Kahire Elinizin Altında

Son yıllarda 'Arap Baharı'nın yaşandığı meydanların başında geliyordu Tahrir (özgürlük) Meydanı. Pek çok üniversiteye ve kalabalık bir genç nüfusa ev sahipliği yapan başkent Kahire’den bugün rejim değişikliğine rağmen özgürlük ve umut şarkıları yükseliyor. Tarihte sonu hoş bitmemiş başka iki devrimi de görüp geçiren kalender kentin hikâyesi elbette bununla sınırlı değil. Dünyanın 7 harikasından biri olarak kabul edilen piramitleri ve henüz tam olarak çözülememiş matematiksel dehasıyla Giza’nın hikmeti hâlâ bir sır olarak kalmaya devam ediyor. Ölümden sonra dirilişe inanılan Antik Mısır uygarlığında güneş tanrısı Ra’nın çocukların gömüldükleri labirentlerde tekrar güneşle buluşabilmeleri için bırakılan hiyeroglifler ve rehberler bugün medeniyetin ilk kalıntıları arasında yerini alıyor.

Durmak bilmeyen büyüleyici doğasıyla nice seçkinleri sandallarla ölüme bir diğer deyişle güneşe yollayan Nil Nehri’ne gelince; o bize bugün bile Ay tanrısı Thoth’un ve nice tanrıların bu kadim topraklarda yaşadığı efsaneleri mırıldanıyor. Sabah vakitlerinde üstünü ince bir pusun kapladığı nehir, Haçlı Seferleri’nden bu yana susmayan ezan sesleriyle tüm şehri huşuya davet ediyor. Tanrılar diyarı Antik Mısır’dan sonra İslam dünyasının en değerleri mabetlerinden biri haline gelmiş Kahire’de, kentin tüm karmaşasına ve bedeninizi yakan çöl sıcaklarına rağmen ruhunuz maneviyatla doluyor, vahaya rastlamış bir edayla raksa başlıyorsunuz...

Kahire

En İyiler

Four Seasons Hotel Cairo at Nile Plaza:

Kahire’nin iki yıldızı: Four Seasons Hotel Cairo at Nile Plaza ve Four Seasons Hotel Cairo at The First Residence. İlki, Nil Nehri’nin gizemli güzelliklerine açılırken diğeri büyüleyici piramitlerin gölgesinde huzur buluyor. Bizim tercihimiz Nile Plaza’dan yana oluyor zira yüzyıllardır akan bu nehir otele de ayrı bir ruh katıyor. Burada tarihi doku, 365 oda ve süitte tam donanımlı bir teknolojiyle yeniden örülüyor. Zamalek Adası’na bakan ferah pencereler iç dekorasyondaki zerafetle birebir örtüşüyor. Üstelik otelin, İtalyan spesiyalitelerinden sushi setine sunduğu şık akşam yemeği imkânları Kahire’de ayrıcalıklı gecelerin imzasını taşıyor.

Fairmont Nile City:

Modern Mısır’ın sembollerinden biri haline gelen Nil City kuleleri şehrin en seçkin otellerinden birine ev sahipliği yapıyor. İhtişamlı yüzünü Nil Nehri’ne çevirmiş olan Fairmont Nile City, Kahire yolcularına 504 oda ve süitiyle unutulmaz bir gezi vaat ediyor. Dünyanın farklı köşelerinden şehre ayak basan tüm seçkin sınıfların adresi olan otelin konsept restoranları ve ayrıntılı menüleri göz doldururken, teras katında bulunan havuzu Kahire güneşiyle kavrulmuş ruhları serinletiyor.

Kempinski Nile Hotel:

Kahire’nin yeniden kuruluş aşamasında özel yatırımcıların desteğiyle oluşturulan Garden City kentin en lüks otellerini modern bir muhitte ağırlamaktan gurur duyuyor. İlk ve tek lüks butik otel olarak kabul edilen Kempinski Nile Hotel 5 yıldızla süslenmiş şık bir nokta. Garden City’nin Avrupai havasına tam anlamıyla uyum sağlayan otelde kalite ve zarafetin bir aradalığına tanık oluyoruz. Bu şık modernizmin, ruhu dinlendiren Mısır cazibesiyle buluştuğu odalar ise Nil Nehri’ni izlemek için biçilmiş kaftan...

Le Méridien Pyramids Hotel&Spa:

Le Méridien Pyramids Hotel & Spa sizi dünyanın 7 harikasından biri sayılan Giza piramitlerinin ihtişamıyla tanıştırıyor. Altın piramitlerin büyüleyici görüntüsü konuklara zaman algısını unuttururken, konum itibariyle şehir meydanına sadece 20 dakika mesafede bulunması sayesinde temposunu hiç düşürmüyor. Antik Mısır esintileriyle modern mobilyaların kombin edildiği 641 oda ve süiti size rahat bir uykunun kapılarını aralıyor.

Mena House Hotel:

Çölde bir vahaya rastlamanın verdiği huşuyla giriyorsunuz Mena House Hotel’in sarayı andıran kapılarından. 19. yüzyılın ortalarında Kral İsma’il Paşa için inşa edilmiş bu benzersiz eserin her köşesinde ihtişamlı bir tarihin anıları resmediliyor. Alabildiğine büyük yemyeşil bir bahçenin sarmaladığı bu Mısır sarayında uzansanız piramitlere dokunacak gibi hissediyor, büyüleniyorsunuz. Gelmiş geçmiş en büyük firavunların yanı başında kusursuz bir lüksle donanmış odanızda batırıyorsunuz güneşi üstelik. Bugüne kadar sayısız devlet adamı ve ünlü ismi misafir etmiş Mena House Hotel Kahire’ye eşsiz bir yerden bakmanın ayrıcalığını sunuyor.

Bunlara Da Bakmaya Değer

InterContinental Cairo Semiramis:

InterContinental Cairo Semiramis, 824 oda 232 süiti, iki adet yüzme havuzu, 11 farklı konseptte hizmet sunan lüks restoranları ve yüzlerce resmi toplantıya ev sahipliği yapan tam donanımlı 14 toplantı salonu ile aldığı Business Traveler’s ödülünü sonuna kadar hak ediyor. Tarihi kale ve Giza piramitlerine olan yakınlığının yanında, şehir merkezine 30 dakikada ulaşılabilir olması yine bu muhteşem otelin ayrıcaklıklarından. InterContinental Cairo’da hareketli bir Kahire turunun ardından seçeceğiniz arındırıcı bir spa sekansı ise eğitimli ellerin enerjisiyle tüm yorgunluğunuzu alıyor...

Grand Nile Tower:

Kahire’nin pek çok tarihi mekânı ve İslam mimarisinin en güzel örneklerine ev sahipliği yapan Rhoda Adası’nın tam ucunda bulunuyor Grand Nile Tower. Muhteşem bir binada konuklarını ağırlayan otelin tüm terasları Nil Nehri’nin tam üzerine doğru açılıyor, eski kent merkezinin gizemli siluetiyle farklı bir anlam kazanıyor. Bu eşsiz manzaranın güzelliği, kusursuz bir zarafetle döşenmiş 715 oda ve süitte de etkisini sürdürüyor. Sofistike bir akşam yemeği içinse fazla düşünmenize izin verilmiyor, Ortadoğu’nun en yüksek restoranı The Revolving Restaurant'daki 360 derecelik Kahire panoraması sizleri unutulmayacak bir deneyime davet ediyor.

Conrad Cairo:

Kahire’de eski kent merkezinin tam ortasında bulunan Conrad Cairo, tüm kültürel noktalara olan yakınlığı ve tarihi dokunun hâkim olduğu bölgede bulunmasıyla farklı bir konuma sahip. Piramitlerin etrafında gerçek bir eski zaman çöl kaşifi gibi deveyle turlamayı ve ünlü sfenksleri ziyaret etmeden dönmeyecek olanların tercih ettiği bir adres burası. Kavurucu sıcağın ve görkemli sfenkslerin size kattığı bilgelik hissini ise usul usul akan Nil Nehri’ine uzanan sakin terasında katmerleyebilirsiniz.

Dusit Thani Lake View Cairo:

Kahire’nin yükselen yıldızı haline gelmiş yeni şehir bölgesi uluslararası üniversiteler ve kentin en lüks villalarıyla beraber bir Tayland konforunu da ağırlıyor. Yeni şehrin en şık noktasında her birinin süit ferahlığını sağlayan 449 odasıyla otel, misafirlerine özel bir ilgiyle hizmet ediyor. Pek çoğunda özel balkon ya da terasın bulunduğu, zarif Tayland çizgilerinin Mısır sıcaklığıyla birleştiği odalar, palmiyelerle süslenmiş havuza bakıyor.

Barcelo Cairo Pyramids:

Kahire’nin en ünlü caddelerinden biri olan Sharia Al Haram yani diğer adıyla Piramitler Caddesi Barcelo Cairo Pyramids, konforlu bir konaklama deneyimi sunuyor. Minimal çizgilerin ağır bastığı geniş iç mekânlı odalar içinizi aydınlatıyor. Otelin 12. katında dünya mutfaklarının sergilendiği lezzetli tarifler “Hours” restoranın gökyüzü ambiyansıyla buluşuyor.

Öğle Yemeği İçin En İyi Adresler

The Greek:

Kahire’de eski usul mekânların yanında her gün yeni bir mekân açılmaya da devam ediyor. Şehrin değişen yüzüne dair izler taşıyan bu temiz ve sevimli noktalardan biri de The Greek. Hoş sohbet restoran sahiplerinden birinin annesi aslen Yunan olması münasebetiyle Akdeniz mutfağının meşhur tariflerini hazırlamak için kolları sıvamış. Şehirde bir akşam üstü turuna çıkmadan önce The Greek’in yeşillik içindeki avlusunda Yunan salatası, kalamar gibi hafif tabakların tadına bakmak iyi bir fikir olabilir.

Favorito:

Kahire’nin son yıllarda açılan en güzel gurme dükkânı ve restoranlarından biri Favorito. İçinde neler yok ki... Taze tutulan balık çeşitleri, günlük sebze ve meyveler, et ve şarküteri malzemeleri... Aradığınız her tadı bulabileceğiniz bu mekânda kendi sandviçinizi oluşturabilir ya da daha uzun soluklu bir öğün için masaya kurulabilirsiniz.

Zööba:

Capcanlı bir maviyle boyanmış kapısı, içeri girer girmez hissedeceğiniz salaşlık ve yaratıcı objelerle süslenmiş duvarları ile Zööba, bize daha çok hareketli bir Cihangir kafesini andırıyor. Kendimizi hiç yabancı hissetmediğimiz restoranda geleneksel Mısır yemeği olarak bilinen erişte, mercimek ve acı sosla servis edilen iki çeşit koşari bulmak da mümkün. Hakkını karbonhidrattan yana kullanmak istemeyen misafirler bu renkli mekânda üretilen eklektik tarifleri denemeye koyulabilirler.

Cairo Kitchen:

Maadi ve 6th of October olmak üzere iki şubesi daha bulunan Cairo Kitchen sizlere anne eli değmiş hissi uyandıran yemekler hazırlıyor. Modern ve samimi bir ortamda en leziz ev yemeklerinin sunulduğu restoran geleneksel Mısır porsiyonlarıyla adını duyurmuş. Koşari, musakka ve daha bir çok özel tarifi taze malzemelerle hazırlanışına ortak olmak için Cairo Kitchen’a uğrayabilirsiniz.

Burger Factory 2012:

Kahire Kulesi ve Mısır Opera Binası’nın bulunduğu Zamalek son dönemlerde modern butik burger restoranlarının bir bir açıldığına tanık oluyor. Şehrin değişen yüzünün ipuçlarını veren bu noktalar özellikle genç nüfusun uğrak noktalarından biri haline gelmiş. Burger Factory 2012, bu trend zincirine kendi adına bir halka eklemeyi ihmal etmemiş. Menülerine aldıkları angus etinden yapılan göz doyurucu lezzetli hamburger alternatifleri dolu dolu bir öğle yemeği için ideal.


Akşam Yemeği İçin En İyi Adresler

Sequoia:

Zamalek’in Nil Nehri’ne açılan en şık kapılarından biri ünlü restoran Sequoia’ya ait. The Guardian başta olmak üzere pek çok yayının ilgisine ve iltifatına mazhar olmuş lüks restoran, Akdeniz mutfağının çeşnisini, hazırladığı füzyon tariflerde tüm maharetiyle kullanıyor. Menüsünde Mısır, Türkiye, Yunanistan gibi coğrafyaların has lezzetleri bulunurken Nil Nehri’ne karşı yerleştirilmiş rahat koltuklar ve alçak masalar loş ışıkların yarattığı romantik ambiyansı unutulmaz kılıyor.

The Smokery:

Kahire’nin en seçkin kesimine ev sahipliği yapmak üzere kurulmuş Yeni Cairo bölgesi sofistike akşam yemeklerinin de adresi oluyor. Golf sahalarının bulunduğu Katameya Heights, New 9 Club içinde yerini almış The Smokery’i de müdavimleriyle buluşturuyor. Somon balığının farklı tariflerle nasıl eşsiz bir lezzet sunduğunu anlatmakta gönüllü olan restoranın en sık tercih edilen tabaklarından biri St. Jacques. Yanında mevsimlik sebzeler, patates püresi, midye ve teriyaki sosuyla servis edilen somon ızgara damaklarda yeri doldurulmaz bir tat bırakıyor.

Abou El-Sid:

Abou El-Sid restoranın hikâyesi çok eskiye dayanıyor. Yaşadığı fakir hayatına rağmen mutfağında her gün en güzel Mısır yemeklerini arkadaşlarına ikram etmekten büyük keyif alan şahsına münhasır bir adam, Abou El-Sid. Namı o kadar duyuluyor ki padişah onu sarayına aşçıbaşı olarak alıyor ancak usta arkadaşları olmadan mutlu olamıyor. Padişahın elinden kurtulmak için tüm tariflerin sırlarını bir kitaba yazıyor. O kitap ve tarifler bugüne kadar ulaşmış ve restoranın kurulmasına eşlik etmişler. Abou El-Sid bugün geleneksel Mısır ambiyansında her gün onlarca misafirini en eski spesiyaliteleriyle ağırlıyor.

La Bodega:

Zamalek’in ikonik binalarından biri olan Baehler’s Mansions'ın tarihi dokusu, Kahire’nin en şık restoranlarından birini süslüyor: La Bodega. Belle Epoque tarzı döşenmiş mekânın, The Bistro ve Aperitivo olarak adını duyurmuş iki farklı mutfağında hem Fransız hem de İtalyan spesiyalitelerini bulmak mümkün. Ahşap mobilyaların zarafetle buluştuğu restoranda portakal soslu ördek ve ağır ateşte pişmiş somon, konukların en çok tercih ettiği tabakların başında geliyor.

L’asiatique:

Kahire ve Nil Nehri’nin belki de en ilginç detaylarından biri Le Pacha. Adını, hayalindeki yüzen sarayı yapmak için yola koyulmuş bir paşadan alan mekân bugün, bünyesinde tam 10 restoran barındıran ışıl ışıl bir gemi saray. Sushi, sashimi gibi Uzakdoğu’nun baş tacı yemeklerini pek çok ödüle layık olacak kadar iyi hazırlayan L’Asiatique de sarayın parlayan yıldızlarından. Zamalek’in en şık noktalarından birinde kusursuz bir Asya dekoruyla bütünleşmiş mekânda alınacak bir akşam yemeği kesinlikle kaçırılmaması gereken bir fırsat.


Atıştırılmalı!

The Café Riche:

Mısır’da yaşanan iki devrim boyunca ülkenin insan hakları ve özgürlüklerden yana olan değerli aydınlarını konuk etmiş bir mekân The Café Riche. 1950’lerden 1970’lere kadar konuşma özgürlüğünün olmadığı zamanlarda Nobel ödüllü romancı Nagulb Mahfouz gibi isimlerin politika konuştuğu kafe, son zamanlarda Tahrir Meydanı için gösterdiği seferberlikle tarihteki yerini korumaya devam ediyor. Özgünlüğünü koruyan bu kafede, Mısırlı entelektüel figürlerinin süslediği duvarlara bakarak geçmişte bir yolculuğa çıkabilirsiniz.

Rigoletto:

Mısır’ın kavurucu sıcağı aklınızı başınızı almadan hemen önce gördüğünüz serap muhtemelen kentin ilk dondurmacısı olan Rigoletto’dur. Acılı vanilya, coco panda gibi 17 çeşit lezzetin mimarı olan mekân yıllar içinde şubelerini katlamış, dondurmasıyla ve dondurma kekleriyle insanların köşe bucak aradığı bir yer olmuş. Hem sıcaklardan kurtulmak hem de hayata buz gibi ferahlatıcı bir renk katmak için Rigoletto’yu kaçırmayın.

Tamarai:

Kahire’de gece hayatının nabzı, Tamarai’de atıyor. Nil Nehri’ni ayaklar altına alan restoran ve terası şehrin en şık figürlerleriyle dolup taşıyor. Üçüncü katta bulunan mekânda firavunların dünyasını anımsatan renkler elit bir gece kulübü konseptiyle buluşuyor. Uzman ellerden çıkan özel Tamarai Martini’den bir yudum alıp egzotik Kahire gecelerinin keyfine tam olarak burada varıyorsunuz.

Amici:

Dünyanın en prestijli başkentlerinde denediğiniz kokteylleri Kahire’de bulamayacağınıza inanıp şansınızı biradan ya da şaraptan yana denemeye yeltenenler büyük bir hatanın eşiğindeler. Şehrin cazibe noktalarından biri olan Amici’de egzotik karışım harikası olan kokteyller ve Sex on The Pyramids gibi shot’lar meraklıların ellerinde birer silaha dönüşüyor. Bu lezzet şöleni başlamadan önce Amici’nin bistro menüsüne de göz atabilirsiniz elbette.

Buddha Bar:

Zamalek Adası’nın lüks otellerinden biri olan Sofitel El Gezirah Cairo Hotel içinde, Uzakdoğu’nun tüm egzotikliğini taşıyan bir Buddha Bar karşılıyor sizi. Nil Nehri’nin ışıklı kıyılarına karşı konuşlanmış boydan boya cam cephesi ve salonun tam ortasında dikilen büyüleyici Buda heykeliyle konukları içeri davet ediyor. İç dekorasyonunun her köşesine Asya çizgilerinin hâkim olduğu barın ikinci katı daha çok bir opera sahnesini hatırlatıyor. Renklerin ve binbir telden çalan müziklerin eklektik uyumuna kulak verip popüler kokteyllerin tadını çıkarıyorsunuz zira burası deyim yerindeyse 'chill out' için ideal bir nokta.

Bar D’O:

Bar D’O iç dekorasyonuna, Brooklyn tarzı kiremit evlerin sıcak ambiyansı ile Chelsea barlarının rahatlığını yansıtmış. Kentin yüksek maaşlı çalışan kesimlerinin sık sık iş çıkışlarında ziyaret ettiği bu hip mekân rahatça bar taburesine kurulup arkadaşlarınızla uzun bir sohbete dalmak için ideal. Barın ayrıca rüstik formlarda sunduğu kokteylleri çevre semtlere de ün salmış durumda.

Cairo Jazz Club:

Kurulduğundan bugüne hem Kahire hem de dünyanın dört bir yanından gelen müzisyenlere ev sahipliği yapmış Cairo Jazz Club. Kentte canlı müzik dinleyebileceğiniz başlıca nokta olan kulüp bağımsız sanatçılara kapılarını açan sahnesi ve sıcak ambiyansıyla Mısır kültürünün Batı’ya dönen yüzünü takdim ediyor. Burada gerçekleştirdikleri sahne performanslarıyla sonradan ülke çapında ünlenen gruplar, sizin de böyle bir yükselişe şahitlik edebileceğinizin kanıtı.

Alışveriş

L’orientaliste:

L’Orientaliste, 1936’dan bu yana Ortadoğu’nun gizemli dünyasına dair ne varsa toplamış. Bu kadim topraklardan çıkan eski haritalara, oymalara, kartpostallara ve daha nicesine meraklı olanlar Hilton Alışveriş Merkezi’nin içinde bulunan dükkâna uğramadan dönmüyor. İster bir kitap kurdu olun, ister çocuksu bir define avcısı, L’orientaliste’de mutlaka gözlerinizi parlatacak nadide parçalar sizi bekliyor.

Khan al Khalili:

Mısır’da gündelik hayatın organik bir parçası pazarlar. Eminönü’ndeki tarihi Kapalıçarşı havasını ise Kahire yolcuları meşhur Khan al Khalili pazarında soluyor. Kocaman bir alana yayılmış, kuruluş hikâyesi 14. yüzyıla kadar uzanan açık hava pazarı turistleri çektiği kadar kentin yerlilerini de çekiyor. Daha yerel dükkânlara doğru sürprizlerle dolu bir gezi yapmak isteyenler pazarın al-Muski bölgesine doğru ilerleyebilirler. Nargilecilerden çanak çömlekçilere, antikacılardan takıcılara burada her şeyi bulmak mümkün.

Souq al-Fustat:

Souq al-Fustat antika halılardan geleneksel kostüm 'gallabiya'ya geniş bir yelpazede seyreden hediyelik eşyalarıyla özellikle kenti keşfe gelen konuklara hitap ediyor. Kahire’den dönerken kendinize ve sevdiklerinize el sanatlarının orijinal örneklerinden götürmek istiyorsanız, bünyesinde pek çok dükkânı barındıran bu meşhur pazarı kesinlikle ziyaret etmelisiniz.

Mall of Arabia:

Bulunduğu coğrafya itibariyle genelde çöl sıcaklarıyla kavrulan şehirde kaçacak delik arayanlar Mall of Arabia’ya sığınabiliyorlar. Özellikle temmuz ve ağustos aylarında termometrelerin kırmızıyı gösterdiği günlerde en serin seçeneklerden biri olan alışveriş merkezinde hem farklı markaların şubelerinde keyifli bir gezinti yapabilir, hem de klimalı modern bir mekânda serinleme şansı yakalayabilirsiniz.


Görülmesi Gereken Yerler

Mısır Müzesi:

Kuruluş aşaması Osmanlı tarihine dek uzanan Mısır Müzesi, dünya üzerinde ilk defa özel bir amaçla inşa edilen bina olma özelliğini taşıyor. Son olarak Tahrir Meydanı’ndaki yerine taşınana kadar seçkisinde biriktirilen 160.000’i aşkın parça bugün Antik Mısır tarihine ışık tutuyor. Piramitler ve yüce firavunların yaşamlarıyla ünlü olmuş Kahire’ye kadar gelip, bu dönemle ilgili müzede bulunan en nadide eserleri görmeden gitmek olmaz herhalde?

Gezira Çağdaş Sanat Merkezi:

Modern Mısır sanat eserlerini bir müzede sunma fikri ilk olarak, ülkenin ünlü sanat severi Mohammed Mahmoud Khalil tarafından 1925’de ortaya atılıyor. Bugün ise müzede, Arap kültürü ve çağdaş Mısır sanatına dair 10.000’i aşkın resim ve heykel bulunuyor. İçinde aynı zamanda Kahire Operası’nı barındıran Milli Kültür Merkezi’ne bağlı olan Gezira Adası’ndaki bu geniş sanat seçkisi mutlaka görülmesi gerekenlerin başında geliyor.

Al-Gawhara Palace:

Mısır topraklarında her an Osmanlı tarihinin izlerine rastalamak pek çok kişiyi heyecanlandırıyor. Bugün 'Mücevher Sarayı' olarak da anılan Al-Gawhara Sarayı bu tarihin en önemli parçalarından birini teşkil ediyor. 1814’de Osmanlı padişahlarının bir türlü baş edemediği Kavalalı Mehmet Ali Paşa için yaptırılmış bu saray aynı zamanda Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerinden biri. Üstelik ön cephesinden etrafınıza şöyle bir bakındığınızda bu noktanın, İslami bölgeyi en büyüleyici haliyle görmek için ideal olduğunu anlıyorsunuz.

Ahmed Shawki Müzesi:

Geleneksel müzelerin dışında özellikle edebiyat temalı bir yer keşfetmek isteyenler Mısırlı şair Ahmed Shawki’nin Hidiv Abbas’a yakın olmak amacıyla yaptırdığı evi görebilirler. Kahire’nin sessiz bir kasabasında 1914 tarihinde yapılan ev, duvarlardaki fotoğraflar, binayı çevreleyen renkli bahçeyle birlikte Mısır egzotizmini yansıtıyor.

St. Samaan Kilisesi:

“Size doğrusunu söyleyeyim, bir hardal tanesi kadar imanınız olsa şu dağa, - buradan şuraya 'göç’ derseniz - göçer; sizin için imkânsız bir şey olmayacaktır” sözleri, sahibi Simon the Tanner’ı dinsel öğretide özel bir aziz yerine koyuyor. Adını alan ve Mokattam Dağı’nın içine oyulmuş kilise ise görenleri hayrete düşürüyor. Kahire’nin 'medeniyetlerin beşiği' olan yüzünü yakından tanımak isteyenlerin mutlaka ziyaret etmesi gereken, içleri ürperten bir yer St. Samaan Kilisesi.


Kitaplar & Filmler

"Cairo Time":

2009 yılında çekilmiş Kanada yapımı film, ansızın başlayan romantik bir aşk macerasını konu alıyor. Şehrin pek çok tarihi mekanında yapılan çekimler Kahire’yi yakından tanımanızı sağlarken, piramitlerin büyüleyiciliği otantik bir aşkın ana malzemesi oluyor.

"The Spy Who Loved Me":

Roger Moore’lu klasik bir Bond filmiyle macera hissini Kahire sokaklarında geçen filmle ikiye katlayabilirsiniz. Nükleer silah tehdidi altında kalan New York’u kurtarmak üzere bu defa Bond kızı Anya Amasoya ile karşılaşmak da filmi izlemek için fazladan bir bahane oluyor bizlere.


Aman Aman!

Mısır’ın ve Kahire’nin ruhunu özümsemek istiyorsanız yüzyıllar boyunca farklı hanedanlıklar adına yapılmış, hepsi birer tarihi eser niteliğinde olan camileri görülecekler listenize eklemelisiniz. Kahire’nin 'yeni' yüzünün yanında İslami kimliklerin resmedildiği bölgeye bir ziyaret ufuk açacaktır. Özellikle İslam kültürünün altın çağını yaşadığı 8. ve 13. yüzyıllar arasındaki dönemde inşa edilmiş Al-Hakim Camii gibileri görülmeye değer.

Selahaddin Eyyubi tarafından yapılmaya başlanmış Kahire Kalesi, Mısır’da Ortaçağ dönemine dair görülecek en ihtişamlı yapılardan biri. Haçlı Seferleri karşısında kalenin korunması hayati olunca burası aynı zamanda garnizon olarak da kullanılmaya başlanıyor. Kavurucu çöl sıcaklarının ortasında bile bir vahayı andıran kale her daim soğuk esen rüzgârlarıyla ünlü. Kahire turunuzun kültürel mihenk taşı olacak kaleyi ve bugün çevresinde ziyaretçilere açılmış ufak etnik dükkânları gezmeyi ihmal etmeyin bize kalırsa.


Sıkıcı Bilgiler

Kahire sokaklarında alışverişe çıktınız, kendinizi bir dükkândan bir başka pazara atıyorsunuz. Güzel bir hediyelik eşyaya gönlünüzü kaptırdınız, almak istiyorsunuz. Şöyle diyelim, fiyatı size uygun gelse bile pazarlık yapın. Özellikle İstanbul’da bu eski alışkanlığımız kaybolmaya yüz tutmuşken, aile büyüklerinizin kulağınıza küpe olan nasihatlerini hatırlayın ve o zorlu ikna çalışmasına başlayıverin zira Kahire’de pazarlık hâlâ gündelik hayatın en temel parçası!

Söz konusu Mısır olduğunda, bölgeye bir ziyaret planlayacak konukları özellikle şehir sularının, musluk sularının temiz olmadığı konusunda uyarmak gerekiyor. Sıklıkla duyulan bir uyarı olsa da, yeniden hatırlatıyor, gözünüze hoş gelmeyen yerlerde yemek yememenizi ve şişelenmiş suları tercih etmenizi öneriyoruz.

Özellikle İslami bölgeyi tavaf ederken, örneğin cami girişlerinde o gün ne giydiğinize son bir kez bakarak yola çıkın. Giyim konusunda dikkatli olmaları gerektiğini söyleyebiliriz, özellikle dini yerleri ziyaret ederken gerektiği gibi olmaları şart. Sizi şaşırtacak olsa da, kadınların saçlarını örtmeleri zorunlu değil ancak erkekler için şort ve kadınlar için etek giyip gitmemek önemli.

Mısır’ı Mısır yapanın biraz da 'çılgın' şoförler demek olduğunu düşünürseniz şehirde pek çok insanın atlattığı türlü badirelerin olması kuvvetle muhtemel. Bu daha çok Ortadoğu ve Arap dünyasının şehirlerine has keşmekeşi dışardan izlemek ne kadar eğlenceli olursa olsun, siz yine de karşıdan karşıya geçmeden önce sağınıza ve solunuza en az iki kere bakın.