Amasya; Türkiye’nin Floransası

"Türkiye’nin Floransası" bu tanım bile yeterince heyecan verici öyle değil mi? Büyüleyici bir tarih, evvel zaman hikayeleri, efsaneler… O halde Amasya’ya sadece 1 saat uzaklıktaki Merzifon Havalimanı’na alınan uçak biletleri ile ilk adımı atıyoruz.
 

Türkiye’nin bağrında saklı hazinelerin içinde en kıymetli mücevherlerden biridir Amasya. “Allah özene bezene yaratmış.” sözü tam da bu şehir için söylenmiş, üstelik 10 parmağında 10 marifet… Salına salına akan Yeşilırmak, çarpıcı bir manzara, şehre tepeden bakan tablo güzelliğindeki Kral Kaya Mezarları, geçmişini 19. yüzyıla yaslamış ahşap evler, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerini hatırlatmak için bugüne kadar direnen muhteşem camiler, medreseler ve burada kalışınızı unutulmaz kılacak butik oteller. Amasya adeta Türkiye’nin Floransası, ortasından akan Yeşilırmak da Arno Nehri’nin bizim topraklarımızdaki kardeşi.


Fotoğraf: Saffet Emre Tonguç

Adım adım şehir turuna başlıyoruz, fotoğraf makineleri hazır, zihinler açık olsun :)

Kral Kaya Mezarları

Bugün Amasya’da turistlerin en fazla ilgi gösterdiği yerlerin başında Kral Kaya Mezarları geliyor. Bu mezarlara ulaşmak için nehrin kuzey kıyısında yer alan Hatuniye Mahallesi’nden yukarı çıkıyoruz. Yol boyunca hissedeceğiniz yorgunluğu unutturma görevi ise şehrin en albenili kısmı olan otel, restoran ve bara dönüştürülen ahşap evlere verilmiş. Hemen yanındaki Kızlar Sarayı’nın romantik ismine kanmayın sakın, burası geçmişin hükümdarlarının yaşadığı yermiş.

İflah olmaz antik mezar meraklılarındansanız, Samsun yolu üzerindeki Aynalı Mağara’da bir sürpriz sizi bekliyor. Günümüze ulaşan en iyi anıt mezarlardan biri olarak kabul edilen Aynalı Mağara Helenistik dönemde yapılmış. Mağara ismini yöre halkının anlatmaktan çok hoşlandığı bir efsaneden, Güzelce Kız’dan almış. Hikaye bu ya; kralın dünyalar güzeli kızı, onu görenlerin aşkından hemen düşüp ölmesinden ötürü peçeyle gezermiş hep. Sevdiği çoban karşısında peçesini açınca oluşan elektrikten ikisi de yanıp kül olunca, iki aşık kaya mezarın içine gömülmüş. Derler ki mağara, kızın güzel yüzü gibi parlamaya başlamış ve o gün bugündür halk arasında “Aynalı Mağara” olarak anılır olmuş.


Fotoğraf: Saffet Emre Tonguç

Tarihi Evler ve Eserler

Hatuniye Mahallesi’ne geri döndüğünüzde Osmanlı evlerinin en güzel örneklerinden birini, Hazeranlar Konağı’nı ziyaret edin. Konak, misafirlerine 19. yüzyıl zenginlerinin nasıl yaşadığına dair önemli ipuçları sunuyor. Zemin kat çeşitli sanat, fotoğraf ve el sanatları sergileri için kullanılıyor.

Şehrin doğusuna doğru yürümeye başladığınızda Amasya’da karşılaşabileceğiniz en güzel ahşap evler bir bir kadrajınıza giriyor. Yürümeye devam ederseniz varacağınız küçük müze Gök Medrese Cami’nden korunmak üzere alınan ahşap kapılara da ev sahipliği yapıyor.

II. Beyazıt Camii

Nehir kıyısından devam ettiğinizde mis kokulu şimşir çitlerin çevirdiği olağanüstü bir güzelliğe sahip Sultan II. Beyazıt Camii karşılar sizi. Eğer şu ana kadar gerçek bir külliye görmediyseniz doğru yerdesiniz; burası medrese, kütüphane, imaret ve çeşme gibi birbirinden farklı hizmetler sunan birçok binanın bir cami etrafında yer almasıyla oluşan külliyelerin en güzel örneklerinden biri. Bahçesinde gezerken size gölge sağlayan bazı ağaçların 400 – 500 yaşında olduklarını ve tarihe tanıklık ettiklerini unutmayın ;)

Camiler, hamamlar ve medreseler

Biraz ileride yer alan küçük, sevimli Mehmet Paşa Camii’nin yapım tarihi 1468, Sultan II. Beyazıt’ın oğlunun lalası için yapılmış. Küçük bir mola vermek isterseniz caminin zarif bahçesini değerlendirin. Hemen yanında 15. yüzyıla ait Mustafa Bey Hamamı var. Bahçede soluklanmak yorgunluğunuzu atmaya yetmediyse kendinize bir hamam keyfi ve masaj için zaman ayırın. Kazandığınız enerji ile Künç Köprüsü’nü geçip nehrin kuzeyine doğru yürüdüğünüzde boşa zaman harcamadığınızı göreceksiniz.


Fotoğraf: Saffet Emre Tonguç

Su Kanalı

Tüm Anadolu insanı gibi, Amasyalı da efsaneleri seviyor, belki de bu yüzden geç Helenistik - erken Roma döneminde var olan antik kentin su ihtiyacını karşılamak amacıyla kayalar oyularak yapılan su kanalına “Ferhat ve Şirin Efsanesi” ni yakıştırıp “Ferhat Su Kanalı” adını vermişler. Dolayısıyla Ferhat’ın dağları kazması için yüzlerce yıl önce yaşaması gerekiyor!

Amasya Evleri

Yalıboyu Evleri konut mimarisi tarzındaki Amasya Evleri, türünün özelliği olarak bitişik nizamda Yeşilırmak Nehri kenarında tarihi sur duvarları üzerinde yer alıyorlar ve geleneksel Osmanlı evlerinin bütün özelliklerini taşıyorlar.

Amasya Elması

İlk bakıldığında küçücük, bir yarısı kırmızı, diğer yarısı sarı ya da yeşil. Kısaca pek de dikkat çekici değil, zaten adı da “Amasya Elması” değil. Asıl adı “Misket Elması” ama yetişmek için en sevdiği toprak Amasya. Belki de bu sevda yüzünden şehir ona adını vermiş.

Wings “ZİP”ledi;
(Amasya hakkında sıkıştırılmış bilgiler)

  • Şehrin en albenili kısmı Kral Kaya Mezarları’na çıkarken göreceğiniz, şimdilerde otel, restoran ve bara dönüştürülen ahşap evler.
  • Aynalı mağara ismini, Kralın kızı Güzelce Kız’ın öldükten sonra gömüldüğü mağarayı güzel yüzü gibi parlatmasından alır.
  • Hatuniye Mahallesi’nde yer alan Hazeranlar Konağı 19. yüzyıl zenginlerinin nasıl yaşadığına dair önemli ipuçları sunuyor.
  • Şehrin doğusuna doğru yürümeye başladığınızda Amasya’da karşılaşabileceğiniz en güzel ahşap evleri görebilirsiniz.
  • II. Beyazıt Camiİ bahçesinde yer alan bazı ağaçlar 400-500 yıllıktır.
  • 15.yüzyıla ait Mustafa Bey Hamamı’nda masaj ve hamam keyfi yapabilirsiniz.
  • Şehirde “Ferhat Su Kanalı” adı verilen kanalın “Ferhat ve Şirin Efsanesi” ile bir alakası yoktur sadece yakıştırmadır.
  • Amasya elmasının asıl adı misket elmasıdır.