Oslo Elinizin Altında

Kocaman bir tarihi ve nefes kesici doğal güzellikleri peşine takarak günümüze uzanıyor Oslo. Kışın geceleri doya doya yaşayan, yaz oldu mu da güneşi elinden kaçırmamak için kovalayan bu şehir, moderniteyi İskandinav yorumuyla üzerine geçirirken metropollerin tüm olumsuzluklarını bir kenara bırakıyor.

Tasarımdan gastronomiye yavaş yavaş tüm dünyayı saran, İskandinav kültürünün yenilikçi ve özgün yorumlarını Oslo’da birinci elden deneyimleyebilirsiniz. Hem de bir yandan verici yoğunluğu içinde kaybolmadan, aheste aheste temiz hava içinden bisikletinizi sürerek ya da yemyeşil parklarda keyif çatarak!

Kuzey’in stilinde minimalliğe önem verse de aynı anda birkaç farklı karaktere birden bürünebilen bu görmüş geçirmiş kenti sizi tazeleyecek, bilgelik katacak. Yeter ki anlatacağı hikâyelere kulak vermesini bilin...

Oslo

En İyiler

Grand Hotel Oslo:

Oslo’nun en ihtişamlı yapılarından biriyle karşınızdayız: Grand Hotel Oslo, hem mimarisi hem de iç dekorasyonuyla görenlerin gözlerini kamaştırıyor. 292 odası ve 54 süiti bulunan bu görkemli otelin tamamına kusursuz bir şıklık hâkim. Lüks hizmet anlayışını, “Otel restoranları sıkıcı olur” düşüncesini yıkarak restoranına, barına, spa ve fitness salonlarına da taşıyor. Sizi dört dörtlük ağırlayacak Grand Hotel Oslo’nun antika eşyalarla süslenmiş nostaljik ambiyansında kendinizi bir masalı yaşıyormuş gibi hissedeceksiniz.

Hotel Continental:

Kapılarını ilk kez 1900 yılında açan Hotel Continental, o zamandan bu yana lüks ve kaliteli hizmetini eksiksizce devam ettiriyor. Klasik ve sade dekorasyonunda konforu öne çıkaran bir anlayış benimseyen Hotel Continental, yılların verdiği ağırbaşlı bir ambiyansa sahip. Havalimanına 25 dakika uzaklıkta olan otel iş seyahatleri için de tatiller için de pek çok kolaylığa sahip bir konaklama sağlıyor: İki kata yayılan 9 ayrı toplantı odası, konuklarını sofistike mekânında ağırlayan gurme restoranı ve merkezi konumuyla burası tüm imkânları önünüze koyuyor. Görmüş geçirmişliğini her bir köşesinde hissettiren Hotel Continental, Norveç usulü bir keyif yaşatacak sizlere.

First Hotel Grims Grenka:

Oslo’nun öne çıkan tasarım otellerinden First Hotel Grims Grenka minimal ve çağdaş bir tasarıma sahip. Mavilerle yeşillerin hâkim olduğu odalarında konuklarına huzur dağıtan otelin tamamında kalite ve konfor esas alınmış. Konuklarının tüm ihtiyaçlarını önceden düşünüp hazır eden First Hotel Grims Grenka’nın merkezi konumu sayesinde şehrin tüm önemli yerlerine yürüyerek sadece birkaç dakika içinde ulaşmak mümkün. Hava güzelleşince keyfi kat be kat artan teras barı ve Nordik mutfaklardan bir seçki sunan restoranıyla lezzet konusunda da sözü kimseye bırakmamaya kararlı olan First Hotel Grims Grenka, İskandinav tasarımının rahatlatıcı kollarında dinlenmek isteyenler için ideal...

The Thief:

Ocak 2013’te açılmış olan The Thief, Oslo’nun yıldızı parlayan tasarım otellerinden biri. Hem Norveç’ten hem de dünyanın farklı ülkelerinden tasarımcıların imzasını taşıyan iç mekânında sadelik üzerinden sofistike bir ambiyans yaratmış olan The Thief’teki odalar 5 ayrı kategoriye ayrılıyor. Bunların dışında otelin en üst katından nefis Oslo manzarasına bakan süitin sunduğu deneyim de apayrı. Otelin kendi art direktörü tarafından seçilmiş sanat eserlerinin süslediği odalarında estetikle konforu birleştiren The Thief, içindeki restoranı Fru K ile özel bir gurme deneyimi de yaşatıyor.

Bunlara Da Bakmaya Değer

Comfort Hotel Grand Central:

Oslo’nun ana caddelerinden Karl Johan’a sadece birkaç dakika uzaklıkta bulunan Comfort Hotel Grand Central, ferah ve aydınlık iç mekânında ağırlıyor konuklarını. 170 odası bulunan otel son derece minimal ve bir o kadar da özgün bir dekorasyona sahip. Merkezi konumu sayesinde Oslo şehir hayatına kolayca açılsa da Comfort Hotel Grand Central, şehrin gürültü ve karmaşasından izole olmayı başarmış bir yer. Uygun fiyatlarından dolayı da sıkça tercih edilen Comfort Hotel Grand Central, gittiği yerlerde kendini evindeymiş gibi hissetmek isteyenler için ideal bir konaklama sunuyor.

Scandic Vulkan:

İskandinav kültürüne özgü sade şıklığı kusursuzca üstünde taşıyan Scandic Vulkan, ferah odalarında konforu baş köşeye koyuyor. Oslo’nun en büyük kültür ve ticaret sitelerinden Vulkan’ın içinde yer alan otel, çok çeşitli mekânlarla çevrili; özellikle gurmeler için pek çok seçenek sunan Vulkan’ın alanı içerisinde okullar, oteller ve sanat merkezleri mevcut. Şehir merkezine 15 dakika uzaklıkta olan Scandic Vulkan, tam da farklı bir Oslo deneyiminin peşinde olanlara göre!

Comfort Hotel Xpress:

Şehir merkezinde, sıradışı ve aydınlık dekorasyonuyla dikkati çeken, Oslo’nun yenilikçi otellerinden biri Comfort Hotel Xpress. Şehrin genç yüzünün temsilcilerinden Comfort Hotel Xpress, adının hakkını veren bir konfor anlayışına sahip; her biri özel bir tasarıma sahip odalar, konuklarının ihtiyaçlarına göre donatılmış. Oslo’nun eğlence merkezlerine de yürüme mesafesinde olan Comfort Hotel Xpress, Oslo’nun dinamik yaşantısına davet ediyor sizleri.

PS Hotel:

31 odalı bu butik otelin sıradışı bir konseptte hazırlanmış eğlenceli dekorasyonu, konukları için eğlenceli bir ambiyans yaratıyor. Şehrin en kapsamlı kültür ve ticaret sitelerinden Vulkan’ın içinde bulunan PS Hotel, tüm detayların düşünüldüğü odalarında önceliği konfora vermekte. Aile seyahatleri için de, tekli maceralara atılanlar için de ideal bir konaklama sunan PS Hotel, sıcakkanlı konuk severliğiyle sizleri dostane bir şekilde ağırlayacak.

Saga Hotel Oslo:

Sofistike bir şıklığa sahip olan Saga Hotel Oslo, her türlü konfora sahip 4 yıldızlı bir otel. 1890’lı yıllardan kalma bir binanın içerisinde yer alan Saga, yakın zamanda geçirdiği restorasyonun ardından, yepyeni modern stiliyle konuklarını ağırlamaya devam ediyor. Renkli ve sıcakkanlı kahvaltı salonu, ağırbaşlı ve bir o kadar da gösterişli lobi barında ikramda kusur etmeyen Saga Hotel, sakin ve huzurlu birkaç gün vadediyor konuklarına.

Öğle Yemeği İçin En İyi Adresler

Café Christiania:

Fransız brasserie’lerinin klasik ambiyansına sahip olan Café Christiania, Oslo’nun popüler yemek adreslerinden biri. Öğlen yemeği menüsüne taptaze sandviçleri ve çeşit çeşit salataları ekleyen Café Christiania, güne devam etmek için ihtiyaç duyduğunuz enerjiyi hafif ama doyurucu lezzetlerle sağlıyor. Yemeğini güzel bir tatlı ya da kokteylle tamamlamak isteyenlere de bir dolu seçenek sunan Café Christiania, günü daha da keyifli kılan bir yer.

La Brasserie:

Gün ortası atıştırmaları için Osloluların sıkça tercih ettiği La Brasserie, sıcak ve keyifli ambiyansında ağırlıyor konuklarını. Buranın menüsünde makarnadan sandviçe, tapas’lardan hamburgere, balıktan salataya kadar, her damak zevkine uygun bir seçenek bulunuyor. Doyurucu bir öğle yemeği yemek ya da güzel bir şarap eşliğinde dinlenmek için gelebileceğiniz La Brasserie, yorucu bir şehir turuna leziz bir mola vermenizi sağlayacak.

Kolonihagen Frogner:

Gündüzleri kafe, akşamları ise restoran olarak ağırlıyor konuklarını Kolonihagen Frogner. Sade bir şıklığa sahip iç mekânında ferahlıkla dinginliği aynı anda sağlayan Kolonihagen Frogner’in menüsü yerel malzemelerle hazırlanmış yemeklerden oluşuyor. Buranın kendi yapımı olan ekmeklerinin ve diğer hamur işlerinin tadına bayılırsanız eğer, giderken yanınızda götürmek için satın alabilirsiniz. Yazın havalar güzelleştiğinde dışarıdaki mekânına doğru yayılan Kolonihagen Frogner, öğle yemeği için orijinal bir alternatif.

Fiskeriet:

Deniz mahsulü tutkunuysanız eğer Oslo’nun bu konudaki en iyilerinden Fiskeriet’e alalım sizi. Youngstorget’te bulunan bir balıkçı dükkanı burası aslında ama tezgahlarında sattığı o taptaze balıkları enfes bir şekilde pişirip konuklarına da sunuyor Fiskeriet. Menüsünde balık çorbası, fish & chips, karides ve bir sürü çeşit daha bulunduran Fiskeriet’te yediklerinizin tadı damağınızda kalacak, bizden söylemesi.

Bolivar:

Şehrin en popüler noktalarından biri Bolivar. Şehrin ünlü alışveriş caddelerinden Bogstadveien yakınında bulunan Bolivar’ın bu kadar çok tercih ediliyor olmasının bir sürü sebebi var elbette. Bir kere, buranın çağdaş bir şıklığa sahip olan iç dekorasyonu mekânı daha da keyifli bir hale getiriyor. Buna bir de önünüze kokan tabakların enfes kokuları ve unutulmaz tatları da eklenince Bolivar’ın tutkunu olup çıkıyorsunuz. Buranın şarapları ve kokteyllerinin de ayrıca denenmesi gerektiğini buraya not düşelim biz.

Akşam Yemeği İçin En İyi Adresler

Restaurant Havsmak:

Oslo’nun en iyi deniz mahsulü restoranı Havsmak. Konuklarını sade bir şıklığın hakim olduğu dekorasyonunda ağırlayan Havsmak’ın adı 'denizin lezzeti' anlamına geliyormuş. Gerçekten de denizden gelen lezzetleri özel tariflerle hazırlayıp eşsiz sunumlar eşliğinde sunan restoranın deniz mahsulleriyle arası iyi olmayanlar için de seçenekleri mevcut. Yemeğinizin yanına bir de bir kadeh buz gibi beyaz şarap söylemeyi unutmayın!

Statholdergaarden:

İskandinav kültürünü yansıtan, ışıl ışıl ve ihtişamlı bir mekâna sahip Statholdergaarden. Sarayları anımsatan dekoru kadar apayrı bir gurme deneyimi sunan menüsü de Statholdergaarden’ın Oslo’nun en iyi restoranları arasına sokmuş. 1993 yılında ünlü şef Bent Stiansen tarafından açılan restoranda masaları donatan tabakların sunumlarına hayran kalmadan edemeyeceksiniz. Tabii lezzetlerine de! Size özel bir gurme deneyimi yaşatacak Statholdergaarden’ın geniş mi geniş şarap seçkisini ayrıca denemeniz gerektiğini de belirtelim.

Dinner Bar & Restaurant:

Çin’in Sişuan ve Kanton bölgelerinden lezzetleri menüsüne dahil eden Dinner Bar & Restaurant, kurulduğu 1989 yılından bu yana konuklarına özel bir gurme deneyimi yaşatıyor. Yemekleri kişiye özel porsiyonlar yerine masadaki herkesin paylaşabileceği şekilde servis eden restoranın bir tür Çin mantısı olan Dim Dum’ı ve kendine has spesiyalitesi olan Mangolu pudingi pek meşhur! Sade ve bir o kadar da şık bir dekorasyonu olan Dinner, gurme zevkler yaşatma konusunda Oslo’nun tek geçilen restoranları arasında...

Restaurant Fjord:

İskandinav mutfağından özel lezzetler sunan bir gurme restoranı Fjord. Deniz mahsullerinin başköşede yer aldığı menüsüyle şehrin en sofistike restoranları arasında sayılan Fjord’un mutfağında sezonluk ve en taze malzemeler kullanılıyor. Zaten restoranın menüsü de o sezonda bulunan ürünlere göre sürekli olarak yeniden düzenlenmekte. Son derece gösterişli ve şık bir dekorasyona sahip olan Fjord’un enfes sunumları ve incelikli hizmet anlayışıyla sizi kusursuz bir şekilde ağırlayacağına emin olabilirsiniz.

Bagatelle:

1932 yılında kapılarını açan Bagatelle, Oslo’nun Michelin yıldızlı ünlü restoranlarından biri. 2009 yılında baş şefi Eyvind Hellstrøm’un tüm mutfak ekibini de yanında alarak restorandan ayrılmasının ardından kara günler geçiren Bagatelle, 2011 yılında küllerinden doğarak hak ettiği Michelin yıldızını yeniden kazanmayı başardı. Eski ihtişamlı günlerini yeniden canlandıran Bagatelle’in menüsü deniz ürünlerini baş köşeye koyan İskandinav ve Nordik mutfaklardan lezzetler sunuyor. Lüks hizmet anlayışı ve sanat eseri niteliğindeki sunumlarıyla kalitesini ortaya koyan Bagatelle’in ayrıca İskandinavya’nın en iyi şarap seçkilerinden birine sahip olduğunu da belirtelim.

Grilleriet:

Evet, Grilleriet adından da anlaşılacağı üzere, ızgara spesiyaliteleri üzerine ustalığını konuşturan bir restoran. Sade ve modern dekorasyonunda orijinal bir şıklık yakalayan Grilleriet, özel tadım menüsüyle gurme zevkleri ızgaradan tabağınıza taşıyor. Yemeklerini kocaman bir barın üzerine serilmiş açık mutfağında hazırlayan Grilleriet, nefis kokularla sizi ilk andan tavlayacak. Yemeğinizi bir de güzel bir şarapla tamamladınız mı buradan mutlu bir şekilde ayrılacağınız garanti!

Atıştırılmalı!

Godt Brod:

Grunerlokka semtinde bulunan Godt Brod’un tamamen organik malzemelerle hazırladığı ekmekleri ve hamur işi lezzetleri pek meşhur. Eğer yolunuz buralardan geçerse, gün içindeki açlığınızı atıştırmak için buranın mis kokulu hamur işlerini denemeyi ihmal etmeyin.

Cocoa:

Mekânın adını gördüğünüz anda aklınıza dumanı üstünde, bir fincan dolusu mis gibi sıcak çikolata geldi değil mi? O zaman bu dürtüye daha fazla karşı gelmeyin ve Cocoa’nın yolunu tutun! Çay, kahve ve frapuccino çeşitleri de servis eden Cocoa, hele dışarıda hava soğuksa, sıcacık bir yuva, cennetten bir köşe gibi gelecek.

United Bakeries:

Tatlı krizi gelenlere enfes bir tavsiyemiz var: United Bakeries. Oslo’nun en popüler fırınlarından olan United Bakeries, Norveç usulü hamur işleri ve tatlılarıyla tam bir lezzet şöleni sunuyor. Buranın sandviçlerinin de son derece başarılı olduğunu ayrıca belirtelim. Gün arası atıştırmaları için de gelinesi United Bakeries, damağınızda mutlu tatlar bırakacak.

Gece Kuşlarına

Aku-Aku Tiki Bar:

Eğer güzel bir gece geçirmenin yolunun birbirinden leziz ve kaliteli içkilerden geçtiğini düşünüyorsanız, Aku-Aku’yu gidilecek yerler listesine ekleyin mutlaka. Orijinal kokteylleri ve rahat ambiyansıyla Osloluların da sıkça tercih ettiği Aku-Aku, şehrin en keyifli adreslerinden biri. Buranın pek meşhur kokteylleri Aku Aku Chili Punch ve Kon Tiki Ice Tea’yi mutlaka denemeniz gerektiğini de söyleyelim.

Jaeger:

Şehrin yenilerinden olsa da kaliteli müzikleri ve keyifli mekânı sayesinde kısa zamanda en popülerlerinden biri haline gelmeyi başarmış bir kulüp Jaeger. Elektronik, techno ve house türlerinin ağırlıklı olarak çalındığı Jaeger, haftanın belli günlerinde şehrin ünlü DJ’lerini ağırlıyor. Geceyi Oslo’nun en enerjik ve hareketli noktasında geçirmek istiyorsanız, sizleri Jaeger’e alalım!

Blå:

Kapılarını 10 yıl önce açan Blå, şehrin en aktif konser mekânlarından biri. İlk başta caz kulübü olarak yola koyulsa da burası artık günümüzde pek çok farklı müzik türünü kapsayan bir yer. Eğer Oslo’da canlı müzik dinlemek istiyorsanız Blå’nın programına göz atmanızda fayda var, belli olmaz belki de çok sevdiğiniz bir grubun ya da müzisyenin konserine denk gelirsiniz…

Cafe Mono:

Eğer Oslo’nun yerel gruplarını dinleyebileceğiniz bir yer arıyorsanız Cafe Mono sizin için doğru adres. Müdavimlerine içkilerini indirimli satan, kapıda V.I.P. kurallarını umursamayan (ünlü rock grubu Franz Ferdinand’ı herkesle birlikte sırada bekletmiş olmalarıyla biliniyorlar), şehrin ünlü sanatçılarını DJ’lik yapmaya davet eden son derece özgün bir mekân burası. Keyifli vakit geçirmek, yeni müzikler keşfetmek ve şehrin genç yüzünü görmek için gelebilirsiniz Cafe Mono’ya.

Parkteatret:

Avrupa’nın en eski sinemalarından biri olan Parkteatret (geçmişi ta 1907 yılına kadar uzanıyor), günümüzde artık bir konser mekânı olarak ağırlıyor konuklarını. Hem Norveç’ten hem de yurtdışından pek çok müzisyeni ağırlayan Parkteatret’te pazar günleri özellikle yerli isimlere yer veriliyor. Gelmeden evvel programına bakmayı ihmal etmeyin!

Alışveriş

Alışveriş

Henrik Vibskov Boutique:

Oslo’dan ayrılırken Norveçli tasarımcıların ürünlerini de yanınızda götürmek ister misiniz? Cevabınız evetse, zaman sizi Henrik Vibskov Boutique’e alalım. Yerli tasarımcıların ellerinden çıkma kıyafetlerin satıldığı bu özgün butikte, kıyafetten çantaya, ayakkabıdan takıya kadar pek çok çeşitli parça bulunuyor. Hem kadın hem de erkek giyime yer veren bu mağaza stilinde şıklıkla orijinalliği birleştirmeyi sevenlere göre...

Babel:

Babel, küçücük mekânında büyük tasarımcıların kıyafetlerine yer veren bir mağaza. Isabel Marant’tan Alexander Wang’e, modanın ünlü isimlerinin imzasını taşıyan parçalara yer veren Babel’de ayrıca bir de ikinci el bölümü bulunuyor. Sadece kadın giyim ürünlerinin satıldığı Babel, eğer tasarım kıyafetlerden vazgeçemiyorsanız sizi kolayca tavlayacak bir yer.

Lopi:

2010 yılında kurulan Lopi, şıklığını sadelikten alan bir Norveç markası. Son derece minimal tasarımlara imza atan markanın tişörtleri özellikle çok meşhur. Günlük şehir hayatında kolaylık sağlayacak tarzların sahibi Lopi, özellikle giyiminde rahatlıktan vazgeçemeyenlere göre...

Catherine Hammel:

Norveçli tasarımcı Catherine Hammel, koleksiyonlarında modern ve şehirli kadın stilini öne çıkaran Norveçli bir tasarımcı. Tasarımlarıyla sade bir şıklığı vurgulayan Hammel’in ürünlerini Oslo’daki kendi mağazasının yanı sıra, pek çok markaya yer veren büyük alışveriş merkezlerinde de bulabilirsiniz. Pastel renklerle yalın stillerin tutkunlarına duyurulur.

Granit:

Granit için “Oslo’nun her şeycisi” desek yeridir: Burada çantadan sandığa, lambadan battaniyeye, kırtasiye ürünlerinden mutfak eşyalarına, yok yok! Hakikaten de aklınıza gelen ve ihtiyacınız olan her türlü şeyi önünüze koyan Granit, tasarımlarında İskandinav stilinin sade şıklığını işlevsellikle birleştiriyor. Buradan eliniz boş çıkmayacağınız kesin!

Bare Jazz:

Caz tutkunuysanız ve dijital çağın albüm satın alma alışkanlıklarınızı değiştirmesine izin vermediyseniz Oslo’da aklınızı başınızdan alacak bir mağaza sizi bekliyor: Bare Jazz. Hem Norveç hem de uluslararası caz sahnesinden pek çok ismin albümlerine yer veren Bare Jazz’de hafta sonları canlı performanslara da yer veriliyor. Burası her tarafına cazın sindiği bir dükkân gerçekten de!

Görülmesi Gereken Yerler

Vigeland Park:

Vigeland Park, dünyanın en büyük heykel parklarından biri. Eşsiz güzellikteki Frogner Park’ın bir kısmını oluşturan Vigeland Park’ta karşınıza çıkacak heykellerin hepsi, parka da adını veren heykeltıraş Gustav Vigeland’a ait. Bazılarının “Norveç’e gitme sebebi” olarak bahsettiği Vigeland Park’ta 1920- 1943 yılları arasında yapılmış, yaklaşık 600 farklı heykel bulunuyor. Karlar altındayken de baharın renkleriyle donatılmışken de harika görünen bir yer burası.

Viking Ship Museum:

İskandinav tarihinin ünlü kahramanları Vikinglere ayrılmış bir müze Viking Ship Museum. University of Oslo içerisindeki Museum of Cultural History’nin bir parçası olan Viking Ship Museum, dev Viking gemilerinin kalıntılarına yer veriyor. Efsanelerle yüklü bir tarihi somut örnekleriyle görmek için Viking Ship Museum’u mutlaka ziyaret etmeniz gerek!

Norwegian Museum of Science and Technology:

Bilim ve teknoloji meraklılarının şehre ayak basar basmak görmek isteyeceği yerlerden biri Teknisk Museum. Tıp tarihini değiştiren icatlardan müzik enstrümanlarına kadar, günümüze yön veren ve Norveç’in endüstriyel yapılanmasında büyük rol oynayan pek çok detayı meraklısıyla buluşturuyor bu müze. Teknisk Museum’a özellikle çocukların çok bayılacağını belirtelim.

Oslo City Museum (Bymuseet):

Kocaman arşiviyle Oslo şehir tarihini günümüze taşıyor Oslo Şehir Müzesi. Norveç’teki en geniş fotoğraf koleksiyonuna sahip olan müze ayrıca şehrin geçmişine ışık tutmak için kurulmuş kapsamlı bir kütüphaneye de sahip. Müzenin içerisindeki binlerce parçalık sanat koleksiyonu da ayrıca görülmeye değer.

Astrup Fearnley Museet:

1993 yılında kurulan Astrup Fearnley Museet, şehrin en kapsamlı modern sanat müzesi. 2012 yılında mimar Renzo Piano’nun imzasını taşıyan yeni binasına taşınmış olan müzenin biri kalıcı koleksiyona diğeri de sergilere ayrılmış iki bölümü bulunuyor. Çağdaş sanata yön veren, dünyaca ünlü sanatçıların eserlerine ev sahipliği yapan müzede Jeff Koons, Cindy Sherman, Matthew Barney, Richard Prince ve daha pek çok ismin işlerine rastlamak mümkün.

DogA – the Norvegian Center for Design and Architecture:

Şehrin en özgün noktalarından olan DogA, tasarım ve mimariyi buluşturuyor. Devasa bir alana sahip olan DogA’nın eski bir santralden dönüştürülmüş binasının, ev sahipliği yaptığı eserler kadar ilgiyi hak ettiğini söyleyelim. Sanatsal paylaşımlara açık bir merkez gibi işleyen DogA’da sergiler, konferanslar ve tasarımla mimari üzerine konuşmaların gerçekleştiği interaktif toplantılar düzenlenmekte. Eğer tasarım ve mimarideki yenilikleri görmeyi seviyorsanız DogA’da uzun uzun vakit geçirmek isteyeceksiniz, bizden söylemesi.

Dinlenecekler & Kitaplar & Filmler

Eğer pop müzikle aranız iyiyse Alexander Rybak’ın Norveç’e 2009 Eurovision Şarkı Yarışması’nda birincilik getiren şarkısı “Fairytale”ı mutlaka dinleyin! İskandinav coğrafyalarının seslerini günümüz pop müziğinin ezgileriyle birleştiren “Fairytale”, Oslo seyahatiniz boyunca aklınızın bir köşesinde çalıp duracak!

"Vicky the Viking":

Türkiye’de Vikingler adıyla gösterilen çizgi filmi hatırlıyor musunuz? Kabile şefi Halvar’ın oğlu olan Vicky, zor durumların kaba kuvvetle değil de zeka yoluyla çözülmesi gerektiğine inanır bu sayede kimsenin kendisinden beklemediği başarılara imza atardı. Vikinglerin mirasını hâlâ üzerinde taşıyan Norveç’e doğru yola koyulmadan evvel, tarihe görkemli bir şekilde adını yazdıran bu kavime adanmış Vicky the Viking’in sevimli hikâyelerini izlemek keyifli bir nostalji yaşatabilir herkese.

Aman Aman!

Oslo’yu karış karış gezmek ve detaylıca görmek isteyenler için kış aylarında gelmek pek iyi bir fikir olmayabilir. Hava sıcaklığının eksilerde dolaşması bir yana, bu dönemde gündüzler de oldukça kısa sürmekte. Yaz mevsiminin gelmesi ile birlikte durum tam tersine dönüyor; bu aylar boyunca güneş sadece 3-4 saatliğine batıyor. Yazın gece yarısında bile etrafın günlük güneşlik olduğunu görebilirsiniz.

Eğer Oslo’da uzun süreli kalacaksanız, Norveç’i turlamaya da vakit ayırmalısınız mutlaka. Ülkenin ünlü fiyortlarına açılan renkli balıkçı kenti Bergen, Norveç’in görülmesi gereken yerlerinden birisi. Yalnız Bergen’e Oslo’dan uçakla gitmek yerine tren yolunu tercih edin, çünkü aradaki eşsiz doğa manzarasını mutlaka görmeniz gerek!

Sıkıcı Bilgiler

Oslo’nun oldukça gelişmiş ve kapsamlı bir toplu taşıma sistemi bulunuyor. Şehrin metro sistemi Tunnelbane ya da kısaltılmış ismiyle T-bane, Avrupa’daki en geniş ağlardan biri.

Toplu taşıma yerine taksi kullanacaklar için küçük bir bilgi: Oslo’da taksi ücretleri biraz pahalı. Yine de şehir içinde bulması çok kolay olduğu için taksi pratik bir çözüm de olabilir.

Bisikleti seven şehirlerden biri Oslo... Kış ayları, yani aralık – mart arası dönem dışında Oslo’da toplu taşıma sisteminin bir parçası olarak bisiklet de kiralanıyor. Turist bürolarından alacağınız kartlarla şehrin belirli noktalarından bisiklet kiralayabilir ve 3 saatlik süre boyunca istediğiniz yere gidebilirsiniz. 3 saatin sonunda ise bisikleti, aldığınız yere olmasa da başka bir bisiklet kiralama noktasına geri bırakmanız gerekiyor.

Oslo’da üç ayrı havalimanı bulunuyor: Oslo Airport Gardermoen, Torp Airport, Rygge Airport.

Oslo Airport Gardermoen havalimanından şehir merkezine otobüs ve tren seferleri var. Taksi kullanmak istiyorsanız, havalimanında bulunan Oslo Taxi, Norgetaxi ve Taxi 2 şirketlerinin araçlarını kullanabilirsiniz. Hem bu şirketler havalimanı için indirimli tarife uyguluyor. Ayrıca havalimanı içinden araba da kiralayabilirsiniz.

Torp Havaalanı şehrin dışında bulunduğu için buradan merkeze taksi bulunmuyor. Taksi yerine otobüs ya da tren seferlerini tercih edebilir ya da araba kiralayabilirsiniz.

Rygge Havaalanı’nda da Torp Havaalanı’nda olduğu gibi, taksi bulmak zor ama buradan otobüs ve trenle şehre bağlanabilirsiniz. Ayrıca burada da araba kiralama servisi mevcut.