Zürih Elinizin Altında

Alpler’in bembeyaz manzarası önünde ışıl ışıl parlıyor Zürih. Kar kürelerinden fırlamış gibi duran bu kent, kış masallarını gerçek kılıyor âdeta. Bu masallarda lüks oteller, renkli gece kulüpleri ve yenilikçi sanat müzeleri de olsaydı tabii!

Bundan neredeyse 2000 yıl önce Zürih Gölü’nün kuzey kıyısında kurulan bu kent, onca zaman İsviçre’nin iş yükünü çekmiş olsa da günümüzde artık giderek hareketlenen gece hayatı ve hem moda hem de tasarım gündemine yerleşen etkinlikleriyle takım elbisesini üstünden çıkarıp daha bohem bir tarzı üstüne geçiriyor.

İsviçre’nin en büyük kenti olsa da popülerlik açısından Cenevre’nin gölgesinde kalan Zürih, kültürel ve tarihi zenginliklerinin yanında sunduğu alışveriş, gurme ve spa çeşitlilikleriyle de rol çalmaya meyilli duruyor.

Zürih

En İyiler

 

Baur au Lac:

Zürih Gölü’nün kıyısına kurulmuş, 170 yıllık geçmişiyle bir şehir klasiği haline gelmiş bir otel Baur au Lac. Soylu duruşuyla kendine has bir hizmet anlayışı geliştirmiş olan Baur au Lac, dünyanın en iyi lüks otellerinden biri olarak anılıyor. Geçmişten günümüze taşıdığı deneyimi ile geleneklerini modern bir şekilde konuklarına sunan otelin çağdaş bir tarzda dekore edilmiş ve konforu öne çıkaran 4 ayrı kategoride odası bulunuyor. Baur au Lac dahilindeki restoranların şehrin en iyileri arasında sayıldığını da ayrıca belirtelim. Zürih’i ayrıcalıklı bir şekilde yaşamak isteyenler için ideal bir adres burası. 

 

The Dolder Grand:

Zürih’te şehir hayatından uzaklaşıp kendini doğanın sakinliğine ve taptaze dağ havasına bırakmak isteyenler için rüya gibi bir köşe sunuyor The Dolder Grand. Lüks ve rahatlığı bir arada sağlayan The Dolder Grand’deki odalar, konukların tüm ihtiyaçları önceden düşünülerek dekore edilmiş. Çağdaş ve sade tasarımı sayesinde otelin tamamına ferahlık hâkim. Bu arada, otelin en büyük kozlarından biri, kusursuz hizmet anlayışını taşıdığı spa bölümü. Hatta burayı sırf spa’sı için tercih edenler bile var. Otelin Michelin yıldızlı restoranının başlı başına övgüleri hak ettiğini de belirtmemizde fayda var. The Dolder Grand şehir merkezinin dışında yer alıyor ama otelden şehre shuttle servisi gerçekleştiriliyor. Şehrin dışında olsanız da şehirden o kadar da uzakta değilsiniz.

 

Widder Hotel:

Şehrin en eşsiz otellerinden biriyle karşınızdayız! Yan yana sıralanan 9 tarihi binanın birleştirilmesiyle oluşan Widder, geçmişle günümüzü eşsiz tasarımında buluşturuyor. Sıradışı mimarisinin yanı sıra, geçmişi canlandıran iç dekorasyonuyla da burası övgüleri topluyor: her odanın birbirinden farklı bir şekilde dekore edildiği otelde, modern ve minimal bir stil üzerinden eksiksiz bir konfor sağlanmış. Seyahatlerinde lüks ve kaliteden vazgeçmeyen ve klasiklerden ziyade farklılığı tercih edenlere duyurulur: Zürih’in en karizmatik oteliyle karşı karşıyasınız!

 

Park Hyatt Zurich:

Park Hyatt zincirinin Zürih halkası olan bu otel, lüksten vazgeçemeyenlerin ilk tercihlerinden. Konuklarını 5 yıldızlı otellerin kusursuz misafirperverliğiyle ağırlayan Park Hyatt Zurich, merkezi konumu sayesinde şehrin tüm önemli yerlerine sadece birkaç dakika uzaklıkta. Her biri sadelikle döşenmiş odalarında konforu ön plana çıkaran Park Hyatt Zurich, spa ve fitness alanlarında da farkını ortaya koyuyor. Burası için sizi sizden daha çok düşünüyor dersek abartmış olmayız.

 

Bunlara Da Bakmaya Değer

 

25hours:

Eğlenceli ve renkli dekorasyonuyla konuklarına ev rahatlığı sunan 25hours Almanya ve Avusturya’da da şubeleri olan küçük bir oteller zinciri. Bu zincirin Zürih’teki halkası da aynı konforu ve sıcak ambiyansı eksiksiz bir şekilde sunuyor konuklarına. 5 ayrı kategoride 126 odası bulunan otelin içinde yine renklere bürünmüş geniş mi geniş bir sauna, dünya mutfaklarından lezzetler sunan bir restoran ve ferah bir toplantı salonu da bulunuyor. Zürih’in batı bölgesinde 25hours, şehrin genç ve dinamik yönünü yaşamak isteyenler için ideal...

 

B2 Hotel:

Restore edilmiş eski bir bira fabrikasında bulunuyor B2 Hotel. Zürih’in çağdaş tasarımlı binaları arasında gösterilen bu butik otel, ferah ve modern dekorasyonuyla görenlerin içini aydınlatıyor âdeta. Tarihle günümüzü sıradışı bir noktada birleştiren B2 Hotel’in aydınlık odalarının her biri konuklarının konforuna önceliği ayırmış. Otelin spa bölümü ise başlıca bir tazelik kaynağı. B2 Hotel’de kalacağınız süre içinde, otelin devasa kütüphanesinde kitap keyfi yapmayı da ihmal etmeyin!

 

Alden Luxury Suite Hotel:

Zürih’te kendinizi evinizdeymiş gibi hissetmeye ne dersiniz? Alden Luxury Suite Hotel evinizin tıpatıp aynısı olmayabilir ama sunduğu konfor belki onunkinden bile fazla! Her türlü ihtiyacınızı önceden düşünüp hazır etmiş olan Alden’ın süit’lerinde sade bir şıklık karşılayacak sizleri. Buranın merkezi konumu ise her yere yürüyerek ulaşmanızı sağlıyor. Bu arada küçük bir not; otelin ödüllü restoranı, Akdeniz mutfağından lezzetlerin başköşede olduğu menüsüyle özel bir gurme deneyimi yaşatıyor konuklarına. Zürih’i ayrıcalıklı bir şekilde yaşamak isteyenlere duyurulur!

 

Eden au Lac:

Zürih’in en köklü otellerinden biri Eden au Lac... Zürih Gölü kıyısında arz-ı endam eden Eden au Lac, merkezi konumu ve lüks hizmet anlayışıyla kendine has misafirperverliğe sahip. Art nouveau tarzı mimarisiyle görenleri kendine hayran bırakan otelin ferah ve aydınlık odalarına Akdeniz’in sıcakkanlı dekorasyonu hâkim. Bu sayede, otele adım attığınız anda keyifli bir ambiyansla sarılmış buluyorsunuz kendinizi. Otelin içindeki Restaurant Eden’in lezzetli yemekleri ve şahane göl manzarasıyla gurmeleri kendine çektiğini de ayrıca belirtelim.

Öğle Yemeği İçin En İyi Adresler

 

Le Dézaley:

İsviçre’nin o meşhur peynir fondüsünü tatmak için Zürih’te gidilecek en iyi adres Le Dézaley. Zürih’in tarihi içinde önemli bir yere sahip olan Le Dézaley, 1902 yılında kurulmuş olsa da bulunduğu binanın geçmişinin 1274 yılına kadar uzandığı söyleniyor. Kentin tarihiyle birlikte pek çok badireler atlatan Le Dézaley, onca zaman boyunca o eşsiz gastronomi anlayışını korumayı başarmış. Fondünün dışında burada 'krautwurst', 'zürcher geschnetzeltes' gibi İsviçre mutfağına has başka lezzetleri de bulabilirsiniz. Le Dézaley’nin zengin menüsüne ayrıca bakmayı da ihmal etmeyin!

 

Casa Ferlin:

“İyi bir İtalyan restoranın yerini hiçbir şey tutamaz” diyorsanız, Zürih’in İtalyan mutfağı konusundaki en iddialı restoranlarından biriyle tanıştıralım sizi: Casa Ferlin. 1907 yılından bu yana hizmet veren restoranın menüsünde Akdeniz ve İsviçre mutfaklarından seçenekler de mevcut. Bir tür aile işletmesi olarak devam eden Casa Ferlin’in sıcak ambiyansı yemeklerin lezzetine lezzet katıyor. Buranın ev yapımı makarna ve ravioli'lerinin pek meşhur olduğunu da ayrıca belirtelim.

 

Casa Aureli:

İspanyol mutfağı tutkunlarının Zürih’te gitmesi gereken ilk yerlerden biri Casa Aurelio. Balık ve deniz mahsullerinin öne çıktığı menüsüne kırmızı et seçeneklerini de ekleyen Casa Aurelio’nun Fransa, İsviçre ve İspanya’ya yayılan zengin bir şarap menüsü de bulunuyor. Zürih’in en popüler restoranlarından biri olduğu için Casa Aurelio’ya gelmeden evvel rezervasyon yaptırmanızda fayda var.

 

Sala of Tokyo:

Sala of Tokyo, Zürih’in ilk sushi barı. Zaman içinde menüsüne başta Japon mutfağı olmak üzere, diğer Uzakdoğu mutfaklarını da ekleyen Sala of Tokyo, geleneksel lezzetleri kusursuz bir şekilde sunuyor konuklarına. Buranın yine Uzakdoğu etkileşimli ambiyansı yemeklerin lezzetini tamamlıyor âdeta. Eğer sushi ile vazgeçilmez bir bağınız varsa Zürih’te Sala of Tokyo’yu denemeden dönmeyin!

 

Jdaburg Restaurant:

Sade ve sıcak ambiyansıyla daha kapısından içeri girdiğiniz anda size mutluluk verecek bir restoran Jdaburg. Akdeniz mutfağının geleneksel lezzetlerini yenilikçi sunumlarla konuklarına ikram eden Jdaburg Restaurant, öğle yemeği için şehrin en keyifli alternatiflerinden biri. Hele Parizyen restoranların şık ve bohem ortamlarından hoşlanıyorsanız Jdaburg’u keşfettiğinize çok sevineceksiniz!

 

Akşam Yemeği İçin En İyi Adresler

 

Rico’s Kunststube:

Eşsiz sunumlarıyla tabaklarını bir tür sanat eserine çeviren, 2 Michelin yıldızlı bir restoran, Rico’s Kunststube. Akdeniz mutfağından lezzetleri egzotik ve özel baharatlar eşliğinde sunan restoranın Zürih Gölü kenarındaki mekânı oldukça ferah ve sade bir dekorasyona sahip. Eğer seyahatleriniz sırasında özel gurme deneyimlerin peşine düşüyorsanız Rico’s Kunststube’deki akşam yemeği unutamayacaklarınız arasında yerini alacak. Önünüze gelen her bir tabağın fotoğrafını çekmek isteyeceksiniz, bizden söylemesi...

 

Kronenhalle:

Bir Zürih klasiğiyle karşınızdayız! Kurulduğu 1924 yılından beri, kaliteli hizmet anlayışından ve eşsiz lezzetlerinden ödün vermeyen Kronenhalle pek çok ünlü yazar, sanatçı, politikacı ve iş adamını ağırlamış bir restoran. Sofistike dekorasyonuyla şehrin en prestijli mekânlarından biri olarak görülen Kronenhalle’in menüsü kırmızı ve beyaz et seçenekleri üzerinden çeşitleniyor. Restoranın zengin şarap seçkisi ise apayrı bir mevzu tabii ki... Akşam yemeğini özel bir anıya dönüştürmek ve gerçek bir Zürih deneyimi haline getirmek isteyenler için en ideal yer Kronenhalle.

 

Cantinetta Antinori:

Akşam yemeğinde İtalyan mutfağını tercih ediyorsanız, klasik ve gösterişli dekorasyonuyla Cantinetta Antinori sizin için en iyi seçeneklerden biri. Floransa’nın meşhur restoranı Cantinetta Antinori’nin Zürih dışında Moskova ve Viyana’da da şubeleri var. Bu lezzetli zincirin Zürih’teki halkası ise 1994 yılında açılmış. Menüsünde Toskana bölgesinin geleneksel tariflerine yer veren Cantinetta Antinori, yine aynı coğrafyalardan şaraplarla taçlandırıyor lezzetlerini. Güzel bir akşamın tanımı sizin için gurme zevklerden geçiyorsa Cantinetta Antinori’yi Zürih’te gidilecek yerler listesinin başına ekleyin!

 

Rive Gauche:

Akşam yemeği için şehrin popüler restoranlarını mı tercih ediyorsunuz? Öyleyse Zürih’in son yıllarda yıldızı parlayan mekânlarından Rive Gauche’a alalım sizi. Menüsünde dünya mutfaklarından seçeneklere yer veren Rive Gauche, akşamları yemek servisinin bitmesinin ardından konuklarını birbirinden leziz kokteyller ve güzel müzikler eşliğinde ağırlamaya başlıyor. Eğlenceden ziyade önceliği gurme deneyimlere verenler için ise Rive Gauche’un kırmızı etten deniz ürününe, makarnadan vejetaryen seçeneklere kadar oldukça zengin bir menüye sahip olduğunu ayrıca belirtelim. Buranın geniş mi geniş şarap menüsü ise cabası!

 

Caduff’s Wine Loft:

Söz konusu gurme deneyimler olduğunda, yedikleri mekânın atmosferinden çok servis edilecek yemeğin kalitesine, sunumuna ve yaratıcılığına önem verenlerin mutlaka denemesi gereken bir yer Caduff’s Wine Loft. Buranın menüsü mevsimlik ürünlere göre sürekli olarak yenileniyor. Ağırlık ise taptaze sebzelerin eşlik ettiği et yemeklerinde. Caduff’s Wine Loft’un adından da anlaşılacağı üzere son derece zengin bir şarap menüsü bulunuyor. Buraya yemek dışında, şarap tadımına da gelebilirsiniz. Yeni lezzetler keşfetmek isteyenlere duyurulur...

 

Tao’s Restaurant:

Uzakdoğu mutfağı konusunda şehrin tek geçilen yerlerinden biri Tao’s Restaurant. Dekorasyonuna da yine Uzakdoğu stiline taşıyan Tao’s, keyifli bir ortam sağlıyor konuklarına. Akşamları yemek servisinden sonra sadece bar olarak konuklarını ağırlamaya devam eden Tao’s güzel müziklerin çalındığı, şehrin en hareketli mekânlarından birine dönüşüyor. Güzel bir yemeğin kaliteli içkiler eşliğinde taçlandırılması gerektiğine inanıyorsanız, hele bir de Uzakdoğu mutfağından vazgeçemiyorsanız akşam yemeği için nereye gideceğiniz belli oldu artık, değil mi?

 

Atıştırılmalı!

           

Honold:

Kapısından girdiğiniz anda vitrinlerini süsleyen rengârenk tatlılar ve mis gibi kokularla başınızı döndürecek bir yer Honold. Burada çikolatadan hamur işlerine kadar pek çok lezzeti bir arada bulabilirsiniz. Zürih’in en eski tatlıcılarından olan Honold’un ayrıca bir de çay salonu bulunuyor. Tatlı düşkünleri ve gün içinde tatlı krizine girenlerin aklında olsun!

 

Z am Park:

Z am Park, şehrin en 'havalı' kafelerinden biri. Buranın dekorasyonu özel bir ilgiyi hak ediyor çünkü kafenin içindeki tüm eşyalar geri dönüşümlü malzemelerden yapılmış. Ayrıca kafede bulunan ve özel bir tasarım ofisi tarafından üretilmiş sandalyelerin hepsi her ay sonu satışa sunuluyor. Menüsündeki yemekleri yerel ve taze malzemelerden hazırlayan Z am Park, gün içinde kahve molası vermek ya da birbirinden lezzetli atıştırmalıklar eşliğinde enerji toplamak isteyenlerin keyifli vakit geçireceği nefis bir yer!

 

0815:

Güzel bir gecenin kaliteli içkilerden geçeceğine inanıyorsanız, şık ve rahat ambiyansıyla 0815, Zürih’te mutlaka uğramanız gereken mekânlar arasında. Haftanın belli günlerinde şehrin ünlü DJ’lerini ağırlayan 0815, Wallpaper dergisi tarafından da tavsiye ediliyor. Şehrin en stil sahibi barlarından olan 0815, keyifli bir geceyi garantiliyor konuklarına.

 

Atelier:

Sofistike ve bir o kadar da rahat bir bar Atelier. Burada birbirinden lezzetli çeşit çeşit kokteylleri deneyebilir ya da kaliteli bir şarap eşliğinde ağız sulandıran atıştırmalıkları tatmaya koyulabilirsiniz. Sizin için ideal gecenin tanımı, sakin ve kaliteli bir mekânda güzel içkilerden yudumlayıp bol bol muhabbet etmekse Atelier, Zürih’te kaldığınız süre boyunca sıkça gideceğiniz bir mekân olacak.

 

Aura:

Şehrin birinci sınıf restoranları arasında yer alan Aura, cumartesi günleri kalabalıkları ağırlayan hareketli bir kulübe dönüşüyor. Cumartesi günleri için ünlü DJ’lerin performanslarını programına ekleyen Aura, kaliteli müzik ve içkiler eşliğinde bolca dans vaad ediyor konuklarına. Şık bir kulüpte eğlenmeyi tercih edenler cumartesi gecesi planlarına Aura’yı da eklesin!

 

Jade:

Şık dekorasyonu, kaliteli içkileri ve kalabalıkları toplayan DJ performanslarıyla Jade, Zürih gecelerinin parıltılı isimlerinden... Programına birbirinden renkli etkinlikleri ekleyen, hareketin bir an bile durmadığı Jade, pahalı içkiler ve güzel müzik eşliğinde eğlenmek isteyenlerin tercih ettiği sofistike bir kulüp. Eğlence hayatının tüm nimetlerinden faydalanmak isteyenlere duyurulur...

 

Zukunft:

Burası müziğe gönlünü vermiş bir kulüp. Hem yerli hem de dünyaca ünlü DJ’leri, müzisyenleri, grupları ağırlayan Zukunft, şehirde özgün müzik dinlemek isteyenlerin sürekli arşınladıkları mekânlardan biri. Programında özellikle elektronik ve dans müziğine ağırlık veren Zukunft sade ve şık dekorasyonuyla da ortamın enerjisini iyice yükseltiyor. Güzel müzikten vazgeçemiyorsanız Zürih’te kaldığınız süre içinde Zukunft’un programına da göz atın mutlaka.

Alışveriş

 

Making Things:

Making Things, Zürih’in en sevimli konsept mağazalarından biri. Kadın giyim ve erkek giyim ürünlerini ayrı ayrı iki mağazada satan Making Things, modern dekorasyonlu ferah mekânlarında, tasarımcıların ellerinden çıkma özgün parçalara yer veriyor. Burada ayrıca çanta, takı, defter gibi yine tasarım olan ürünlere rastlayabilirsiniz. Giyiminde şıklığa ve orijinalliğe önem verenler için Making Things kesinlikle keşfedilmeye değer.

 

Fİdelio AG:

Dünyaca ünlü markaların ürünlerini bir arada görebileceğiniz mağazalar arasında Fidelio da var. Kenzo’dan Carven’e, pek çok büyük ismin tasarımlarının satıldığı Fidelio’da şehirli stillere uygun kadın ve erkek giyim parçalarını bulabilirsiniz. Sezonun ürünlerini yakından takip edenlere duyurulur...

 

Freitag:

Bir İsviçre harikası olan Freitag, dayanıklı malzemelerden üretilen kullanışlı çantalarıyla günlük hayatı kolaylaştıran markalardan biri. Ünü dünyanın dört bir yanına yayılan Freitag aslında Zürih çıkışlı. Bu orijinal tasarımlı çantalardan almak başta aklınızda olmasa da markanın Zürih’teki dev mağazasını ve çeşit çeşit ürünlerini karşınızda görünce karşı koymakta zorlanabilirsiniz, bizden söylemesi!

 

Marinsel:

Çantadan takıya, kıyafetten gözlüğe pek çok şık ve orijinal tasarımlı parçaları bir arada bulunduran eğlenceli bir mağaza Marinsel. Farklı tasarımcıların işlerine yer veren Marinsel’de eşi benzeri kolay kolay bulunmayan özel ürünlerle karşılaşabilirsiniz. Burada ayrıca tasarım defter ve dekorasyon eşyaları da satılmakta.

 

Confiserie Sprüngli:

Evet, tatlı düşkünlerinin İsviçre’ye adım attıkları andan itibaren sadece tek bir şey düşünebildiklerini biliyoruz: çikolata! Zürih’te meşhur İsviçre çikolatasıyla yapılmış leziz mi leziz pralinleri, çeşit çeşit truffle’leri tadabileceğiniz, giderken yanında götürebileceğiniz en meşhur yerlerden biri Confiserie Sprüngli. 1836 yılından bu yana, el yapımı çikolataları ve nefis tatlılarıyla ünü tüm Avrupa’ya yayılan Confiserie Sprüngli’nin makaronla yapılmış özel tatlısı Luxemburgelis’i tatmanız da şart! Buna benzer bir tadı başka bir yerde bulmanız zor...

 

Teuscher:

İsviçre’nin en ünlü çikolatacılarından biri de Teuscher... Zürih’teki atölyelerinde yüzlerce çeşit çikolata üreten Teuscher, sadece doğal malzemeler kullanıyor. Birbirinden orijinal tariflerle yapılmış bu leziz çikolatalardan tatmakla kalmayın, kutu kutu satın alıp yanınızda da götürün! Teuscher’in yaratacağı oburluğun pişmanlıkla sonlanmayacağı garanti...

 

Görülmesi Gereken Yerler

 

Swiss National Museum:

İsviçre tarihini ve kültürünü somut parçalar üzerinden birebir görebileceğiniz bir müze Swiss National Museum. Kalıcı koleksiyonlarının yanı sıra belirli dönemlerde sergilere de ev sahipliği yapan müzenin, hem Avrupa’nın hem de dünyanın en iyi kültür tarihi müzelerinden biri olarak görülüyor. Şehrin tarihi bölgesinde yer alan müze, 1898 yılında Gustav Gull tarafından yapılmış bir şatonun içinde yer alıyor. Bu şatonun kendisi de en az içindeki eserler kadar görülmeye değer.

 

Kunsthaus Zürich:

Zürih’in en büyük sanat galerilerinden biri Kunsthaus. Buranın Ortaçağ ve çağdaş dönem sanat eserlerine ev sahipliği yapan koleksiyonu sadece İsviçre’nin değil, tüm Avrupa’nın en geniş koleksiyonlarından biri olarak görülüyor. 1910 yılında açılan müzede, İsviçre sanatına yön vermiş büyük isimlerin eserlerini de görmek mümkün. Ayrıca müzenin binasının da başlı başına bir sanat eseri niteliğinde olduğunu belirtmemizde fayda var.

 

Museum für Gestaltung Zürich:

Şehrin en köklü tasarım ve görsel iletişim müzesiyle karşınızdayız. Kapılarını ilk kez 1898 yılında açan Museum für Gestaltung Zürich’te afiş, tasarım, grafik ve uygulamalı sanatlar başlıkları altında 4 ayrı koleksiyon bulunuyor. Uygulamalı sanatlar koleksiyonu müzenin ana binasının dışında, Zürih Gölü’nün hemen kenarında bulunan ve yine müzenin bir parçası olan Museum Bellerive’de sergileniyor. Her bir koleksiyonun on binlerce parçaya ev sahipliği yaptığı bu kapsamlı müzede ayrıca belli dönemlerde geçici sergiler de düzenlenmekte…

 

Rietberg Museum:

Asya, Afrika, Avustralya ve Amerika’ya uzanan geniş mi geniş sanat koleksiyonuyla Rietberg, Avrupa’ya ait olmayan parçaların sergilendiği İsviçre’deki tek müze. Uygarlık tarihinin ve dünya sanatının gelişimini farklı kültürler üzerinden aktaran Rietberg Museum’da, kalıcı koleksiyonlar dışında yine aynı temalı sergiler de bulunuyor.

 

Zürcher Spielzeugmuseum:

Zürcher Spielzeugmuseum koleksiyonu 18. yüzyıldan 20. yüzyıla dek uzanan bir oyuncak müzesi. Tabii oyuncak deyince günümüzün zincir mağazalarında gördüklerinize benzer oyuncaklar aklınıza gelmesin: Burada sergilenen parçaların her biri ayrı bir sanat eseri niteliğinde. Porselen bebekler, trenler, minyatür şehirler ve daha neler neler! Bu müzenin bir diğer özelliği ise şehrin en eski binalarından birinde yer alıyor olması. Oyuncaklar eşliğinde zaman yolculuğuna çıkmaya ne dersiniz?

 

Zurich Tram Museum:

Zürih’in en sıradışı müzelerinden biriyle karşınızdayız! Evet, isminden de tahmin edeceğiniz üzere burası bir tramvay müzesi. Her yaştan ziyaretçinin ilgisini çekecek olan bu müzede, Zürih’in ulaşım ağının geçmişini yakından görebilir, şehrin ve ülkenin geçirdiği endüstriyel ve ekonomik değişime tanık olabilirsiniz. Müzenin 1897’den 1960 yılına kadar uzanan koleksiyonunda eski tramvayları, görevlilerin üniformalarını, kullanılan biletleri ve daha pek çok detayı görebilir, şehrin tarihi içerisinde kısa bir yolculuğa çıkabilirsiniz.

 

Filmler & Kitaplar

 

"Heidi":

Alpler'i karşısına alan Zürih kültürü ve tarihiyle medeniyetin somut bir şekilde yükseldiği kentlerden olsa da doğa ile bağlarını koparmış değil. Alpler’in o temiz havasını henüz gidip içinize çekemeseniz de yanı başınızda hissetmenizi sağlayacak, çocukluk yıllarımızın bir klasiğiyle karşınızdayız: Heidi! İsviçre’nin destansı coğrafyasında geçen bu hikâye sizi yavaş yavaş Zürih seyahatinize hazırlayacak. İçinizin mutlulukla dolmasına hazır mısınız?

 

Aman Aman!

 

Zürih’te doğayla bütünleşen hayvanat bahçesini görmeden dönmeyin! çünkü burası, Alpler diyarındaki küçük bir vaha gibi âdeta. Tropikal iklimin çeşitliliğini Zürih’e taşıyan bu parkta tam bir gün geçirseniz sıkılmazsınız! Güzel gözlü lemürleri, enerjik zebraları ve daldan dala atlayan maymunları görünce kendinizi gerçekten de bambaşka coğrafyalardaymış gibi hissetmemeniz imkânsız!      

Eğer Zürih’e havanın sıcak olduğu aylarda gelirseniz İsviçre’nin suları berraklıktan parlayan göl ve nehirlerinde yüzme keyfi de yapabilirsiniz. Bu açıdan Letten oldukça ideal... Limmat Nehri’nin kuzeyinde yer alan Letten, yüzme imkânı sağlamasının dışında, piknik yapabileceğiniz, barbekü ve içkinin de serbest olduğu, Zürih standartlarında 'sayfiye' olabilecek bir yer. Hazır vakti gelmişken güzel havaların tadını çıkarmak lazım, değil mi?

 

Sıkıcı Bilgiler

 

Zürih’in oldukça gelişmiş, temiz ve güvenli bir toplu taşıma sistemi bulunuyor. Şehir içi ulaşımın önemli bir kısmı da bu toplu taşıma sistemi ile yapılıyor (özellikle de tramvaylarla!). Diğer taraftan Zürih’in tarihi merkezi ve göl çevresindeki kısımları yürüyerek dolaşmak açısından oldukça elverişli. Hem mesafeler de birbirine son derece yakın olduğu için, çoğu zaman herhangi bir araca ihtiyaç duymadığınızı göreceksiniz.

Hayır, Zürih’i arabayla dolaşmak pek iyi bir fikir değil. Özellikle şehir merkezinin sokakları daracık olduğu için, şehrin yerlisi olmayanlar için araba kullanmak son derece zor bir eylem haline geliyor ve pratik olmaktan çıkıyor.

Bisiklet sevdalılarına müjde: Zürih tam bir bisiklet şehri! Hem burada bisiklet kiralamak da bedava. Şehrin pek çok farklı durağında bisiklet, ve hatta paten kiralandığını göreceksiniz. 

İsviçre’ye gelmişken saat alayım hem de ucuza getireyim diyenlere ufak bir not: Burada satılan ucuz saatlerin büyük çoğunluğu Çin ve Japonya’da üretiliyor. O yüzden saat alırken markaların özellikle İsviçreli olmasına dikkat edin! Zürih’te hem uygun fiyatlı hem de şık saatler üreten pek çok marka var.