yüzyılları kapsıyor. Avrupa sanatından eşsiz tabloları izleyiciyle buluşturan bu müze, özellikle sanat tarihi ve resim tutkunları tarafından görülmeli.

 

Kitaplar & Filmler

"Neka Ostane Medu Nama" / "Just Between Us":

Zagreb’in günlük yaşantısını ve tarih kokan sokaklarında geçen bir drama Just Between Us. Orta yaşlı iki erkek kardeşin hayatları üzerinden ilerleyen Just Between Us ya da Hırvatça adıyla Neka Ostane Medu Nama, bu şehri duygusal bir hikayenin arkasında sunacak sizlere.

Aman Aman!

 

Zagreb’te geçireceğiniz süre boyunca şehrin en ünlü ve en büyük pazarlarından Dolac’ı baştan sona dolaşmayı ihmal etmeyin. Şehrin ana meydanı Ban Jelacic’in birkaç metre ilerisinde kurulan Dolac’ta çevredeki şehir ve kasabalardan gelen çiftçilerin getirdiği taptaze ürünler satılıyor. Birbirinden lezzetli peynirlerin ve şarküteri ürünlerinin bulunduğu bu kocaman pazar, özellikle geleneksel Hırvat lezzetlerine bayılanlar için cennetten bir köşe gibi.         

Şehrin en eski toplu taşıma araçlarından olan Zagreb Füniküleri’ne de binmelisiniz. Dünyanın en kısa seferli araçlarından biri olarak kayıtlara geçen bu küçük füniküler 1893 yılında kullanıma açılmış. Zagreb’in rutinin bir parçası olan bu füniküler Tomic Caddesi ile Strossmayer yolunu birbirine bağlıyor.

Sıkıcı Bilgiler

 

Zagreb oldukça gelişmiş bir toplu taşıma sistemine sahip. Ayrıca, geniş bir ağa yayılan tramvay seferleri günün 24 saati devam ettiği için büyük bir kolaylık sağlıyor.

Zagreb’te çok az taksi durağı bulunuyor. O yüzden şehir içi ulaşımda çok tercih edilen bir yöntem değil. Havalimanından şehir merkezine ulaşımda taksi kullanacaksanız eğer, havalimanı içinden kolaylıkla araç bulabilirsiniz ama havalimanından kalkan taksilerin normale göre %50 daha ücretli olduğunu bilmenizde fayda var.

Bu arada, eğer Zagreb’te uzun süreli kalacaksanız ve toplu taşımayı sıkça kullanacağınızı düşünüyorsanız, seyahatlerinizi pratik ve daha hesaplı kılacak Zagreb Card’tan bir tane edinmeyi unutmayın!