Osaka Elinizin Altında

Japonya’nın en büyük ikinci kenti olan Osaka, Uzakdoğu kültürünün en nadide eserlerini ayağınıza seriyor. Çağ atlamış iş merkezlerinin baş döndürücü gökdelenlerle ışıl ışıl süslendiği Shumeda gibi semtlerin, gecenin bitmek bilmediği, Japon gençlerinin sıradışı yaşam tarzlarını sergilediği Dotonbori ile özgün birlikteliği bu şehrin en büyük cazibelerinden birini oluşturuyor. Teknolojiyle kuşanmış bu büyük uygarlığın yüzyıllar sonra bile geleneklerinden ve kadim alışkanlıklarından vazgeçmiyor oluşu, yolu kente düşen her gezgini şaşırtmaya devam ediyor. Şehrin tüm şatafatı ve cıvıl cıvıl caddelerinin tam ortasında, her an karşınıza çıkabilecek, ruhlara dinginlik veren Zen bahçeleri birer botanik harikası âdeta...

Gerçek bir gastronomi cenneti olarak da anılan Osaka, deniz mahsulünü sevenlerin baş tacı aynı zamanda; zira burada her restoran Büyük Okyanus ve Japon Denizi’nin harikalarını unutulmaz mutfak şovları eşliğinde getiriyor sofranıza. Yemek yemenin başlı başına ciddi bir iş olarak algılandığı kentte çoğu kapıda kimonolu kadın rehberler karşılıyor sizi ve ayakkabılarınızı çıkarmak koşuluyla alınıyorsunuz içeri. Geleneksel Japon oturma düzenine göre düzenlenmiş lokantalarda başka bir dünyanın kapıları aralanıyor her seferinde.

Sofranıza kadar ulaşan görsel şölen bununla da sınırlı kalmıyor elbette. Soylu askerlerin, yani samurayların, hayatlarında büyük önem arz eden kiraz çiçekleri keşif tutkunlarını da kucaklıyor, kanal kıyılarında yapılan yürüyüşler yeşilin içinde açan pembelerle renkleniyor mozaik kent, Osaka’da...

Osaka

En İyiler

The Ritz Carlton, Osaka:

Ritz Carlton zerafeti, tüm sofistike şıklığıyla Osaka şehrini aydınlatıyor. Kendinizi daha kapısından girerken ayrıcalıklı hissedeceğiniz bu kusursuz otel, 292 oda ve 18 executive süitiyle unutulmayacak bir deneyim yaşatmak için hazırlanıyor. Klasik tarzın ve minimal Japon ayrıntılarının eşsiz kombini konaklamaları boyunca misafirleri başka bir boyuta taşıyor. En lüks butiklere yapılacak turlar rezidans ambiyansıyla hazırlanan odanızdan yalnızca birkaç adım mesafede bulunuyor. Osaka’nın en seçkin muhitinde yapılan geziler, bizzat bu şık otelin Michelin yıldızlı La Baie ve Xiang Tao restoranlarında, gurme bir akşam yemeğiyle sonlanıyor. Ritz Carlon Osaka şehrin tam merkezinde olmasına rağmen gösterdiği sınırsız özenle sizi çok uzaklara götürüyor.

The St. Regis Osaka:

The St. Regis Osaka, Shitennoji Tapınağı ve her köşesi sanatla dolu olan cadde Midosuji’de ağırlıyor misafirlerini. İç mekânda geleneksel Japon dekorasyonunun ince hatları gözünüze çarparken, otelin 12. katında bulunan ve Zen bahçesine bakarak rahatlama fırsatı sunan terasında lezzetli kokteyller sizi bekliyor. Modern ve klasik Uzakdoğu detaylarının bir arada kullanıldığı sade döşenmiş 160 oda ve süitte ihtiyacınız olandan çok daha fazlası mevcut. Bu kusursuz otelin incelikli odaları, boydan boya uzanan geniş cam cephesiyse Osaka’yı yıldızlar altında seyretmeye çağırıyor.

The Imperial Hotel, Osaka:

The Imperial Hotel, Japonya’nın en büyük şehirlerinden birinde deneyimlenmesi gereken en hoş fırsatları sunuyor. Tam donanımlı, özgün çizgilerin hâkim olduğu oda ve süitler “Lost in Translation” estetiğini hissettiriyor. Süit odaların otelin hemen yakınındaki Okawa ırmağı ve kıyı boyunca açılmış kiraz çiçeklerine bakıyor olması benzersiz bir ayrıcalık. Üstelik, gastronomi alanında pek çok sınav vermiş şehir The Imperial’in konuklarına sunduğu 6 farklı konseptli restoran seçeneğiyle gurur duyuyor. Kyubey’de enfes sushilerin tadına bakmak ya da Kamon’da özel olarak hazırlanan Teppanyaki’yi denemek size kalmış.

Swissôtel Nankai, Osaka:

Swissôtel Nankai, Okasa şık ve konforlu bir Okasa güncesi için ideal noktalardan biri. Dünyanın pek çok noktasında müdavimlerine tüm lüksleri sağlayan zincir, Namba’da 548 oda ve süitiyle hizmet veriyor. Modern ve yalın mobilyalarla döşenmiş kent siluetinden kendi payınıza düşeni fazlasıyla alacağınız odalarda her şey düşünülmüş. Otelin en üst katında bulunan klasik bir piyanonun baş konuk olduğu Tavola 36 ise bulutların üzerinde sofistike bir akşam yemeği için en sık ziyaret edilen noktalardan biri haline gelmiş.

New Otani Osaka Hotel:

Japonya’nın yüzyıllık ağırlama gelenekleri New Otani Okasa Hotel’de üstün bir zerafetle buluşuyor. Michelin rehberinde 4 yıldıza layık görülmüş otel, tarihte yeri büyük olan Japon mimarisinin eseri Osaka Kalesi’ne adım mesafesinde bulunuyor. Uzak Doğu felsefesinin hissedildiği 525 oda ve 53 süitiyse hem bir doğa harikası olan Osaka Business Park hem de efsanevi kalenin göz alıcı bahçelerine uzanıyor.

Bunlara Da Bakmaya Değer

RIHGA Royal Hotel Osaka:

RIHGA Royal Hotel Osaka, Japonya’nın en büyük oteli olmanın verdiği ihtişamla ışıl ışıl parlıyor. Kapısından girdiğiniz anda sizi bekleyen 20 adet restoran, bar ve bir alışveriş merkezi âdeta baş döndürüyor. Farklı konseptlerde döşenmiş oda ve süit imkânları ayağınıza serilirken, güler yüzlü otel ekibi, nihayet ruhunuzla özdeş odayı sunacaklarından emin duruyor. Klasik Avrupa antikaları mı yoksa minimal ambiyansıyla okyanus tazeliği mi, seçim size kalıyor.

Hotel Hankyu International:

Hotel Hankyu International, heybetli görüntüsünün ardında muhteşem bir konaklama kalitesi sunuyor. Osaka’ya bulutların üzerinden seyre dalabileceğiniz bu büyük otelde her oda ayrı bir süit konforu vaat ediyor. Doğal bir çiçek bahçesinin ferah havasını soluyabileceğiniz oda seçeneklerinin yanında her akşam için özel bir gecenin hazırlandığı 9 restoran ve bar da sizi bekleyenler arasında. Otelin 25. katında, bulutların üzerinde geçireceğiniz geceyi isterseniz Şangay mutfağı isterseniz müthiş teppanyaki porsiyonlarıyla süsleyin.

Mitsui Garden Hotel Osaka Premier:

Özellikle seyahat zorunluluğu olan iş adam ve kadınları için ideal olacak yepyeni bir otel, Mitsui Garden Hotel Osaka Premier, Mart 2014’de kapılarını açtı. Şehrin tam merkezinde, kanal manzaralı otel hem Umeda gökdelenine hem de Shinsaibashi Alışveriş Çarşısı’na oldukça yakın. Farklı ihtiyaç ve organizasyonlara en pratik formüllerle cevap verebilmek için düzenlenmiş odalar teknoloji ve minimalizm eserleri. Üstelik otelin 16. katında bulunan Japon usulü banyoda yenileyici bir spa sekansı yaşanırken yemyeşil süslenmiş bahçeyi izleyebiliyorsunuz.  

Cross Hotel:

Yükseklik korkusu olanlar da çaresiz değil Osaka’da... Cross Hotel misafirlerine sağladığı konforuyla bu sefer 'alçaklarda' seyrediyor. Odalar genel Japonya standartlarını sağlamakla birlikte teknolojiye dair her ayrıntı düşünülmüş. Ancak Dotonbori gibi bir bölgede konaklarken odalara çekilmek yapılacak en son iş elbette. Tarihi tiyatro binalarının, eğlence ve sanat merkezlerinin doldurduğu rengarenk tabelalarla süslenmiş, her köşesinden hayat fışkıran Dotonbori’deyken aklınıza kazınacak onlarca hatıra var.

Öğle Yemeği İçin En İyi Adresler

Bulgari Il Cafe:

Bulgari’nin imzasını taşıyan Bulgari Il Cafe, şehrin en kalabalık noktalarından biri olan Hankyu Alışveriş Merkezi’nde bulunuyor. Ünlü markanın mücevher ve saat takımlarını sunduğu mağazanın hemen karşısındaysa, sizi sınırsız lüksün sağlandığı Il Café karşılıyor. Klasik bir elitizmin hâkim olduğu restoranda İtalyan usulü hazırlanan makarna ve panini’lerin tadına varabilir, şehrin en seçkin noktasında rahatlayabilirsiniz.

Mimiu:

Japonya’ya özgü spesyallerden sıcak udon çorbasını deneyebileceğiniz en eski mekân Mimiu. Özgünlüğünü hiç kaybetmemiş bu restoran, ufacık geleneksel Japon evlerinin sıralandığı tarihî bir semtte ağırlıyor misafirlerini. 1920’den beri udon yapımında ustalamış Mimiu’ya girerken kimonolara sarınmış bir hanımefendi karşılıyor sizi ve ayakkabılarınızı çıkarmanızı rica ediyor. Özel yemek odanıza vardığınızdaysa, lezzetli olacağından emin olarak seçiyorsunuz sıcak udon çorbanızı...

Maimon:

Özellikle iş merkezlerinin yoğunlaştığı bir bölge olan Umeda, öğle yemeğini hafif bir öğünle atlatmak isteyenleri Maimon’a yönlendiriyor. Şık lambalarla aydınlatılmış yüksek duvarları, sofistike bir nezaketle döşenmiş iç dekorasyonu restoranın tam ortasında sergilenen açık mutfak ile burada her ayrıntı, performatif bir niteliğe kavuşuyor. Ustaların maharetlerini sahnede görmek isteyenler mutfağın etrafına konuşlanmış barı tercih ederken, daha özel anları paylaşmak üzere ayrılmış üst katı da alternatiflerin arasında yerini alıyor. Deniz mahsulleri seçkisinde 20 çeşit midye sunan Maimon’da farklı et tercihlerine de gitmek mümkün elbette.

Misono:

Dünya mutfak haritasında daha çok 'batı'ya has olarak tanınan steak kültürü nihayetinde 1945 yılında benzersiz bir renk kazanmış: Teppanyaki. Sinirsiz Kobe sığırından elde edilen bu et hem parmak ısırttırıyordu hem de demir sacların üzerinde sunulması sayesinde tam tadında pişiyor ve lokmalar bitene kadar soğumuyordu. İşte bu enfes tekniğin yaratıldığı yer Osaka’da yaşıyor hâlâ. Gurmelerin adı gibi bildikleri restoran Misano dünyanın en lezzetli parçalarını pişiriyor, geleneksel çubuklar, pilav ve çay ile servis ediyor.


Akşam Yemeği İçin En İyi Adresler

Kashiwaya:

Okasa şehrinin sınırlarında 1868’den beri var olan bir mutfak Kashiwaya. Restoran bugünkü formunu ve modern çizgisini ise 20 sene önce gerçekleşen restorasyona borçlu. Ruhunuzu bambaşka diyarlara taşıyacak bir bahçeye bakan mekânda her ayrıntı Japonya’nın geleneksel mutfak ve sunum kültürüne uygun olarak düzenlenmiş. Özellikle çay seremonilerinde kurulan sukiye tarzı oturma düzeni, filmlerde rastlamış olabileceğiniz özel yapım sürmeli fusuma kapılar ve tatami minderleri ile Kashiwaya size adanın geçmişine dair bir hazine sunuyor. Sadece 8 çeşit modern Japon spesiyalitesinin bulunduğu menü bu mutfağın felsefesine dair pek çok şey anlatıyor.

La Bécasse:

Relais&Châteaux’nun şefinden bir Osaka harikası: La Bécasse. Fransa’da yanlarında eğitim gördüğü büyük şef Alain Chapel’i ilham kaynağı olarak alan restoran şefimiz Yoshinori Shibuya Fransız esintileriyle harikalar yaratıyor. Minimalist döşenmiş La Bécasse’da usta şefin menüsü ıstakozlu salata ve kaz ciğerli dil balığı sarması ile parıldıyor.

Cafe Absinthe:

Osaka’nın modayla iç içe geçmiş en eğlenceli noktalarından biri olan Triangle Park’ın yanı başında dopdolu bir yer Cafe Absinthe. Japonya’nın genelde deniz mahsullerinden oluşan tabaklarının dışında bir alternatif arıyorsanız burası ideal. Kebaptan musakkaya, pizzadan Yunan salatasına kadar, Akdeniz mutfağından çıkan her türlü yiyeceği bulabiliyorsunuz restoranda. Osaka’nın popüler kültürüne tanık olacağınız bu dinamik buluşma noktasında nargileyle rahatlayabilir ya da Absinthe fırsatını deneyebilirsiniz.

Hajime:

Hajime Yoneda’nın adını taşıyan Hajime restoran, Michelin rehberinde tüm Japonya’da seçkin iş adamları ve kadınlarını ağırlayan 2. büyük adres seçilmiş. Doğadan esinlenen bir felsefeye dayanan mutfak kültürü burada deneysel bir kimlik kazanıyor. Yalın ama kusursuz işler çıkarmayı adet edinmiş şefimiz Hajime size 3 temel tadımlık menü sunuyor. Osaka’nın gurme lezzetlerine erişmek, Japon ve Fransız spesiyalitelerinin benzersiz füzyonlarını yakalamak için mutlaka Hajime’ye uğramanızı öneriyoruz.

Sushi Saeki:

Osaka’da hakikatli bir sushi tabağı almak istiyorsanız Sushi Saeki’yi ziyaret etmelisiniz. Gerçek sushi tutkunlarının liste başına koyduğu mekân, gece kulüpleriyle ünlü Sonezakeshinchi’de bulunuyor. Hayatın tam da akşam saatlerinde başladığı civarda birbirine benzeyen onlarca sushi dükkânından yanlış olanını seçmemek için büyük çaba sarfediyoruz. Seçenekler arasında gidip gelmekten yorgun düştüyseniz ve yalnız değilseniz, içinde her şeyin bulunduğu meşhur Omakase menüsünü almanızı tavsiye ediyoruz.

Atıştırılmalı!

Mizuno:

Dotonbori turunuzu biraz daha renklendirmek istiyorsanız hareketli bir gezi sonrasında Mizuno’ya uğramalısınız. Geleneksel Japon tariflerinden Okonomiyaki, un yerine tatkı patates kullanan şeflerin ellerinde eşsiz bir hal alıyor. Krep içine ister domuz eti, ister deniz mahsulü ve sebze koydurun Okonomiyaki her haliyle güzel ve pratik. II. Dünya Savaşı sonrasından beri hizmet veren restoranın yine de en popüler tarifinin Yamaimo-Yaki olduğunu söylemeden geçmeyelim.

Kani Doraku:

Kani Doraku, gece boyunca ışıl ışıl parlayan ve eğlence hayatının durmak bilmediği Dotonbori’de ağırlıyor akın akın gelen konuklarını. Öncellikle büyük tabelasının üzerinde asılı duran devasa yengeç dikkatleri çekiyor. Burası yengeç ürünlerinin sayısız tariflerini bir arada sunan popüler bir mekân. Japonya’da başka birçok şubesi bulunmasına rağmen Shinsaibashi Köprüsü yanındaki nokta ilk olmanın sağladığı cazibeye sahip. Alçak masalarda servis yapan restoranda tüm Japonların gözdesiyse 'chionoecetes' olarak bilinen yengeç türü.

Amerika Mura:

Amerikamura, gündelik dilde Ame-mura olarak bilinen civar Triangle Park ve özgürlük heykelinin mini bir versiyonunun bulunduğu Minami Bölgesi’nde. Günlük Japon kültürü ve sokakların neşesine ortak olabileceğiniz bu noktada sakin ve sevimli bir çay keyfi de eklenebilir planlara. Japonya’nın ilk kedili kafesi Neko No Jikan’da, siz kendinizi huzurla dolan ortamın sakinliğine bırakıp özel çaylarınızı yudumlarken kedi severlerin yüreklerini hoplatacak güzellikte pofuduk kediler de ortak olmaya geliyor bu keyfe. Geleneksel Japon çay ritüelini ilginç bir konseptte yaşayabilirsiniz bu defa!

Shimada Shoten:

Pirincin fermantasyonuyla elde edildiği için bira, tadının şaraba olan benzerliğiyle de kimi zaman pirinç şarabı olarak anılan geleneksel Japon içkisi 'sake', Osaka’da mutlaka denenmesi gerekenlerden. Shimada Shoten bu deneyim için en iyi adreslerin başında geliyor. 1982’den beri 250’den fazla sake çeşidiyle müdavimlerini ağırlayan mekânın dış görünümü sıradan bir sake dükkânını andırıyorsa da defineye ulaşmak için alt kata inmeniz gerekiyor.

Clup Quattro:

Dudak uçuklatan gökdelenleri ve iş dünyasının merkezi olmasıyla şehrin en dinamik bölgelerinden biri Kita-Ku. Gece hayatının en hip mekânları da yine burada sıralanıyor. Club Quattro en iyi rock performanslarının sergilendiği, üst tabaka gençlerin ve beyaz yakalı profesyonellerin rağbet ettiği bir nokta. Osaka’da yüksek enerjisiyle nam salmış kulüpte sahne şovlarının erken bir saatte başlaması dikkate alınmalı. Geç kalmaktansa önden hoş bir kokteyl ile açılışı yapmak her zaman daha iyidir ne de olsa!

Bar K:

Bar K küçük bir mekân olmasına rağmen Amerikan barı ekolünün hakkını veriyor. Ahşap döşemeleri ve sayısız Japon viskiyle burası şehrin en sıcak noktalarından biri. Barın içki sunumuna verdikleri özen barmenlerin her hareketinden anlaşılıyor. Viskinin haricinde özel karışımlı kokteylleri de tercih edebileceğiniz Bar K canlı performanslara da sahne oluyor. Müdavimlerin rehberinde şu sıralar akordeon ve keman ikilisinin sunduğu polkalı saatler yer alıyor.

Alışveriş

Hankyu Department Store:

Osaka’nın en geniş alışveriş merkezlerinden biri olan Hankyu Umeda ilk olarak 1929’da inşa ediliyor. 2012’de geçirdiği restorasyonun ardından tekrar açılan bina hem Japonya’nın hem de dünyaca ünlü lüks markaların şubelerini bulunduruyor. Umeda’nın dinamik moda merkezlerine yapacağınız yolculukta Hankyu atlamamanız gereken noktalardan biri. Üstelik restoran katında konuşlanan şık kafelerden birine oturup, yorgunluk kahvesi de içebilirsiniz.

Daimaru Department Store:

Shinsaibashi semti 1970’lerden beri modanın kalbinin attığı bir merkez haline gelmiş. Tüm sokaklara yayılmış Triangle Park civarındaki onlarca butik Champs-Elysées’ye taş çıkarır nitelikte dünya markalarıyla raks ediyor. Daimaru Alışveriş Merkezi ise bu yörenin en eski taşlarından biri. İçinde kimler yok ki? Yerel markaların en şık parçalarının yanı sıra Christian Dior’dan Chanel’e aklınıza gelebilecek en lüks tasarımlar yine burada. Kendilerini elinde torbalarla moda turuna kaptıracak ebeveynlerin çocukları da unutulmamış elbette, miniklerin de eğlenmeye hakkı var ne de olsa. Daimaru’nun Kita-Ward şubesindeki Pokémon Center çocukları renkli bir dünyaya taşıyor bu kez...

Hello Kitty Sanrio:

Japonya’nın sembollerinden biri haline gelmiş Hello Kitty karakterinin doğduğu yerde binbir türlü kalem, toka ve yüzlerce oyuncak pembelere bürünmüş Sanrio’da minikleri bekliyor. Küçükler kalbinde âdeta bir “Alice Harikalar Dünyası” olarak yer etmiş mağazada en 'cool' annelerin bile kendilerini kaybetmesi an meselesi! Osaka’dan Hello Kitty hatırası almadan dönmek olmaz diyor, biz de rotamızı buraya çeviriyoruz....

DETAIL:

Osaka’nın en renki semtlerinden biri olan Minami’de bulunan DETAIL, alışveriş tutkunlarına minimal ev eşyalarının ve hediyeliklerin hoş örneklerini sunuyor. Kubik formların öne çıktığı mekânda hem eviniz hem de sevdikleriniz için zevkli tercihler yapabilirsiniz.

Timeless Comfort:
Şehrin tam merkezinden geçen eski ve canlılığını hiç yitirmeyen bir cadde Tachibana Dori. Artık Orange Street olarak anılan bu uzun geçit, envai çeşit irili ufaklı mobilya ve ev eşyalarının bulunduğu bir merkez. Küçük kafe ve butik dükkânların dip dibe dizildiği bu caddede bir tur atıyoruz ve içimizi ısıtan sevimli mutfak aletlerinin satıldığı Timeless Comfort ile karşılaşıyoruz. Kubik tarzın en şık örneklerini bulabileceğiniz dükkândan sevdikleriniz için minik birer hediye almadan ayrılmayın bize kalırsa...


Görülmesi Gereken Yerler

Osaka Kalesi:

Yapım tarihi yüzyıllar öncesine dayanan Osaka Kalesi, bugün hâlâ ulusal Japonya tarihine dair pek çok şey anlatır. Hideyoshi Toyotomi, tarafından 15. yüzyılda bir iktidar sembolü olarak yaptırdığı kalede, çay takımlarına kadar her parça altından yapılmış. Sonbahar ve kış aylarında 17:00’a kadar ziyaret edebileceğiniz müzenin yine altından yapılmış benzersiz bir kulesi var ki Osaka’da en güzel gün batımına şahit olabilirsiniz. Kalenin kendisi gibi geleneksel Japon mimarisinin bir örneği olan kule gün doğumuyla birlikte açılıp 23:00’a kadar ziyaretçilerini ağırlıyor.

Kamigata Ukiyoe Müzesi:

Bugünkü Tokyo 17. yüzyılda hüküm süren askeri dikatörlüğün karargahı olarak seçilmişti. Bu rejimle birlikte sosyal tabakaların en altında bulunan kesimler çareyi Japon geleneksel sanatını da yansıtan ahşap boyamalarda bulmuşlardı. Askeri rejimle birlikte yoksullaşan kesimlerin bohem tiyatroların ve geyşaların arttığı bir dönemde bu sanat artık onların hikâyelerini anlatıyordu. Japon halkının hedonist dönemine dair en renkli işlerine 'ukiyo' deniyor ve Manet, Van gogh gibi dünyaca ünlü ressamları bile etkileyen bir tekniğe sahip bu eserler Kamigata Ukiyoe Müzesi’nde sergileniyor.

Umeda Gökdeleni:

Yapımı 1993’de biten Umeda Gökdeleni, o tarihten beri hem Kita-Ku semtinin hem de Osaka’nın sembolik binalarından biri olmaya devam ediyor. Baş döndüren onlarca yüksek bina içinde bu gökdeleni ilginç kılan ise tam 39. katında iki ayrı yapıyı ortada birleştiren ve eşssiz güzelliklere kapı açan bir gözlem bahçesinin bulunması... “Floating Garden Observatory” olarak da anılan noktaya yapılacak bir keşif tırmanışı tüm Osaka’ya kuş bakışı bakmanızı ve unutulmayacak fotoğraflarla geri dönmenizi sağlıyor.

Osaka Shitennoji Tapınağı:

Osaka’nın Shitennoji bölgesi Japonya’nın ilk budist tapınaklarına ev sahipliği yapıyor. Kökleri 6. yüzyıla kadar uzanan Shitennoji Osaka Tapınağı ise Prens Regent Shotoku Taishi tarafından yaptırılan ilk tapınak. Bölgedeki diğer tapınaklar gibi yangın, iç savaş ve II. Dünya Savaşı sırasında Amerikan bombardımanına maruz kalmış olsa da 1963’de geçirdiği büyük restorasyondan sonra yeniden tarihin mirası olarak sahnede kalmayı başarmışlar. Ruhani bir yolculuğun taşlarını ören bu dünya harikası tapınaklar her gün 16:30’a kadar ziyaret edilmeyi bekliyor...

Universal Studios Japan:

Universal Orlando Resort’dan esinlenen eğlence parkı Japonya’nın yegâne cazibe merkezlerinden biri. Her yıl hem diğer Uzak Doğu ülkelerinden hem de Amerika ve Avrupa’dan gelen binlerce ziyaretçiyi ağırlayan Universal Studios Japan dünyanın en büyük eğlence parklarından biri olmaya devam ediyor. Özellikle çocuklu ailelerin tercih etmek isteyeceği kapsamlı bir gezi heyecanlı bir maceranın işaretlerini veriyor. Miniklerin sevgilisi Spiderman’le gökdelenlerin arasında uçma fikri çocukları olduğu kadar büyükleri de büyülüyor. Harry Potter’ın fantastik dünyasına yapılacak bir yolculuk ise kelimelere sığamıyor... Kısacası bu parkta macera her an yeniden başlıyor!

Günü Birilk Kyoto Turu:

Osaka, Tokyo’dan sonra Japonya’nın en büyük şehri. Kentin popüler kültürü çok ilerilere taşıyan dinamik genç nüfusu ise özellikle moda ve teknoloji alanında giderek adını daha çok duyurur hale gelmiş. Yolculuğunuz boyunca burada deneyimleyeceğiniz vizyoner kültürü Kyoto’nun tarihi mirasıyla harmanlamak size Japonya’ya dair pek çok şey katacaktır zira Japonya’ya 1000 yıldan fazla bir süre başkentlik yapmış bu geleneksel şehir özünü kaybetmeden yaşamaya devam ediyor. Uzakdoğu felsefesinin en özgün formlarını taşıyan mimarlık eserleri, insanların ruhunu ve bedenini doğayla özdeş kılacak akıl almaz Zen bahçeleri ve tapınakları ile Kyoto günü birlik bir turu gerçekten hak ediyor.

Kitaplar & Filmler

"Black Rain":

1989 yapım bir Amerikan aksiyon filmi olan Black Rain’in baş rolünde Michael Douglas ile Osaka sokaklarının derinliklerine doğru bir yolculuk yapıyoruz. Uluslararası bir suç şebekesi olan Yakuza üyesine eşlik etmek zorunda olan polis şefimizle New York’ta startı verilen kamerayı Osaka’nın bilinmeyen tarafına çeviriyor Japonya’nın en büyük ikinci kentinin alt tabaka hayatını keşfe çıkıyoruz.

"The City as Subject: Reinvention of Modern Osaka":

19. Yüzyılda Osaka’nın gelişiminde büyük rol oynayan önemli bir belediye başkanının hayatını ve görüşlerini kaleme alan kitap bize şehrin büyüme sürecine dair çok değerli bilgiler veriyor. İnsan odaklı bir politikayla gerçekleştirdiği bir dizi sosyal reform Hajime’yi bugün anlamak için bir sebep. Özellikle anglofonlar için iyi bir kaynak niteliğindeki “The City as Subject: Reinvention of Modern Osaka” kentin mirasını anlamamıza yardımcı oluyor.


Aman Aman!

Osaka Dome

Tuhaf bir UFO’ya benzeyen yapı Osaka’nın sembollerinden olan müthiş stadyumudur. Orix Buffaloes takımının evi olarak planan bu efsane beyzbol stadyumunda unutulmayacak heyecanlı bir maça bilet alabilir ya da çeşitli konserler için de açılan kapılarından istifade edebilirsiniz. İki seçeneğin de Osaka’nın en unutulmaz dakikalarını yaşatacağından eminiz!

Spa

Diğer pek çok aktivite gibi konu spa olunca, Japonya topraklarına ayak bastıktan sonra ilkleri yaşayacağınız bir gerçek. Osaka’ya varana dek deneyimlediğiniz tüm spa sekanslarını bir kenara koyabilirsiniz. Bu eski kültürün ehli olan Spa, size şehirde bambaşka bir dünya aralıyor. Geleneksel eğitimden geçen usta ellerin yüzyıllık birikimi parmak uçlarında güç bulurken siz de zen bahçelerinin verdiği huzuru bizzat hücrelerinizde hissediyor, yenileniyorsunuz.

Kiraz Çiçekleri

Japonya’nın tüm ihtişamlı geçmişine tanıklık eder kiraz çiçekleri. Nice otantik hikayelerde, haiku ve geleneksel ahşap boyama tablolarında karşımıza çıkan bu dünya harikaları bir bir açıldığında Osaka bambaşka bir görünüme kavuşur. Biletiniz bu aylara denk gelmeyi başardıysa Osaka Kalesi Bahçeleri’nin gizli yüzünü nasıl ortaya çıkardığını, nehirlerin farklı aktığını göreceksinizdir....

Sıkıcı Bilgiler

Osaka’da daha rahat bir gezi için metro seferlerinin diğer ülkelere nazaran daha erken bir saatte sonlandığını ve taksi şoförleriyle iletişim konusunda birazcık zorlanabileceğiniz konusunda hazırlıklı olmakta fayda var. Şehir içinde kaybolmaktan korkmanıza gerek yok, emniyet içinde arşınlayabilirsiniz sokakları. Ancak herhangi bir ihtiyaç halinde yanınızda önlem adına birer kâğıt kalem bulundurmak iyi bir seçenek zira Japon aksanı, konu İngilizce’ye gelince tökezleyebiliyor ve demek istediğinizi kâğıda yazarak anlaşmak çok daha kolay oluyor.