San Diego Elinizin Altında

Zamanın başka türlü aktığı şehirlerden biri San Diego... Aklına eseni yapmayı seven, enerjik ve keyfine düşkün bir diyar burası. Gündüzleri plajlara serilen, akşamları ise günbatımıyla birlikte kızıllara boyanmış teraslarda, güzel bir içki eşliğinde okyanusu seyre dalan bu kentin 'The Finest City in America' yani “Amerika’nın En Hoş Şehri” unvanını kapması boşuna değil.

Geçtiğimiz yıllarda yıldızı yeniden parlamaya başlayan San Diego’nun şehir merkezinde, birbirinden şık oteller, gurme restoranlar, hareketin bir an bile durmadığı kulüpler ve ışıltılı mağazalar görebilirsiniz. Kendinizi sakinliğin ve okyanusun kollarına bırakmayı tercih ettiğiniz bir günde ise arabaya atlayıp şehrin plajlarını ve sahil boyunca uzanan köylerini keşfe çıkabilirsiniz. Burada 30’dan fazla plaj olduğundan kalbinize göre bir köşe bulmanız zor olmayacak!

Amerika’nın batı sahilleriyle özdeşleşen aylaklığını olduğu gibi üzerine geçiriveren San Diego’da kendinizi tarifsiz bir huzurun içinde bulacaksınız. Burası gerçekten de ömür uzatan bir yer!

San Diego

En İyiler

The US Grant San Diego Hotel:

San Diego’nun klasikleri arasında yer alan The US Grant, kapılarını ilk kez 1910 yılında açmış. O zamandan bu yana stil sahibi lüks anlayışından ödün vermeden konuklarını ağırlayan The US Grant’in şehrin tam merkezindeki konumu sayesinde prestiji kat be kat artıyor. 47 süitin de dahil olduğu 270 odasında Fransız ve Amerikan kültüründen sanat eserlerine yer veren otelin ihtişamlı mimarisini gördükten ve sade bir şıklıkla tamamlanan konforunu deneyimledikten sonra neden bu kadar ünlü olduğunu daha iyi anlayacaksınız.

The Westgate Hotel:

Şehrin tarihi içinde yükselen, artık bir tür sembol haline gelmiş otellerden biri de The Westgate Hotel. 1970 yılında açılan The Westgate Hotel’in lobisi, toplantı odaları ve yemek salonları 18. yüzyıldan kalma antikalarla dolu. Travel + Leisure dergisinin San Diego’nun en iyi oteli seçtiği The Westgate, ihtişamlı dekorasyonuyla görenlerin gözlerini kamaştırıyor. Diğer yandan, buranın lüks ve konforu bir arada sunan hizmet anlayışı burayı daha da eşsiz kalıyor. Şehrin merkezinde yer alsa da The Westgate Hotel, çevresini saran tüm binaların ve caddelerin hareketinden soyutlanmış, huzur ve rahatlıkla kuşatılmış bir diyara doğru yola çıkarıyor konuklarını.

W San Diego:

Burası, adından da anlayacağınız üzere, W otellerinin San Diego üssü... Şehrin en yeni otellerinden biri olan W, 'ağırbaşlı klasikler' yerine daha dinamik ve modern mekânları tercih edenlere göre. En yeni teknolojilerle donatılmış çağdaş tasarımlı odalarında her türlü konforu sağlayan W, odaları kadar restoranı ve partilere ev sahipliği yapan barlarıyla da ünlü San Diego’da. Otelin geniş ve ferah odalarında kaldığınız günlerde, teras barında bol çeşitli nefis kokteyllerden tatmayı es geçmeyin sakın!

The Grand del Mar:

San Diego’nun kuzeyinde bulunan The Grand del Mar, şimdiye dek pek çok ödül toplamış, doğayla barışık bir yer. Geniş geniş uzanan golf sahaları, tenis kortları ve 4 ayrı yüzme havuzuyla burası illa bir yerden gönlünüzü çelmeyi başarıyor. Tabii dört dörtlük spa hizmetlerini ve eşsiz lezzetler sunan restoranlarını da unutmamak gerek! Konukları için her türlü konforu sağlayan, çevresini saran yemyeşil doğanın huzur dolu havasını odalarına da taşıyan The Grand del Mar, romantik kaçamaklar için olduğu kadar aile boyu tatiller için de ideal adres...

Paradise Point:

San Diego’nun ünlü resort’larından biri de Paradise Point. Şehrin denize girilen bölgelerinden Mission Bay’de bir ada üzerinde yer alıyor burası. Kendine ait bir plajı bulunan Paradise Point için 'cennetten bir köşe' tanımlamasını yapsak, sadece adından esinlenmiş olmayız. Masmavi sulara doğru uzanan, günbatımında kızıllıklara boyanan bu resort gerçekten de insana kendini yeryüzünün dışında bir diyardaymış gibi hissettiriyor. Tüm bunlarda resort’un doğayla kusursuz bir uyum sağlayan sıradışı mimarisinin de payı büyük. Her bir parçası özenle seçilmiş odalarında evden bir köşe sunan Paradise Point, golf, yüzme ve scuba gibi sporlarla ilgilenenlere pek çok imkân sağlıyor.

Bunlara Da Bakmaya Değer

Andaz:

Modern tasarımı üzerinden kusursuz bir konfor sağlayan Andaz, sade bir şıklığı taşıyor iç mekânına. Merkezi bir konuma sahip olan otelin misafirperverliği kadar, terasındaki barı ve yüzme havuzu da meşhur. Gündüz terastaki havuzun kenarına kurulup güneşlenmenin keyfi bambaşka! Güneş batarken kıpkızıl kesilen manzaranın tadı da yine en iyi burada çıkartılıyor. Andaz'ın San Diego’da geçireceğiniz günleri daha da keyifli kılacağına siz de ikna oldunuz, değil mi?

Hotel Solamar:

Dekorasyonuyla insana kendini evindeymişçesine hissettiren bir yer Hotel Solamar. Şehrin tam merkezinde ve alışveriş ve eğlence merkezlerinin hemen yanı başında bulunuyor. Canınızın her istediğine, anında ulaşabilirsiniz. Otelin müşterilerine sağladığı hizmetler arasında spa ve fitness da var. San Diego’daki pek çok otel gibi terasındaki havuzun yanı başında içilen kokteyllerin bünyeye yaydığı keyif de Solamar’ın vazgeçilmezi.

The Grand Colonial:

The Grand Colonial, San Diego’nun en popüler bölgesi La Jolla’nin klasiği haline gelmiş bir otel. 1913 yılından bu yana misafirlerini ağırlamakta olan otelin 5 katlı binası, sadece dış görünüşüyle bile Amerika’nın batı kıyılarına ait o neşeli havayı hissettirmeye muktedir. İç mekânında klasik bir şıklığa sahip otelin Nine-Ten adlı restoranı da pek meşhur. Bu arada, hayaletlerle aranız iyiyse The Grand Colonial’in bu konuda adının çıkmış olduğunu belirtelim. La Jolla’da otele dair Agatha Christie soslu ve bol eğlenceli hikâyeler anlatılıyor. Biraz gizem ve heyecandan bir şey olmaz diye düşünüyorsanız tam yerindesiniz demektir.

The Keating:

The Keating, iç dekorasyonundaki sıradışılığı ile San Diego’daki oteller arasından hemen sıyrılıveriyor. Şehir merkezinde butik otel arayanlar için en iyi alternatifler arasında yer alan The Keating’in tarihi 1890 yılına kadar uzanıyor. 2006 yılında büyük bir restorasyondan geçen otel, hâlâ ilk günkü lüks ve konfor anlayışını devam ettiriyor. Geçmişiyle bağlarını koparmayan ama modern tasarımıyla yüzünü geleceğe dönmüş bu sevimli otel San Diego tatilinizin tamamlayıcısı olacak.

La Valencia:

San Diego’nun okyanusa doğru uzanan meşhur bölgesi La Jolla’da bulunan La Valencia, dış cephesinin pembe renginden dolayı şehirliler tarafından 'Pink Lady' olarak biliniyor. Gökyüzüyle okyanusun maviliklerini kesiştiren eşsiz manzarası ve âdeta zamanı durduran atmosferiyle burası gerçek bir huzur ve mutluluk diyarı. Tabii ki etrafı kuşatan pembeliklerin yaydığı iyimser havayı da unutmamalı! Tüm bunları bir araya getiren bir otelin odalarındaki konforun ne kadar yukarılarda gezdiğini tahmin etmek güç değil. Bembeyaz yumuşacık yataklara uzanın ve kendinizi Pink Lady’nin rahatlatıcı kollarına doğru bırakın!

Öğle Yemeği İçin En İyi Adresler

C Level:

Bir taraftan harika körfez manzarasıyla içleri ferahlatan, diğer taraftan da türlü lezzetler eşliğinde büyük bir gurme ziyafeti yaşatan bir restoran C Level. Burada deniz ürünleri ağırlıkta ama kırmızı ve beyaz et alternatifleri de bulunuyor. Ahşap iskele üzerinde oldukça keyifli bir ambiyansı olan C Level, öğle yemeklerinde zengin seçeneklerden hoşlananların tam gönlüne göre...

Blue Water Seafood Market & Grill:

Evet, balık tutkunlarının San Diego’da mutlaka gitmesi gereken adreslerden biriyle karşınızdayız. Blue Water’da işler şöyle ilerliyor: Önce mönüden yiyeceğiniz balığı seçiyorsunuz, sonra da 8 farklı çeşit arasından nasıl marine edileceğine karar veriyorsunuz. Son aşamada ise balığın size nasıl sunulmasını istediğinizi söylüyorsunuz: Salata yanında mı yoksa taco eşliğinde mi? Yoksa siz sandviç halinde mi yemek isterdiniz? Balık restoranında da kişiselleştirme mi olurmuş diyenlere!

Harney Sushi:

Açıldığı ilk günden beri popülerliğini koruyan, şehrin en iyi sushi restoranlarından biri Harney Sushi. Restoranın iki farklı şubesi var ama okyanus kenarında olanın gündüzleri, özellikle güzel havalarda, oldukça keyifli bir ambiyansa büründüğünü belirtmemiz gerek. Bu ambiyansta iç mekânda tercih edilen loş ışığın ve DJ’lerin seçtiği müziklerin önemli bir rolü olduğu da muhakkak. Gelmişken nefis kokteyllerinden ve sake'lerinden içmeyi sakın ihmal etmeyin!

Akşam Yemeği İçin En İyi Adresler

Georges at the Cove:

San Diego’nun en iyi restoranları arasında adı sıkça anılan, gurme deneyimlerden vazgeçemeyenlerin ve farklı lezzetlere açık olanların tercih edeceği bir yer Georges at the Cove. Buranın sade tasarımlı, ferah mı ferah dekorasyonunun yemek keyfini de iyice pekiştirmek gibi bir yeteneği olduğunu söyleyelim ama önünüze gelen tabakların özenli sunumunun dışında gözünüz pek bir şey görmeyecek zaten. O kadar iddialılar!

Truluck’s Seafood, Steak & Crab House:

Truluck’s, kendine özgü lezzet sırları olan bir restoran. Mesela, ev yapımı hardallar eşliğinde sunulan, kendilerinin üretimi olan yengeçlerin şahane lezzetini başka bir yerde bulamazsınız. Truluck’s’ın menüsünde tabii başka bir dolu seçenek var. Menünün baş rolünü kırmızı et çeşitleri ile deniz ürünleri aynı ölçüde paylaşıyor. Buranın uzun mu uzun şarap menüsünü de es geçmemek lazım! Şehrin en keyifli bölgelerinden La Jolla’da bulunan Truluck’s’ın, keyifli atmosferi ve nefes kesen lezzetleri sayesinde şehrin en popüler mekânları arasında yer aldığını da ayrıca ekleyelim.

Market:

Şık bir akşam yemeği söz konusu olduğunda San Diego’da gidilecek adreslerin başında yer alıyor Market. Yalnız, restoranın menüsünde sürprizlerle karşılaşmaya hazır olmalısınız çünkü Şef Carl Shroeder, yerel ve mevsimlik malzemeler üzerinden farklı ve eşsiz sunumlar yaratmaya bayılıyor! O yüzden buraya gelirken sıradışı tatlar denemeye hazır olun. Yemeklerin çeşitliliği ise kırmızı et seçeneklerinden deniz ürünlerine kadar uzanıyor. Dekorasyonunda toprak tonları kullanılan Market, yatıştırıcı ve dingin bir atmosfere sahip.

El Agave:

Meksika’nın bu kadar yakınında olup bu ülkenin kültüründen hiç beslenmemiş olmak mümkün mü? İşte El Agave; San Diego’nun Meksika’yı yaşadığı yerlerden biri. İçki sevenlerin aklına Meksika dediğimiz anda tekila geldi, biliyoruz. Onlara bir de şunu söyleyelim: El Agave’da 850’ye yakın tekila çeşidi bulunuyor! İsmini de tekilanın yapımında kullanılan agav bitkisinden alıyor. Meksika mutfağının tutkunuysanız San Diego’da nereye gideceğiniz belli!

Primavera Ristorante:

İtalyan mutfağı konusunda şehrin en iyisi olarak kabul ediliyor Primavera Ristorante. 20 yıldan fazla bir süreden beri hizmet vermeye devam eden Primavera’nın en çok risotto üzerinde servis edilen osso buco’su çok meşhur. Buranın bir de Fransa’dan Avusturalya’ya uzanan geniş mi geniş bir şarap menüsü var ki hakkında ne dense az! Restoranın modern ve şık tasarımı ise akşam yemeği keyfini birkaç kat artırıyor âdeta. Akşam yemeğine büyük önem atfedenlere layık bir yer Primavera...

Fleming’s Steak House:

San Diegolu’ların et yemek istediklerinde ilk olarak tercih ettiği yerlerden biri Fleming’s Steak House... Biri şehir merkezinde diğeri de şehrin rüya bölgesi La Jolla’da olmak üzere iki ayrı şubesi bulunan Fleming’s Steak House ağırlığı kırmızı ete verse de menüsünü deniz mahsulleri, beyaz et ve salata eşliğinde zenginleştiriyor. Buranın şarap seçkisi de en az yemeklerin kendi kadar ilgiyi hak ediyor. Sıcakkanlı ve davetkâr atmosferiyle Fleming’s Steak House keyifli bir akşam geçirmenizi sağlayacak tüm donanımlara sahip.

Atıştırılmalı!

Pannikin Coffee & Tea:

1968 yılından beri San Diego’lulara çay ve kahve ikram eden bir yer burası. Kendi kavurdukları nefis kokulu kahveleri ve zengin çay çeşitleriyle bünyeye huzur yayıyor. Hele bir de bunların yanında sunulan leziz mi leziz tatlılardan yediniz mi gününüzün daha da güzelleşeceği garantilenmiş demektir!

Bread and Cie:

Günlük olarak hazırlanan ekmekleri ile Avrupa mutfağına özgü tariflerle yapılmış pasta ve hamur işi tatlıları, Bread and Cie’yi mutlu bir köşe haline getiriyor. Fırınından taptaze çıkardığı tatlıların mis gibi kokularına yenik düşmemeniz imkânsız, bizden söylemesi. Gün içinde hoş tatların eşlik edeceği bir mola vermek için şehir turunuz sırasında buraya da uğramayı unutmayın!

Lockwood Table Café:

San Diego’nun nimetlerinden faydalanarak dolu dolu geçirdiğiniz bir günü buz gibi bir bira ya da sıcacık bir kahve ile şenlendirmek güzel olmaz mıydı sizce de? İşte, Lockwood Table Café tam da bunun için var! Cedros Avenue’ye açılan sokaklardan biri üzerinde bulunan bu minik ve sevimli kafe, şehrin en dingin mekânlarından biri... San Diego’nun aheste yaşantısına ayak uydurmak için buradaki molanızı uzattıkça uzatabilirsiniz.

Fluxx:

Bol hareketli ve müzikli bir gecenin San Diego’daki adresini mi merak ediyorsunuz? Öyleyse sizi Fluxx’a alalım. Şehrin en yeni kulüplerinden olan Fluxx’ın bu kadar popüler bir hale gelmesi fazla uzun sürmemiş. Dünyaca ünlü isimlerin San Diego’da eğlenmek için geldiği adreslerden biri de Fluxx artık. İhtişamlı dekorasyonuyla şık ve kaliteli eğlence anlayışını birleştiren Fluxx’ta dans pisti bir an bile boş kalmıyor!

Omnia Nightclub:

Devasa bir depodan dönüştürülmüş olan Omnia Nightclub, şehrin renkli semtlerinden Gaslamp’te bulunan sıradışı ve bir o kadar da cazibeli bir yer. En keyifli kısmı ise kocaman yastıklı koltuklara yayılarak güzel bir içki eşliğinde rahatlayabileceğiniz terası... “Yok, ben daha hareketli bir gece planlıyorum” diyorsanız, sizi dans pistine doğru alalım. Burada hafta sonları DJ’lerin özel performansları eşliğinde dansın bir an bile durmadığı geceler yaşanıyor. Mekânın sofistike ambiyansı ise her bölümde ayrı bir kılığa bürünüyor.

Float:

San Diego’nun en iyi teras barı seçilen Float, bilhassa gençlerin tercih ettiği bir mekân. Rahat ve dingin atmosferi, partilerin düzenlendiği gecelerde dansla hareketleniyor. Hem güzel bir kokteyl eşliğinde arkadaşlarınızla muhabbet edebileceğiniz, hem de ünlü DJ’lerin seçtiği müzikler eşliğinde doyasıya dans edebileceğiniz bir yer Float. Her şekilde burada çok eğleneceğiniz baştan garantili.

Altitude Sky Lounge:

Şehrin eğlence hayatı açısından en hareketli bölgesi olan Gaslamp’te bulunuyor Altitude Sky Lounge. Şık ve keyifli atmosferinde birbirinden lezzetli kokteyllerle farklı içkiler sunan bu teras barı, sakin bir gece geçirmek için ideal. Sevdiklerinizi etrafınıza toplayıp bol muhabbetli bir gece geçirmek için Altitude Sky Lounge’u alternatiflerinizin arasına ekleyin mutlaka!

Noble Experiment:

San Diego’da en iyi kokteylleri bulabileceğiniz yerlerin başında Noble Experiment geliyor. 2013’te Esquire dergisinin 'En İyi Barlar' listesine giren Noble Experiment’ta taze ve mevsime uygun malzemelerle yapılmış eşsiz lezzetteki kokteylleri tadabilirsiniz. Buranın antikalarla süslenmiş sıradışı dekorasyonu (bir duvar baştan başa, parıltılı kuru kafalarla kaplanmış) ise kokteyllerden yudumlayacağınız keyfi kat be kat artıracak cinsten. Eğlencenin kaliteli içkilerden geçtiğine inanıyorsanız, geceyi nerede geçireceğiniz belli oldu bizce.

Prohibition:

Eğlence hayatı söz konusu oldu mu şehrin en ağır toplarından biri Prohibition. Buranın rahat olduğu kadar gösterişli de olan dekorasyonu, kırmızı loş ışıklar ve deriyle koyu ahşabın birbirine karıştığı mobilyalarla daha da şık bir hal almış. Genelde caz ağırlıklı müziklerin duyulduğu Prohibition’a girebilmek için adınızı kapıdaki davetli listesine yazdırmanız gerekiyor. Bunun sebebi ise mekânda prestijli bir kalabalık yaratmakmış. Böyle net kuralları olan Prohibition’da elbette kıyafet ve davranışlar konusunda da oldukça dikkatli davranılıyor.

Alışveriş

Tory Burch:

Amerika’nın meşhur genç tasarımcısı Tory Burch’ün San Diego’da da bir mağazası var. Fashion Valley Mall adlı ünlü alışveriş merkezinde bulunan bu gösterişli mağazada Tory Burch imzalı tasarım kıyafetleri, o ünlü çanta ve babetleri bulabilirsiniz. Tarzına düşkün kadınlara duyurulur!

Tommy Bahama:

San Diego’nun rahatına ve keyfine düşkün eğlenceli ruhunu stiline de taşımak isteyen erkekleri Tommy Bahama’nın mağazasına alalım. Hem plajda hem de günlük hayatın her anında giyilebilecek şık tasarımlara imza atan Tommy Bahama’nın özellikle ketenden ürettiği ceketleri ve pantolonları pek meşhur. Tommy Bahama’nın kadınlar için de plaj kıyafetlerinden oluşan küçük bir koleksiyonu var.

Everything But Water:

San Diego yaşantısının büyük kısmı plajlarda geçiyor. Haliyle mayo ve bikini alışverişinin burada önemi büyük. Everything but Water, kadınlar için plaj kıyafeti satan mağazalardan biri... Dünyaca ünlü tasarımcıların ürettiği mayo, bikini gibi parçaları, espadril, hasır şapka gibi aksesuarları birbirinden farklı stillerle Everything but Water’ın mağazasında bulabilirsiniz. Şıklığını plajda da sürdürmek isteyen kadınlar için cennetten bir köşe burası...

Tucci Boutique:

Dünyaca ünlü tasarımcıların imzasını taşıyan kıyafetlere yer veren Tucci, sade ve şık tasarımıyla ilgi çeken oldukça sevimli bir butik. Burada satılan ürünlerin de mağazanın dekorasyonundan aşağı kalır bir yanı yok. Carven’den Alexander Wang’e kadar pek çok ünlü isme ait tasarımları burada bulabilirsiniz. Beylerden özür dileyerek mağazada sadece kadınlar için hazırlanmış parçaların yer aldığını belirtelim.

SoLo:

SoLo, restore edilmiş eski bir depoda bulunan son derece havalı bir kitapçı. Şehrin en orijinal bölgelerinden Cedros’ta bulunan SoLo’da özellikle tasarım ve mobilya üzerine kitaplar ile 'coffee table book' olarak tabir edilen eğlenceli ve şık yayınlara yer veriliyor. Kitapları hayatının başköşesinden eksik etmeyenlerin mabedi olacak burası!

Muttropolis:

Hep kendinize alışveriş yapmak olmaz ama değil mi? Biraz da küçük tüylü dostlarınızı düşünmeniz gerek! Şaka bir yana, kedi ve köpeklerine şık renkli tasmalar, giysiler, eğlenceli oyuncaklar arayanlar için son derece cezbedici bir dükkân Muttropolis. Aksesuarlar dışında burada doğal mamalar ve bakım ürünlerinin de bulunduğunu ayrıca belirtelim.

Görülmesi Gereken Yerler

San Diego denince aklınıza ilk gelen o eşsiz güzellikteki plajlar olabilir ama burası kocaman bir sanat şehri aynı zamanda. Eğer sanat ve sanat tarihi tutkunuysanız buraya gelmişken müzelere özel olarak zaman ayırmalı ve şehrin dört bir yanına yayılmış galerileri keşfe çıkmalısınız, bizden söylemesi...

San Diego Museum of Art:

San Diego sanat müzesi, bu bölgenin en büyük ve en sık ziyaret edilenlerinden... Yılda yaklaşık 250 bine yakın ziyaretçinin geldiği müzenin oldukça geniş bir koleksiyonu var. Fransız ve İspanyol sanatçıların eserlerinin yanı sıra Güney Asya’dan da tablolara yer veren müzede, 19. ve 20. yüzyıla ait Amerikan sanatından eserler de görülebilir. Müzenin binasının bulunduğu Balboa Park ise, başlı başına bir güzellik...

Timken Museum of Art:

San Diego’nun bir diğer kapsamlı sanat müzesi Timken... Yalnız, burası San Diego Museum of Art’tan farklı olarak, hakkında sıkça kullanılan tabirle, 'küçük bir mücevher kutusu' niteliğinde... Burası da Balboa Park’ın muhteşem arazisi içinde bulunuyor ama alanı çok daha küçük. 1900’lerin başlarında iki kızkardeş tarafından kurulan müzede, 600 yıllık bir döneme yayılan 6 farklı koleksiyon bulunuyor. Burada ayrıca tarihe geçen ünlü sanatçıların eserlerinin görüldüğü süreli sergiler de düzenlenmekte... Eğer sanat tarihine tutkunsanız, Timken’den ayrılmanız biraz zor olacak.

Museum of Contemporary Art San Diego:

Museum of Contemporary Art San Diego, güncel sanatı keşfetmeye ayrılmış kocaman bir sanat alanı... 1950 yılından bu yana üretilen eserler üzerinden çağdaş sanatı anlamaya koyulan müzenin birkaç farklı sergi salonu bulunuyor. Bu sayede müzenin programı da son derece dinamik bir hal almış. Şehrin sanat gündemini yakından takip etmek isteyenlerin yola buradan çıkması gerek... Gelmeden önce müzenin sergi programına da göz atmayı unutmayın!

San Diego Zoo:

1916 yılında açılmış olan San Diego Zoo, dünyanın en büyük ve en ünlü hayvanat bahçesi olarak biliniyor. Nesli tükenmekte olan hayvanlara da ev sahipliği yapan San Diego Zoo’da, vahşi yaşamı doğal ortamında görebilirsiniz. Burada ayrıca pek çok farklı bitki türünün olduğu Botanik Bahçeler de bulunuyor. Bilboa Park’ın muhteşem manzarasıyla birleşen bu devasa bahçede keyifli bir gün geçireceğiniz kesin!

Legoland:

Evet, San Diego Zoo’dan sonra 7’den 77’ye herkese eğlenceli bir gün yaşatacak bir diğer yer ise Legoland... Baştan sona Lego’lardan oluşan bu devasa eğlence parkında 60’a yakın oyuncak bulunuyor. Gerçek boyutlarıyla, yine Lego’lardan yapılmış kaplanları, zürafaları görmek kadar Eyfel Kulesi, Sidney'in Opera Binası gibi sembolleşmiş yapıları da Lego versiyonlarıyla görmek gerçekten heyecan verici. Burada bulunduğunuz süre boyunca eğlenmeden geçireceğiniz tek bir saniye olmayacak.

Kitaplar & Filmler

"Top Gun":

80’lerin kült filmi Top Gun’ı izlemeyen var mı? Peki filmin San Diego’da çekildiğini biliyor muydunuz? Filmin efsanevi hikâyesi akarken arka planda şehrin güzelliklerine pek dikkat etmemiş olabilirsiniz. Bu yüzden filmi bir de San Diego’nun 80’lerdeki halini görmek ve bolca nostalji yapmak için farklı bir bakış açısıyla tekrar izlemelisiniz!

Aman Aman!

San Diego’ya gelmişken Coronado Cays’te gondol kiralayıp kanal gezisi yapmayı ihmal etmeyin. Venedik gondollarına benzer bir tarzı olan Coronado Cays’te San Diego’nun efsane günbatımlarını güzel bir şarap eşliğinde en romantik haliyle yaşayabilirsiniz.

Bu arada plajlarda bolca yüzmek ve güneşlenmek dışında isteyenler, bir San Diego klasiği olarak sörf yapmaya da koyulabilir. Dalgaların arasında güneşin ve okyanusun o eşsiz keyfi zirveye ulaşacak!

Sıkıcı Bilgiler

Yılın 365 günü gidilebilecek sayılı yerlerden biri San Diego... Havası Akdeniz iklimine benzetilen San Diego’da sıcaklık sürekli 20 derece ve üstünde dolaşıyor yıl boyunca.

San Diego’daki uluslararası havalimanı, şehir merkezinden sadece 10 dakika uzaklıkta. Şehre ilk kez gelenlerin, havalimanından araba kiralayarak değil de özel servis ya da taksi kullanarak şehir merkezine doğru yola çıkması daha kolay olacaktır çünkü San Diego’nun yolları ilk başta kafa karıştırıcı gelebilir. Havalimanından şehir merkezine ulaşmak ise sadece 16 dolar tutuyor.

Evet, San Diego’da araba kiralamak bir zorunluluk sayılabilir çünkü şehir gerçekten çok geniş bir alana yayılıyor ve apayrı yerlerde bulunan farklı bölgeler arasında kolayca gidip gelebilmek, güzelim plajların bir kısmına ulaşabilmek ancak arabayla mümkün.

Kaliforniya ve Güney Batı Amerika’nın büyük bir bölümünde olduğu gibi San Diego’da da İngilizce’den sonra en çok konuşulan dil İspanyolca. O yüzden etrafınızdaki tabelaların ve işaretlerin hep bu iki dilde olduğunu göreceksiniz.

San Diego’da bar ve gece kulüplerinin pek çoğu sabahın erken saatlerine kadar açık ama buralarda saat 02:00’dan sonra içki satışı yapılması yasak. Gece dışarı çıkacakların bilgisine...